Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu’nun 5’nci yıldönümü: Hırsızlar dışarıda, polisler hapiste!

17/25 Aralık 2013 Yolsuzluk Soruşturması’nda polisin arama yaptığı evlerde para sayma makineleri, para kasaları ve milyonlarca dolar bulundu.

Ayakkabı kutuları, para sayma makineleri, rüşvet trafiğinin kayıtlarıyla, dünyanın en net ve delilli yolsuzluk operasyonunun beşinci yıl dönümündeyiz.

17/25 Aralık 2013 Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu’nun üzerinden 5 yıl geçti.

Cumhuriyet Savcıları Mehmet Yüzgeç ve Celal Kara tarafından başlatılan ve dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz tarafından koordine edilen operasyonla siyaset içerisindeki kirli rüşvet ağını ortaya çıkardı.

4 BAKAN VE HALKBANK GENEL MÜDÜRÜ GÖZALTINA ALINDI

Aralarında eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, işadamları Ali Ağaoğlu ve Reza Zarrab’ın da yer aldığı 89 kişi gözaltına alındı ve 26’sı tutuklandı.

Yolsuzlukla suçlanan 4 bakan istifa etmek zorunda kalırken, operasyonu yapan hakim, savcı ve polisler ise önce görevlerinden alındı ardından birçoğu tutuklandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekilleri tarafından soruşturma engellenirken, savcılık da 17 Aralık dosyası hakkında takipsizlik kararı vererek rüşvet iddialarının üstünü örttü.

5 yılın ardından 17/25 Aralık’ın kısa tarihçesi.


BAHŞİŞİ PEŞİN VEREN ADAM YA DA HAYIRSEVER İŞADAMI

İran asıllı işadamı Reza Zarrab’ın örgüt lideri olarak gösterildiği suç şebekesinin, bakanların yardımıyla kara para aklama, rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, altın kaçakçılığı gibi birçok suç işlediği tespit edildi.

Zarrab’ın rüşvet trafiğini kontrol ederken söylediği “O….u ile memurun bahşişini peşin vereceksin.” sözü dönemin sembolü oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye yakın medya ise Reza Zarrab için “hayırsever iş adamı” tanımıyla savunma hattını kurdu.

RESA ZARRAB’A İHRACAT ÖDÜLÜ VERDİLER

2015 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılığı bir törende, dönemin Ekonomi Bakanı Namık Zeybekçi ve dönemin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un elinden ödül alan Zarrab, 19 Mart 2016’da tatil için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde tutuklandı.

İran ambargosunu delmek ve kara para aklamak suçlamasıyla hakkında 135 yıl hapis cezası istenen Zarrab suçlamaları kabul etti.

Rüşvet ağından başta dört bakan olmak üzere devletin en yetkili kişilerinin de bilgisi olduğunu belirten Zarrab, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da rüşvet verdiği kişilerin başında saydı.

Zarrab, Erdoğan ve medyası tarafından “Hayırsever İş Adamı” nitelemesinden çıkartıldı ve vatan haini hatta İran ajanı denmeye başlandı.

Memur Teoman olarak anılan Gümrük Muhafaza memuru Teoman Coşkun Dudak.

RÜŞVETİ KABUL ETMEYEN MEMUR TEOMAN SÜRÜLDÜ

Zarrab’ın Erdoğan’dan bakanlarına kadar kurduğu rüşvet çarkı, işlediği uluslararası suçlar için Türkiye içinde kendisine güvenlik duvarı oluşturmuştu.

Telefon dinlemelerinde İçişleri Bakanı Muammer Güler, Reza Zarrab’a dokunulmazlık garantisi verirken “Önüne yatarım Reza.” sözlerini sarfetmişti. AKP Hükümeti için dokunulamaz Zarrab’a, dokunanlar ise devlet içerisindeki dürüst memurlardı.

Zarrab’ın altın kaçakçılığı işini İstanbul Atatürk Havalimanı’nda görev yapan Gümrük Müdür Yardımcısı Teoman Coşkun Dudak ilk yakalayan isimdi.

Gana’dan getirilen 64,5 milyon dolar değerindeki 1.5 ton kaçak altının sahte belgelerle ülkeye sokulmaya çalışıldığını fark eden Dudak, tutanakla kaçakçılığı tescillemişti.

