Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Görev süreleri uzatılan YSK üyeleri: Sürgündeki tutuklu oy kullanamayacak

AKP tarafından görev süreleri bir yıl uzatılan Yüksek Seçim Kurulu üyeleri, seçmen kütüğünün bulunduğu ilden başka cezaevine gönderilen taksirli suçlardan hükümlü ve tutukluların oy kullanma hakkını elinden aldı.

GÖREV SÜRELERİ BİR YIL UZATILMIŞTI

TBMM’den muhalefetin eleştirilerine rağmen geçirilen torba yasa ile, YSK başkanın da aralarında bulunduğu 5 üyenin görev süreleri bir yıl daha uzatılmıştı. İşte o üyelerin ilk icraatı AKP’ye en az oyun çıktığı yerlerden olan cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin oy kullanma haklarını ellerinden almak oldu.

KARAR RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, yerel seçimlerde seçmen kütüğünün bulunduğu ilde bulunurken başka bir şehre sürgün gönderilen tutuklular ile taksirli suçlardan hüküm giyen binlerce kişi oy kullanamayacak.

3 ÜYE KARAR İTİRAZ ETTİ

Karara, YSK Başkan Vekili Erhan Çiftçi ile üyeler Kürşat Hamurcu ve Cengiz Topaktaş itiraz etti. İtirazda, bu kişilerin kalacakları cezaevlerinin Adalet Bakanlığı’nın idari kararıyla belirlendiğini vurgulandı. “Bu durum, anayasa tarafından güvence altına alınmış ve bir temel hak olarak düzenlenmiş bulunan seçmen hakkının özüne müdahale anlamı taşıyacaktır” denildi.

SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA SAHİPLER

Karara itiraz eden üyelerin karşı oy yazısında, “Anayasa ve yasal düzenlemelerde kimlerin seçmen olamayacağı ve seçimlerde oy kullanamayacakları açıkça belirlenmiştir. Haklarında TCK’nin 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanma imkanı olmayan taksirli suçlardan hüküm giyenler ile tutuklular, seçme ve seçilme haklarına sahiptirler. Taksirli suçlardan hüküm giyenler ile tutuklular, bulunacakları ceza infaz kurumlarını kendileri belirleme imkanına sahip değillerdir.

KALACAĞI YERİ BAKANLIK BELİRLİYOR

Kalacakları ceza infaz kurumları, Adalet Bakanlığı’nın idari kararı ile belirlenmektedir. Taksirli suçlardan hüküm giyenler ile tutuklu seçmenlerin, kayıtlı olduğu adres ile ceza infaz kurumunun farklı olduğu illerde hiçbir seçim türü için oy kullanamayacağına karar vermek, anayasa tarafından güvence altına alınmış ve bir temel hak olarak düzenlenmiş bulunan seçmen hakkının özüne müdahale anlamı taşıyacaktır.”

İKTİDARA TEŞEKKÜR KARARI

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de karara tepki gösterdi. Temelli, “O denli hile ve şaibe ile hareket eden bir iktidar var ki YSK’nin görev süresini uzattı. YSK hem 16 Nisan’da hem 24 Haziran’da bu hileye ortak oldu. Görev süreleri uzatılır uzatılmaz da iktidara teşekkür mahiyetinde bir karar hazırladılar. Nedir bu karar; cezaevlerindeki tutuklular ve taksirli suçtan yatanlar oy kullanamaz. Neden? Çünkü cezaevlerinden en yüksek oy HDP’ye çıkıyor. Bu denli acz içindeler. Yasaya göre, tutukluların oy verme hakkı engellenemez. Bunu engelleyerek YSK anayasal suç işliyor” dedi.

KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Seymen ise şunları dile getirdi: “Yüksek Seçim Kurulu; son 14 yılda yapılan tüm seçimlerde tutuklulara oy kullandırılmışken, tam da görev süreleri uzatıldığı günlerde, yerleşmiş olan uygulamasından dönülmüştür. Bu tutumu anlamak ve kabul etmek mümkün değildir. Tutukluların oy kullanabilmesi için ikamet şartı getirilmesi seçme hakkının ortadan kaldırılması demektir. Anayasamızın açık hükmünü görmezden gelen Yüksek Seçim Kurulu’nun bu kararı ile ne kadar tarafsız olduğu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu hukuksuz tutumun seçimleri şaibeli hale getirdiğini önemle hatırlatırız.”

Politika

Büyükşehir başkanları: Vefat sayıları açıklanandan 2-3 kat fazla

CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığı toplantıda koronavirüs vakaları ve ölümleriyle ilgili sayıların doğru olmadığı bilgisi gündeme geldi. Büyükşehir belediye başkanları, kendi ellerindeki bulaşıcı hastalık kaynaklı ölüm sayılarının açıklanan verilerden 2-3 kat daha fazla olduğunu açıkladı.

BOLD – CHP’li 10 Büyükşehir Belediye Başkanı, koronavirüs nedeniyle video konferans yoluyla yapılan toplantıda bir araya geldi. Toplantıya kısa bir süre önce Kovid-19 tedavisi gördüğü hastaneden taburcu olan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tedavisi nedeniyle katılamadı.

Toplantıda ülkenin toplam nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı kentleri yöneten Büyükşehir Belediye Başkanlarının yaptığı ortak açıklamada, “Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz” denildi.

