Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

5 maddede “itirafçı Flynn” vakası

Flynn, ABD Başkanı Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı olarak görev yapmıştı

Türkiye ve Rusya ile ilişkileri, Fethullah Gülen’i kaçırmak ve aleyhine çalışmak için yaptıklarıyla, beş maddede Amerika’da gündem olan Flynn olayı.

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, hakkında açılan soruşturma kapsamında özel savcılıkla anlaşma yoluna giderek, Rusya hükümeti ile kurduğu temaslar konusunda Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) yalan beyanda bulunduğunu kabul etti.

Reuters, konuyu toparlayan bir analiz yayınladı. Reuteres’in analizinden beş maddede Flynn vakası:

1-FLYNN INTEL GROUP VE TÜRKİYE İLİŞKİSİ

Flynn’in savcılık ile yaptığı anlaşma kapsamındaki itirafına kadar, gerek Türkiye gerekse Flynn Intel Group yetkilileri, aralarında doğrudan bir bağ ya da ilişki olmadığını söylüyor.

Flynn Intel Group, kendisinin Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Ekim Alptekin’in sahibi olduğu Hollanda merkezli danışmanlık şirketi Inovo BV ile anlaşma yaptığını ve bu şirketin Türkiye hükümetinden bağımsız olduğunu öne sürüyordu.

Flynn Intel Group ile Inovo BV arasındaki anlaşma ABD başkanlık seçimlerine üç aydan daha az bir süre kala, Ağustos 2016’da imzalandı. Kontratın süresi ise üç aylıktı.

Kontratta, Flynn Intel Group’un Türkiye’nin ABD’li yatırımcılar gözündeki imajını düzeltmek için çalışmalar yapması ve Fethullah Gülen’in faaliyetlerine yönelik araştırmalara imza atması öngörülüyor.

Kontrat kapsamında, Flynn Intel Group’un yaptığı araştırmanın sonuçlarının geniş kitlelerle paylaşılabilmesi için bir halka ilişkiler firması ve bir film ekibi oluşturularak bir belgesel çektirmesi de yer alıyor.

Kontratta, Flynn Intel Group’un Inovo adına ve Inovo’nun yönlendirmesine göre açık kaynaklardan araştırma yapacağı belirtiliyor.

Bu araştırmanın ise Gülen’e ve ABD’de kendisiyle bağlantılı olan ya da bağlantılı olduğu iddia edilen okullara odaklanacağı ifade ediliyor.

Tüm bu çalışmaların amacı da ABD iş dünyasının Türkiye’yi yeniden istikrarlı ve yatırım yapmaya uygun bir ülke olarak görmesinin sağlanması olarak tanımlanıyor.

Alptekin, Mayıs ayı sonlarında Washington’da yaptığı bir konuşmada, “Türkiye-ABD ilişkilerinin önündeki engelleri daha iyi anlamak” adına Flynn Intel Group’u tuttuğunu belirtti ve ikili ilişkilerin önündeki en büyük engelin de Gülen olduğunu söyledi.

Flynn Intel Group ile Inovo arasındaki 3 aylık sözleşmenin süresi, ABD başkanlık seçimlerinden 8 gün sonra, yani 16 Kasım’da sona erdi.

2-FLYNN VE ŞİRKETİ TÜRKİYE İÇİN NE YAPTI?

Flynn Intel Group’un Inovo tarafından tutulmasının ardından Flynn’in de Türkiye hakkında görüşlerinin değişmeye başladığı görülüyor.

YouTube’taki bir videoya göre, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cleveland’de bir konuşma yapan Flynn, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde “İslamileştiğini” ve ordunun da ülkenin laik kimliğini yeniden tesis etmek istediğini söylüyor. Bu sözler, seyirciler tarafından alkışlanıyor.

Bu konuşmadan bir ay sonra ise Flynn Intel Group ile Inovo arasındaki kontrat yürürlüğe giriyor. Trump’ın kampanyasında aktif rol oynayan Flynn’in yine aynı dönemlerde, Trump’ın seçilmesi halinde Beyaz Saray’da önemli bir pozisyona getirileceği beklentilerinin arttığı da görülüyor.

