Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

The Economist: Türkiye hâlâ resesyonun eşiğinde

“The Economist” dergisi son aylarda Türk Lirası’ndaki (TL) değerlendirmeye rağmen Türkiye’nin hâlâ ekonomik durgunluğun eşiğinde olduğunu yazdı. 

TL’nin 2018 yılında yaz ayları boyunca “ölüm sarmalına” girdiğini belirten dergi, aralık ayında liranın ağustos ayından beri en yüksek seviyesini gördüğünü ifade etti.

EKONOMİ 2019’UN 3’ÜNCÜ ÇEYREĞİNDE YÜZDE 1,1 KÜÇÜLDÜ  

Değerlendirme yazısında, Türkiye’deki yatırımcı güveninin Amerikan vatandaşı pastör Andrew Brunson’ı bırakılmasından sonra yükselişe geçtiği ve Cemal Kaşıkçı cinayetinin arından ABD ile diyaloğun arttığı kaydedildi. 

Enflasyonun ekim ayında yüzde 25’e yükseldiğini vurgulayan dergi, art arda gelen faiz artışları ile enflasyonun 5 puan düştüğünü belirtti. 

2018 yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye’de ekonomik büyüme, yıllık bazda yüzde 1,6’ya geriledi. Bir önceki 3 aylık dönemde büyüme yüzde 5,3 düzeyinde idi.

3 aylık dönem baz alındığında ise ekonomi yüzde 1,1 küçüldü.

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre Türkiye’nin milli geliri 2018 sonunda 715 milyar dolara gerileyecek.

TÜRKİYE’NİN 2019 İÇİN BÜYÜME TAHMİNLERİ OLDUKÇA DÜŞÜK 

3’er aylık dönemler halinde art arda 2 kez küçülen ekonomiler ekonomik durgunluğa (resesyon) girmiş kabul ediliyor. Dergi bu şartlar altında Türkiye’nin ekonomik durgunluğa çok yakın olduğunu belirtti.

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, kasım ayında yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin 2019 yılında yüzde 2 küçüleceği tahmininde bulunmuştu.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Türkiye ekonomisinin 2019’da sadece binde 4 büyümesini beklediğini kaydetmişti.

2018 yılında liranın dolar karşısında yüzde 40 eridiğine dikkat çeken The Economist, bu durumun döviz borcu bulunan Türk şirketleri üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirtti.

2018’de resmi rakamlara göre en az 846 firmanın iflas erteleme başvurusunda bulunduğunu kaydeden The Economist, ancak bu sayının bağımsız kaynaklarca binlerle ifade edildiğini kaydetti.

IMF, Türkiye’de milli gelirin 2019 sonunda 631 milyar dolara gerileyeceğini tahmin ediyor.

HÜKÜMETİN EKONOMİDE MANEVRA ALANI “KISITLI”

The Economist, Türkiye’deki en büyük holdinglerin de milyarlarca dolarlık borçlarını yeniden yapılandırdığını ve Türk bankalarının yeni kredi bulmakta zorlandığını yazdı.

Değerlendirmede, yüksek faiz oranlarını “bütün kötülüklerin anası” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimler öncesi para musluklarını açabileceği ve bankalara kredi vermeleri için baskılarını arttırabileceği kaydedildi.

Dergi, ancak Erdoğan’ın bu konuda manevra alanının kısıtlı olduğunu vurguladı.

“FAİZ İNDİRİMİ TL’DEN KAÇIŞI HIZLANDIRIR”

Piyasaların hükümetin adımlarını bir önceki yıla göre daha sıkı takip ettiğini belirten The Economist, mali disiplinden büyük bir şaşma ve erken bir faiz indiriminin TL’den kaçışı yeniden tetikleyebileceğini vurguladı.

Merkez Bankası yine sınıfta kaldı: Enflasyon hedefi yüzde 5, sonuç yüzde 20,3

Ekonomi

Merkez’in rezervleri 2 yıl önce kaldırılan maddeyle eritildi

AKP’li Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Merkez Bankasının eritilen 128 milyar dolar rezervinin arka kapı yöntemiyle satıldığını savundu. Rezervin eritilmesine dayanak gösterilen maddenin ise iki yıl önce Saray’ın çıkardığı bir KHK ile yürürlükten kaldırıldığı ortaya çıktı.

BOLD – Kimlere, nasıl, hangi kurla satıldığı tartışılan 128 milyar dolarlık Merkez Bankası rezervinin akıbetine ilişkin Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu’ndan sonra Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan da dikkat çekici açıklamalar yaptı. Kavcıoğlu ile Elvan’ın, 128 milyar doların “arka kapı”dan satılmasına dayanak gösterdiği yasa maddesinin 2018’de KHK ile kaldırıldığı belirlendi.

