Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Müjdat Gezen: 12 Eylül’de zincirlendim, ama bu kadar hukuksuzluk yoktu

Gezen, kendisine ve Metin Akpınar’a iktidarın verdiği tepkiyi yaklaşan seçimlere bağladı.

Adli kontrol şartı ile serbest bırakılan sanatçı Müjdat Gezen, “12 Eylül’de (1980) elimizde ayağımızda zincir vardı Ama o darbe döneminde bile bu denli çarpık ve hukuksuz bir sürece tanık olmamıştık.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedef göstermesiyle gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Müjdat Gezen, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar gidebilecek bir yasal sürecimiz söz konusu. Ülkemi AİHM’e şikâyet etmeyi elbette istemiyorum, ama her türlü yolu kapatıp hakkımızı gasp ederlerse de atacak adım kalmıyor. Son çare oysa onu da yapacağız.” dedi.

“DARBE DÖNEMİNDE BİLE BU DENLİ ÇARPIKLIĞA ŞAHİT OLMADIK”

Halk TV’de yaptıkları açıklamalar sebebiyle sanatçı Metin Akpınar ile birlikte hakkında soruşturma açılan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Müjdat Gezen, “12 Eylül’de de yargılandım, ama o darbe döneminde bile bu denli çarpık ve hukuksuz bir sürece şahiç olmamıştık.” diye konuştu.

Gezen, kendisi ve Metin Akpınar’a iktidarın bu denli sert tepki göstermesini ise yaklaşan seçimlere bağladı.

BirGün’den Can Uğur’a konuşan Gezen, “Seçimlere gidilirken seçim malzemesi gerekiyor iktidara. Bakın burası çok önemli. Bunları alt alta yazalım. Fatih Portakal en muhalif olan gazetecilerden bir tanesi, Fox TV, AKP’nin havuz sistemine dahil olmayan kanallardan, Halk TV yine AKP’ye teslim olmayan bir kanal ve halkın bilgilenmesi adına kamu yararına yayınlar yapıyor, Arena en çok izlenen programlardan… Yine Sözcü en çok okunan gazetelerden bir tanesi.” dedi.

“BU YAPILANLAR YEREL SEÇİME KADAR SÜRECEK”

Gezen, “Bunların hedefe konması tesadüf değil. Bizim sözlerimiz de bu anlamda seçimler yaklaşırken iktidarı rahatsız etti. Bu kişi ve kurumların hepsine dava ya da soruşturma açılıyor. Bu tesadüf olabilir mi! Marta kadar sürecek bence bunlar.” ifadelerini kullandı.

“ASGARİ DÜZEYDE DEMOKRASİNİN OLMASI DAHİ BU YAŞADIKLARIMIZI İMKANSIZ KILARDI”

Gezen, “Cumhurbaşkanının emir verip de savcıların hemen harekete geçtiği bir ülkede demokrasiden bahsedilebilir mi? Eleştiri hakkından bahsedilebilir mi? Asgari düzeyde demokrasinin olması dahi bu yaşadıklarımızı imkânsız kılardı.” dedi.

“12 Eylül’de de yargılandık ama yargılanmak için çıkartıldığımızda serbest kaldık.” diyen Gezen, “Bugün de yargıç bana suçunuz şu diyemiyor. Yani bu davada da suç unsuru yok. Çünkü ortada suç yok. Ben cumhurbaşkanının söylediği lafların aynısını söyledim. Herkese ‘Haddini bil’ diyorsun o zaman ben de diyorum ki ‘Sen de bil.’ Burada suç yok. Günde 200 kere herkese haddini bil diyen birine suçlu demiyorsunuz biz bir kişiye deyince mi suç oluyor.” ifadelerini kullandı.

Medyanın karanlık yılı: Müebbet dahil 112 hapis cezası

Gündem

Ankesörden sonra şimdi de sabit telefon: 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı

15 Temmuz bahanesiyle eski askeri öğrencilere yönelik oluşturulan mağduriyetlerin ardı arkası kesilmiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık, kontörlü sabit telefon üzerinden yapılan görüşmeleri dosyaya delil diye koydu.  

BOLD – Hizmet hareketine yönelik 15 Temmuz bahanesiyle yapılan operasyonlar sürüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, hizmet hareketi mensubu iddiasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi.

SORUŞTURMA NEDENİ KONTÖRLÜ SABİT TELEFON İLE GÖRÜŞMEK

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı mahrem hizmetler yapılanmasıyla irtibatı olduğu anlaşıldığı ve kontörlü sabit telefon üzerinden sivil imamlarıyla iletişim sağladıkları öne sürülen şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, daha önce ilişiği kesilmiş 47 askeri öğrenci hakkında Ankara merkezli 17 ilde gözaltı kararı verildiği bildirildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik işlemlere Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince devam ediliyor.

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ayda 17 maaş alıyor

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’nin davası: Biber gazıyla öldürülen Metin Öğretmen’in davası 10 yıl sonra başlıyor

Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında Artvin Hopa’ya yaptığı ziyaret öncesi protesto eylemlerinde polisin sıktığı biber gazı nedeniyle hayata veda eden öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin dava, 10 yıl sonra başlıyor. Oğul Lokumcu, “Bu dava Hopa’nın ve Türkiye’nin davası” diyor.