ABD Adalet Bakanlığı’na Mart ayında sunulan belgelerde, Flynn’in Eylül 2016’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Enerji Bakanı Berat Albayrak ile New York’ta görüştüğü belirtiliyor.

Alptekin’in davetiyle gerçekleşen bu görüşmenin amacı, “o dönemde Türkiye’deki siyasi ortamın daha iyi anlaşılması” olarak nitelendiriliyor.

Toplantıya Flynn ile birlikte eski CIA Başkanı James Woolsey de katılıyor.

Mart 2017’de Wall Street Journal gazetesine konuşan Woolsey, New York’taki toplantıda Flynn ve Türk hükümet yetkililerinin Gülen’in ABD’den kaçırılarak, Türkiye’ye götürülmesi olasılığını masaya yatırdıklarını söyledi.

The Daily Caller web sitesi de Ekim 2016’da Flynn’in bu kez İbrahim Kurtuluş ve Erdoğan’ın kuzeni olduğunu öne sürdüğü Hilal Mutlu ile görüştüğünü bildirdi.

Flynn, bu gelişmelerin ardından ABD’de başkanlık seçimlerinin olduğu gün, yani Kasım ayının başında ABD siyasetiyle ilgili yayın yapan gazete ve haber sitesi The Hill’e Türkiye ile ilgili bir makale yazdı.

Flynn, “Müttefikimiz Türkiye krizde ve desteğimize ihtiyacı var” başlıklı makalesinde, Gülen’in ABD’de ılımlı bir imam olarak tanınmasına karşın aslında “radikal bir İslamcı” olduğu belirterek, ABD’nin dış politikasını Türkiye’ye öncelik verecek şekilde yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Adalet Bakanlığı’na sunulan belgelerde, bu makalenin Flynn Intel Group’un Inovo ile anlaşması kapsamında yaptığı araştırmada elde ettiği bulgulara dayandırılarak yazıldığı ve taslağının yayından önce Inovo ile paylaşıldığı belirtildi. Ancak yine aynı belgede Inovo’dan gelen geri dönüşler ışığında sadece “teknik değişiklikler” yapıldığı, bunun haricinde makalenin içeriğinde hiçbir değişikliğin yapılmadığı vurgulandı.

Yine aynı belgelere göre, Flynn Intel Group, Gülen hakkında yapılan araştırmaya dayanan, ABD’de gösterilmek üzere bir belgesel hazırlanması için bir prodüksiyon ekibi kurdu ve bu belgesel ile araştırmanın diğer bulgularının dağıtımı için S.G.R. LLC adlı bir halkla ilişkiler ve lobicilik firmasıyla anlaştı.

S.G.R. LLC, “Gulenopoly” adını taşıyan ve masa oyunu Monopoly’ye benzeyen bir oyun hazırladı. Bu oyun kartının üzerinde, “Gülen Hareketi, siyasi ve ekonomik nüfuz yaratma oyununda uzmanlaştı ancak bu karanlık kurumun ortaya çıkarılmasıyla birlikte oyunun da sonu geliyor” yazıldı.

Ancak bu hazırlanan görsel materyal taslak olarak kaldı ve kimseye dağıtılmadı.

Flynn’in Türkiye ile ilişkileri konusunda dikkat çeken bir diğer gelişme de seçimlerden ve Inovo ile yapılan kontratın süresinin dolmasının ardından yaşandı.

ABD’li Washington Post gazetesi, geçiş döneminde Flynn’in eski Başkan Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice’a Suriye’de Kürt Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) silah gönderilmesi planına onay vermemesini söylediğini yazdı.

Habere göre, Flynn, Rice’a, “Bu planı onaylamayın. Bununla ilgili kararı biz vereceğiz” dedi. Flynn, Türkiye’nin başından beri karşı çıktığı bu planı o dönemde durdurmayı başarmış olsa da Başkan Trump daha sonra YPG’ye silah verilmesini onayladı.

3-FLYNN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİN MADDİ BOYUTU

Kontratta Flynn Intel Group’a Inovo tarafından yapılan ödemelerin hiçbir kısmının yabancı bir devlet tarafından karşılanmadığı ibaresi de yer alıyor.

