Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

2018’de baskı sonucu ölen ya da öldürülen Hizmet Hareketi gönüllüleri

Gülen Cemaati'ne yönelik baskı, zulüm ve işkence nedeniyle onlarca insan hayatını kaybetti.

2018 yılı pek çok Hizmet Hareketi mensubunun işkence ile ya da Meriç Nehri ile Ege Denizi’nde boğularak can verdiği yıl oldu.

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, 2018’in son gününe gelinirken, yıl içinde Hizmet Hareketi’ne yönelik sürdürülen baskının sebep olduğu can kayıplarına dikkat çekti.

2018’de Hizmet Hareketi’ne yönelik gerçekleşen ve can kaybına sebep olan insan hakları ihlalleri şöyle:

*Bekir ve Fatma Görmez çifti Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduruydu. Baba tutuklandı. 14 yaşındaki oğlu Berk ağır hastaydı. Berk baba hasretiyle hayata gözlerini yumdu.

Baba Bekir Görmez oğlunun cenazesine elleri kelepçeli getirildi. Dua ederken bile kelepçesi çözülmedi.

*Zabıt Katibi Mesut Dinç, 15 Temmuz sonrası gözaltına alındı ve tutuklandı. Cezaevinden çıkarıldıktan sonra işsiz kalan Dinç, MS hastalığına yakalandı ve hayatını kaybetti.

*42 yaşındaki emniyet müdürü Ali Ünlü, KHK ile atıldıktan sonra Almanya’ya iltica etti. Ünlü, Stuttgart’ta kaldığı kampta kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

*Diyarbakırlı iş adamı Vahyettin Bayat, tutuklu bulunduğu Diyarbakır Cezaevi’nde kalp krizi geçirip hayatını kaybetti.

*Doç. Dr. Ahmet Turan Özcerit, KHK ile işinden atıldı ve ardından tutuklandı. Kanser hastası olmasına rağmen tedavi için tahliye edilmedi. Tahliye edildiğinde çok geç kalındı ve hayatını kaybetti.

*KHK cinneti. Eşi Gülen Cemaati soruşturmalarından tutuklanan Seher Baş, yüzde 99 engelli oğlu Eyüp Öztürk’ü vurduktan sonra intihar etti.

*Öldükten sonra mesleğe iade. İşkence ile öldürülen Gökhan Açıkkollu, 2018’in ilk aylarında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından görevine iade edildi.

Bakanlık, Gökhan Açıkkollu’nun masum olduğuna ölümünden sonra karar verdi.

*Oğullarını Mardin’deki cezaevinde ziyaret sonrası dönüş yolunda Aydın ailesi kaza yaptı. Öğretmen Burak Aydın, cezaevinden aldığı bir günlük izinle ailesinin mezarlarını ziyaret edebildi.

*Haklarındaki yakalama kararları ve yaşadıkları uzun tutukluluklar nedeniyle Meriç üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışan Abdürrezzak ve Doğan ailesinin bindiği bot iki aile de yok oldu.

*38 yaşındaki bilgisayar öğretmeni Mehmet Koşar, Hizmet Hareketi üyesi olduğu iddiası ile tutuklandı, hapis yattı. Tahliye edildikten sonra bunalımdan çıkamadı ve intihar etti.

*Elazığ’ın tanınan eğitimcilerinden Cemal Gürer, tutuklu bulunduğu cezaevinde kansere yakalandı ve hayatını kaybetti.

*3 çocuk annesi Esma Uludağ, Meriç’i geçip Yunanistan’a gitmişti. Başarıları ile bilinen Esma Uludağ maruz kaldığı acılara daha fazla dayanamadı ve Yunanistan’da geçirdiği beyin kanaması sonrası hayatını kaybetti.

*Seyahat yasağı sebebiyle hayatlarını kaybeden çocuklara rağmen AKP rejimi yasağı sürdürüyor. 4 yaşındaki Arin, ailesinin pasaport yasağı nedeniyle Almanya’ya tedaviye gidemedi.

*İzmirli iş adamlarından Ali Hocaoğlu,  bir yıl tutuklu kaldı ve kansere yakalandı. Tedavi sürecinde gecikildi, adli kontrolle tahliye edildi ama hayatını kaybetti.