REZERV KAMU BANKALARI ARACILIĞI İLE SATILDI

Sözcü’den Mustafa Çakır’ın haberine göre bir televizyon programına katılan Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, 2017’de Hazine-TCMB arasında protokol yapıldığını, böylece döviz alım satımına ilişkin yeni bir kanal açıldığını hatırlattı. Elvan, “Bu protokol çerçevesinde Hazine hesapları üzerinden alım-satım gerçekleştiriliyor, bu protokol yasaldır. TCMB muhabir bankası olan kamu bankaları aracılığıyla bu işlemleri elektronik işlem platformunda gerçekleştirdi, taraflar birbirini bilmiyor. Kasım ayından bu yana böyle bir döviz-alım satım işlemi yapmadık. Yöntem eleştirilebilir ama ‘yolsuzluk var’ denilemez” dedi.

İLGİLİ MADDE 2018’DE KHK İLE YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILDI

TCMB Başkanı Kavcıoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Elvan’ın protokolün yasal dayanaklarından birisi olarak gösterdikleri 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yasa’nın 2. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı ortaya çıktı. Öncelikle 2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı kanun hükmünde kararnamenin (KHK) 16. maddesi ile bu yasanın adı “Fiyat İstikrarı ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” olarak değiştirildi. Aynı KHK’nın aynı maddesi ile protokole dayanak olarak gösterilen 2. maddesi de yürürlükten kaldırıldı.

REZERV ERİMESİNİ MÜLGA OLAN MADDE İLE SAVUNDULAR

Ayrıca bu yasanın ismi 2019 yılında bir kez daha değiştirildi. Yeni adı, “Finansal İstikrar ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” oldu. 4059 sayılı yasaya mevzuattan girilip bakıldığında da yasanın isminin değiştirildiği, protokole dayanak olarak gösterilen 2. maddesinin de 2018 yılında KHK ile mülga olduğu belirtiliyor. 2017’de protokol imzalanırken belirtilen madde vardı. Ancak KHK ile kaldırıldığı için Temmuz 2018’den itibaren yok. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın açıklamalarında bu detayın yer almaması dikkat çekti.

CHP’Lİ ÖZTRAK: DÖVİZ SATIMI HANGİ YETKİ İLE YAPILDI?

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, dün konuyu “Bu protokolün yasal dayanağı olarak TCMB Başkanı, 2 Temmuz 2018’den sonra yürürlükten kalkmış bir kanun maddesine atıf yapıyor. Bu durumda Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu tarihten sonra kamu bankaları eliyle döviz satmaya devam etti mi? Ettiyse hangi yetkiyle etti?” şeklinde değerlendirirken, ekonomist Uğur Gürses Elvan’ın açıklamasını şöyle yorumladı: “TCMB’nin 32 yıllık döviz ‘dealing room’u, döviz alım-satım ve müdahale deneyimi varken, niye ‘Hazine hesapları’ ya da kamu bankaları üzerinden örtülü yapmıştır? Neden saklamıştır?”

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ayda 17 maaş alıyor

Okumaya devam et

Ekonomi

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ayda 17 maaş alıyor

AKP’li bürokratların ballı maaşları ortaya çıkmaya devam ediyor. Birçok yerden maaş alanlar arasında THY Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İlker Aycı’nın da olduğu belirlendi. Aycı’nın 17 farklı yöneticilik görevi bulunuyor.

BOLD – Türk Hava Yolları (THY) 2020 Faaliyet Raporu’nu açıkladı. THY Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet İlker Aycı’nın İhracatçı Birliğinden Futbol Federasyonuna kadar birçok şirkette yönetici olduğu ortaya çıktı.

17 FARKLI ŞİRKETTE YÖNETİCİ

THY Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet İlker Aycı’nın 17 koltuğu bulunuyor. İhracatçı Birliğinden Futbol Federasyonuna, iş konseylerinden THY ile bağlantılı şirketlere kadar birçok birimde yöneticilik görevi bulunan Aycı, hemen her yerde de “Yönetim Kurulu Başkanı” sıfatını taşıyor. Aycı’nın 17 farklı birlik, konsey, şirket ve federasyonda aldığı görevler, THY’nin 2020 Faaliyet Raporu’nda açıklandı.

İŞTE AYCI’NIN KARTVİZİTİNDEKİ GÖREVLERİ

Rapora göre, 2015’ten beri THY Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Komitesi Başkanı olan İlker Aycı’nın kartvizindeki diğer görevler şöyle:

  • Hizmet İhracatçıları Birliği Başkanı
  • DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi Üyesi
  • DEİK Türkiye-Brezilya İş Konseyi Üyesi
  • DEİK Türkiye-İngiltere İş Konseyi Üyesi
  • Türkiye Futbol Federasyonu Denetim Kurulu Başkanı
  • THY Teknik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • TGS Yer Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • THY Uçuş Eğitim ve Havalimanı İşletme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • THY Do&Co İkram Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • SunExpress A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • THY Havaalanı Gayrimenkul Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • We World Express Limited Şti. Yönetim Kurulu Başkanı
  • Cornea Havacılık Sistemleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • THY Uluslararası Yatırım ve Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • THY Teknoloji ve Bilişim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • TFS Akaryakıt Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI

41 yerden maaş aldığı ortaya çıkan THY Basın Müşaviri Yahya Üstün Sözcü’den Ali Ekber Ertürk’e, “Sayın Başkan sadece THY Yönetim ve İcra Kurulu başkanlığındaki görevinden ücret alıyor. Diğer görevlerinden herhangi bir ücreti yok” dedi.

