Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

İhracat 168 milyar dolar, ithalat 223 milyar dolar

Ticaret Bakanı’nın tek kelime bahsetmediği ithalat rakamı 2018 yılında 223,1 milyar dolara yükseldi.

BOLD- 2018’de Türkiye ekonomisindeki en kritik gelişme, döviz kurlarında yaşanan şok artışlardı. Türk Lirası (TL) yılı da döviz karşısında yaklaşık yüzde 40 oranında değer kaybıyla kapadı.

Bütün bu gelişmelere ve TL’nin büyük değer kaybına rağmen, Türkiye 2018 yılını 223,1 milyar dolarlık rekor ithalatla kapattı. 2018’de TL dolar karşısında yüzde 40, euro karşısında yüzde 50 değer kaybederken, ithalat sadece yüzde 4,6 düştü.

TİCARET BAKANI İTHALATTAN TEK KELİME BAHSETMEDİ

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 168 milyar dolarlık 2018 ihracatını Cumhuriyet tarihinin rekoru diye ilan ederken, ithalatta gelinen noktaya hiç değinmemesi, ekonomi çevrelerinden tepki aldı.

İTHALATI KİM AÇIKLAYACAK?

Eski Merkez Bankası Başkanı ve İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a seslenerek, “Sayın Bakan ayrıca siz sadece ihracattan değil ithalattan da sorumlusunuz. Tamam ihracatı açıkladınız ithalatı kim açıklayacak? Her ay farklı şehirlerde ihracat açıklaması yapan TİM’e söyleyin ithalat ve ihracatın katma değerini de açıklasın.” dedi.

İHRACATIN KATMA DEĞERİ KAÇ MİLYAR DOLAR?

İthalat meselesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sorduğunu ancak cevap alamadığını kaydeden Durmuş Yılmaz, şöyle devam etti:

“Meclis bütçe komisyonunda sordum ama yanıt alamadım. Tekrar sorayım. Sayın Bakan 168 milyar dolar ihracatın, ithal girdiler çıkarıldıktan sonra, katma değeri kaç milyar dolardır. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) hesaplayacak mali ve insan kaynağı vardır. Görelim 81 milyon 1 yıl boyunca ne kadar katma değere talim ediyoruz?”

VATANDAŞLA DALGA GEÇMEK BAŞKA

Ekonomist Murat Kubilay ise doların yükselişine rağmen ithalatın hala zirvede olmasına dikkat çekti.

Kubilay, “Başarısız olmak başka, üstüne vatandaşla dalga geçmek başka. 2018’de dolar yüzde 40 yükselmiş buna rağmen yıllık ithalat 223 milyar dolarla hala neredeyse zirvede. Ancak bakan çıkıp 168 milyar dolarla ihracat rekoru kırdık diyor, etrafındakiler de alkışlıyor.” ifadelerini kullandı.

KÜÇÜLMÜŞ EKONOMİYE RAĞMEN 50 MİLYAR DOLAR AÇIK!

İktisatçı Mustafa Sönmez ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın “ihracat rekoru” açıklamasına, sosyal medya hesabından sert tepki gösterdi.

Sönmez, “Şu demeci okuyunca o aklıma geldi. Ticaret bakanısın, ihracat, madalyonun bir yüzü ise ithalat öteki yüzü. İhracatta rekoru söylüyorsun, ya ithalat ,ya küçülmüş ekonomiye rağmen 50 milyar $’ı aşan dış ticaret açığı?” yorumunu yaptı.

İHRACAT NASIL ARTIYOR?

Dr. Mahfi Eğilmez ise sosyal medya hesabından ihracattaki artışa ilginç bir yorum getirdi.

Üretimde kullandığımız girdilerin önemli bölümünü ithal ettiğimizi vurgulayan Eğilmez, “Bunlarla ürettiğimizin bir bölümünü ihraç ediyor çok daha büyük bir bölümünü içeride satıyoruz. İç talep düşünce bunları içeride satamayıp, yüksek kurdan yararlanıp dışarı satınca ithalat düşerken ihracat artabiliyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Saman, buğday ithal ettiniz” diyenlere bakandan cevap: Paramız var ki ithalat yapıyoruz

BOLD ÖZEL

Minik Hifa’nın çığlıklarına gardiyanlar bile dayanamadı

Dördüncü yaşına hem annesiz hem de babasız giren minik Hifa, annesini görmeye gittiği cezaevindeki ilk görüş gününde gözyaşlarına boğuldu. “Anneme sarılmak istiyorum” çığlıklarına gardiyanlar bile dayanamadı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Annesi babası tutuklu çocukların yaşadıkları dramlar bitmiyor. 13 Nisan 2018’den bu yana hapiste bulunan Adnan Aydın’ın eşi Ayten Aydın 29 Ağustos 2020’de tutuklandı. 30 aydır babasından mahrum olan 4 yaşındaki Hifa böylece annesinden de koparıldı.