TUTANAĞI BAKIRKÖY SAVCILIĞI’NA TESLİM ETTİ

Reza Zarrab’ın tüm rüşvet tekliflerini geri çeviren Dudak daha sonra Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na tutanağı teslim ederek suç duyurusunda bulunmuştu. Dudak’ın tutanağı sonrası Zarrab’ın şirketine 57 milyon lira para cezası kesildi.

Doğruluğu Zarrab tarafından onaylanan ses kayıtlarında Zarrab, Dudak hakkında, “Teoman’a neler yaptım, ne vaatler ne şeyler. Yok yok adam almıyor.” ifadedelerini kullanmıştı.

Kamuoyu bu ses kaydından sonra Dudak’a “Memur Teoman” ismini taktı. Memur Teoman dürüstlüğünün bedelini Gaziantep’e sürgün yiyerek ödedi.


AYAKKABI KUTULARI, SAATLER, PARA SAYMA MAKİNELERİ

Dönemin bir diğer sembolü ise ayakkabı kutuları oldu. Polis fezlekelerine göre dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın Reza Zarrab’tan toplam 52 Milyon Dolar rüşvet aldığı ortaya çıktı.

Zarrab tarafından Çağlayan’a verilen 720 bin Lira değerindeki lüks marka saat 17 Aralık soruşturmasının en çok konuşulan konularından biri oldu.

Zarrab hakkında ABD’de açılan davada da Zafer Çağlayan kara para aklama ile suçlandı. Ardından ABD’de hakkında tutuklama kararı çıkarıldı.

MUAMMER GÜLER’İN OĞLUNUN EVİNDEN 7 PARA KASASI ÇIKTI

17 Aralık dosyasında adı geçen bir diğer bakan ise eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’di. Güler’in oğlunun evinden 7 para kasası, 1 para sayma makinesi ve 1,2 milyon lira para çıktı.

Toplam 10 milyon lira rüşvet aldığı tespit edilen Güler bunun karşılığında Zarrab’ın trafikte geçiş üstünlüğü kartı ve koruma polisi almasını sağladı.

Dönemin Avrupa Birliği’nden sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın ise rüşvet karşılığı Zarrab için vatandaşlık işlemleri yaptığı belirlendi. Bunun karşılığında çikolata kutusunda 500 bin dolar aldı.

Rüşvet ve kara para aklama çarkının ana merkezi olan Halkbank’ın genel müdürü de gözaltındaydı.

Genel Müdürü Süleyman Arslan’ın evindeki ayakkabı kutuları içerisinden 4,5 milyon dolar para çıktı. Arslan paraların İmam Hatip yapılmak için topladığı bağış paraları olduğunu söyledi.

HALKBAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI’NA ABD’DE 32 AY HAPİS CEZASI

Soruşturma ‘kumpas’a çevrilince paraları geri alan Arslan hakkındaki soruşturma ABD’ye de sıçradı.

Zarrab’ın itiraf etmesi sonucu Çağlayan’ın yanı sıra Süleyman Arslan hakkında da ABD’de tutuklama kararı çıkarıldı. Arslan’ın yardımcısı Mehmet Hakan Atilla da aynı dosya yüzünden ABD’de tutuklanarak kara para aklama ve ambargoyu delmek suçlamasıyla 32 ay hapis cezasına çarptırıldı.

17 Aralık 2013 operasyonunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı yönetmişti.

“BAŞBAKAN İSTİFA ETMELİ”

Konunun imar yolsuzluğuna bakan kısmında ise sıradışı gelişmeler yaşandı.

Hazine arazilerini usülsüz şekilde imara açan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, NTV canlı yayınında istifa ederek sorumlunun dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ilan etti: “İmarlık plan ve projelerinin yönlendirme görevini Başbakan Erdoğan’ın emriyle yaptım. Bundan ötürüdür ki, milletvekilliğimden ve bakanlığımdan istifa ettiğimi ilan ediyorum. Başbakan’ın bu vatanı ve milleti rahatlatması için istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Operasyonun diğer bir ayağında ise Bayraktar’ın oğlu, işadamı Ali Ağaoğlu ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de içinde bulunduğu 22 şüpheli inşaat patronunun ismi yer aldı.

Bu isimlerin rüşvet karşılığında önemli projelerin imar ruhsatı sorunlarını çözdüğü iddia edildi.

RÜŞVET VE YOLSUZLUĞU ORTAYA ÇIKARMANIN BEDELİ

Hükümet, büyük yolsuzluk operasyonunu engellemek için devlet düzenini tamamiyle değiştirdi. Başbakanlık Müsteşarı Efgan Ala’nın, yeni İstanbul Emniyet Müdürü’ne söylediği “Mahkeme kararını yırt çöpe at!” sözleri yeni düzenin sembolü oldu.

