Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP’de taht kavgasında grup sayısı üçe çıktı

Yerel seçime giderken AKP’de iç çekişmeler arttı. Binali Yıldırım’ın İstanbul adaylığı gündeme gelince partide Beratçılar-Soylucular-Bilalciler kavgası patlak verdi.

Daha önce ‘Berat Albayrakçılar ve Bilal Erdoğancılar’ olarak ortaya çıkan gruplar, ‘Beratçılar, Soylucular ve Bilalciler’ olarak üçe çıktı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, partinin kadro, politika ve kararlarında etkili olduğu iddia edilen bu gruplar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a bağlı olan ‘Beratçılar’, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bağlı olan ‘Soylucular’ ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın desteklediği ‘Bilalciler’ olarak biliniyor. Berat Albayrak ve Süleyman Soylu arasında var olan gerginliğin de bu bölünmeyi tetiklediği ifade ediliyor.


TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığına adaylığının gündeme gelmesiyle oluşan bu üç yeni grubun amacı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etkilemek. İddiaya göre üç grup milletvekili, il ve ilçe başkanları ve belediye başkan adaylarının belirlenmesinden partinin atacağı diğer adımlara kadar yoğun bir kulis faaliyeti yürütüyor. Sümmeyye Erdoğan’ın da atamalarda etkin rol aldığı iddia ediliyor.

İSTANBUL İLÇE ADAYLARINDA KRİZ VAR

Üç grubun çekişmesi sürerken Binali Yıldırım ise bu gruplarla kendi cephesinden mücadele ederek adeta dördüncü bir grubu temsil ediyor.

Mart 2019’da yapılacak İBB başkan adayı henüz açıklanmadı. Erdoğan, Binali Yıldırım ile Berat Albayrak’ın listeler nedeniyle kavga etmeleri nedeniyle adayı açıklamayı iki kez reddetti. İddiaya göre, ilçe adaylarını Albayrak belirledi ve Yıldırım bu duruma tepki gösterdi.

AKP’de ekipleşme Erdoğan’ın 2014’te Cumhurbaşkanı seçilmesiyle başladı. Önce Erdoğancılar ve Davutoğulcular arasında ayrışma meydana geldi. Daha sonra bakan olarak kabineye giren damat Berat Albayrak ve Bilal Erdoğan arasında güç kavgası baş gösterdi. Önce Berat Albayrak’ı destekleyen Süleyman Soylu ve Albayrak’ın arası açılınca ortaya yeni bir grup çıkmış oldu.

Okumaya devam et
Reklamlar

Politika

Arınç’tan ‘Damat’ göndermeli istifa sinyali: Ben öyle Twitter’dan Instagram’dan…

Erdoğan’ın il kongrelerinde sarf ettiği sözlerin kendisini incittiğini söyleyen Arınç, Erdoğan’la görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa edeceğini açıkladı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il kongrelerinde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Bülent Arınç’ı ismini anmadan sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, Arınç’ın siyasi tutuklular Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındaki sözlerine tepki gösterdi.

Bireysel açıklamalarla reform gündemi üzerinden bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını söyleyen Erdoğan: “Velev ki geçmişte birlikte çalışmış olsak bile, hiç kimsenin şahsi ifadeleri Cumhurbaşkanı, hükumetimiz ve partimiz ile ilişkili hale getirilemez” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından gözler istifa edeceği iddia edilen Bülent Arınç’a çevrildi. Arınç bugün Posta gazetesi yazarı Murat Çelik’e konuştu. Çelik, Arınç’ın sözlerini sosyal medya hesabından paylaştı.

CUMHURBAŞKANI ÇOK AĞIR KONUŞTU

Duygusal bir insan olduğunu ve Erdoğan’ın sözlerinin kendisini rencide ettiğini söyleyen Arınç: “Sayın Cumhurbaşkanı çok ağır bir konuşma yaptı. İstifa ettiğim yönünde bazı söylentiler çıkmış ama şu an için bu doğru değil. Ben başkaları gibi Twitter’dan, Instagram’dan istifa etmem. Oluşan durumla ilgili, Sn. Cumhurbaşkanı ile bizzat görüşmeyi bekliyorum” dedi.

