Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Türk medyasında kriz ve kepenk kapatma rüzgarı

Türk Medyası'nda yaprak dökümü

Döviz nedeniyle ithal kağıt krizi sonrası bir çok gazete ve yayınevinin yaşadığı kriz, reklam sektörünün de daralmasıyla Türk medyasında yaprak dökümü yaşatıyor.

Gazete ve kitap kağıtlarının euro cinsinden ithal edilmesi, medya şirketlerinin maliyetini katladığı için, medya sektöründe kitlesel işten atmalar yaşanıyor. Bazı gazeteler eklerini kapatırken, krizin zirve yaptığı günlerde bazı gazeteler haftasonu basmama kararı almışlardı. Yayınevleri ise kitap basımını durdurmuşlardı.

İKİ GAZETE KAPANDI

Yaşan kriz sonrası Habertürk basılı gazeteyi durdurmuş, Vatan gazetesi ise tamamen kapanmış, birçok yayınevi kitap basımını ertelemişti.

Hemen tüm medya kurumlarında tasarruf önlemleri artırılırken işten çıkarmalar da son hızıyla sürüyor. Öyle ki işten çıkarmalar bazen aynı anda 80  kişiyi bulabiliyor. Tıpkı Demirören Grubu’nda olduğu gibi.

Kağıt krizi nedeniyle sayfa sayısını azaltan gazetelerden biri olan Dünya, sayfa sayısını 24’ten 12’ye düşürmüştü. Gazete ayrıca tüm eklerini ‘Dünya Ekstra’nın içinde topladı.

TÜRKİYE’NİN TEK EKONOMİ GAZETESİ DÜNYA KRİZDE

Medyaradar’ın haberine göre gazetede çalışanlar 5 aydır maaşlarını alamıyor. 5 aylık süreçte sadece küçük ödemeler alan kurum çalışanları, oluşan bu mağduriyetin giderilmesi adına sürekli girişimlerde bulunsa da hep elleri boş dönüyor.

Haberde yer alan bilgilere göre gazetede ekonomik sorunlar çözülemeyince yönetim bu hafta Dünya Ekstra ekini tamamen kaldırma kararı aldı.

EKONOMİ GAZETECİLİĞİNİN EKOLÜ

Dünya Şirketler Grubu çatısı altında yayın yapan Dünya Gazetesi’nin sahibi Didem Demirkent. 1981 yılında yayın hayatına başlayan Dünya gazetesinin kurucusu, medya sektörünün duayen gazetecilerinden merhum Nezih Demirkent.

Türkiye’nin aynı zamanda en büyük ekonomi gazeteciliği okulu olan gazetenin genel yayın yönetmenliği koltuğunda ise Hakan Güldağ oturuyor.

Medya

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

ABD’de California Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılacak konferansta Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumu konuşulacak. 5 farklı ülkeden 5 gazeteci, Türkiye’de medyanın yaşadığı çöküşü anlatacak. 

BOLD –  California Üniversitesinin ev sahipliğinde 5 farklı ülkeden 5 gazetecinin katılacağı konferansta Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumu gündeme gelecek.

15 Mayıs Cumartesi günü Türkiye saatiyle 19.00’da yapılacak konferansın başlığı “Türkiye: Gazeteciler için en büyük hapishane” olacak. Toplantıda sürgündeki gazeteciler Ergun Babahan, Abdullah Bozkurt ile ABD’den Bill Tammeus, Güney Afrika’dan Amina Frense ile Yunanistan’dan Thomas Sideris konuşmacı olarak yer alacak.

Türkiye Gazeteciler Sendikasının verilerine göre Türkiye’de halen 43 gazeteci görüşlerinden dolayı cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Onlarca gazeteci ise haberlerinden ya da sosyal medyadaki açıkladığı görüşlerinden dolayı yargılanıyor.

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

Okumaya devam et

Medya

Bir Zamanlar Kıbrıs’ta Rumları öven TRT’ye tepki: Geri zekalı mısınız?

Yaptığı tarihi dizilerdeki çarpıtmaları nedeniyle çok sayıda eleştiri alan TRT’ye bir tepki de Rauf Denktaş’ın eski danışmanlarından Sabahattin İsmail’den geldi. İsmail, eli kanlı, Rum katillerin TRT’de yayınlanan “Bir Zamanlar Kıbrıs” isimli dizide kahraman gibi gösterildiğini öne sürdü.

