Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Akşener: ABD, ‘IŞİD bitti’ diye mi Suriye’den çekiliyor, yoksa Erdoğan bu işin taşeronu mu oldu?

Meral Akşener, Donald Trump'ın ifadelerinin çelişkili olduğunu söyledi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Erdoğan Suriye’de IŞİD’in kalıntılarını yok edeceklerini söyledi.” sözlerine dikkat çekerek, “Trump’ın ifadeleri çelişkili. ABD, ‘IŞİD bitti’ diye mi Suriye’den çekiliyor, yoksa Erdoğan bu işin taşeronu mu oldu?” diye sordu.

Akşener bugün partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu.

“TÜRK HÜKÜMETİ NİYE SESSİZ?”

Burada hükümetin dış politikasına dair eleştirilerde bulunan Akşener, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Evangelos Apostolakis’in “Türkler kayalık adalarımıza çıkarsa, onları dümdüz ederiz. Hükümetimiz de aynı görüşte” ifadesine tepki gösterdi. Türk hükümetini bu açıklama karşısında sessiz kalmakla suçlayan Akşener, “Yunanistan’dan gelen tehdide sessiz kalan, milli duruştan bahsedemez.” dedi.

“YPG’YE VERDİĞİNİZ AĞIR SİLAHLARI ALIN DA GİDİN”

Akşener, daha sonra ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa süreli aralıklarla yaptığı, “IŞİD’e karşı tarihi zaferlerden sonra, askerlerimizin eve dönme zamanı geldi.”, “Erdoğan, Suriye’de IŞİD kalıntılarını yok edeceklerini söyledi.” açıklamalarını hatırlattı.

“Amerika ‘IŞİD bitti’ diye mi Suriye’den çekiliyor, yoksa Erdoğan bu işin taşeronu mu oldu?” diye soran Akşener, ABD yönetimine yaptığı çağrıda şu ifadeyi kullandı: “Gidiyorsunuz güle güle, fakat giderken PKK/YPG’ye verdiğiniz ağır silahları alın da gidin.”

Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bütçeyi basit bir gelir gider tablosu olarak düşünmemizi istiyorlar. Bütçe öncelikle siyasi bir belgedir. 2019 bütçesinde ne kadar para ayrıldı? Tam 117 milyar lira. Peki bu israf değil mi? Faize 117 milyar lira ama yatırıma bunun ancak yarısı ayrılmış.

Hazine garantileri var. Yatmayan hastalar için 3,7 milyar lira ödenek demek. 3,7 milyar lira birilerinin cebine girecek demek. 6,2 milyar lirayı kodamanların cebine koymak yerine gel emeklilikte yaşa takılanların sorununu halledelim. İsteyince 785 bin tane nasıl ev sahibi yapılıyor, çiftçiye mazot 1,5 TL den nasıl verilebiliyor?

Damada teslim edersen milletin parası çarçur olur. İsyanımız millet istediğinde bütçesinde akrep olanlardır. Türkiye değil, enflasyon uçtu. Dolar 5,30 lira. Hanginizin cebine ayda 11 bin lira giriyor?

“2 BİN TL’LİK ASGARİ ÜCRETE BİLE DİRENİYORLAR”

Geçtim 11 bin lirayı, 2 bin liralık asgari ücrete bile direniyorlar. Siyasetçinin dert etmesi gereken, kendi cebindeki değil, vatandaşın cebinde para olup olmadığıdır. Siyaset milletin cebinde para olsun, refahı yükselsin diye yapılır. Mesele pervasızlık. Önce millet deyin. Önce milletin parasını düşün. Yoksa size zehir zıkkım olur. Biz krizin atlatılması için her türlü desteği vermeye hazırız.

Bütün partiler bir araya gelelim krizi çözelim diyoruz. Biz damatla çözeriz diyorlar. Biz milletin ekmeğinin derdindeyken onlar tutturmuş sarı yelek. Mutfakta yangın var yangın. Sarı yelek muhabbeti işi çözmüyor. Kimsenin sokağa çıkmaya derdi yok. Çok istiyorsanız giyin birer sarı yelek siz çıkın. Ne yaparsanız yapın, bizi birbirimize düşüremezsiniz!