Alptekin de Flynn Intel Group’a yapılan ödemelerin tamamının kendi şirketinden karşılandığını söylüyor.

Flynn Intel Group’un ABD Adalet Bakanlığı’na sunduğu belgeye göre, Inovo BV’den üç defada toplam 530 bin dolarlık bir ödeme alındı.

Ancak daha sonra Flynn Intel Group’tan Inovo BV’ye biri Eylül, diğer de Ekim ayında olmak üzere 40’ar bin dolarlık “Danışmanlık Ücreti” adı altında iki farklı ödeme yapıldı.

WSJ’ye konuşan Alptekin, bu ödemelerin danışmanlık ücreti değil, iade olduğunu söyledi.

Alptekin, Flynn Intel Group’un sunması öngörülen hizmetler arasında lobicilik faaliyetleri de bulunduğunu ancak bunun için ortaya somut bir plan koyamamalarından dolayı bu hizmetin bedelinin kendilerine iade edildiğini belirtti.

FBI soruşturması kapsamında bu geri ödemelerin neden yapıldığı sorusuna da yanıt aranıyordu. Zira, ABD’deki lobicilik yasalarına göre, bir kurum ya da kişinin, lobi faaliyetleri için kendisini tutan devlet ya da şirkete veya aracı olan kişiye bu kontrat için “komisyon” ödemesi yasak.

Bir başka deyişle, eğer Flynn Intel Group, kendisiyle kontrat yapılmasına aracılık ettiği için Alptekin’e komisyon olarak bu ödemeleri yaptıysa yasaları da ihlal etmiş oluyor.

Sunulan belgelerde, Flynn Intel Group’a yapılan ödemelerin ne kadarının kime harcandığı bilgisi de yer alıyor. Flynn’in kendisi “İdari Destek” adı altında, üç ay boyunca ayda 4 bin dolar olmak üzere, toplamda 16 bin dolar ödeme aldı.

Gülen’le ilgili hazırlanan ancak daha sonra rafa kaldırılan belgesel projesi ekibinde yer alan gazeteci David Enders’a üç defada toplam 3 bin 400 dolar “Videografi” parası ödendi. Projedeki diğer gazeteci Rudi Bahtiyar da mülakatları yaptığı için 1200 dolar kazandı.

“Gulenopoly” oyununu yapan ve belgesel ile araştırma sonuçlarının geniş kitlelere duyurulması için tutulan S.G.R. LLC lobicilik ve halkla ilişkiler şirketine de toplam 40 bin dolar para ödendi.

Ayrıca Hillary Clinton’ın e-postalarıyla ilgili açılan soruşturmada kilit rol oynayan ve emekli olduktan sonra Flynn’in şirketinde çalışmaya başlayan eski FBI ajanı Brian McCauley’ye “Danışmanlık Ücreti” adı altında dört defa ödeme yapıldı ve toplamda 28 bin dolar verildi. Yine “Danışmanlık Ücreti” adı altında 7 bin 500 dolar kazanan bir diğer isim de Tuğamiral Paul Becker oldu.

Ancak daha önce ABD devletinin farklı yerlerinde görev yapmış olan bu kişilerin, Inovo ile Flynn Intel Group arasındaki ilişkilerde oynadığı rolün ve sundukları hizmetin ayrıntılarına resmi belgelerde yer verilmedi.

4-FLYNN VE ŞİRKETİNİN TARTIŞMALI TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Kasım ayı sonlarında, ABD Adalet Bakanlığı Ulusal Güvenlik Birimi yetkilileri, Türkiye ile ilişkilerinin niteliği konusunda daha ayrıntılı bilgi almak için Flynn ile temasa geçti.

The Daily Caller’ın haberine göre, Adalet Bakanlığı’nın harekete geçmesini seçim günü Flynn imzasıyla yayınlanan makale ve seçimlerden Flynn’in desteklediği Trump’ın zaferle çıkması tetikledi.

Aralık ayı içerisinde Flynn’in Türkiye ile ilişkileri hakkında FBI soruşturması başlatıldı. New York Times, Mayıs ortasında yayımladığı bir haberinde, Flynn’in Ocak ayı başında Trump’ın geçiş dönemi ekibinin baş hukuk danışmanı Donald F. McGahn’ı açılan soruşturmayla ilgili bilgilendirdiğini bildirdi.