BOLD – Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, TRT’ye “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi nedeniyle tepki gösterdi. İsmail, dizinin çarpıtmalarla dolu olduğunu öne sürdü.

FRAGMANA TEPKİ GÖSTERDİ

TRT’de yayınlanmaya başlayan “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi, eleştirilere neden oldu. KKTC direnişinde yaşanan bazı çatışmaların, dizide çarptırıldığı yönündeki iddialar diziyi tartışma konusu haline getirdi. KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, dizinin yeni bölüm fragmanına tepki göstererek Twitter’dan paylaşımda bulundu.

“GERİ ZEKALI MISINIZ?”

İsmail, fragmanda Denktaş’ın başına Nikos Sampson tarafından silah tutulduğu gösterilen sahneye ilişkin şunları söyledi: “Geri zekalı mısınız? Samson kim ki Denktaş’ın kafasına silah dayayacak Utanmadan bir de ‘Gerçek bir varoluş hikayesi’ diyorsunuz! Devlet galası bu saçmalıklar için miydi? Bu dizi varoluş mücadelemizi değil, insanları arkadan vuran sivilleri katleden eli kanlı katil Sampson’u aklama ve kahraman yapmak için mi yapıldı? Korkak katil bir yığın yalanla davası için korkmadan mücadele eden Liderimiz Denktaş’ı silahla kaçıran bir kahraman olarak gösteriliyor.”

Kurumlar sefaleti üç maymunu oynayarak gizlemeye çalışıyor

Okumaya devam et

Medya

BirGün bunu da mı görecektik?

Muhalif ve insan haklarına duyarlı olduğu iddiasıyla yayın yapan BirGün gazetesinin, Furkan Vakfı üyelerine camide biber gazlı saldırı haberinde kullandığı ‘gerici’ ifadesi şaşkınlık yarattı.

BOLD – Gaziantep’te itikaf ibadeti geleneğini sürdürmek isteyen Furkan Vakfı üyeleri, dün polis engeliyle karşılaştı. Pandemi bahanesiyle camiyi basan polis, postallarıyla camiye girmeye çalışırken, onlara vakıf üyeleri engel oldu. Botlarını çıkararak tekrar camiye dalan polis, oruçlu cemaatin yüzüne biber gazı sıktı. Müdahale sonrası 50 vakıf üyesi gözaltına alındı. Polisin camide ibadet etmek isteyenlere yönelik sert müdahalesi büyük tepki topladı.

Basında da geniş yer bulan olay BirGün gazetesinde, en az polis baskını kadar tepki çeken bir başlıkla servis edildi. Gazete haberi sosyal medya hesabından: “Camide itikaf yapmak isteyen gerici Furkan Vakfı üyelerine polisten biber gazlı müdahale” olarak duyurdu.

AKP’Yİ BESLEYEN DİL

İnsan hakları konusunda duyarlı olduğu iddiası taşıyan gazeteye HDP’li Hüda Kaya’dan çok sert tepki geldi. Kaya paylaşımında: “Bu nasıl bir muhalefet dilidir? Bu rezil AKP zihniyetini bu dil besliyor. Böyle iktidara bu dil ile mi muhalefet edilir? Gericilik sadece dincilikte yoktur. Her ideolojinin, her yapının bağnazlığı bir gericiliktir” ifadelerini kullandı.

ELİMİZDE BİR ŞEY KALMAZ

CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam da vakıf üyelerine geçmiş olsun dileklerinin ardından BirGün’ün başlığını eleştiren bir paylaşımda bulundu. İslam, “Bir arada yaşamanın, sivil toplumu güçlendirmenin, toplum sözleşmesinin önündeki en büyük engel ideolojik dilin ve kavramların ‘öteki’ye dayatılması. Bu dil gazeteciliği teslim aldığında elimizde ‘Pravda ve Al Ahram’lardan gayrı bir şey kalmaz” dedi.

SAKINCALI DİL

BirGün’ün dilini gazetecilik açısından sakıncalı bulan gazeteci Cünety Akman da, “Birgün’ün “gerici” sıfatını kullandığı o sosyal medya paylaşımı siyaseti boşverelim gazetecilik açısından da hatalı. Başkalarının olası hatası bu hatayı ortadan kaldırmıyor” dedi.

Denize girecek kadar Almancam var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0