Siyasi ihtilaflar düşmanlık sebebi değildir. İhtilaflar bazen rahmet meselesidir. Kardeş olduğumuzu unutmayın. Siyaset gelir geçer ama millet bakidir. Biz iyilik ve doğruluktan vazgeçmeyeceğiz. İyi Parti’nin adayları dedikodu yapmayacak. Devletin dini adalettir.

Adalet yoksa açlık vardır, adalet yoksa rüşvet vardır, adalet yoksa yarına güven yoktur. Biz ülkemizin evlatlarının yarınlara güvenmesini sağlayacağız. Milletimizi yordular. Onun için yeter artık diyoruz. Yetti artık diyoruz. Bakın borç bitti diyor. Borçlar iki katına çıkmış. IMF’ye ödenen sadece 23 milyar dolar. Bu 23 milyar doları da kendileri kullandılar.

İşsiz gencimize mi hizmet, fileyi dolduramayan ev hanımına mı hizmet? Vatandaşlar, kobiler borç batağında. Naylon poşeti 25 kuruşa satmaya başlıyorlar. O 25 kuruşun 15’ini bakanlık alıyor. Soğan bile alamaz hale geldik.

Keşke akıl ve vicdan da para ile satılsaydı da onları da ithal etseydiniz. Yakın zamanda askerlik ile ilgili bir düzenleme yaptılar.

“PARA TOPLAYABİLMEK İÇİN APAR TOPAR BİR İŞE GİRİŞTİLER”

Para toplayabilmek için apar topar bir işe giriştiler. Meclis’te bir kanun teklifimiz var. Tek tip askerlik önerimiz var. Her Türk genci 3 ay askerlik eğitimi alacak, kalan 6 ayda da asgari ücret verelim. Eğer asgari ücreti almak istemezse 6 ay boyunca devlete ödesin ve askerlik görevini tamamlasın.

Doğu Türkistan’da camiler yıkılıyor. İsyan ediyorum! Milyonlarca Türk arındırma kamplarında. Ama devletimizi yönetenlerden ses yok. O annelerin babaların gözyaşları bizim kanayan yaramız. 4 milyon Suriyeliyi Türkiye’ye pasaportla mı aldınız? Soruşturarak mı aldınız?”

Trump: Erdoğan, Suriye’de IŞİD’den geriye ne kaldıysa yok edeceğini söyledi

Gündem

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

OHAL döneminde ilan edilen KHK’larla işlerini kaybeden Esra Çapar ve Cennet Kılınç adlı İzmirli 2 kadın öğretmen, iş bulamayınca badana boya işine girdi.

BOLD – 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’lar yüzünden on binlerce insan işsiz kaldı. Ailelerini geçindirmek zorunda olan KHK’lılara yapılan zulümler bununla da bitmedi. Bankalara gelen havalelerini bile çekemeyen KHK’lar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına da işlenen KHK’lı olduklarına dair bilgi notu yüzünden iş bile bulmakta zorlandı.

Tüm bunlara rağmen KHK zulmüyle ezilenler bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’de ihraç edilen ve iş bulamayan öğretmen Esra Çapar ve Cennet Kılınç, badana işine girdi. Yoğun beden gücü isteyen boya ve badana işlerini başarıyla yapan KHK’lı öğretmenler kendilerine “Badanacı Ablalar” adlı bir de sosyal medya hesabı açtı.

Yaşadıklarını KHK TV’den Sedat Gülkaya’ya anlatan Çapar ve Kılınç “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden olduk. Hayatta kalmak için dışarıda iş aradık ancak KHK’lı olduğumuz için bize iş vermediler. Biz de birlikte boya badana işi yapmaya başladık” dedi.

HERKES BENİ SUÇLU GÖRÜYORDU

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan ve 12 senedir Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu Kuran kursu öğreticiliği yaparken işine son verilen 38 yaşındaki Esra Çapar ‘Badanacı ablalar’ fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Çocukları ile yalnız yaşayan bir anne olarak çok zorluklar yaşadım. Görevimden ihraç edildiğim için iş başvurusu yaptığım herkes beni suçlu olarak görüyordu ve işe almak istemiyorlardı. Bizler ihraç edildikten sonra suçsuz olmamıza rağmen toplumdan dışlandık. Başvurduğumuz işlere alınmadık. Ama çalışmamız ve bakmamız gereken çocuklarımız vardı bu yüzden de hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıydık. Sonrasında Cennet hocamla tanıştık. Aramızda böyle bir fikir çıktı ve biz bu işi yaparız dedik. ‘Badanacı Ablalar’ böyle ortaya çıkan bir iş oldu bizim için”

