Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kürtçe yasakları yayılıyor sıra kitapta

Eski Kürtçe kitaplar

Kürtçe tabelaların indirilmesiyle başlayan süreç kitapların “iç güvenlik” gerekçesiyle yasaklanmasına kadar vardı. Türkiye 80’li yıllara geri dönüyor.

Kürtçe konuşmanın, şarkı söylemenin, yayıncılığın yasak olduğu Kenan Evren dönemine geri dönüş uygulamaları her geçen gün artıyor.

Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde Kürtçe kitaplar “iç güvenlik“ gerekçe gösterilerek tutuklulara verilmedi.

Tutuklular dil yasağını İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi’ne yazdıkları mektuplarla anlattılar.

Mektuplarda yasaklar şöyle anlatıldı: “Cezaevinde Kürtçe roman, hikaye, şiir kitaplarımız verilmiyor. Kürtçe kitaplar için bizlerden ‘tercüman parası’ isteniyor. Cezaevi yönetimi tarafından ‘iç güvenlik’ gerekçesiyle Kürtçe kitaplar verilmiyor. Bu uygulama ile Kürt diline yönelik özel bir yasak var.”

Tutuklular ayrıca kitap kotası uygulamasına da değindiler: “Kitap alımında ‘güvenlik gerekçesi’ kota sınırlaması var. Bununla birlikte ayrıyeten harita niteliği taşıyan Tarih atlası, siyasi, fiziki atlas ve benzeri nitelikte olan kaynaklardan yararlanmamıza izin verilmiyor. Yine içeriye verilen sözlük, dini kitaplar ve müzik kitapları da kota kapsamına alınmıştır.”

FİİLİ YASAK

Kürtçe üzerindeki yasaklar uzun süre sonra kaldırılmış ancak etkileri 90’lı yıllara kadar devam etmişti. Ahmet Kaya, serbest olduğu dönemde ‘Yeni kasetime Kürtçe şarkı koyacağım, eminim bunu yayınlayacak televizyon olacaktır” dediği için lince uğramış ve ülkeyi terketmek zorunda kalmıştı.

7 Haziran’dan sonra AKP Hükümeti’nin kurduğu milliyetçi cephe ve Kürt sorununu şiddetle çözme yöntemi sonrası Kürtçe’ye 90’lı yıllara benzer örtülü yasak geldi.

Güneydoğu’daki Kürtçe tabelalar indirilerek Türkçe tabelalarla değiştirildi. Bu uygulama Kürtçe yer isimlerinin değiştirildiği Cumhuriyet’in ilk yıllarını hatırlattı.

Ardından televizyonlar Kürtçe klip yayınlamayı durdururken, Garnizonlar gibi pekçok alanda Kürtçe konuşmaya örtülü yasaklar getirildi. Kitap yasağına “iç güvenlik” gerekçesi getirilmesi ise son adım oldu.

15 Temmuz’dan sonra kitap yasağı Türkiye’de eşine az rastlanır biçimde yayıldı. 25 yayınevinin, çocuk kitapları dahil tüm kitapları yasak listesine alındı ve yayınevleri kapatıldı. Bu kitapları evlerinde bulunduranlara terör örgütü üyeliğinden soruşturma başlatıldı. Hizmet Hareketi’ne ait bu yayınevlerini Kürtçe yayınlara getirilen yasaklar takip etti.

Gündem

Kocasının tüfekle vurduğu kadın hayatını kaybetti

Edirne’de yaşayan N.K isimli kadın, kocası tarafında tüfekle vurularak öldürüldü. Koca M.E.K. boşanma aşamasında olduğu eşini vurduğu tüfekle intihar girişiminde bulundu.

BOLD – Kadın cinayetinde adres bu sefer Edirne oldu. M.E.K. adlı erkek boşanma aşamasında olduğu N.K.’yı öldürdü.

Edirne Şükrüpaşa Mahallesi’nde yaşanan olayda M.E.K, yanına bir av tüfeği aldı ve eşinin çalıştığı markete gitti. Etrafta bulunan market çalışanlarına ve müşterilere bağıran M.E.K. daha sonra yanında getirdiği tüfekle N.K.’ye ateş etti. Eşini vuran M.E.K. marketten çıktı. Ardından da aynı tüfekle kendisine ateş etti.

Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde N.K’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. M.E.K. ise yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

Okumaya devam et

Gündem

Bakanlığın yoğun bakım doluluk oranı açıklamaları da yalan çıktı

Sağlık Bakanlığının yüzde 70 olarak açıkladığı yoğun bakım doluluk oranlarının gerçekte yüzde 100’e yakın olduğu ortaya çıktı. Türk Tabipleri Birliği, bakanlığın verilerinin aksine yoğun bakımlarda yer kalmadığını duyurdu.