Mahkeme kararları uygulanmadığı gibi, yolsuzluk operasyonunu yapan bütün kadro görevden alındı.

Başlangıç İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’la oldu. Mali Suçları Araştırma Komisyonu Başkan Yardımcısı Faruk Elieyioğlu de operasyonu gizlediği gerekçesiyle görevden alındı.

ZEKERİYA ÖZ, BOLU’YA SÜRÜLDÜ

Operasyonun savcısı Zekeriya Öz, Bakırköy Başsavcıvekilliği’ne gönderilerek soruşturmadan uzaklaştırıldı.

Ardından çıkarılan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararnamesi ile Bolu’ya sürüldü. Soruşturmayı yürüten Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç de dosyadan alınarak pasif görevlere verildi.

Eş zamanlı olarak Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok ilde emniyet mensubunun görev yeri değiştirildi. 15 ilin Emniyet müdürü ve bir Emniyet Genel Müdür Yardımcısı görevden alındı. Başsavcı ve başsavcı vekilleri sürüldü.

Operasyonun ana yürütücüsü olan İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ise hükümetin hedef noktası oldu. Şube Müdürü Yakup Saygılı, yardımcıları Yasin Topçu ve Başkomiser Mehmet Akif Üner dahil onlarca Emniyet mensubu tutuklandı.

17 Aralık Yolsuzluk Soruşturması’nı kapatan savcı Ekrem Aydıner.

SORUŞTURMAYI KAPATMA GÖREVİ

Soruşturmayı kapatma göreviyle yeni atanan Savcı Ekrem Aydıner, 17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk soruşturmasına takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı. Takipsizlik kararına yapılan itiraz da reddedilerek adli yönden üstü örtülmüş oldu.

Meclis ayağında olayın üstünü örtmek ise çok uzun sürmedi.

İstanbul Mali Suçlar Şube Müdürlüğü amirleri Silivri Cezaevi’nde “volta” atarken…

17 ARALIK’TAN GERİYE KALAN: HIRSIZI YAKALAYAN POLİSLERE MÜEBBET

İstifa etmek zorunda kalan 4 bakan hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 15 kişilik soruşturma komisyonu kuruldu.

5 Ocak 2015 tarihinde yapılan oylamada 9 AKP’li üyenin araştırma teklifine red oyu vermesi üzerine dosyanın Yüce Divana gitmesi engellendi.

17 Aralık Soruşturmasından geriye, halen cezaevinde olan onlarca dürüst memur kaldı. Hâkim, Savcı, Emniyet Müdürü, polis ve memurlardan oluşan onlarca kamu görevlisi halen Silivri Cezaevi’nde.

Yakup Saygılı ile Kazım Aksoy’un da aralarında bulunduğu 10 eski Emniyet amiri “hırsızlığı ortaya çıkardıkları için” müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

25 Aralık’ın savcısı Muammer Akkaş o sabah yaşananların perde arkasını anlattı

Gündem

Hüsnü Bayramoğlu koronavirüsten hayatını kaybetti

Süleyman Soylu’nun kendisine şemsiye tuttuğu fotoğrafla gündeme gelen Nur Cemaati Meşveret grubu lideri Hüsnü Bayramoğlu, bir süredir tedavi gördüğü koronavirüse yenik düştü.

BOLD – Said Nursi’nin son yıllarında yanında bulunan Nur Cemaati Meşveret Grubu lideri Hüsnü Bayramoğlu bir süredir koronavirüs tedavisi görüyordu.

Grup üyelerinin, sosyal medyada kendisi için dua istediği Bayramoğlu yaşamını yitirdi. Bayramoğlu’nun ismi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine şemsiye tuttuğu fotoğrafın basına yansıması sonrası gündeme geldi.

Sabah’a verdiği son röportajda Bayramoğlu, Ayasofya’nın açılışıyla ilgili Erdoğan’a övgüler dizerken, Erdoğan’ın Said Nursi’nin 60 yıllık hayalini gerçekleştirdiğini söylemişti.

Bayramoğlu’nun Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ile olan fotoğrafı da çok konuşulmuştu.