*KHK ile öğretmenlikten ihraç edilen Öğretmen Hatice Ezgi Orçan kansere yakalandı. 3 çocuk annesi Orçan işsizlikle mücadele ederken kanser ilerledi ve kurtarılamadı.

*Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni birincilikle bitiren ve Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) Türkiye üçüncüsü olan doktor İbrahim Halil Özyavuz, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde ölü bulundu.

Ailesine “intihar etti” denildi, fakat vücudunda işkence izleri vardı.

*KHK ile ihraç edilen öğretmen Mehmet Çelik kansere yakalandı. Yakalama kararı olduğu için tedavisi gecikti ve hayatını kaybetti. Eşi Esra Çelik cenazede gözaltına alındı, çocukları ortada bırakıldı.

*3 ay tutuklu kalan 42 yaşındaki emniyet müdürü İsmail Ülker’in tedavisine ve tahliyesine uzun süre izin verilmedi. Sağlık kurulu raporuna rağmen tahliye edilmeyen Ülker, ölümünden kısa süre önce serbest bırakıldı.

*KHK ile işini kaybeden Kur’an kursu öğretmeni Rukiye Öztürk’ün kendisi gibi öğretmen olan eşi de tutuklandı. Beyninde tümör çıkan Öztürk hayatını kaybetti.

*Cadı avından kaçmak isteyen ve öğretmen olan Akçabay ailesini taşıyan bot Meriç’te alabora oldu. Anne Hatice Akçabay ve üç çocuğu Meriç’in azgın sularında can verdi.

*Selman Aşçı, legal bir derneğe üye olduğu için tutuklandı, bağırsakları patladıktan on gün sonra hastaneye götürüldü ve 32 yaşında hayatını kaybetti.

*Eşleri tutuklu KHK’lı aileler için içli köfte yapıp satan İngilizce öğretmeni Halime Gülsu, “terör” suçlamasıyla tutuklandı.

Hastalığına rağmen ilaçları verilmedi. Revire çıkartılmadı. Halime Öğretmen herkesin gözü önünde hayatını kaybetti.

*Kur’an kursu öğretmeni Nesrin Gençosman Ordu’da tutuklandı. Daha ilk mahkemesine bile çıkmadan cezaevinde zatüre mikrobu kaptı.

Hafta sonu diye revir ilaçlarını vermedi ve komaya girdi. Hastaneye kaldırıldı ama çok geçti. 30 yaşındaki Nesrin Hoca hayatını kaybetti.

*Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ankara İstihbarat Eski Şube Müdürü Zeki Güven işkence ile öldürüldü. Sapasağlam girdiği cezaevinden kısa süre sonra cansız bedeni çıktı.

*Deniz Hakan Şen mide kanseriydi. 85 kilodan 50 kiloya düşmüştü, tutukluydu, 45 dilekçe verdi, 60 gün sonra doktora gidebildi, fakat çok geçti. 42 yaşında hayata gözlerini kapadı.

*33 yaşındaki polis memuru Kadir Eyce cezaevinde kanser oldu. Tedavisine izin verilmedi. Adeta eridikten sonra hastaneye çıkışına izin verildi ancak kurtarılamadı.

*Türkiye’de 2018 yılı itibarıyla 743 bebek cezaevinde.

*Beyin kanseri olan Furkan (12) tedavi için yurt dışına gidecekti. Ancak anne ve babasının pasaportuna havalimanında el konuldu. Tedaviye gidemeyen Furkan’ın hastalığı ilerledi.

Önce yüzünün bir tarafı felç oldu. Sonra hastalık gözüne sıçradı ve hayatını kaybetti.

*Evren Civelek. Annesini, iki çocuğunu ve kayınpederini açık görüş sonrası dönüş yolunda trafik kazasında kaybeden tutuklu öğretmenin eşinin beli ve göğüs kafesi kırıldı, baba Civelek tahliye edilmedi, hala hücrede tutuluyor.

*Antalya’da tutuklu Engin Öztürk’ün 34 yaşındaki yabancı uyruklu eşi Rana Öztürk, eşinin zulüm görmesine dayanamayıp kalp krizi geçirdi ve geride 3 yetim bırakarak vefat etti.