Soruşturmanın açılmasının temelinde Flynn’in Inovo ile kontrat imzaladıktan sonra Türkiye adına lobi faaliyetlerinde bulunduğunu Adalet Bakanlığı’na bildirmemiş olması yatıyor.

Flynn Intel Group, kendisini Inovo’nun lobicisi olarak Eylül ayında kaydettirmiş olmasına karşın Türkiye ile ilgili herhangi bir bildirim yapmadığı görülüyor.

ABD yasaları gereğince, bir ABD vatandaşı, yabancı bir devletin çıkarlarını temsil etmeye başladığı zaman Adalet Bakanlığı’na bildirimde bulunarak, kendisini “yabancı ülke lobicisi” olarak kaydettirmesi gerekiyor.

Flynn ve avukatları, kendileri tutanın doğrudan Türkiye Cumhuriyeti devleti olmaması, bir Türk iş adamının sahibi olduğu Hollanda merkezli bir şirket olmasından dolayı ilk etapta bu bildirimi yapmalarına gerek olmadığını düşündüklerini söylüyor.

Ancak Flynn, hakkındaki soruşturmanın açılmasından sonra Mart ayında Adalet Bakanlığı’na avukatı aracılığıyla Inovo ile yaptığı kontratla ilgili geçmişe dönük bildirimde bulundu.

Avukatı Robert Kelner, “yapılan anlaşmadan öncelikli olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne fayda sağladığı şeklinde yorumlanabilme ihtimali” olmasından dolayı geçmişe dönük bu bildirimi yapmaya karar verdiklerini söyledi.

Michael Flynn’in eski ortağı duruşmanın ertelenmesini istedi

Son dönemde Flynn hakkındaki soruşturmaların ve yargı süreçlerinin hızlandığı görülürken, lobicilik faaliyetleriyle ilgili dava açılıp açılmamasına karar vermek üzere Kuzey Virginia’da “büyük jüri” oluşturuldu.

New York Times, Flynn’in şirketinde çalışanlara mahkeme celbi gönderildiğini ve Flynn ve Flynn Intel Group’un yaptığı işlerle ilgili her türlü “kayıt, araştırma, sözleşme, banka kaydı, iletişim” ve diğer belgelerin mahkemeye sunulması istendiğini bildirdi.

Benzer bir celbin Alptekin için de çıkartıldığı ifade edilirken, haberde, Türk iş adamıyla ilgili de soruşturma açıldığına işaret eden herhangi bir gösterge bulunmadığı vurgulandı.

5-FLYNN’İN RUSYA İLİŞKİLERİ İLE NEDEN BAŞI DERTTE

Michael Flynn hakkında Rus yetkililer ile kurduğu temasların içeriği ve bununla ilgili beyanları hakkında da devam eden soruşturmalar var.

Flynn’in henüz resmi görevi yokken seçimin ardından Rusya Büyükelçisi Sergey Kislyak’la yaptırımların kaldırılması konusunu görüştüğü ve bu görüşmeyle ilgili Başkan Yardımcısı Mike Pence’e hatalı bilgi verdiği ortaya çıkmıştı. Flynn bunun üzerine istifa etmiş ancak hakkında hem ABD Savunma Bakanlığı hem de Kongre nezdinde bir dizi soruşturma açılmıştı.

Flynn’in Rusya ile ilişkileri sadece kendisini değil, Başkan Trump’ın da başını ağrıtmaya aday görünüyor.

Trump’ın görevden aldığı eski FBI Başkanı James Comey, başkanın kendisinden Flynn ile ilgili soruşturmayı kapatmasını istediğini söylemişti.

Bazılarına göre, Flynn’in hem kampanya döneminde hem de seçim sonrası kısa da olsa Trump’ın ekibinde yer almasından dolayı yabancı ülkelerle olan ilişkilerinde tespit edilecek sıkıntılar ve hakkında yapılacak olası bir cezai işlem başkanın da azledilmesine gidebilecek bir süreci başlatma potansiyeli taşıyor.