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Okumaya devam et

Gündem

Afiş yasağı da koronavirüsü durduramadı: 26 kat patlama

Koronavirüsten bugün 318 kişi hayatını kaybetti, yapılan testler sonucunda 55 binin üzerinde yeni vaka tespit edildi. Çanakkale’de vaka sayısı geçen hafta göre 26 kat arttı. Hükumetten etkili adımlar beklenirken kaymakamlık ve valiliklerden gelen koronavirüse karşı afiş yasağı da vaka artışlarına çare olamadı.

BOLD – Sağlık Bakanlığının açıkladığı koronavirüs verilerine göre, son 24 saatte 318 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi. Yapılan test sonuçlarına göre, 3 bin 101’i semptomlu, 55 bin 802 yeni vaka tespit edildi. Son verilerle birlikte, toplam vaka sayısı 4 milyon 268 bin 447, toplam vefat sayısı 35 bin 926, toplam ağır hasta sayısı 3 bin 275 oldu.

Günlük vaka sayıları gibi haftalık vaka raporu da iç açıcı değil. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı haftalık koronavirüs vaka sayılarına göre, Çanakkale, İstanbul, Yalova, Kırklareli ve Tekirdağ 100 bin kişide en çok Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

Aynı verilere göre Şırnak, Siirt, Van, Şanlıurfa ve Hakkari 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

ÇANAKKALE DETAYI

Risk haritasında ‘kırmızı’ kategoride yer alan Çanakkale’de vaka sayısı bir haftada her yüz bin kişide 797, 34’ten 962,98’e yükseldi. Haftalık vaka sayısında Türkiye’de birinciliğe yükselen Çanakkale’de vaka sayıları, 8 Şubat’tan günümüze kadar 26 kat artış gösterdi. İllere göre Kovid-19 vaka sayısı her yüz bin kişide İstanbul’da 920,57, Ankara’da 534,14, İzmir’de 351,97 oldu.

Konuyla ilgili paylaşımda bulunan Fahrettin Koca: “İllerimizde bir haftada 100.000 nüfusa karşılık gelen vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini bulabilirsiniz. Kısıtlama ve tedbirler artış hızını düşürmeye başladı. Bu düşüşü hızlı ve kalıcı hale getirmek için birlik olalım” ifadelerini kullandı.

AFİŞ YASAĞI

Vaka artışlarının önlenmesi adına hükumetten etkili adımlar beklenirken Karaman Valiliğinden sonra dün de Edirne Valiliği ve Arnavutköy Kaymakamlığından koronavirüs önlemleri kapsamında afiş asma yasağı geldi. Edirne Valiliğinden konuya ilişkin gönderilen resmi yazıda “Valiliğimiz ve Kaymakamlıklarımızca düzenlenmesi uygun görülenler hariç olmak üzere siyasi parti, sendika. denek vb. sivil toplum kuruluşu binalarına, kendi bayrak, amblem ve logoları dışında her türlü afiş, pankart vb. malzemelerin asılması yasaklanmıştır” denildi.

Bu kapsamda SOL Parti’nin astığı “İstanbul Sözleşmesi” pankartı CHP’nin astığı “128 milyar dolar” pankartı polis tarafından indirildi.

AFİŞ POSTER STİCKER YASAK

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, İstanbul Arnavutköy’de bir ay eylem yasağı kararı alındı. Pandemi nedeniyle getirilen eylem yasakları arasında afiş ve poster asma ile sticker yapıştırma da yer aldı.

Arnavutköy Kaymakamlığı’nın 15 Nisan tarihinde, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesi ve 5442 sayılı il İdaresi Kanunu’nun 32/Ç Maddesine istinaden salgını gerekçe göstererek aldığı kararında söz konusu yasakların, ilçede bulunan meydan, cadde, sokak, yol, park gibi tüm umuma açık alanlarda geçerli olduğu ifade edildi.

Afiş yasağı sosyal medya dalga konusu oldu.

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Okumaya devam et

Gündem

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Malatya’dan Almanya’ya giden ve dönmeyen 43’ye gri pasaport temin ettiği iddia edilen Ersin Kilit, AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i işaret etti.

BOLD – Devlet garantili insan kaçakçılığı skandalında kilit isim olduğu iddia edilen Ersin Kilit’in adı, Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz’ın köşe yazısından sonra merak konusu oldu. Kişisel yaşamı hakkında, Almanya’da yaşaması dışında veri bulunmayan Kilit’in 2019 yılından bu yana ‘insan kaçakçılığı’ yaptığı ve kişi başı 7 bin 250 Euro karşılığında insanları Almanya’ya yerleştirdiği iddia ediliyor

Mega Kilit GMBTH adına çevre, eğitim ve kültürel inceleme gezisine katılan ve geri dönmeyen 43 kişiye gri pasaport sağladığı iddia edilen Ersin Kilit, Artı TV’de yayınlanan Ahmet Nesin ile Ustura programında konuştu.

