Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Haftada 230 bin kişi hakkında işlem yapıldı

Aralık ayı itibariyle cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısı 145’e ulaştı.

Bugün, İnsan Hakları Evrensel kabul edildiği 10 Aralık dünya insan hakları günü. AKP iktidarının insan hakları karnesi ise içler acısı. 2002-2018 yılları arasında 47 bin 910 kişinin yaşam hakkı ihlal edildi. Geçen yıl Türkiye’de haftada 230 bin 483, dakikada 23 kişi hakkında işlem yapıldı. Tutuklu gazeteci sayısı 145’e ulaştı. Yaklaşık 48 bin kişinin yaşam hakkı ihlal edildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi’nin Adalet Bakanlığı verilerinden hazırladığı rapor göre yaşama, çalışma, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakları başta olmak üzere Anayasal güvence altında olan eğitim, konut ve sendika hakkı gibi temel özgürlüklerin ihlal edildiğini ortaya koydu.

DAKİKADA 23 KİŞİ ŞÜPHELİ DURUMUNA DÜŞÜYOR

Birgün gazetesinde yer alan habere göre, hemen her alanda hak ihlallerinin Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktığı Türkiye’de, 2017 yılsonu verilerine göre Cumhuriyet Başsavcılıklarında soruşturma evresinde şüpheli olarak hakkında işlem yapılan kişi sayısı 11 milyon 985 bin 118’e ulaştı. Bu rakam 2006’da 2 milyon 943 bin 33’tü. 2006-2017 yılları arasında Cumhuriyet Başsavcılıklarınca haklarında soruşturma dosyası açılan yurttaşların sayısı yüzde 307 oranında artarken, geçen yıl Türkiye’de haftada 230 bin 483, dakikada 23 kişi hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapıldığı ortaya çıktı.

İfade özgürlüğünün genişletilmesi amacıyla TCK 301’de değişiklik yapılmasına rağmen, sanık olan kişi sayısında yüzde 43 artış yaşandı. 301 nedeniyle sanık olan toplam kişi sayısı ise 4 bin 21 olarak kayıtlara geçti.

CUMHURBAŞKANINA HAKARET

2003’te toplam 4 olan sanık sayısı 2017 yılı sonunda 6 bin 33’e ulaştı. Sanık sayısındaki yüzde 201 binlik artış bir rekor. 2003 -2006 yılları arasında Cumhurbaşkanına hakaret gerekçesiyle sanık olan kişi sayısı 109 iken, bu rakamın 2007-2014 yılları arasında önce 895’e, 2015-2017 yılları arasında ise 12 bin 168’e yükseldiği görülüyor. 2003-2006 yılları arasında Cumhurbaşkanına hakaret gerekçesiyle sanık sandalyesine oturan 15 yaşından küçük sadece 1 çocuk bulunurken bu rakam 2007-2014 yılları arasında önce 8’e, 2015-2017 yılları arasında ise 113’e yükseliyor. 2003-2006 yılları arasında hakaret gerekçesiyle hakkında mahkumiyet kararı verilen kişi sayısı 31 iken, bu sayı 2007-2014 yılları arasında 243’e, 2015-2017 yılları arasında ise 3 bin 221’e yükseliyor.

ANAYASA’DA VAR, GERÇEKTE YOK

Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü en fazla ihlal edilen hakların başında geliyor. 2004-2017 yılları arasında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet ettikleri gerekçesiyle sanık olan kişi sayısı 156 bin 151’e ulaşmış durumda. 2004’te 6 bin 469 olan sanık sayısı, yüzde 65 artışla, 10 bin 686’ya yükselmiş.

