Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

MİT işadamını kaçırmak için GHB kullanacakmış

MİT’in İsviçre’den kaçırmak istediği işadamı için GHB isimli ilacı kullanacak olması İsviçre İstihbaratı’nı şaşırtmış. İsviçre’ye göre MİT’in elinde daha farklı ilaçlar var.

BOLD– Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra dünyanın çeşitli ülkelerinden öğretmenler, eğitimciler ve işadamlarını yerel işbirlikleri sonucu Türkiye’ye kaçırdı. Bu şekilde 90’a yakın kişinin kaçırıldığı biliniyor. Bu ülkelerin tamamı demokrasinin gelişmediği ülkelerdi.

Ancak İsviçre’de yapılmak istenen olayda durum bambaşkaydı. Türkiye Büyükelçiliği çalışanları, MİT görevlileri ve İsviçre’de yaşayan borca batmış bir Türkiye Vatandaşı’ndan oluşan grup, yıllardır İsviçre’de yaşayan Hizmet Hareketi’yle ilişkili bir işadamını bayıltarak kaçırmak için çalışma başlatmıştı.

Nordic Monitor, daha önce medyaya yansıyan bu olayın bilinmeyen ayrıntılarını yayınladı. MİT’in elindeki kimyasallar konusu oldukça çarpıcı.

İSVİÇRE İSTİHBARATI ENGELLEDİ

İsviçre’deki Bern Büyükelçiliği’nde görevli 2 Türk diplomat, bir MİT işbirlikçisinin yardımı ile Hizmet Hareketi’ne yakın bir işadamını ilaçla uyuşturulduktan sonra kaçıracaklardı.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) planı 2016 yılı yaz aylarında yaptı. Hedef olarak da 30 yıldır İsviçre’de yaşayan ve Gülen Hareketi’ne yakın bir işadamı seçildi.

İsviçre İstihbarat Servisi’nin (SRC) kendilerini takip ettiğinden habersiz olan 2 Türk diplomat bir mezarlıkta  İsviçre’de yaşayan MİT işbirlikçisi bir Türk ile biraraya geldi.

Görüşme öncesi MİT elemanları bölgenin güvenli olup olmadığını kontrol etti ve bölgede keşif yaptı. Ancak görüşme ve görüşme öncesi MİT elemanlarının faaliyetleri İsviçre İstihbarat Servisi (SRC) tarafından fotoğraflandı ve kayda alındı.

Diplomatlar, MİT işbirlikçisi kişi ile Zürih yakınlarındaki bir araba satış yerinde de buluştu.

MİT tarafından Türk işadamına yaklaşmak için kullanılan Türk asıllı kişinin yüksek miktarda borcu olan bir kişi olduğu belirtildi. Bu kişiye MİT’in borçlarını ödemek için 300 bin avro para ve Türkiye’de yüksek bir emeklilik maaşı teklif ettiği kaydedildi.

MİT işbirlikçisi kişinin, kaçırılmak istenen Türk işadamı ile daha önceden birlikte çalıştıkları öğrenildi.

TÜRK İSTİHBARATININ KULLANMAK İSTEDİĞİ İLAÇ İSVİÇRE İSTİHBARATINI ŞAŞIRTTI 

Diplomatlar, MİT’in kullandığı kişiden Türk işadamının yiyeceğine bir ilaç katarak bayıltmasını istediler. Ancak MİT işbirlikçisi şahıs son anda korkarak plandan vazgeçti.

MİT’e çalışan kişi İsviçre’deki savcılar tarafından defalarca sorgulandığı ve yetkililer ile işbirliği yapma kararı aldığı ifade ediliyor.

Diplomatların MİT işbirlikçisine işadamını bayıltmak için verdikleri küçük şişe de İsviçre istihbaratı tarafından fotoğraflandı.

Fotoğraflara göre işadamını bayıltmak için kullanılmak istenen ilaç “GHB” olarak adlandırılan bir bayıltıcı sıvı. Diplomatlar MİT işbirlikçisinden ilacı fazla kullanarak işadamının tamamen bilincini kaybetmemesini istemiş. Böylelikle kaçırıldığında kendi talimatlarına uyacak şekilde hareket edebilmesi düşünülmüş.