ÇALIŞANI 41 YERDEN MAAŞ ALIYOR

Bilal Erdoğan’ın da mezunları arasında yer aldığı Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi (AİHL) mezunu THY Basın Müşaviri Yahya Üstün’ün Varlık fonundaki 41 şirketten maaş aldığı ortaya çıktı. Ortaya çıkan belgelerde Üstün’ün Türkiye Varlık Fonu’na bağlı 41 şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu ve şirketlerden ayrı ayrı maaş aldığı belirlendi.

THY’NİN BORÇLARI KATLANARAK ARTIYOR

2019’da 4 milyar 536 milyon net kâr açıklayan Türk Hava Yolları, pandemi yılı olan 2020’yi 5 milyar 588 milyon TL net zararla kapattı. 2019 sonunda 106,1 milyar TL olan THY’nin toplam borcu, 2020 sonunda 147,9 milyar TL’ye yükseldi.

Damadın 17/25 Aralık sanığıyla yolu nerde kesişti

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP ısrarcı: 128 milyar dolar halkın cebinde

Kayıp 128 milyar doların vatandaşta olduğunu iddia eden AKP Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, MB’nin rezerviyle ilgili daha önceki açıklamalarının arkasında durdu.

BOLD – AKP Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, HaberTürk’te Kübra Par’ın konuğu oldu. Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolar rezervine ilişkin soruları yanıtlayan Canikli, daha önceki açıklamasını tekrar etti.

DÖVİZİ PİYASA BELİRLİYOR

Kayıp rezerv konususunda muhalefetin tutumunu eleştiren Canikli: “Önce buharlaştı denildi. Bu rezerv birilerine peşkeş çekildiği, hatta yurt dışına aktarıldığı bile söylenildi. Sayın Kılıçdaroğlu ve muhalefetteki bazı arkadaşlar tarafından ifade edildi. Türkiye ekonomisi esnek kur uygulayan ekonomi. Yani dövizin fiyatı piyasa tarafından belirleniyor. 1990 yılında TL konvertibil olduğu ilan edildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘bana getirilecek olan her TL’ye karşılık rezerv dövizi vermeyi taahhüt ediyorum’ demektir bunun anlamı” diye konuştu.

75 MİLYAR DOLAR BANKA HESAPLARINDA

128 milyar doların piyasan buharlaşmasının mümkün olmadığını dile getiren Canikli: “75 milyar doların Türkiye’deki yerleşik gerçek ve tüzel kişiler satın almışlar, bankalardaki hesaplarında duruyor. Bu paranın 75 milyar dolarını Türkiye’deki insanlar satın almış ve bankaya yatırmışlar. Büyük çoğunluğu TL mevduatlarını Dolar’a çevirmişler” diye konuştu.

36 MİLYAR DOLAR CEPTE

Canikli sözlerinin devamında: “75 milyar dolar bankada 36 milyar dolar hane halkının elinde, cebinde. Özel sektör borcunu ödemiş. Ödediği parayı Merkez Bankası’nın rezervlerinden almış. Özel sektörün yurt dışına olan döviz borcu, ithal ettiği mal, makine karşılığında borçlandığı, kullandığı krediden 43 milyar dolar ödemiş, 2020’de 43 milyar dolar azalmış. Yabancı yatırımcı 2019’da 2.7 milyar dolar, 2020’de 9.3 milyar doları dışarı çıkarmış” dedi.

CANİKLİ’YE BAKMAYIN SİZ

Canikli’nin açıklamalarına ekonomi yazarı Uğur Gürses’ten itiraz geldi. Merkez Bankasının her Türk Lirasını dövize çevirmek zorunda olmadığını söyleyen Gürses: “İktisat öğrencilerine not: Merkez Bankası kendisine getirilen her TL karşılığında döviz vermek zorunda değil, buna konvertibilite denmez. Bundan da temerrüt çıkmaz. İflas anlamına gelmez. Canikli’ye bakmayın siz” ifadelerini kullandı.

Gürses’e ünlü ekonomist Özgür Demirtaş’tan destek geldi. Demirtaş paylaşımında: “Türkiye’de bu konuya Uğur Gürses kadar hakim insan çok az var. Aklı olan kendisini Merkez Bankacılığı konusunda dinler” dedi.

Damadın 17/25 Aralık sanığıyla yolu nerde kesişti

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0