Açıklamada, toplum sağlığının korunması için 2 ya da 3 haftalık kapanmanın zorunlu olduğu belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın imzasının bulunduğu açıklama şöyle:

“Türkiye nüfusunun yüzde 49’unun yaşadığı 11 Büyükşehir Belediyesi’nin Başkanları olarak, Kovid-19’la verilen topyekûn mücadelede, devletin tüm kurumlarıyla birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Son dönemde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan artış ile bu rakamlar üzerinde oluşan ‘bilgi kirliliğini’ üzüntüyle, endişeyle takip etmekteyiz. Kurumlarımıza yansıyan günlük vefat rakamlarıyla, merkezi yönetimin her akşam yayınladığı sayılar arasında 2-3 kata varan farkları tespit etmek zorunda kalmanın huzursuzluğunu yaşıyoruz.

HER EVDEN CENAZE KALKMAYA BAŞLADI

Artık neredeyse her eve giren bu virüsle ve sonuçlarıyla ilgili gerçekleri, tüm çıplaklığıyla kamuoyuyla paylaşmak, her kamu görevlisinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk duygusundan uzak durmanın ne kamusal anlamda ne de vicdani olarak anlaşılır bir yanı yoktur. Her evden bir cenazenin kalkmaya başladığı böylesi bir süreçte, kamu idarecilerini, gerçekleri tüm çıplaklığıyla paylaşmaları konusunda kararlılığa davet ediyoruz.

MERKEZİ YÖNETİM SOSYAL DEVLETİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMELİ

Aynı kararlılığın; toplumun pandemiden olumsuz etkilenen tüm kesimlerine yapılması zorunlu olan maddi yardım, destek ve teşvikler gibi konularda da gösterilmesi zorunludur. Merkezi yönetimi, sosyal devlet olmanın bütün gereklerini yerine getirmeye ve tüm kurumlarını bu konuda seferberlik duygusuyla sürecin içine katmaya davet ediyoruz. Toplum sağlığının korunması açısından, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda, 2 ya da 3 haftalık bir kapanmanın elzem olduğu noktasında görüş birliği içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyurmayı bir borç biliyoruz.”

Kemal Kılıçdaroğlu: Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Haddini bilmesi lazım

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davası için “Haddini bilmesi lazım. Bu ülkede cumhurbaşkanı ve makamına nasıl konuşulur nasıl oraya mesajlar verilir bunu öğrenmesi lazım” dedi. Erdoğan, koronavirüs aşısını örnek olmak için kendisinin de vurduracağını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını kıldığı cami önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu’na açtığı son tazminat davasıyla ilgili konuşan Erdoğan, “Şu anda Cumhurbaşkanlığı makamında olan bir kişi olarak her şeyden önce eleştiri değil hakaret seviyesine çıkan ifadeleri nedeniyle hukuk içinde bu kişiye gerekli hesap sorulmalıdır. Avukatlarım da şu anda hukuk dairesinde gereken neyse bunun hesabını bu şahsa soruyorlar. Çünkü edep denilen bir şey var, haddini bilmesi lazım. Bu ülkede cumhurbaşkanı ve makamına nasıl konuşulur nasıl oraya mesajlar verilir bunu öğrenmesi lazım” ifadesini kullandı.

Koronavirüs aşısını kendisinin de yaptıracağını belirten Erdoğan, “Çeşitlilik ilkesi var. Uğur Bey (Şahin) ile bizzat görüştüm. Olay sadece Çin değil Rusya ile de görüşmeler var. Bu konuyla ilgili şahsen aşı olma konusunda sıkıntım söz konusu değil. Sağlığın söz konusu olduğu yerde bizler de ne gerekiyorsa yapmak durumundayız. Sağlık için gerekeni yapar, örnek olurum” dedi.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Politika

Kemal Kılıçdaroğlu: Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum

kemal kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP medyasında hakkında yazılan ‘suikast’ iddiasıyla ilgili ilk kez konuştu. Telefonlarının dinlendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Takip edildiğimi gayet iyi biliyorum. Korumalar var. Ama ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinden T24’ün canlı yayınına katılarak gazeteci Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı.

Hakkında açılan tazminat davalarının yanı sıra suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’dan tehditler geldiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, Tank Palet fabrikasının bedelsiz olarak Katar ordusuna verildiği iddiasını tekrarladı. Kılıçdaroğlu, “Tahammül edemedikleri için baskı kuruyorlar, tehdit ediyorlar. Bir siyasi iktidar bu pozisyona düşmüşse artık o ülkeyi yönetemez. Eleştiriye tahammülü kalmamışsa, artık o ülkeyi yönetemez” dedi.

KORUMALAR VAR AMA CİDDİ BİR TEHDİT VAR

AKP medyasında bazı köşe yazarlarının kendisiyle ilgili ölüm senaryolarına yer verdiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Telefonlarımın dinlendiğini, takip edildiğimi gayet iyi biliyorum. Korumalar var. Ama ciddi bir tehdit var. Bu bizi korkutmaz. CHP’de bir tane Kemal Kılıçdaroğlu yok ki, binlerce, on binlerce Kemal Kılıçdaroğlu var. Aynı şekilde genel başkanlık yapacak, bizim söylediklerimizi tekrarlayacak, Türkiye’nin bağımsızlığı, özgürlüğü için mücadele edecek, on binlerce kişi var bu ülkede. Onlar çok dar düşünüyorlar, sanıyorlar ki bir kişiyi ortadan kaldırdıklarında sorunlar çözülür. Çözülmez, tam tersine Türkiye kaos sürecine girer. Biz her şeye rağmen bildiğimiz, inandığımız yoldan kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Eğer verdiğiniz mücadelede ülkenin çıkarı varsa kişilerin hayatı çok önemli değildir, bizim hayatımız çok önemli değildir. Önemli olan bu ülkede herkesin huzur içinde yaşaması, demokrasi için mücadele etmesidir.”

Muharrem İnce’den ‘devlet ciddiyeti’ açıklaması

Okumaya devam et

Popular