ÇOCUKLAR SUÇLULAŞTIRILIYOR

2004 yılında 12-15 yaş grubuna mensup sanık sayısı 62 iken, bu sayı 2017 yılında yüzde 963 artışla 659’a yükseldi. 2004-2017 yılları arasında sanık olan yaşı 15’ten küçük toplam çocuk sayısı ise 11 bin 998. Öte taraftan mahkum olan 12-15 yaş grubu çocuk sayısında ise adeta patlama yaşandı. 2004 yılında mahkumiyet verilen sadece 3 çocuk varken, bu sayı yüzde 4 467 artışla 137’ye yükseldi. 2004-2017 yılları arasında mahkum edilen 15 yaşından küçük çocuk sayısı ise 782 oldu. Toplantı ve gösteri yürüyüşüne muhalefet ettiği gerekçesiyle hakkında sanık sıfatıyla işlem yapılan 16-18 yaş grubu çocuk sayısında ise yüzde 80 artış yaşandı. 2004’te 504 olan sanık sayısı 2017’de 906’ya yükseldi. 2004-2017 yılları arasında sanık olan 16-18 yaş grubuna mensup toplam çocuk sayısı ise 16 bin 932 olarak kayıtlara geçti. 2004 yılında hakkında mahkumiyet kararı verilen 18 çocuk varken, bu rakam yüzde 639 artışla, 133’e yükseldi. 2004-2017 yılları arasında mahkum edilen 16-18 yaş grubu çocuk sayısı bin 110 olarak kayıtlara geçti.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI

Göçmen kaçakçılığı suçlarındaki artış yüzde 211’e ulaştı. 2006’da, 2 bin 122 kişi sanık olurken, bu rakam 2017’de 6 bin 593’e ulaştı. İnsan ticareti konusunda merkez ülke konumuna gelen Türkiye’de, geride bıraktığımız 12 senede 17 bin 866 kişi insan ticareti nedeniyle sanık oldu. Yüzde 146 artış görülen insan ticareti vakalarında 2006’da 294 olan sanık sayısı 2017 sonunda 724’e ulaştı.

48 BİN KİŞİYE YAŞAM HAKKI İHLALİ

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun hazırladığı ‘AKP İktidarının Hak İhlalleri Karnesi’ raporuna göre ise 2002- 2018 yılları arasında 47 bin 910 kişinin yaşam hakkı ihlal edildi. Bu sayıya sokağa çıkma yasaklarının yaşadığı dönem ile 2013 Gezi eylemlerine ilişkin veriler dahil değil. Rapordaki verilere göre sadece 2018 yılında en az 521 kişinin yaşam hakkı ihlal edildi. Yaşam hakkı ihlalinde başı ilk 10 ayda gerçekleşen 363 kadın cinayeti çekerken, göç yolunda 83 kişinin hayatını kaybetmesi izledi. 16 yıllık dönemde en az 14 bin 960 kadın katledildi.

6 BİN 81 AKADEMİSYEN İHRAÇ EDİLDİ

Tanrıkulu tarafından hazırlanan hak ihlalleri raporu şöyle: 4 bin çocuğun yaşam hakkı ihlal edildi. En az 22 bin 224 kişi iş cinayetine kurban gitti. 2008- 2018 yılları arasında 357 kişi zorunlu askerlik görevini yerine getirirken “şüpheli biçimde” öldü. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’den 2018 Temmuz’a kadar 177 üniversiteden 6 bin 81 akademisyen ihraç edildi. OHAL ilanından 2017 yılı sonuna kadar geçen süreçte KHK’larla 49 özel sağlık kuruluşu, 2 bin 271 özel eğitim kurum ve kuruluşu, 146 vakıf, 1427 dernek ve 15 vakıf yüksek öğretim kuruluşu ve 19 sendika kapatıldı.

TUTUKLU GAZETECİ SAYISI 145

CHP milletvekili Utku Çakırözer’in basın özgürlüğü raporu ise medyadaki içler acısı tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre aralık ayı itibariyle cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısı 145’e ulaştı.

Gazetecilerin yaptıkları gazetecilik faaliyetleri nedeniyle “Örgüt üyeliği”, “Örgüt Propagandası”, “Cumhurbaşkanına hakaret” gibi iddialarla yargılanıyor, tutuklanıyor, ve mahkum ediliyor. Gazetecilere ilişkin baskılar devam ederken 2018 yılının ilk 11 ayında 112 gazeteci gözaltına alındı. 2018 yılının ilk 10 ayında yüzlerce gazeteci, köşe yazarı, yayın sorumlusu ve çizer haklarında ağırlaştırılmış müebbet, müebbet, hapis cezaları ile birlikte adli para ve tazminat cezaları istemiyle yargılanmıştır ya da yargılanıyor. 2018 yılının ilk 11 ayında 74 gazeteciye verilen toplamda 400 yılı aşan hapis cezası kesinleşti. ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçuyla 53 gazeteci hakkında mahkumiyet kararı verildi. Gazetecilere bu davalar kapsamında toplamda 75 yıl hapis cezası ve milyonları bulan tazminat cezaları verildi. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) verilerine göre, Türkiye’de darbe girişiminden sonra 170’e yakın gazete, dergi, radyo, TV kanalı kapatıldı, yüzlerce gazeteci cezai kovuşturmalara tabi tutuldu. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü raporuna göre Basın Özgürlüğü alanında Türkiye 180 ülke içerisinde 157’inci sıraya geriledi.