İsviçre İstihbaratı’nın, Türk İstihbaratının “GHB” adlı ilacı kullanmasını oldukça dikkat çekici bulduğu vurgulanıyor. İsviçre İstihbaratı, MİT’in elinde bu işi yapmak için çok daha gelişmiş ilaçlar olduğunu değerlendiriyor.

İŞADAMI, İSVİÇRE POLİSİ TARAFINDAN KORUMA ALTINA ALINDI  

İsviçre Başsavcılığı 2017 yılı Mart ayında olayla ilgili bir soruşturma açtı.

İşadamı, olay sonrası İsviçre Polisi tarafından korumaya alındı. Polis, işadamını izlemek için kendisine bir GPS takip cihazı ve acil yardım çağrı düğmesi verdiler.

İşadamının yanlışlıkla bir kez acil yardım düğmesine bastığı ve dakikalar içerisinde özel timler kendisine ulaştığı belirtiliyor.

GHB NEDİR?

GHB (Gamma Hidroksi Bütirat) isimli uyuşturucu, renksiz, tatsız ve kokusuz olması nedeniyle sudan ayırt edilemiyor. Bu sebeple içeceklerin içine katılıp tüketildiğinde fark edilemiyor. Etkisi 3-10 dakika arasında kendini gösteriyor ve 3 saate kadar sürüyor.

ÇAVUŞOĞLU İDDİALARI SORAN GAZETECİYİ TERSLEDİ 

Kaçırma girşimini ilk kez İsviçre’deki “Tages-Anzeiger” gazetesi 2018 yılı Mart ayında kamuoyuna duyurdu.

Türk Dışişleri Bakanlığı, 16 Mart’ta haberi internet sitesinden yaptığı açıklama ile yalanladı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, aynı gün Kazakistan’ın başkenti Astana’da İsviçre’nin Türk diplomatların dokunulmazlığını kaldırmak için girişimde bulunduğu iddiaları ile ilgili soruları cevaplamadı. Soruyu soran gazeteciyi de Gülen Hareketi mensubu olmakla suçladı.

19 Haziran 2018’de İsviçre Başsavcılığı olayda ismi geçen 2 Türk diplomat hakkında yakalama kararı çıkardı. Ancak her 2 diplomatın da ülkeyi daha önce terk ettiği ortaya çıktı.

Azerbaycan’da “kılıfsız” insan kaçırma

Dünya

İsrail’den Gazze’ye hava saldırısı: Mülteci kampındaki 12 Filistinli öldü

İsrail’in Gazze’ye dün düzenlediği hava saldırılarında en az 12 Filistinlinin öldüğü bildirildi. Saldırıda bir mülteci kampının vurulduğu, ölenlerin çoğunun çocuk olduğu belirtiliyor.

BOLD – İsrail’in Gazze’ye dün gece savaş uçaklarıyla düzenlediği hava saldırılarında en az 12 kişinin daha öldüğü kaydedildi.

Filistinli sağlık görevlileri, bir mülteci kampındaki evleri vurulan bir kadın ve üç çocuğunun da hayatını kaybedenler arasında olduğunu belirtti. Anadolu Ajansı ise dün geceki saldırılarda en az sekiz çocuğun hayatını kaybettiğini duyurdu.

İSRAİL CAMİYİ VURDU İDDİASI

Filistinli yetkililer, İsrail uçaklarının bir camiyi de hedef aldığını belirtirken, İsrail ordu sözcüsü bu haberin araştırıldığını söyledi.

İsrail ordusu, dün gece düzenlenen saldırılarda Hamas’a ait bir istihbarat tesisi ile Gazze’nin kuzeyinden roket atılan bazı noktaların hedef alındığını öne sürdü.

