Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Önder: Güzel günler yakın

Sırrı Süreyya Önder, cezasını çekeceği Kandıra'daki cezaevine teslim oldu

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nce ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan 3 yıl 6 ay hapis cezasını onanan HDP eski Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, cezasını çekeceği Kandıra’daki cezaevine teslim oldu.

Cezaevi girişinde, “Yaşananlar iç karartıcı gibi gözükse de güzel günler bütün ülke için çok yakındır aslında” dedi.

İNFAZ SAVCILIĞINA İŞLEMLERİNİ YAPTIRDI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin kararıyla cezası kesinleşen Önder, Kocaeli Adliyesi’ne gelerek İnfaz Savcılığı’nda işlemlerini yaptırdı.
Adliye çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Önder, cezanın onandığını, bu nedenle Kandıra’daki cezaevine teslim olacağını söyledi.
Daha sonra beraberindekilerle araca binen Önder, Kandıra’daki 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi.

NE SÖYLEDİYSEM ARKASINDAYIM

Önder, girişte gazetecilere yaptığı açıklamada, sözlerinin arkasından olduğunu belirterek, “Ne sarf ettiysek, arkasındayız. Bütün dostlara selam. Barış ve demokrasi kazanacak” dedi. Açıklamasının ardından cezaevine giriş yaptı.

TAHLİYE TARİHİ 3 HAZİRAN 2022

Bu arada, Önder’in yasal cezai indirimler uygulanmak suretiyle cezaevinde geçireceği süre dikkate alındığında, koşullu salıverilme tarihinin 19 Temmuz 2021, hak ederek tahliye tarihinin ise 3 Haziran 2022 olduğu belirtildi.

3 YIL 6 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILMIŞTI

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısında bulunan salonda yapılan duruşmada 7 Eylül’de açıkladığı kararında, Selahattin Demirtaş’ı, ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan 4 yıl 8 ay, Sırrı Süreyya Önder’i de aynı suçtan 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı.
Demirtaş ve Önder’in avukatları cezaya itiraz etmiş, dava dosyası incelenmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne gönderilmişti.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, yerel mahkemece ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’a verilen 4 yıl 8 ay, eski HDP Ankara Milletvekili Önder’e verilen 3 yıl 6 ay hapis cezasını onamıştı.
Oy birliği ile alınan karar doğrultusunda sanıklar Demirtaş ve Önder’in cezaları kesinleşmişti.

BU HOYRATLIK KUYUSU SANILDIĞI KADAR DERİN DEĞİL

Sırrı Süreyya Önder’in Kandıra Cezaevi’ne girmeden önce şu açıklamayı yaptı; “Barış ve demokrasi uğruna emek verenler açısından sürpriz olmayan günlerden geçiyoruz. Bu savaş ve hoyratlık kuyusu sanıldığı kadar derin değildir. Yaşananlar iç karartıcı gibi gözükse de güzel günler bütün ülke için çok yakındır aslında. Bizim geleneğimiz, azdan çoğu çıkarabilmenin sayısız örneğiyle bezelidir. Ettiğimiz her laf, yürüttüğümüz bütün çabalar onurumuzdur. Bedel gerekiyorsa ödemek de öyle. Bütün dostları selam başarı ve dayanışma duygularımla selamlıyorum.”

Gündem

Cezaevindeki hak ihlalini haber veren tutuklular disiplin cezası aldı

Tarsus 1 Nolu Kapalı Cezaevinde kalan Resul Demir, yaşanan hak ihlallerini mektupla İnsan Hakları Derneği (İHD) ve HDP’ye haber verdi. Cezaevi yönetimi ise gizli kalması gereken bilgileri paylaştığı gerekçesiyle tutuklu Demir’e disiplin cezası verdi.

BOLD – Terör örgütü üyesi olma iddiasıyla 1 yıldır Tarsus 1 Nolu Kapalı Cezaevinde tutuklu olan Resul Demir iki hafta önce tahliye edildi. Cezaevinde yaşadığı hak ihlallerini ise Mezopotamya Ajansı’na anlattı.

ÇIPLAK ARAMA YAPTILAR

Habere göre cezaevine ilk girişte çıplak arama dayatmasına maruz kaldıklarını belirten Demir, bunu kabul etmediği için darp edilerek kıyafetlerinin zorla çıkartıldığını söyledi. Pandemi sereciyle hak ihlallerinin arttığını belirten Demir, her hafta sırayla yapılan sohbet, spor gibi sosyal faaliyetlerinin iki haftada bir yapıldığını, bazen hiç yapılmadığını ifade etti.