Hakim Flynn’e “ülkeni sattın” dedi

Dünya

İtalya Başbakanı Mario Draghi maaş almadan çalışıyor

İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin bu görev için herhangi bir ücret almadığı açıklandı. Draghi daha önce Avrupa Merkez Bankası başkanlığı görevinde bulunmuştu.

BOLD – İtalya Hükumeti’nin internet sitesinde yayımlanan ‘şeffaf yönetim’ belgesinde, “Mario Draghi, bu görevle bağlantılı olarak herhangi bir ücret almadığını beyan eder” deniliyor.

Eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, İtalya’da bir önceki koalisyon hükumetinin çökmesi üzerine geçen Şubat ayında Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.

İtalya Başbakanı Mario Draghi

Parlamento üyesi olmayan Draghi’nin kısmen teknokratlar kısmen de siyasetçilerden oluşan geniş çaplı koalisyon hükumeti 13 Şubat’ta göreve başlamıştı. Hükumetin şeffaflık beyanına göre 73 yaşındaki Mario Draghi geçen yıl yaklaşık 581 bin euro gelir beyan etti. Draghi’nin mal varlığı da kimisi ortaklı 10 gayrimenkul ve 6 arsa olarak açıklandı.

ESKİ BAŞBAKAN CONTE MAAŞINI AZALTMIŞTI

Eski Başbakan Giuseppe Conte de yıllık 114 bin euroluk başbakan maaşında kesinti yaparak 91 bin euro maaş almıştı. Conte’nin 2018’de başbakanlığa geldiğindeki yıllık geliri ise 1,2 milyon euro civarındaydı. Conte’nin Jaguar marka otomobili de beyanları arasında yer alıyordu. Mario Draghi’nin ise üzerine kayıtlı bir otomobili görünmüyor. İtalya’da bir başbakanın yıllık geliri açısından rekor ise Silvio Berlusconi’ye ait. Berlusconi’nin en yüksek gelir beyanı, 2006’da yıllık 139 milyon euronun üzerindeydi.

Almanya’da İsrail’i eleştiren Türk kökenli siyasetçi istifa etti

Okumaya devam et

Dünya

Damadını özel asistanı olarak atayan Avrupalı parlamentere soruşturma

Damadını özel asistanı olarak atayan Avrupa Parlamentosu Üyesi Toine Manders hakkında soruşturma açılacak. Parlamento kuralları gereği parlamenterler aile üyelerini ve yakınlarını işe alamıyor.

BOLD – Avrupa Parlamentosu’nda (AP) en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi üyesi Toine Manders’in, damadını özel asistanı olarak işe aldığının ortaya çıkması tartışma yarattı. AP kuralları gereği, üye parlamenterler aile üyelerini ve yakınlarını işe alamıyor.

DAMADININ İŞİNE SON VERDİ

Manders, tepkiler üzerine damadının işine son vereceğini açıkladı. Ancak Hollanda’da iktidar ortağı Hristiyan Demokrat Parti (CDA), üyesi Manders’in davranışının çok ciddi olduğunu belirterek, konuyla ilgili soruşturma başlatılacağını açıkladı.

Hollanda medyasına göre, 1999 yılından bu yana Avrupa Parlamentosu üyesi olan ve çeşitli görevlerde bulunan deneyimli politikacıya, çalışanlarının giderleri için ayda 25 bin 620 Euro bütçe tahsis ediliyor.

Manders, bu bütçeden Brüksel ve Strasbourg’daki resmi çalışanlarının yanı sıra, seçim bölgesi Hollanda’daki personelin de maaşını ödüyor.

PARAYI İADE ETMEK ZORUNDA KALABİLİR

Hollanda’da özel asistanı olarak işe aldığı isim ise damadı Elmar Eckstein. Hollandalı politikacı, ‘yerel asistan’ adı altında her ay damadına maaş veriyor.

Ancak 2009 yılında alınan bir karar uyarınca, AP üyelerinin, aile bireyleri ve yakınlarını işe almaları yasak. AP, üyelerine, “çıkar çatışmasına yol açabilecek faaliyetlerden kaçınmaları” çağrısı yapıyor.