BOLD – Artvin Hopa’da 31 Mayıs 2011’de dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’a yönelik protestoyu engellemek için polisin sıktığı biber gazı eğitimci Metin Lokumcu’nun ölümüne neden oldu. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre Lokumcu’nun oğlu Ulaş Lokumcu, babasının en büyük hayalinin insanca yaşam olduğunu söyledi. Lokumcu, “Bu dava Hopa’nın ve Türkiye’nin davası. Artık biber gazından insanlar ölmesin. Davayı kazanırsak biber gazının bir silah olduğunu gösterebiliriz ve belki içeriğini değiştirebiliriz” dedi. Lokumcu, babasının ölümünün ardından Lokumcu soyadının Rize’de fişlendiğini de söyledi. Dava güvenlik gerekçesiyle Hopa’dan Trabzon’a kaçırılmıştı. Ulaş Lokumcu, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek davaya katılım çağrısında bulundu.

KAMU GÜVENLİĞİ BAHANESİ

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın 31 Mayıs 2011 günü Hopa’da yapacağı miting öncesi HES’lere karşı eylem yapan gruba çok sert müdahale edilmiş, olaylar sırasında polisin sıktığı biber gazı nedeniyle fenalaşan Metin Lokumcu yaşamını yitirmişti. Dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan ve Hopa İlçe Emniyet Müdürü’nün de aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, 24 Aralık 2020 tarihinde Hopa’da görülecekti. Ancak duruşmaya saatler kala, dava “kamu güvenliği” gerekçesiyle Trabzon Asliye Ceza Mahkemesine taşındı.

BİBER GAZI KİMYASAL BİR SİLAH

Yarınki duruşma öncesi konuşan Ulaş Lokumcu, “2020’ye kadar resmen dava yok sayıldı. Sanki araştırma yapılmamış, herhangi bir bulgu bulunmamış gibi.. Hukuki mücadelemiz 10 yıldır devam ediyor. 10 yıl sonra ilk duruşmanın görülecek olması buruk bir sevinç yarattı. Amacımız, biber gazının bir kimyasal silah olduğu ve insanları öldürebileceğini ispatlamak. Elimizde bilimsel kanıt da var” dedi. Davanın Türkiye’de emsal olmasını istediklerini anlatan Lokumcu, “Destek olmak isteyen herkesi oraya bekliyoruz. Emri verenlerin daha yukarıda olduğunu biliyoruz. Onların da yargılanmasını istiyoruz. Babam emekli bir öğretmendi. Geleceğe güzel nesiller yetiştirmek istiyordu. Duyarlı insanlar yetiştirmek istiyordu. Hayali bu topraklarda insanca yaşamdı” diye konuştu.

BUNLAR İLK RAPORLAR

Dava avukatlarından Meriç Eyüboğlu, Türk Tabipleri Birliği ve Adli Tıp Genel Kurulu’nun 2012 tarihli raporlarıyla Lokumcu’nun ölümü ile kullanılan kimyasal gazlar arasında somut bir ilişki tespit edildiğini anımsattı. Eyüp-oğlu, “Bunlar aynı zamanda, gaz kullanımına, bu gazların öldürücülüğüne ilişkin ilk raporlar. Toplumsal olaylarda kimyasal gaz kullanımının yasaklanmasına ilişkin özellikle Gezi’den sonra yükselen talepler zamanla azalmıştı. Metin Lokumcu davası, bu talebin yeniden gündeme getirmesi açısından önemli” dedi. Davanın Trabzon’a taşınmasını değerlendiren Eyüboğlu, “Bu bir devlet geleneği. Bu davaya Hopalıların sahip çıkması, toplum tarafından sahiplenilmesi engellenmek isteniyor. Ayrıca cezasızlıkla sonuçlanacak bir süreci başlatmış oluyorlar. Ama Fizan’da da olsa bu davaya giderdik. Görev savma kabilinden bir iddianameyle karşı karşıyayız. Görev savma kabilinden bir yargılama olmaması için her türlü hukuki hazırlığı yaptık” diye konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

Diyarbakır Valiliğinin patates izdihamı paniği: Göründüğü gibi değil

Patates dağıtımı sırasında oluşan izdiham görüntülerdeki gibi bir dağıtım şeklinin olmadığını açıklayan Valilik, çuvallardan almak için yarışan ihtiyaç sahiplerini provokatörlükle suçladı.

BOLD – Şanlıurfa’daki izdiham görüntülerinin ardından, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde de dağıtılan ücretsiz patatesin neden olduğu izdiham, dün basına yansıdı.

Görüntülerde, vatandaşlar patates çuvallarını almak için birbirleriyle yarışıyor.

Görüntüler Diyarbakır Valiliğini rahatsız etti. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerdeki gibi bir dağıtım yönteminin olmadığını belirten Valilik ihtiyaç sahibi vatandaşları suçladı.

Valilik açıklamasına şu ifadeleri kullandı: “Bağlar ilçemizde 369 ton yemeklik patates dağıtımına başlanmıştır. 17 Nisan’da dağıtımına başlanan yemeklik patates aynı gün bin 355 aileye dağıtılmıştır. Görüntülere yansıdığı gibi bir dağıtım yöntemimiz kesinlikle yoktur.”

ÇUVALLARI AŞAĞI ATTILAR

İzdihama provokasyonun neden olduğunun belirtildiği açıklamanın devamı şöyle: “Bu hassasiyetimize rağmen, Bağlar ilçemiz Muradiye Mahallesi’nde dağıtım yapılırken, provokasyon yapmak isteyen 4-5 kişi, dağıtım aracını ısrarla takip etmiş ve eve dağıtım esnasında kamyonun üzerine çıkarak kalan on beş çuvalı aşağıya atmışlardır. Dağıtım yapan personel, vatandaşlarla arasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan olay yerinden ayrılmıştır. Konu ile ilgili tahkikat yapılmaktadır.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0