“YEMEKTEN TAŞ, KIL, İPLİK, İZMARİT ÇIKIYORDU”

İnsan sağlığının hiçe sayıldığını anlatan Resul Demir yemeklerin içinden sürekli yabancı cisimler çıktığını anlatırken  “Yemeklerin içinde taş, kıl, iplik hatta sigara izmaritinin dahi çıktığı oldu. Bu yemekler koğuşlara dağıtılırken eldivensiz ve maskesiz bir şekilde dağıtılıyordu. Bu konulara ilişkin cezaevi müdürü ile görüşme talebimiz oldu ama ‘virüsten dolayı müdür yok’ denilerek bu talebimizde reddedildi” dedi.

HAK İHLALLERİ PANDEMİ SÜRECİNDE ARTTI

Resul Demir’in iddiasına göre pandemi sürecinde tutuklulara dezenfektan verilmedi. Maske ise ayda kişi başı sadece 3 adet verildi. Pandeminin bahane edildiğini ileri süren Demir “Tahliyesi yaklaşan tutuklular fotoğraf çektirmek için dilekçe veriyordu. Virüsten kaynaklı fotoğrafçı koğuşlara gelemez’ deniliyordu ama ne hikmetse günlük sayımlarda 20 gardiyan koğuşun içine giriyordu. Bu gardiyanlarda maske ve eldiven bulunmuyordu ve her tarafa dokunuyorlardı. Dolaplarımız karıştırılıyor, eşyalarımız dağıtılıyordu” ifadelerini kullandı.

Revire çıkmakta da sorun yaşadıklarına işaret eden Demir, “Bir aya yakın diş ağrısı çektim. Mideden ameliyat olan ve kanama yaşayan tutuklu arkadaşlarımız vardı. Revir için dilekçe yazdığımız zaman geri dönüş olmuyordu. Dilekçe verildikten 40- 60 gün geçtikten sonra cevap geliyordu” diye konuştu.

İHLALİ ANLATINCA CEZA ALDILAR

Hak ihlallerini cezaevi dışına taşıdığı gerekçesiyle disiplin cezası aldığını anlatan Demir, “Yeni Yaşam Gazetesi ve Evrensel Gazetesi aldık. Bunun ücreti aylık olarak hesabımızdan düşürüldü. Gazeteler 5 gün verildikten sonra savcılık tarafından yasaklandığını söylediler ve gazete vermediler. Gazete için bizden kestikleri ücretleri iade de etmediler. Bunun üzerine İHD ve HDP’ye mektup yazarak cezaevindeki sorunları aktardık. Bu seferde cezaevi idaresi tarafından ‘içerde gizli kalması gereken bilgileri paylaşmak’ suçlaması ile bizlere disiplin cezası verildi. Aile görüş yasağı verildi” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

AYM’den 15 Temmuz kararı: Sivillere dokunulmazlık Anayasa’ya uygun

Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz 2016’da sokağa çıkarak askere müdahale eden sivillere KHK ile getirilen dokunulmazlığın Anayasa’ya uygun olduğuna hükmetti.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz olaylarına ve sonrasındaki eylemlere müdahale eden sivillerin bu eylemleri nedeniyle sorumluluklarının bulunmamasına ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.

CHP’li Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç ve beraberindeki 127 milletvekili, 15 Temmuz 2016’da yaşanan olaylar ve sonrasındaki eylemlere müdahale eden sivillere dokunulmazlık getiren KHK düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açmıştı. AYM, KHK ile getirilen düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.

Resmi Gazetede yayınlanan 6755 sayılı kanun hükmündeki kararnamede, askerlere ve olaylara  müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacağı hükmü bulunuyordu.  Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda, kuralın af niteliği taşıdığı, bu nedenle TBMM’de kabulü için üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun aranması gerektiği, düzenlemenin bu haliyle muhalefeti şiddet yoluyla susturmanın aracı olduğu, suç işlemeye teşvik eden bir niteliğinin bulunduğu, başta yaşam hakkı ve işkence yasağı olmak üzere birçok temel hak ve özgürlüğü ölçüsüz biçimde sınırladığı belirtilerek de esas bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu belirtildi.

AYM: HUKUK DEVLETİNİ İHLAL EDEN YÖNÜ YOK

Anayasa Mahkemesi, oybirliğiyle aldığı kararda, KHK ile genel af ya da özel aftan söz edilemeyeceğini, dava konusu kuralın herhangi bir suça ilişkin olmadığı, sadece 15 Temmuz olayları ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamındaki fiillerin cezai sorumluluk oluşturmayacağını belirttiği savunuldu. AYM esas bakımından yaptığı incelemede ise “terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında” ibaresinin kuralı belirsiz hâle getirmediğini, anılan ibarede 15 Temmuz’u kapsayıcı nitelikteki eylemlerin her birinin ayrı ayrı yazılmasının mümkün olmaması nedeniyle yer verilmiş olduğu, bu durumun yasa yapma tekniğinin doğasından kaynaklandığını savundu. Kararda, “Hukuka uygun bir fiili gerçekleştirenlere hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk yüklenmemesinin hukuk devleti ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır” denildi.