BOLD – Yoğun bakımlarda yer olmadığı için hastaneler Kovid-19 hastalarını evlerine gönderiyor. Bu hastaların bazılarının evlerinde, hastane önlerinde yaşamlarını yitirdiklerine dair haberler kamuoyuna yansıyor. Bu yaşananlara rağmen Sağlık Bakanlığı yoğun bakım servisleri doluluk oranlarını yüzde 71 olarak açıklarken, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ise bu verilerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

YOĞUN BAKIMLARDA YER KALMADI

Batman’da koronavirüs testi pozitif çıkan ve durumu kritik olmasına rağmen 7 saat boyunca yoğun bakımda yer bulamayan 1.5 yaşındaki bebeğin yaşamını yitirmesi ve Manisa’da da boş yatak bulunamadığı için hastane hastane gezdirilirken hayatını kaybeden Kovid-19 hastaları kamuoyuna yansıdı. TTB İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kocaeli ve Adana olmak üzere birçok büyükşehirde artan hasta sayıları nedeniyle kamu hastanelerinde normal servislerin dolduğunu ve yoğun bakım servislerinde ise yer kalmadığını açıkladı.

HASTA VEFAT ETTİĞİNDE YER AÇILIYOR

Bakanlığın açıkladığı verilerin sahadan ulaşan verilerle çeliştiğine dikkat çekilen açıklamada, “TTB’ye illerden ulaşan bilgiler Kovid-19 servis ve yoğun bakımlarının yüzde 100’ü ya da yüzde 100’e yakınının dolu olduğunu göstermektedir. Birçok kamu hastanesinde yoğun bakım yatakları tamamen doludur. Hastalar bazen günlerce acil servislerde yoğun bakım yatağı beklemektedir. Bir hasta vefat ettiğinde ya da iyileşip servise alındığında ancak yer açılmakta ve yerine hasta yatırılabilmektedir” denildi.

KORİDORLAR YOĞUN BAKIM YAPILIYOR

Hastane kapasitelerinin dolu olması nedeniyle hastaneler arası nakillerin de yapılamadığına vurgu yapılan açıklamada, “112 merkezleri sürekli boş yatak aramakta ancak boş yer bulmakta zorluk çekmektedirler. Bu uzayan bekleme süreleri hastaların daha da kötüleşmesine, hatta tedavi alamadan ölmelerine de neden olabilmektedir. Bazı illerde koridorlar, boşluklar, sığınaklar, yemekhaneler yoğun bakım haline getirilerek sorunlar çözülmeye çalışılıyor olsa da yoğun bakımda çalışan personel sayısı yeterli olmadığı için yeni sorunlar ortaya çıkıyor” denildi.

Katar’ın Borsa İstanbul hisseleri için ne kadar ödediği belli oldu

Okumaya devam et

Gündem

Katar’dan gelen paranın 4 katı hastane kiralarına verildi

Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesine karşılık Katar’dan 200 milyon dolar yani yaklaşık 2 milyar TL geldi. Sağlık Bakanlığı bu paranın 4 katını 10 ayda yap – kirala – devret modeli ile yaptırılan hastanelere ödedi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı, bu yılın ilk 10 ayında ‘yap- kirala- devret modeli’ ile yaptırılan hastanelere toplam 7 milyar 988 milyon lira hizmet ve kira bedeli ödedi.

SAĞLIK İÇİN 51 MİLYAR LİRA HARCANDI

Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın verilerine göre yılın ilk 10 ayında bakanlığın yaptığı harcama tutarı 51 milyar 85 milyon 315 bin lira oldu. 10 ayda ‘yap- kirala-devret modeli’ ile yaptırılan hastanelere kira bedeli olarak 5 milyar 381 milyon 914 bin 630 lira 95 kuruş ve hizmet bedeli olarak da 2 milyar 606 milyon 251 bin 633 lira 43 kuruş ödendi. Böylece bu hastaneler için toplamda ödenen para 7 milyar 988 milyon 166 bin 264 lira oldu.

4 ÜLKEDE HASTANE YAPILDI

Sağlık Bakanlığı yurtdışındaki hastane projeleri için de toplam 40 milyon 771 bin 540 lira harcadı. Bakanlığın yurtdışındaki hastane projeleri için yaptığı harcamalar arasında Sudan Nyala Türk Hastanesi Projesi’ne 9 milyon 809 bin 54 lira 44 kuruş, Mogadişu-Somali- Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Projesi’ne 18 milyon 898 bin 778 lira 51 kuruş, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi Projesi’ne 6 milyon 882 bin 526 lira 94 kuruş, Bangladeş Sahra Hastanesi’ne 5 milyon 181 bin 182 lira 71 kuruş ödeme bulunuyor.

Katar’ın Borsa İstanbul hisseleri için ne kadar ödediği belli oldu

Okumaya devam et

Popular