Rana Öztürk’ün, organlarını Türk halkına bağışladığı ortaya çıktı.

*Gördükleri baskılara dayanamayıp Ege Denizi üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışanları taşıyan bot alabora oldu. Yürekleri sızlatan faciada 3’ü bebek 6 kişi hayatını kaybetti.

Türkiye’de medya, bebekleri “terörist” diye haber yaptı.  Gökhan, Burhan ve Nurbanu Yeni için Bursa Büyükşehir Belediyesi ise cenaze aracı vermedi.

*Meriç Nehri’nden geçerek Atina’ya gelen Ankara Samanyolu Cemal Şaşmaz Kız Lisesi Müdürü Halil Dinç, 45 yaşında Yunanistan’da geçirdiği kalp krizinin ardından hayatını kaybetti.

Geride iki çocuk bırakan Dinç, edebiyatçı kimliğiyle biliniyordu ve Atina’dayken, Meriç’ten geçenlere atıf yapan bir şiir yazmıştı. Halil Dinç’in cenazesi için Vakfıkebir müftüsü sala okutmadı, cenazesi için imam vermedi.

GERGERLİOĞLU: VAKFIKEBİR MÜFTÜSÜ İMAM VERMEMİŞ

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve insan hakları aktivisti Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Yunanistan’da ölen Halil Dinç’in cenazesi için Vakfıkebir müftüsü imam vermemiş, sela okutmamış. Gerekçe herhalde mülteci ise vatan haini vb. Öldükten sonra kişi eğer Müslüman ise hiç kimsenin müftü de olsa bir Müslümanın cenazesine bunu yapmaya hakkı yoktu. Emeviler de böyleydi.” dedi.

*Zonguldak’ta tutuklu KHK mağduru akademisyen Taha Aslan’ı cezaevinde ziyarete giden aile trafik kazası geçirdi.

Kazada Aslan’ın anneanne ve dedesi vefat etti, dayısı, eşi ve çocuğu dahil dört kişi yaralandı.

Gündem

Göcek’te sessiz sedasız satılan limana orman arazisinden yol izni davalık oldu

Tatil beldesi Göcek’te karayoluyla bağlantısı olmayan  3. derece doğal sit alanında bulunan liman, sessiz sedasız 42 milyon liraya Nur Çetin Taşkent’in Mavi Göcek şirketine satıldı. Satışın ardından şirkete limana orman arazisinden geçiş izni verildi. Tepki çeken geçiş izni sonrası kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle ihaleye itiraz edildi.

BOLD – Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Göcek’te, 3. derece doğal sit alanında bulunan liman ve iskelenin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından sessiz sedasız satıldığı ortaya çıktı. İhale sürecinde Hazine zararı oluştuğu iddiasıyla ÖİB’ye iptal başvurusu yapıldı.

42 MİLYON LİRA BEDELLE SATILDI

Cumhuriyet’in haberine göre, Göcek’te marinaların bulunduğu Seka iskelesi Sümerbank’a aitti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sümerbank’ın özelleştirilmesinin ardından liman ve iskeleyi 2019’da ihaleyle satışa çıkardı. Karayoluyla bağlantısı olmayan iskele ve liman için açılan ihaleyi, 42 milyon lira bedelle Nur Çetin Taşkent kazandı. Liman ve iskelenin yakınında bulunan Dalaman Seka Kâğıt Fabrikası ise 2001 yılında MOPAK Kâğıt Karton şirketine satıldı. Bu satışla birlikte söz konusu liman ve iskelenin hemen arkasında bulunan 20 bin 510 metrekarelik orman sahası da 2031 yılına kadar MOPAK’a tahsis edildi.