“SUÇSUZ YERE HAPİS YATTIM”

17 yıllık öğretmenlik görevinden KHK ile ihraç edilen 45 yaşındaki Cennet Kılınç da şunları kaydetti: “Başkalarının ‘Takipsizlik’ aldığı nedenlerle ben 2 yıl tutukluluk süresi geçirdim. Örgüt yöneticiliği suçlaması ile başlayan davam örgüt üyeliğine indirildi. Sonrasında ise istinaf mahkemesi kararı ile başta 7.5 yıl olan cezam, sadece yardım ve yataklık denilerek 2 yıl 1 aya indirildi. Benim hiçbir terör örgütüyle bir bağlantım yok. Ben şimdi bu 2 yıla da suçsuz yere hapis yattığım için itiraz ettim ve süreç halen daha devam ediyor.”

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

 

Okumaya devam et

Gündem

İBB’den Çamlı’yı kızdıracak uyarı: Restorasyon yapın ama Sultanın ardına babanızın adını eklemeyin!

AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı’nın restore ettirdiği tarihi çeşmedeki Sultan I. Mahmud’un kitabesine babası Zeki Çamlı’nın adını ekletmesine İBB’den tepki geldi.

BOLD – Osmanlı Sultanı I. Mahmud tarafından 1748 yılında yaptırılan Fatih’de bulunan Vezir Çeşmesi, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı tarafından restore ettirildi.

Tarihi çeşmenin yenilenen kitabesinde ise bir skandala imza atıldığı ortaya çıktı. Çamlı’nın, Osmanlı padişahı I. Mahmud’un isminin yanına babası Zeki Ahmed Çamlı’nın ismini eklettiği ortaya çıktı. Restorasyon sırasında kitabenin 8. sütununa ‘Sahibül hayrat merhum Zeki Ahmed Çamlı’ yazıldığı öğrenildi.

BABANIZIN ADINI YAZAMAZSINIZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) skandal restorasyona tepki geldi. Kültür Varlıklarından sorumlu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, konuyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Hangi sosyal statüde olursanız olun tarihi eserlerin imitasyonunu yapmak, kitabesine babamızın adını yazma hakkı vermiyor bize. Hele adını sultandan sonra yazdırmak Osmanlı devrinde olsa infial olurdu. Öyle olsa her restorasyonda Süleymaniye kitabesi okunmaz hale gelirdi. 2018’de tamamlanmış, 1. Mahmud Çeşmesi kitabesi içeriğinin değiştirilmesi ve eklemeler yapılması; Orjinalinde “Ayn-ı dilcûy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” şeklinde biten kitabeye ekleme yapıp “Sahibü’l hayrat merhum Ahmed Zeki Çamlı ruhiçün el fatiha” Şeklinde bitirilmesi! Eğer çalışma tarihi eser restorasyonuysa kitabesinin değiştirilmesi gerekiyor, bölge koruma kurulunun onaylı projesi niye ihlal edildiğinin uygulama sahibi ve kurumuna sorulması gerekiyor. Restorasyon yapmayın demiyoruz yapın ama sultanın adı ardına babanızın adını eklemeyin!”

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir salgında 3. dalgayı yaşıyor

Bilim Kurulu toplantısı sonrası en çok vaka artışının yaşandığı illeri sıralayan Bakan Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi.

BOLD – Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bakan Koca, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek önemli açıklamalarda bulundu. Koca, koronavirüs vaka sayısında 4 ile dikkat çekti.

Semptom göstermeyen pozitif vaka sayılarının da yeni hasta sayılarıyla birlikte açıklanacağını söyleyen Koca, en çok vaka artışının yaşandığı illeri de sıraladı.

İŞTE O İLLER

Bakan Koca yaptığı açıklamada, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi. Koca açıklamasının devamında koronavirüs vaka sayısında yüzde 50’yi aşan 15 il olduğunu belirterek “Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale’de yüzde 50 ile yüzde 100 arasında artışlar oldu” dedi.

Sağlık Bakanlığı vaka sayısı inadından vazgeçti: 28 bin 351 yeni vaka tespit edildiği açıklandı

Okumaya devam et

Popular