Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Erdoğan istediğini büyükelçi yapabilecek üstelik ölene dek

Torba Kanun Teklifi’ne AKP’liler tarafından verilen önerge ile yeni bir madde eklendi.

Yapılan son düzünlemeye göre Cumhurbaşkanı’nın “özel bir misyonla” görevlendirerek “büyükelçilik” unvanı verdiği kişiler, bu unvanlarını görevleri bitse bile kullanabilecek. Büyükelçilik unvanı ancak Cumhurbaşkanı tarafından geri alınabilecek.

CUMHURBAŞKANI GERİ ALABİLECEK

Samanyoluhaber’de yer alan habere göre, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan Torba Kanun Teklifi’ne AKP’liler tarafından verilen önerge ile yeni bir madde eklendi. 703 Sayılı KHK’de yer alan Cumhurbaşkanı’nın istediği kişilere “özel bir misyonla yapacakları görevleri için büyükelçilik” unvanı verebilmesine olanak sağlayan hüküm değiştirildi. Buna göre “Büyükelçilik” unvanı görevleri bitse bile Cumhurbaşkanı tarafından geri alınmadığı sürece bu kişilerde kalacak.

AKREDİTE EDİLMEYECEK

Komisyonda tartışmalara yol açan yeni düzenleme şöyle: “Cumhurbaşkanı tarafından, dış ülkelerde veya uluslararası kuruluşlar nezdinde büyükelçi gibi akredite edilmeksizin, büyükelçi unvanı verilerek özel bir misyonla görevlendirilenlerin büyükelçilik unvanı Cumhurbaşkanınca geri alınmadığı müddetçe devam eder.”

YANDAŞA AYRICALIK TANIMAK İÇİN YAPILIYOR

Düzenleme ile ilgili CHP’li Mehmet Bekaroğlu, “Herhangi birini diyelim ki Gürcistan’a bir konuyu görüşmek için gönderiyor, diplomatik pasaport ve büyükelçilik unvanı da veriyor. Görevlendirdiği herhangi bir kişiye, aşiret reisi akil adamlar, yeğeni, damadı eski bir milletvekili herkes olabilir. O arada büyükelçilik unvanını alıyor, kırmızı pasaportunu alıyor. Şu andaki yasal düzenlemeye göre döndükten sonra görevi bitiyor. Şimdi önergeyle yaptıkları düzenlemeye göre ömür boyu büyükelçi olacak diplomatik dokunulmazlığı olacak. Bir takım insanlara ayrıcalıklar tanımak için yapılıyor” ifadelerini kullandı.

BU YETKİ PADİŞAHLARDA BİLE YOKTU

Bekaroğlu “Bu ne ve bunlar kim? Bu kim, kimin kardeşi, kimin eşi,kimin yeğeni, kimin dayısı, kim bu, kaç kişi bunlar?” diye sordu. Bunun padişahlık uygulamalarını çağrıştırdığını ifade eden Bekaroğlu, “Padişahın bile böyle bir yetkisi yoktu” dedi. AKP milletvekilleri ise, yeni uygulamanın fahri doktorluk gibi düşünülmesi gerektiği, fahri doktorluk unvanının da geri alınmadığını ifade ederek düzenlemeyi savundu.

FAHRİ DOKTORLAR DERS VERMİYORLAR

CHP’li Bülent Kuşoğlu ise devlet yönetiminde kurumlaşmanın, geleneklerin önemli olduğunu belirterek, “Fahri doktorlar gidip de ders vermiyorlar, gidip ders verip maaş almıyorlar. Büyükelçi olarak istediğiniz zaman görevlendirebileceksiniz. Dalga geçmektir bu. Herkes büyükelçi, vali olamaz” diye konuştu.

Politika

Devlet Bahçeli sinyali verdi: MHP’den ‘tek başına iktidar’ mesajı

Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP, resmi internet sitesinden ‘tek başına iktidar’ mesajı yayınladı. Devlet Bahçeli’nin fotoğrafıyla verilen mesajda, “Türkiye’nin sorunlar yumağından kurtulması için tek yol kalmıştır. O da Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarıdır” denildi.

BOLD – AKP’nin Cumhur İttifakı ortağı MHP, resmi sitesinden tek başına iktidar mesajı paylaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fotoğrafıyla yapılan paylaşımda Türkiye’nin sorunlar yumağında olduğu belirtildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerinin paylaşıldığı ilanda “Türkiye’nin sorunlar yumağından kurtulması için tek yolun MHP iktidarı” olduğu kaydedildi.

Sitenin ana sayfasında yayınlanan mesajda, “Türkiye’nin sorunlar yumağından kurtulması için tek yol kalmıştır. O da Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarıdır” denildi.

Mehmet Ağar’ın sessiz kaldığı suçlamaya jandarmadan yalanlama geldi

Okumaya devam et

Politika

Milli Eğitim’in ‘Hayalindeki Çin’

Milli Eğitim Bakanlığının ortaokullarda düzenlediği “Hayalimdeki Çin Resim Yarışması’na, Türkiye’ye sığınan ve 5 yıldır ailesinden haber alamayan Doğu Türkistanlılar tepki gösterdi.