GEÇİŞ İZHİ VERİLMESİ TEPKİ ÇEKTİ

Liman ve iskelenin özelleştirilmesinin ardından ortaya bu kez de geçiş krizi çıktı. Karayoluyla bağlantısı olmayan iskele ve limanı alan Taşkent’in sahibi olduğu şirkete, Göcek Orman İşletme Müdürlüğü tarafından MOPAK’a tahsis edilen araziden geçiş izni verildi. Bunun üzerine, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na başvuran MOPAK, “yol izniyle ilgili kendilerine bildirimde bulunulmadığını, kendilerine tahsisli arazinin bir kısmının Taşkent’in sahibi olduğu Mavi Göcek şirketine teslim edildiğini” belirtti. MOPAK’ın başvurusunda “Yola bağlantı kurulmasının kamu yararı ile bir ilgisi olmayıp, konu tamamen ticari faaliyetle ilgilidir” ifadeleri kullanıldı.

GEÇİŞ İZNİ OLSA FİYAT YÜKSELİRDİ

İhale açıldığında liman ve iskelenin karayoluyla bağlantısı olmadığının bilindiğine dikkat çekilen MOPAK’ın dilekçesinde, “İhaleye katılan tüm katılımcılar da parselin yola bağlantısının olmadığını göz önünde bulundurarak fiyat belirlemişler ve teklif sunmuşlardır. Yola bağlantı sağlanabileceği, buna izin verilebileceği ihale öncesi bilinseydi, katılımcıların ihalede daha yüksek fiyat teklifi sunmaları söz konusu olurdu. Verilen yol izni ile taşınmazını şartnamedeki durumu değişmiş ve değeri ihalede belirlenen 42 milyon liranın çok daha üzerine çıkmıştır. Bu durum ihaleye katılan diğer katılımcıların haklarını zedelemiş hem de ülkemizi kaynaklarının daha düşük bedel ile özelleştirilmesi sebebiyle Hazine zararı oluşmuştur” denildi.

 

Yeni videoda Peker’in hedefinde yine Soylu var: Sen benim jokerimdin

Okumaya devam et

Gündem

Bakanlıktan genelge: AVM’ler açılacak restoranlar sadece paket servis yapabilecek

17 günlük tam kapanma yasaklarının ardından İçişleri Bakanlığı, “kademeli normalleşme” genelgesi yayınlandı. 1 Haziran Salı gününe kadar 21:00-05:00, hafta sonları ise cuma gününden pazartesine kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacak. AVM’ler hafta içi açık olacak, restoranlar ise gel al paket servis hizmeti verebilecek.

BOLD – Koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan 17 günlük kısıtlamalar pazartesi sabah 05:00’de son bulacak. İçişleri Bakanlığı, valiliklere “Kademeli Normalleşme Tedbirleri” başlıklı genelgeyle yeni kısıtlamaları duyurdu.

Genelgeye göre, 17 Mayıs Pazartesi saat 05.00’ten 1 Haziran Salı günü saat 05.00’e kadar kademeli normalleşme dönemi tedbirleri uygulanacak. Bu döneminde hafta içi 21.00-05.00, hafta sonları ise cuma 21.00’den pazartesi 05.00’e kadar sokağa çıkma kısıtlaması olacak.

Bu dönemde, 65 yaş ve üzeri kişilerden iki doz Kovid-19 aşısını yaptırmış olanlar ile 18 yaş altındakiler için sokağa çıkma kısıtlaması olmayacak. Kovid-19 aşısı olmayan 65 yaş ve üzeri kişilerin sadece hafta içi 10.00-14.00 arasında sokağa çıkmasına izin verilecek.

65 yaş ve üzeri ile 18 yaş altındakilerin şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanmalarına müsaade edilmeyecek. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayan süre ve günlerde şehirlerarası seyahat serbest olacak.

RESTORANLAR PAKET SERVİS HİZMETİ VERECEK

Restoran ve lokantalar hafta içi 07.00-20.00 arasında gel-al ve paket servis, 20.00-24.00 arasında ise sadece paket servis olarak hizmet verecek. Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebilecek.

TATİLE GİDENE YASAK YOK

Bu dönemde 17 Mayıs-1 Haziran arasında, kahvehane, çay bahçesi, sinema salonu, halı saha, internet kafe, yüzme havuzu ve spor salonları kapalı kalmaya devam edecek. Konaklama tesislerinden yapılan ve ödemesi gerçekleştirilmiş rezervasyonu bulunan kişilerin şehirlerarası seyahat ve sokağa çıkma kısıtlamalarından muaf olacak.