İstanbul’da olduğu için Erdoğan ile görüşemediğini söyleyen Arınç: “Sanırım yarın Ankara’da olacak ve görüşebiliriz diye düşünüyorum. Kendisiyle görüştükten sonra gereken neyse onu yapacağım. Gelişen şartlar altında o konuşmayı yapmaya neden ihtiyaç duyduğunu kendisinden dinlemek isterim. Kendisinden dinledikten sonra, “O konuşmanın muhatabı bendim. Bu durumda buyurun istifa mektubumu” diyebilirim. Benim üzerimden hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de Yüksek İstişare Kurulu’nun (YİK) yıpratılmasına izin vermem. Bana yakışmaz. Daha önce de bazı açıklamalarım üzerine “Bunları söyleyen birinin YİK’te ne işi var” türünden yorumlar yapanlar oldu. Oysa benim yapacak daha çok işim var. Ama öyle bir noktaya gelir ki bazen, orada kalmaktansa gitmek daha yerinde olur” diye konuştu.

PARTİDEN NEDEN İSTİFA EDEYİM

Arınç, Çelik’in AKP’den istifa edip etmeyeceğine ilişkin sorusuna ise: “Elbette sadece YİK’ten. Partiden neden istifa edeyim?” diyerek cevapladı.

Bu kaçıncı ‘özgül ağırlık’ vakası?

Okumaya devam et

Politika

Bu kaçıncı ‘özgül ağırlık’ vakası?

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç’ı ‘fitne ateşi yakmaya çalışmak’ ile suçlayınca ikilinin daha önceki tartışmaları bir kez daha gündeme geldi. Kamuoyuna yansıyan birçok tartışmaya rağmen iki isim AKP’nin kuruluşundan beri birlikte çalışmaya devam ediyor.

BOLD – Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hukukta yeni bir reform dönemi başlatıyoruz” sözleriyle çıkış yaptı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi sıfatı taşıyan Bülent Arınç’tan, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş için tahliye çağrısı geldi. Bu çağrıya ne diyeceği merakla beklenen Erdoğan, Arınç’a adeta zehir zemberek sözlerle yüklendi. Arınç’ı fitne ateşi yakmaya çalışmakla suçladı ve özetle “Arınç’ın ifadeleri şahsi, bizimle ilgisi yok” dedi.

BU GERİLİM İLK DEĞİL

Erdoğan eleştiri dozu oldukça yüksek cümleler kurunca gözler iki isim arasındaki gerilime çevrildi. Ancak bu Erdoğan-Arınç cephesinde yaşanan ilk gerilim değildi.

İki isim arasında kamuoyuna yansıyan ilk gerilim, Eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in “Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz” sözlerine Arınç‘ın “Konuşmanın içeriğine bakınca takdirle karşılıyorum” diyerek destek çıkmasıyla yaşandı. Erdoğan, “Askerlerimizi öldüren teröristlere ağlamayız. Bu böyle” sözleriyle cevap verdi.

GEZİ’DE DE YOLLARI AYRILDI

Haziran 2013’teki Gezi olayları sırasında Arınç, Hükumet Sözcüsü sıfatıyla açıklama yaparken, polisin müdahalesini sert buldu ve gösteriler için “Mesaj alındı, gereken yapılacak” dedi. Erdoğan ise Gezi olayları boyunca hep tansiyonu yüksek tutan açıklamalar yaptı.

ARINÇ’IN ÖZGÜL AĞIRLIĞI

2013’teki öğrenci evlerine müdahale tartışması ise özgül ağırlık eksenine kilitlendi. AKP’nin Kasım 2013’teki Kızılcahamam kampının ardından Zaman Gazetesi’nde Erdoğan’ın erkekli-kızlı öğrenci evlerinin denetlenmesini istediği haberi yer aldı. Hükumet Sözcüsü Arınç haberlerin ‘asparagas’ olduğunu söyledi. “Başbakan’ın buna benzer bir ifadesi kesinlikle söz konusu değil” dedi. Erdoğan ise bir gün sonraki AKP grup toplantısında “Konuştuğumu inkar etme anlayışına sahip değilim” diyerek haberin doğru olduğunu açıkladı.