BOLD – Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü “Hayalimdeki Çin” adlı bir resim yarışması düzenledi. Uluslararası Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Vakfı tarafından organize edilen yarışma, 3-5 Mayıs 2021 tarihleri arasında Türkiye geneli resmi/özel ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler arasında yapıldı. Cengiz Mete imzalı resmi belgede yarışmanın ücretsiz ve gönüllülük esasına göre yapılması belirtildi.

Çin’in Sincan bölgesinden kaçıp Türkiye’ye sığınan Uygur Türkleri ve insan hakları savunucuları MEB’in düzenlediği bu yarışmaya akıl olmaz olarak değerlendirdi. İstanbul’da yaşayan ve ailesinden 5 yıldır haber alamayan Ömer Hamdullah, “Kızlarım Çin ’de Türk olduğu için alıkonuluyor artık bu duruma bir son verin yalvarıyorum. Orada Çinlileştirmeye izin vermeyin vatandaşlarınızı. yüreğimdeki acı gün geçtikçe büyüyor, sabrım tükendi.” dedi. 

“TOPLU TECAVÜZE UĞRADIM”

Sincan’daki gizli gözaltı merkezinde 9 ay kalan ve daha sonra kaçıp Amerika’ya sığınan Tursunay Ziyabudun, maskeli Çinli erkeklerin “her gece” hücrelerden kadınları çıkarıp tecavüz ettiklerini, kendisinin de işkence gördüğünü ve üç farklı zamanda iki-üç kişinin toplu tecavüzüne uğradığını söylemişti.

Üç ay önce BBC’ye konuşan Ziyavudun yaşadığı anı şöyle anlatmıştı: “Polis üniforması değil, takım elbise giyiyorlardı. Bazen gece yarısından sonra hücrelere geliyor, istedikleri kadınları seçiyor ve hiçbir gözetim kamerasının olmadığı ‘kara oda’ adı verilen odaya götürüyorlardı.”

Okumaya devam et

Politika

72 Kürt siyasetçi için şipşak inceleme: 424 yıl hapis talebi

HDP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesinde açtığı dava iade edilen Yargıtay Başsavcılığı, şimdi de başka bir davada 72 Kürt siyasetçiye verilen 424 yıl 10 ay 20 günlük hapis cezasının onanmasını istedi.

BOLD – Yargıtay Başsavcılığı, “KCK Cizre” davasının binlerce sayfadan oluşan dosyasını kısa sürede inceleyerek, 72 siyasetçiye verilen 424 yıl hapis cezasının onanmasını istedi.

İSTİNAF DA KISA SÜREDE ONAYLADI

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 2011 yılında yapılan operasyonlar kapsamında 72 kişinin yargılandığı davanın karar duruşması, 24 Haziran 2020’de Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 72 kişi hakkında toplam 424 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası verildi. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi de kararı kısa sürede onamasının ardından dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16. Ceza Dairesi, 11 Kasım 2020’de başladığı 135 klasör ve 2 binden fazla sayfadan oluşan dava dosyanın incelemesini, 29 Nisan’da tamamladı. Yargıtay savcısının hazırladığı cezaların onanması istendi.

135 KLASÖR 50 GÜNDE İNCELENDİ

MA’dan Zeynep Durgut’a konuşan dava avukatlarından Nevroz Uysal, Yargıtay savcısının hazırladığı mütalaanın hukuka ve hakkaniyete uymadığını belirterek, kararın usul açısından hatalar içerdiğine dikkat çekti. Uysal, “Bu aynı zamanda dosyaya ne kadar üstün körü, ne kadar toptancı ve ne kadar baştan salma ve ciddiyetsiz yaklaştıklarını gösteriyor. Çünkü dosyada 135 klasör var ve sadece 2 klasörden oluşan gerekçeli bir karar var. Yani yaklaşık 135 klasörlük bir dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 50 günlük kısa bir süre içerisinde incelenmiş olması akla, mantığa, hukuka, hakkaniyete, bir insanın vereceği efor ve emeğe uymuyor” dedi.

MÜTALAA SİYASİ SAİKLERLE YÜRÜTÜLÜYOR

Dava kapsamında ceza yağdırıldığını, bu durumun “KCK” adı altında yürütülen tüm davalarda benzer olduğunu hatırlatan Uysal, “Mütalaa maalesef hukuki değil, siyasi saiklerle yürüttüğünü gösteriyor. Bu bizi tedirgin ediyor. Bu aşamada müvekkillerimizin haklarının hukuki anlamda yürütebileceği bir süreç değil ve güvensizliğin zemini hazırlanıyor. Savcılığın vermiş olduğu tebliğname, bizce hukuka uygun değil. Buna karşı bizler de kendi görüşlerimizi sunacağız. Ama maalesef diğer KCK dosyalarına benzer bir hukuki garabetle karşı karşıya kalacağımıza dair bir öngörümüz var. Umarız ki bu öngörü gerçekleşmez ve hukuka uygun bir tavır sergilenir” dedi.

Kolombiya’da ordu ve polis katliam yaptı: Ölü sayısı 100’ün üzerinde

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0