AVM’LER HAFTA İÇİ AÇIK OLACAK

Alışveriş merkezleri hafta içi 10.00-20.00 arasında faaliyet gösterebilecek, hafta sonları kapalı olacak. Pazaryerleri hafta içi günlerde 07.00-19.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. Hafta sonları ise pazaryerlerinin kurulmasına izin verilmeyecek.

DÜĞÜN VE NİŞAN YASAĞI SÜRECEK

Kamu kurum ve kuruluşlarında esnek çalışma usulleri uygulanmaya devam edilecek, mesai saatleri 10.00-16.00 olarak uygulanacak. Evlendirme işlemleri yapılabilecek ancak nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler ile nişan ve kına gibi etkinlikler düzenlenemeyecek. Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi ve çocukevleri gibi yerlerdeki ziyaretçi kısıtlaması 1 Haziran’a kadar sürecek.

HAFTA SONU MARKETLERDE ÜRÜN KISITLAMASI

Zincir ve süper marketler dahil olmak üzere marketlerde elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, alkol, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye vb. ürünlerin satışına tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan hafta sonlarında izin verilmeyecek.

OKULLARIN DURUMUN MEB DUYURACAK

Halihazırda faaliyetlerine devam etmekte olan kreşlerle birlikte kademeli normalleşme döneminde anaokulları da faaliyetlerine devam edecek. Diğer tüm okul ve sınıf seviyeleri için Milli Eğitim Bakanlığı’nın duyurulduğu şekilde uygulama sürdürülecek.

Tam kapanmada AKP’liler “lebalep” bayram ziyareti yaptı

Okumaya devam et

Gündem

Yeni videoda Peker’in hedefinde yine Soylu var: Sen benim jokerimdin

Beşinci videosunu yayınlayan suç örgütü lideri Sedat Peker’in hedefinde yine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu var. Peker Soylu için “Sen benim dönüş biletimdin, her hafta canını yakacağım. Sen benim bütün bahislerimi üzerinde oynadığım jokerdin” dedi.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, ifşalarda bulunduğu yeni videosunu yayınladı. “Her günahın bir intikam meleği olur” başlığıyla yayınladığı videoda Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik sert eleştirilerine devam etti. Peker’in Soylu için “Sen benim dönüş biletimdin” demesi dikkat çekti.

EVİNİN BASILMASINDA AĞAR DETAYI

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, YouTube üzerinden beşinci videoyu yayınladı. Peker, daha önce videolarda dile getirdiği iddialarını bir savcının en fazla bir hafta içinde doğrulama imkanı olduğunu söyledi. Peker, Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu ile ilgili iddiaların bir savcının kişinin kısa sürede doğrulama imkanına sahip olduğunu belirtti. Peker, eşi ve çocuklarına silah doğrultan kişinin Mehmet Ağar’ın özel kalem müdürlüğünden emekli olan kişinin çalışma arkadaşı olduğunu iddia etti.

SAVCILIKLAR AĞAR VE SOYLU’NUN ADAMLARIYLA DOLDURULDU

Peker, 15 Temmuz sonrasında KHK ile ihraç edilen savcıların yerlerine Mehmet Ağar ve Süleyman Soylu kontenjanından sokulan avukatların olduğuna işaret ederek, “Avukatlıktan savcılığa geçenlerin örgütlü suçlara yönlendirilmeleri kafa karıştırıcı” dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine “Kaçma fare gibi adalete sığın” dediğine ifade eden Peker, “Senin tayin ettirdiğin savcıya, hakime değil mi? Senin bakan olduğun içişleri bakanlığına geleyim değil mi temiz Sülü. Çok eğleneceğiz. Akıl dışı şeyler yaşadık” dedi.