YARGILAMA ENGELİ GETİRMİYOR

Kararda, “Dava konusu kural bir yargılama engeli getirmemektedir. Haksızlık oluşturduğu ileri sürülen fiiller için yapılacak incelemede söz konusu fiilin kuralın getiriliş amacı kapsamında işlenip işlenmediğinin değerlendirileceği ve varılan sonucun anılan kapsamda olmadığının tespit edilmesi hâlinde sorumluluğun gündeme geleceği kuşkusuzdur” ifadesi kullanıldı.

ANAYASA’YA AYKIRI DEĞİL

Anayasa Mahkemesi, 15 Temmuz’da yaşanan olayların bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin bu fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarının doğmayacağına ilişkin kuralın şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine oy birliğiyle karar verdi.

ASKERLER KÖPRÜDE LİNCE UĞRAMIŞTI

15 Temmuz’da Boğaziçi Köprüsünde teslim olan askerler siviller tarafından linçe uğramış, askeri öğrenci Murat Tekin’in boğazının kesilerek öldürüldüğü belirlenmişti. Köprüdeki olaylarla ilgili herhangi bir soruşturma başlatılmadı.

Tabutla tahliye: Tutuklu kanser hastası hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

Diyarbakır kayyumuna göre mesele işsizlik değil iş beğenmezlik

Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediyesi kayyumu Münir Karaloğlu, Türkiye’de işsizlik problemi olmadığını ileri sürdü. Karaloğlu’na göre işsiz olduğunu söyleyen insanlar aslında iş beğenmiyorlar.

BOLD – Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi kayyumu Münir Karaloğlu, Diyarbakır’da düzenlenen Mesleki Eğitime Erişim Seferberliği Programında işsizlikle ilgili değerlendirmeler yaptı.

Türkiye’de iş problemi bulunmadığını ileri süren Karaloğlu, problemin vatandaştan kaynaklandığını ileri sürdü ve “Küçük sanayi sitelerindeki esnaf ise çırak bile bulamadığını söylüyor. Sokaklar işsiz dolu, peki bu nasıl oluyor? O zaman mesele işsizlik değil; mesele mesleksizliktir, mesele iş beğenmezliktir” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN İMKÂNLARI O KADAR MUHTEŞEM Kİ”

Karaloğlu, Diyarbakır’da karşılaştığı en büyük kesimin iş arayanlar olduğunu anlattı. Problemin ise vatandaşlardan kaynaklandığını ileri sürdü. Karaloğlu “Devletin imkânları o kadar muhteşem ki bunu eğer biz doğru halka, esnafa, işverene, sanayicilerimize indirirsek gençlerimize bunu hakkıyla anlatabilirsek biz mesleki eğitim meselesini çözeriz. 5 aydır Diyarbakır’dayım, en çok talep iş konusunda geliyor. Cuma günü camiye gittiğimde, camiden arabama, sağdan soldan gelen iş talepleri nedeniyle geçemiyorum. İş talep edene ‘Ne iş yaparsın’ diye soruyorum, ‘Her işi yapıyorum’ diyor Her işi yapan adam hiçbir işi yapamaz” diye konuştu.

“MESELE İŞ BEĞENMEZLİKTİR”

İş arayanlara ilk önce iş öğretmek gerektiğini söyleyen Karaloğlu “İnsanların yapabileceği şeyler sınırlıdır. Bir mesleğiniz olur, o mesleğin peşinde koşarsınız. Bu ‘Her işi yaparım’ diyen arkadaşları alacağız, mutlaka bir meslek sahibi yani altın bilezik sahibi yapmamız lazım ki o da iş bulurken kolay iş bulsun. Sanayiciler işçi bulamadıkları için dert yanıyor. Küçük sanayi sitelerindeki esnaf ise çırak bile bulamadığını söylüyor. Sokaklar işsiz dolu, peki bu nasıl oluyor? O zaman mesele işsizlik değil; mesele mesleksizliktir, mesele iş beğenmezliktir. Onun için işsizlerimize öğretmek durumundayız” dedi.

Muhbirciliği teşvikin ağır faturası: 167 bin ihbarın 116 bini yalan

Okumaya devam et

Popular