Gündem

Bloomberg: Erdoğan politika değiştiriyor, ilişkileri resetleyecek

Amerikan medya organı Bloomberg, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişki kurma çabalarını analiz etti. ABD Başkanı Joe Biden’in etkisiyle Erdoğan’ın politika değişikliğine gittiğine dikkat çekilerek “İlişkileri resetleyecek” ifadeleri kullanıldı.

BOLD – Türkiye’nin önümüzdeki hafta Suudi Arabistan’a planlanan ziyaretle Arap dünyasına erişimini bir adım daha ileri götürmek istediği yorumu yapıldı.

“Türkiye Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerini resetlemeye çalışıyor.” denilen analizde  bu hamlenin Joe Biden’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından  yapıldığı hatırlatıldı.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER NE OLACAK?

Erdoğan’ın döneminde Türkiye’nin Arap yöneticilerin tehdit olarak gördüğü Müslüman Kardeşler’in destekçisi olduğu belirtilerek “Türkiye’nin Riyad ve Abu Dabi ile ilişkileri yakınlaştırmak için Müslüman Kardeşler’e verdiği desteği azaltmayı düşünüp düşünmediği belli değil” denildi.

ERDOĞAN’IN İLİŞKİ ONARMA GİRİŞİMLERİ

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından Suudi Arabistan ile Türkiye ilişkilerinin bozulduğuna işaret edilerek, Suudi Arabistan’ın Türk mallarına uyguladığı boykot hatırlatıldı. Analizde, “Türk ihracatçıların verilerine göre, mart ayında Suudi Arabistan’a Türk sevkiyatlarında yüzde 90’ın üzerinde düşüş gözlemlendi. Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler, Mısır Cumhurbaşkanı Abdül-Fettah El-Sisi’nin ülkenin seçilmiş İslamcı lideri Muhammed Mursi’yi 2013’te devirmesinden sonra bozuldu. Erdoğan, geçtiğimiz aylarda ilişkileri onarmak için bir dizi girişimde bulundu. Türkiye, Mısır ile deniz sınırları üzerinde bir anlaşmaya varmayı umduğunu söyledi.” ifadeleri yer aldı.

Okumaya devam et

Gündem

Devlet Bahçeli de şehitlikte ellerini arkadan bağlamış

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında türbede ellerini arkadan bağladığı için soruşturma açılırken, bir ellerini bağlama vakası da Devlet Bahçeli’nin çıktı. Fotoğraflarda Bahçeli’nin şehitliği elleri arkada bağlı şekilde gezdiği görülürken, savcılığın bu saygısızlık için bir soruşturma başlatıp başlatmayacağı ise merak konusu oldu.

BOLD – Türbede ellerini arkadan bağladığı için hakkında soruşturma başlatılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de şehitlikte ellerini arkaya bağladığı ortaya çıktı. Savcılığın Bahçeli ile ilgili bir soruşturma açıp açmayacağı merak konusu oldu.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI, DOSYA İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçen yıl bir türbeye girerken ellerini arkadan bağlaması görüntüleri hakkında soruşturma açıldı. İstanbul’un Fethi’nin 567. yıldönümü törenlerine katılıp Fatih Sultan Mehmet Türbesi’ni ziyaret eden İmamoğlu, ziyaret sonrasında Fatih’in eşi Gülbahar Hatun’un türbesini ziyaret sırasında ellerini bağlaması soruşturma konusu oldu. Savcılığın başlattığı soruşturma şu an İçişleri Bakanlığı’nda.

BAKAN SOYLU: SAYGISIZLIK, BÖYLE BİR GÖRÜNTÜ OLAMAZ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, türbede elleri bağlamayla ilgili yaptığı açıklamada “Büyüklerin yanında çocuklar ellerini arkaya koymazlar. Camilerde ve özellikle mezarlık yerlerinde eller arkaya konmaz. Saygı, edep ve terbiyedir. İBB Başkanı bu törende ne için var? İstanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmet Han için, orada onun kabrini ziyaret etmek, ona dua etmek için. Yani İBB başkanı sıfatıyla var. Tabii vatandaş bunu görünce saygısızlık olduğunu düşünüyor. Bu görüntüleri düşündükten sonra ben de saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Böyle bir görüntü olamaz” dedi.