KIZINI YANINA ALMASINA İZİN VERİLMEDİ

Dayısının ve amcasının yanında dönüşümlü olarak kalan Hifa’nın annesini görmeye gittiği ağustos ayındaki ilk kapalı görüşte yaşanan drama cezaevindeki memurlar da kayıtsız kalamadı. Cam arkasındaki annesini görünce “Anneme sarılmak istiyorum, anneme dokunmak istiyorum” diye çığlıklar atan Hifa’nın isteği yönetime iletildi, ancak yine de olumlu bir sonuç alınamadı. Korona salgını gerekçe gösterilerek Hifa’nın annesiyle buluşmasına izin verilmedi. Kızını yanına alabilmek için defalarca dilekçe veren Ayten Aydın’ın talepleri de yine korona salgını nedeniyle reddedildi.

30 aydır Ordu Cezaevinde tutuklu bulunan muhasebeci Adnan Aydın (31) ve matematik öğretmeni eşi Ayten Aydın (33), Cemaat soruşturmaları kapsamında 13 Nisan 2018’de gözaltına alındılar. Ayten Aydın, o dönemde Hifa çok küçük olduğu için serbest bırakıldı. Bylock kullandıkları iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Aydın çiftinin cezası iyi hal nedeniyle 4 yıla düşürüldü.

Karar Yargıtay tarafından onaylanınca Ayten Aydın 29 Temmuz 2020’de tutuklandı. Bayram ziyareti nedeniyle Bursa’da bulunan Ayten Aydın Bursa Yenişehir Cezaevine gönderildi, eşi Ordu’da kaldı. Hifa ise Gaziantep ve Bursa arasında gidip gelerek yaşamak zorunda. 3 ay içinde annesini sadece bir kez görebilen Hifa babasını ise 5 aydır göremedi.

“NEDEN AĞLIYOR BU ÇOCUK?”

Bold Medya’ya konuşan Hifa’nın yengesi, “Annesi tutuklandıktan sonra geceleri kalkıp anne anne diye ağladığına çok şahit oldum. Birlikte ağladığımız çok oldu. Tuvalet ihtiyacını söylerken şimdi söylemiyor. Çok kibar, sakin bir çocuktu. Şimdi her şeyi savuruyor atıyor, bir nevi acısını onlardan çıkarıyor. Apartmanda kaç kere kapımıza geldiler, ‘neden ağlıyor bu çocuk, bir şey mi yapıyorsunuz’ diye sordular. Cevap veremiyorsunuz” dedi.

2 Kasım 2017 doğumlu Hifa, geçen hafta 4 yaşına girdi. Hifa, 2. doğum gününü annesi ile kutlamıştı. 4 yaşına girerken ise yanında ne annesi ne babası vardı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Tedavisi engellenen kanserli öğretmen hayatını kaybetti

Almanya’da tedavi imkanı yurt dışı yasağı konularak engellenen kimya öğretmeni Gülhan Çolakoğlu yaşamını yitirdi. 3,5 yıldır tedavi gören Çolakoğlu, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Gülhan Çolakoğlu’na Nisan 2017’de kolon kanseri teşhisi konuldu. Kısa süre sonra kanser karaciğerine de yayıldı. Kayseri’de hayata veda eden 45 yaşındaki Çolakoğlu evli ve 2 çocuk annesiydi. Cemaat soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 yıl hapis cezasına çarptırılan Çolakoğlu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyordu. Karar onaylansaydı cezanın infazı için hapse girecekti.

AMELİYAT İÇİN HASTANEDEYKEN EVİ BASILDI

Kapatılan özel dershanelerde çalıştığı, çocuklarını kapatılan okullara gönderdiği ve Bylock kullandığı iddiasıyla örgüt üyesi olmakla yargılanan Çolakoğlu’nun hastalığı eşi Sefer Çolakoğlu hapse girdikten sonra ortaya çıktı. Teşhis konulduktan sonra kemoterapi süreci başlayan Gülhan Çolakoğlu, 4-5 kez ameliyat oldu. Karaciğerinin yüzde 70’i ve böbreküstü bezi alındı.

Ankara’da ameliyat olduktan birkaç gün sonra Kayseri’deki evi polis tarafından basıldı. Hasta haliyle ifade vermeye gitti, buna rağmen ceza verildi ve yurt dışına çıkış yasağı konuldu. Çolakoğlu’nun yurt dışı yasağının kaldırılması için uğraşan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Kanser tedavisi yurt dışında olabilecekken mahkeme yasağı kaldırmamıştı” dedi.