Hollanda ve Belçika medyasına göre, “yerel çalışan” olan damat Eckstein’in tam olarak ne yaptığı da açık değil. CDA Brüksel heyetine göre ise haftada 14 saat çalışan Eckstein, Avrupa Birliği’nde iç pazar alanında uzman.

Hollandalı parlamenterin, damadını işe alırken, bu konuda partisine bilgi vermediği de ortaya çıktı. CDA lideri Marnix van Rij, konunun çok ciddi olduğunu ve parlamenterlerin her türlü çıkar çatışmasından kaçınması gerektiğini vurgulayarak, Manders hakkında soruşturma açılacağını söyledi.

Manders de, tepkiler üzerine, damadının sözleşmesini feshedeceğini açıkladı. Soruşturma sonunda partiden ihraç edilme olasılığı bulunan Hollandalı politikacının, damadına ödediği maaşı AP’ye iade etmesi de söz konusu.

Almanya’da İsrail’i eleştiren Türk kökenli siyasetçi istifa etti

Okumaya devam et

Dünya

Biden Netanyahu’ya desteğini iletirken, İsrail Gazze’ye kara harekatı hazırlıklarına başladı

ABD Başkanı Biden, telefonda görüştüğü Benyamin Netanyahu’ya “İsrail’in meşru müdafaa hakkı var” diyerek ülkesinin desteğini ifade etti. Biden, “Gerilim çok geçmeden bitecek beklentisindeyim” derken İsrail ordusu Gazze’ye kara harekatı hazırlıklarına başladığını açıkladı.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden, İsrail ile Filistinliler arasında tırmanan gerilimi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yla telefonda görüştü. “İsrail’in meşru müdafaa hakkı var” diyerek Tel Aviv yönetimine desteğini açıklayan Biden,  “Gerilim çok geçmeden bitecek beklentisindeyim” dedi.

Bölgedeki savaşta can kayıpları artmaya devam ederken İsrail ordusu da Gazze’ye kara harekatı hazırlıklarına başladığını açıkladı.

BİDEN: İSRAİL’İN MEŞRU MÜDAFAA HAKKI VAR

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail ile Filistinliler arasında tırmanan gerilimi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yla telefonda görüştü. Görüşme sonrası Beyaz Saray’da gazetecilere verdiği demeçte iyimser bir tonda konuşan Biden, “Beklentim ve umudum bunun er ya da geç sona ermesi, ancak kendi topraklarına binlerce roket düşerken, İsrail’in meşru müdafaa hakkı var” dedi.

Beyaz Saray’ın gerilimin azaltılması için bölge ülkelerinden Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile de temasta olduğu kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı İsrail-Filistin İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Hady Amr da Filistin ve İsraillilerle görüşmek üzere bölgeye gönderildi.

MAHMUD ABBAS’TAN ABD VE İSRAİL’E SERT SÖZLER

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistin lideri Mahmud Abbas ile bir telefon konuşması yaptı.Bu görüşmede Blinken’ın roket saldırılarının sonlanması gerektiğini söylediği belirtiliyor.

Ancak Mahmud Abbas, kameralar önünde yaptığı son konuşmada, “Amerika ve İsrail’e sesleniyorum. Bıktık artık, bırakın bizi. Bizden uzak olun” dedi.

Abbas sözlerinin devamında, “Ülkemizi asla terk etmeyeceğiz, işgale yarın değil bugün son verin” dedi.

İSRAİL ORDUSU, GAZZE’YE KARA HAREKATINA HAZIRLANIYOR

İsrail ordusu sözcüsü Jonathan Conricus, Gazze’ye yönelik kara harekatı hazırlıklarına başladıklarını ve bu kapsamda Gazze sınırına kara birlikleri gönderilmeye başlandığını açıkladı.

İsrail’in birden fazla senaryoya hazırlandığını belirten Conricus, Gazze’ye yönelik saldırıların da devam edeceğini söyledi.

Hamas lideri İsmail Haniye ise, İsrail’in gerilimi tırmandırmak istemesi durumunda kendilerinin de hazır olduğunu duyurdu.