BAHÇELİ DE ELLERİ ARKADA BAĞLI GEZMİŞ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun suç olarak gördüğü elleri arkadan bağlamayı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de şehitlik ziyaretinde yaptığı ortaya çıktı. Geçtiğimiz aylarda Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret eden Bahçeli, şehitliği elleri arkadan bağlı olarak gezdiği belirlendi. Bahçeli’nin bu durumu fotoğraflara da yansıdı.

Bir yıl cezaevinde tutulan Muaz bebek için kampanya

Okumaya devam et

Gündem

Tolga Ağar, Peker’in iddialarını yalanladı: Şahsımla uzaktan yakından ilgisi yok

AKP Milletvekili Tolga Ağar, Sedat Peker’in hakkında yaptığı suçlamalarına cevap verdi. Elazığ’da kendisiyle görüştükten sonra evinde ölü bulunan 21 yaşındaki Yeldana Kaharman’ı tanımadığını belirten Ağar, “Konunun şahsımla uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. Türkiye’de herkes herkesi tanır, bilir ve değerlendirir” dedi.

BOLD – AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in kendisi hakkında gündeme getirdiği iddialarla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Youtube kanalından yaptığı açıklamalarla eski bakanlardan Mehmet Ağar’a ‘derin devletin başı’ diyen oğlu Tolga Ağar ile ilgili de iddialarda bulunan Sedat Peker, Tolga Ağar’ı 28 Mart 2019’da Elazığ’daki evinde ölü bulunan 21 yaşındaki Kazakistanlı üniversite öğrencisi Yeldana Kaharman’ın ölümünden sorumlu olduğunu öne sürmüştü.  Peker, videoda şunları söyledi: “Tolga Ağar’ın bir kız arkadaşı var Kırgız ya da Kazak uyruklu. Kızcağız jandarmaya gidiyor, ‘Tolga Ağar bana tecavüz etti’ diye. Kız şikâyet ediyor. Daha sonra kızı helikopterle aldırıyorlar. Kız ertesi gün ölü bulunuyor. Orada bir garipcağız öldü, herkes biliyor kimse sesini açmıyor.”

Peker’in iddialarına dün sessiz kalan Tolga Ağar’ın, Jandarma Genel Komutanlığının Kaharman’ın ölümüyle ilgili iddiaları yalanlaması sonrası TBMM antetli kağıt ile sosyal medya hesabından açıklama yapması dikkat çekti. Peker’in hakkındaki diğer iddialarına cevap vermeyen Ağar, açıklamasına sosyal medya kullanıcılarının yorum yapmasını engelledi.

Ağar’ın açıklaması şöyle:

  • Uzun süredir yurt dışında kaçak yaşadığı anlaşılan suç örgütü mensubu S.P. isimli kişi tarafından şahsıma yönelik iftiraları şiddetle reddediyorum.
  • Hangi karanlık hesaplar için bu şeref ve itibar suikastına giriştiğinin açığa çıkması için hukuki işlemleri başlatacağım.
  • Şaibe yaratarak, ima yoluyla beni suçlamaya çalıştığı adı geçen gazeteciyi tanımam.
  • Konu adli makamlarca soruşturulmuş ve hukuki süreç tamamlanmıştır. Konunun şahsımla uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır.
  • Buradaki kurnazlık, siyasi husumet içerisinde olunan çevrelerin iftirasına destek vereceği ümididir.
  • Daha düne kadar kendisine hakaret ederek itibarsız şahıs muamelesi yapanların, amaç siyasette malzeme olarak kullanma olunca, konu ile ilgili hiçbir araştırma, soruşturma Lüzumu görmeksizin, hevesle üzerine atlamalarını derin bir üzüntü ile karşılıyorum.
  • Kendi siyasi hesaplarına suç örgütü mensubunun beyanlarını dayanak yapmaya çalışanları kamuoyu vicdanına havale ediyorum.
  • Türkiye’de herkes herkesi tanır, bilir ve değerlendirir.
  • “Tezyif müzeyyifin kadri ile mütenasiptir” yani “Hakaret, hakaret edenin gücü ve kişiliği ile orantılıdır.

Sedat Peker gazeteci Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili Mehmet Ağar’ı işaret etti: Ödeşmek adettendir

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0