Filistinli gruplar, hava saldırılarına tepki olarak İsrail topraklarına roket atışı dün gece de devam etti. Sınırın İsrail tarafında Berşeba ve Aşdod kentlerine roketler düşerken, yaralanan olmadığı ifade ediliyor.

32’Sİ ÇOCUK 132 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail’in işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs’te bazı Filistinli aileleri evlerinden tahliye edip yerlerine yasadışı Yahudi yerleşimcileri yerleştirme girişimiyle geçtiğimiz hafta patlak veren gerilim beşinci gününü doldurmuş durumda. Filistinli sağlık kaynaklarına göre, pazartesiden bu yana Gazze’de 32’si çocuk 21’i kadın en az 132 kişi İsrail’in hava saldırılarında hayatını kaybetti. 950 kişi ise yaralandı.

Öte yandan, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da da Gazze’de yaşananları protesto eden Filistinlilerle polis arasında yaşanan çatışmalarda dün 11 kişi öldü.

İSRAİL’DEN 8 KİŞİ ÖLDÜ AÇIKLAMASI

Roket atışları nedeniyle İsrail’de de biri Gazze sınırında devriye gezen bir asker, ikisi çocuk altı sivil dahil sekiz kişi öldü. İsrail ordusu, ihtilafın başından bu yana Gazze’den 2 binden fazla roket atıldığını, bunların yarısının Demir Kubbe isimli hava savunma sistemi tarafından imha edildiğini, 350’sinin de Gazze sınırları içine düştüğünü kaydetti.

ABD İSRAİL’E TEMSİLCİ GÖNDERDİ

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin pazar günü durumu görüşmek üzere toplanmasının öncesinde, ABD’deki Joe Biden yönetimi diplomat Hady Amr’ı dün bölgeye gönderdi. ABD’nin İsrail Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, durumun sürdürülebilir şekilde yatışmasının amaçlandığı ifade edildi.

ATEŞKES İÇİN MISIR DEVREDE

Ateşkes girişimlerinin başını çeken ülkelerin başında ise Mısır geliyor. Reuters’a konuşan iki Mısırlı güvenlik kaynağı, Kahire’nin dün gece boyunca tüm taraflar nezdinde girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Katar’ın da arabulucularını bölgeye gönderdiği kaydedildi.

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

Okumaya devam et

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

ABD’de federal sağlık yetkilileri, aşılanma sürecini tamamlamış kişilerin çoğu yerde maske takmadan veya sosyal mesafeye uymadan bulunabileceğini açıkladı.

BOLD – Kovid-19 pandemisine karşı 155 milyona yakın vatandaşın aşılandığı ABD’de maske zorunluluğu restoran, müze ve alışveriş noktalarında kaldırılıyor.

ABD Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri Direktörü Dr. Rochelle P. Walensky Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Hepimiz bu anı heyecanla bekliyorduk. Tamamen aşılıysanız pandemi sebebiyle yapmayı bıraktığınız şeyleri tekrar yapmaya başlayabilirsiniz” dedi.

Walensky, “Tam olarak aşılanmış herkes içerideki veya dışarıdaki, büyük veya küçük tüm etkinliklere maske takmadan veya sosyal mesafe uygulamasına uymadan katılabilir” ifadelerini kullandı. CDC Direktörü, aşılı insanların toplu taşımada maske takmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Aşılanan ABD’liler artık restoran ve kaldırımlarda, müze ve dükkanlarda maske takmak zorunda olmayacak.

Maske zorunluluğunun şartlı olarak kaldırılmasının aynı zamanda hala aşı olmayanları aşı olmaya teşvik etmesi bekleniyor. ABD’de çarşamba günü itibariyle 155 milyon kişi en az bir doz aşı oldu. 119 milyon kişi, yani yaklaşık ülkenin nüfusunun üçte biri tamamen aşılandı.

ABD Başkanı Joe Biden da maskesiz olarak yaptığı konuşmasında aşı yaptırmayı reddeden insanlara da saygı gösterilmesini belirtirken, “Lütfen onlara sevecen ve saygılı bir biçimde yaklaşın” açıklaması yaptı.

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0