KİMSE FATMA ŞAHİN’İ ARAŞTIRALIM DEMİYOR?

AKP’li Bingöl’ün Servi ilçesi eski Belediye Başkanı Ali Ayrancı’nın adı insan kaçakçılığı skandallıyla anılır oldu. Ahmet Nesin’in “Ali Ayrancı ile nasıl bir ilişki kurdun, daha önceden tanıyor muydun?” sorusuna Ersin Kilit “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i konuşmuyor” yanıtını verdi.

Konunun Ayrancı’dan ziyade Türkiye geneliyle alakalı olduğunu söyleyen Kilit: “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i araştıralım demiyor, eski bakan. Şu an mevcut Antep Belediye Başkanı. Ben bir vatandaş olarak kendi araştırmalarımla bir şeyler öğreniyorsam devlet her türlü öğrenebilir. Bunu öğrenmek istemiyorlar diye düşünüyorum. Resmi kurumlarda bu işi yapan valiler ve belediyeler aynı işlerine devam ediyor. Ama onlar gündemde değil, söz konusu olan Ersin Kilit. Siz resmi iş yaptınız da, Ersin Kilit size davetiye gönderince mi resmiyetsiz oluyor? Sizin göreviniz devam ediyor, neden Ersin Kilit’in hakkında soruşturma açıldı? Kimse bunu sormuyor” dedi.

İki vali yardımcısının görevden alınmasının göz boyama ve olayın üstünün kapatma çabası olduğunu iddia eden kilit: “Belediye başkan yardımcısını veya vali yardımcısını görevden alıyorsunuz neden valiyi görevden almıyorsunuz? İmzayı atan vali ve belediye başkanı, Ersin Kilit değil. Gazeteciler hep aynı şeyi söylüyor. Neden Ersin Kilit’in üzerinde duruyorsunuz? Belediye başkanı dün ‘vatandaşları gönderdik, karşılığında kamyon aldık’ dedi. Urfa Ceylanpınar Belediye Başkanı’nın açıklaması var. Bütün evraklarda valinin, belediyenin, belediye meclis üyelerinin imzası var. Hadi diyelim Ceylanpınar’da öyle, Diyarbakır, Urfa niye böyle? Antep’e ne oldu Fatma Şahin’in üzerinde neden durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

AKP’YE ZARAR GELMESİN ANLAYIŞI VAR

Kilit, AKP’li Ayrancı’yla ilişkisi için de şunları kaydetti: “Onların anlattıklarına göre bütün organizasyonu Ali Ayrancı yapmış. Ben Ali Ayrancı veya belediye ile arkadaşlar aracılığı ile tanıştım. Benden böyle bir istekleri oldu. Bizim kültürümüzde misafirperverlik var. Kimse kapımıza geldiği zaman biz sizi almıyoruz diyemeyiz. Benim yaptığım resmi işlemlerle ben gündemdeyim, ama onların yaptığı resmiyetlerle hiç biri gündemde değil. Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın imzası var ama neden onun adı geçmiyor? Çünkü AKP’ye zarar gelmesin, Ersin Kilit’e zarar gelsin anlayışı var.”

İNSANLARI KANDIRAMAZSINIZ

Kilit, konuşmasının devamında hakkında soruşturma ile ilgili: “Şu an elimize gelen resmi bir şey yok. Dün de gözaltına alındığım söylendi, diyecek bir şey bulamıyorum. Dün HaberTürk’te tartışma vardı Elazığ Belediye Başkanı’nın adı geçti hemen üzerini kapattılar. Konuyu değiştirdiler hemen. Neden Elazığ’ın, İzmir’in, Antalya’nın, Antep’in üzerinde durmuyorsunuz? Gelip gidip sürekli Ersin Kilit ve Yeşilyurt diyorsunuz, Ersin Kilit resmi boyutuyla bir davetiye gönderdi. Eğer onların yaptığı suçsa benimki de suç. Valilikler, belediye başkanları görevde olduğu sürece bana suç atılması göz boyamadır. Bu tür şeylerle insanları kandıramazsınız” diye konuştu.

Aileler yine iktidarın hedefinde

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0