SOYLU’YA O AKLI VERENİ BİLİYORUM

Süleyman Soylu’yu hedef almaya devam edene Soylu, “Bizim temiz sülü, tertemiz sülü, aslan sülü, kaplan sülü yardırmış böyle. Açıklama yapmış ama nasıl bir açıklama, insanın akıl sağlığını bozacak. Ama ona o aklı vereni biliyorum, tahmin ediyorum” dedi. Meclis’te konunun gündeme geleceğini hatırlatan Peker, “Yav pazartesi günü Meclis açılıyor. Sen oradaki insanların eline bu sermayeyi verdin, sana ne diyecekler? Temiz Sülüman, Semiz sülüman. Yazık ya, vallahi yazık. Hile için ayırdığın beynini devlet için ayırsaydın belki de kaç tane insanın intihar etmesine engel olacak başarıyı gösterirdin” dedi.

SEN BENİM BAHİSLERİMİ ÜZERİNE OYNADIĞIM JOKERDİN

Süleyman Soylu’nun beklentilerini boşa çıkardığını ifade eden Peker, “Şimdi diyor ya kanıtlasınlar idam edecem. Bak büyük konuşma. Yavaş yavaş, parça parça yapacağım. Her hafta canını bir kere yakacağım. Öyle ya sen benim dönüş biletimdin, sen benim bütün bahislerimi üzerine oynadığım jokerdin. Bizi yaktın sülü. Görüşeceğiz ama” diye konuştu.

DANIŞMANIN 1 MİLYON 600 BİN LİRALIK ARABAYA BİNİYOR

Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı olduğunu iddia ettiği Ali Faik Hocaoğlu’nun lüks aracı ve Trabzon’da yaptırdığı milyonluk evi de anlattı. Peker, “Bizim bu arkadaşımızın Ali Faik Hocaoğlu diye bir danışmanı var. Bu arkadaş 1 milyon 600 bin liralık arabaya biniyor. Danışman maaşları kaç lira? Benim bildiğim 10 bin lira bile yok. Trabzon’da 5 milyona ev yaptırıyor. Eee Danışmanın böyle zengin…” dedi.

SADIK SOYLU, ÇEVRE BAKANLIĞINI GÜNDE KÇA KERE ARIYOR

Süleyman Soylu’nun akrabası olduğunu iddia ettiği Sadık Soylu’nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığından çıkmadığını söyleyen Sedat Peker, “Bir de bunun bir akrabası var Sadık Soylu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan hiç çıkmaz. Ama hiç. Bu adamın orda bir bürokratlık görevi yok. Hani delil soruyorlar ya, Sadık Soylu’nun telefonundan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki bürokratlar günde kaç kere aranıyor bakın kardeşim. Ondan büyük delil mi olur ya? Orada bir görevi yok, nasıl oluyor da orada imar geliştirmelerin hepsi onun elinden geçiyor?” ifadelerini kullandı.

5 TON KOKAİN NEDEN ARAŞTIRLMADI?

Kolombiya’da yakalanan ancak Türkiye’de gündeme gelmeyen 5 tonluk kokoine de değinen Peker, “Kolombiya’da yüklenen kokainin açık kaynaklardan bile İzmir limanında bir kimya şirketine geldiği ortada iken Kolombiya Milli Savunma Bakanı, organize suçlar daire başkanı ve diğer yetkililer basın önünde açıklamışken bu ihbar kabul edilerek, Kolombiya şirketinden yazı gelmese bile bu şirketle ilgili çalışma yapılmış mı?” diye sordu.

SURİYE SİLAHLARINI DA KONUŞACAĞIZ NELER NELER ALAN VAR

Suriye’ye giden silahlarla ilgili de konuşacağını söyleyen Peker, şunları söyledi: “Biz o ülkenin ağacına aşığız. O ülkenin bir ağacını kesecek olanın canını çıkarırız. Halkın gözünde bizi düşürmek istedikleri duruma bak. Zengin ülke. Siz beni ne duruma düşürdünüz. Suriye silahlarını da konuşacağız. İş neden böyle oldu diye soruyorsunuz ya kardeşlerim. Suriye’de büyük sorun ama namussuzların dediği gibi değil. Orada para almışım. Siz namussuzsunuz, kansızsınız. Bunu diyen kahpedir. Ama alanlar var. Hem de neler neler alan var. Hepsini konuşacağız.”

 

 

İstanbullu köprüde dev Beşiktaş bayrağı yerine “128 milyar dolar nerede?” pankartı gördü

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0