GAZZE’DE CAN KAYBI 69’A ULAŞTI

İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 11 Filistinlinin daha hayatını kaybetmesiyle can kaybı 83’e ulaştı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail saldırılarında 11 kişinin daha şehit olduğu aktarıldı. Buna göre Gazze Şeridi’nde 10 Mayıs’tan bu yana şehit olanların sayısı 83’e yükseldi.

Bakanlığın açıklamasında saldırılarda yaşamını yitirenlerin 17’sinin çocuk, 7’sinin de kadın olduğu, yaralı sayısının da 487’ye ulaştığı ifade edildi.

GAZZE’DEN İSRAİL’E 1500 ROKET FIRLATILDI

Perşembe gününün ilk saatlerinde yapılan açıklamada, Hamas’ın son 3 günde 1500’den fazla roket attığı kaydedildi.

Hamas tarafından bugün sabah yapılan roketli saldırıda İsrail’in Petah Tikva kentinde bir apartman vuruldu.

Gazze’den İsrail’e düzenlenen roket saldırılarında, aralarında 6 yaşında bir çocuğun da olduğu en az 7 İsraillinin öldüğünü bildiriliyor.

TEL AVİV’E GİDEN UÇAKLAR BAŞKA HAVALİMANLARINA YÖNLENDİRİLDİ

Gazze’den atılan roketler sebebiyle İsrail’in Tel Aviv kentinde yer alan Uluslararası Ben Gurion Havalimanı’na giden yolcu uçaklarının inişine izin verilmedi.

Söz konusu yolcu uçakları iniş için güneydeki Ramon Havalimanına yönlendirildi.

Bazı uluslararası havayolu şirketleri, İsrail ile Filistin arasında tırmanan gerilim sebebiyle Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na uçuşları çift yönlü olarak durdurduğunu açıkladı.

ABD’li United, Delta ve American Airlines ile Alman Lufthansa ve İngiliz British Airways, Tel Aviv yerine uçuşlarını İsrail’in güneyindeki Ramon Havalimanı’na yönlendirdi.

İsrail, Gazze Şeridi’nden Tel Aviv ve çevresine roket atışları sonrasında Ben Gurion Havalimanı’ndaki tüm sivil uçuşları pazartesi akşam saatlerinde de kısa süreliğine askıya almıştı.

O saatlerde Ben Gurion Havalimanı’na inişine izin verilmeyen uçaklar Güney Kıbrıs Rum Kesimindeki Larnaka Havalimanı’na yönlendirilmişti.

KUDÜS VE BATI ŞERİA’DA OLAYLAR GERGİNLİK DEVAM EDİYOR

Bu arada İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın birçok yerinde Filistinlilere gerçek ve plastik mermilerle müdahale ederek onlarca kişiyi yaraladı.

Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin Batı Şeria’nın Nablus, Kalkiliya, El-Halil, Beytullahim ve Eriha kentlerinde Filistinlilere gerçek ve plastik merminin yanı sıra göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği belirtildi.

Açıklamada, İsrail askerlerinin 23’ü gerçek mermi, 8’i de plastik mermiyle olmak üzere 33 Filistinliyi yaraladığı kaydedildi.

NABLUS’DA İSRAİL ASKERLERİ BİR FİLİSTİNLİYİ ÖLDÜRDÜ

İsrail askerleri ayrıca Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus kenti yakınlarında İsrail askerlerine silahlı saldırı girişiminde bulunduğu gerekçesiyle bir Filistinliyi açtıkları ateşle öldürdü.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Samaria Bölge Tugayı’nın bulunduğu bölgede silahla ateş edildiği belirtildi. Açıklamada, olay yerinde iki yaralı olduğu ve ‘saldırıyı düzenleyen teröristin etkisiz hale getirildiği’ ifade edildi.

İsrail basınında yer alan haberlerde, bir Filistinlinin Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus İsrail askerine ateş açtığı, saldırıda iki askerin yaralandığı, eylemi gerçekleştiren Filistinlinin ise öldürüldüğü belirtildi.

İsrail’de iç savaş uyarısı: Yahudiler ile Araplar arasında etnik gerilim arttı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0