Arınç, Erdoğan’a karşı net bir tavır takındı. Rahatsızlığını TRT’nin canlı yayınında “Ben sadece bakan değilim. Aynı zamanda bir özgül ağırlığım var ve bu özgül ağırlığım başkalarından farklıdır” diyerek tepki gösterdi.

ARINÇ’TAN “HÜKUMETİN İŞİNE KARIŞMA” MESAJI

İkili arasındaki gerilim Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da devam etti. 2015 yılında Erdoğan, dönemin Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’yı faiz politikası sebebiyle eleştirip vatanı satmakla suçlayınca, Davutoğlu hükumetinin sözcüsü olan Arınç, “Merkez Bankasını tehdit etmek doğru değildi. Cumhurbaşkanı belki sadece yol göstermekle kalmalı” uyarısında bulundu.

‘O ZAT’ TARTIŞMASI

Erdoğan ile Arınç ilişkisinin gerildiği konulardan biri de çözüm süreci oldu. Erdoğan çözüm süreciyle ilgili izleme heyeti kurulmasını doğru bulmadığını ve bundan haberdar olmadığını söyledi. Çözüm sürecinde Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanlığını da yürüten Arınç, Erdoğan’a “Bildiğim kadarıyla Dolmabahçe mülakatından haberi vardı“ dedi. Erdoğan ise Arınç için, “O zat dürüst davranmıyor” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

Politika

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kadın cinayetlerini ayıpladı!

Kadın cinayetlerine tepki gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, erkeklere seslendi. “Kendinize gelin yahu. Fiziksel olarak güçlü olabilirsiniz. Böyle bir ayıp olur mu? Neyi tatmin ediyorsun” diye sordu.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Polis Akademisi Anıttepe yerleşkesinde Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Değerlendirme Toplantısında konuştu. Bakan Soylu şunları dile getirdi:

  • Elektronik kelepçe uygulamasını İçişleri Bakanlığı kendi bünyesine aldı. Yeni yerleşkede yaklaşık 1000 kapasiteli, 400’ü Ocak ayında devreye girecek, elektronik kelepçe izleme merkezinden bu süreç takip edilecektir.
  • 2020’nin ilk 6 ayında cinayete kurban giden kadınların, yüzde 90’ı daha öncesinde kolluk birimlerimize başvurusunun olmadığı ortaya çıkmıştır. Çok yanlış bilgilendirmelerle karşı karşıya kaldığımızı ifade etmek istiyorum.
  • Kadın cinayetlerinde, rakamlar konusunda bize itimat etmeyen gazete kupürlerinden bunları toplayan bir anlayış da söz konusu. Çırpınıyoruz bir şiddet olmasın diye. Bakanlıklarımızın önemli bir bölümü seferberlik ilan etmiş durumda.
  • Her sabah bu rakamları alıyoruz. Azaltabiliyor muyuz, nerede eksiğimiz var. Bu nasıl böyle olur diye neredeyse kıyameti koparıyoruz. Titizleniyoruz ama maalesef yanlış rakamlar yüzünden esir kalıyoruz. Biz neden bu rakamları yanlış verelim.
  • Arttığı zaman arttı diyoruz, rakamları veriyoruz, alarm zillerini çalıyoruz. Tüm kadın cinayetlerini biz yapıyormuşuz gibi bizi suçlayanlar bu konuda acaba ne yapıyor? Sadece suçlamak siyasal şiddetin yanında acaba ne yapıyorlar. KADES’i indirin diye yalvarıyoruz.
  • Erkeklere sesleniyorum: Kendinize gelin yahu. Fiziksel olarak güçlü olabilirsiniz. Böyle bir ayıp olur mu? Neyi tatmin ediyorsun? Neyi ortaya koyuyorsun? Neyini sağlıyorsun? Hangi duygunu yüceltiyorsun? İşin kanuni boyutu ayrıdır ama bizim toplumumuzda çocukluğumuzdan beri analarımızın söylediği söz ayıptır bir daha yapma.

Okumaya devam et

Popular