DİLEKÇELERİ DİKKATE ALINMADI

Mart 2020’de Köln’deki onkoloji merkezi Immun Onkologisches Zentrum’dan randevu alınan Gülhan Çolakoğlu, pasaport verilmediği için burada tedavi imkanından faydalanamadı. Pasaport yasağının kaldırılması için Kayseri’deki yerel ve bölge mahkemeleri ile savcılığa defalarca dilekçe veren Çolakoğlu ailesinin talepleri dikkate alınmadı. Aynı süreci Mayıs 2020’de kemik kanserinden ölen Ahmet Burhan Ataç da yaşamıştı. Ataç’ın annesine pasaport verilmediği için tedavide geç kalınmış ve 8 yaşındaki Ahmet ölmüştü.

Gülhan Çolakoğlu’nun eşi Sefer Çolakoğlu ise 11 Kasım 2016’da tutuklandı, 3,5 ay hapis yattıktan sonra tahliye edildi. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan kimya öğretmeni Sefer Çolakoğlu’nun dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Gülhan Çolakoğlu’nun seyahat edebilmesi için hastane tarafından 16 Mart 2020’de verilen rapor. Raporda hastanın 3 ay ömrü kaldığı belirtiliyor.

Sabaha karşı vefat eden Gülhan Çolakoğlu’nun cenazesi bugün öğleden sonra Kayseri Hacılar ilçesi mezarlığına defnedildi.

Cezaevinde ölüme mahkum edilen KHK’lı kanser hastası doğduğu köye defnedildi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yüzde 96 engelli Fatma Cömert’e 6 yıl 3 ay hapis cezası

Doğuştan elleri ve ayakları tutmayan Fatma Cömert, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 28 yaşındaki genç kız, karara inanamadığını söyledi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Yüzde 96 bedensel engelli olarak dünyaya gelen Fatma Cömert, Cemaat soruşturmaları kapsamında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ellerini ve ayaklarını kullanamayan, tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyan Fatma Cömert cezaya tepki gösterdi. Bold Medya’ya konuşan Cömert, “Ben sürekli yatıyorum. Her ihtiyacımı annem karşılıyor. Bana niye ceza verdiler” dedi.

GERGERLİOĞLU: “HANGİ VİCDANA SIĞAR”

Fatma Cömert hakkında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 14 Mayıs 2019’da soruşturma başlatıldı. 24 Eylül 2019’da görülen ilk duruşmaya giden Cömert’e hakim, ‘bir daha duruşmaya gelmesine gerek olmadığını’ söyledi. Bir buçuk yıldır devam eden davanın üçüncü duruşması 5 Kasım 2020 Perşembe günü Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya gelmesi istenmeyen Fatma Cömert’e Bylock kullandığı iddiasıyla 6 yıl 3 ay ceza verildi. Karar, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay tarafından onaylanırsa genç kız cezaevine girecek. Cömert’in durumunu Twitter’dan duyuran ve ailenin sesi olan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu bu karara tepki gösterdi ve Adalet Bakanlığına “Bu hangi vicdana sığar” diye sordu.

“HİÇ BEKLEMİYORDUM”

Her şeye rağmen okumaya çalıştığını ve en son yapılan KPSS sınavına girdiğini belirten Fatma Cömert, “Ellerimi zaten çok zor kullanıyorum. 120 sorudan 40 soruyu 2,5 saate ancak yapabildim. Süre yetmedi. Buna rağmen telefon kullandın, Bylock yükledin diye bana ceza verdiler. Hiç beklemediğim bir şeydi. Hakim ilk mahkemede beni görünce üzülmüş, diğer duruşmalara gelmene gerek yok dedi. Ben de gitmedim. Avukatım aradı. 6 yıl 3 ay ceza verildiğini söyleyince herkes çok şaşırdı.” diye konuştu. Açıköğretim Fakültesi İlahiyat mezunu olan Fatma Cömert, şimdi aynı üniversitenin sosyoloji bölümünü de okuyor.

HER GÜN FİZİK TEDAVİYE GİDİYOR

Her gün rehabilitasyon merkezinde fizik tedavi gören Fatma Cömert’in abisi de verilen karara inanamadıklarını ve kararın bozulacağına inandığını söyledi. Kardeşinin psikolojisinin bu olaydan olumsuz etkilendiğini vurgulayan abi Cömert şöyle devam etti:

“Karara hepimiz çok üzüldük ama onun çok canı sıkıldı. Her gün fizik tedaviye götürüyoruz. Sporunu yapmak istemiyor. Kardeşimi hapse atacaklarına inanmıyorum, akla, vicdana aykırı bir durum. Hapse atmak onu ölüme terk etmektir. Evden dışarı çıkabilecek, bir şeyi yönetecek, bir yapıda bulunacak bir insan değil. El ayak hiçbir şekilde tutmuyor, tekerlekli sandalyeye muhtaç. Başkasının yardımıyla bir odadan bir odaya geçiyor. Tek başına hayatını idame ettiremeyeceği raporunda da yazıyor.”

4 yıldır babasız olan 3 kardeşin annesi gözaltına alındı

 

Okumaya devam et

Popular