Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Adalar’da yaklaşık 500 “hayali seçmen” tespit edildi

CHP'nin incelemesi sonucu Adalar'da yaklaşık 500 "hayali seçmen" olduğu ortaya çıktı.

CHP, seçmen listelerinde yaptığı inceleme sonucu İstanbul’un Adalar ilçesinde yaklaşık 500 “hayali seçmen” tespit etti.

Artı Gerçek’te yer alan habere göre, Yüksek Seçim Kurulu tarafından yerel seçimler için askıya çıkarılan seçmen listelerinde yapılan incelemelerde İstanbul’un Adalar ilçesinde yaklaşık 500 hayali seçmen tespit edildi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Adalar’da yüksek oranda seçmen artışı var. Metruk binalarda, hatta tamamen yıkılmış evlerde seçmen gözüküyor. Listeler askıya çıkar çıkmaz tespitlerimizi yapmaya başladık ve en kısa sürede itirazlarımızı tamamlayacağız. Hileye ve hırsızlığa göz açtırmayacağız” dedi.

CHP’nin hayali seçmenlerle ilgili hazırladığı taslak rapora göre YSK’nin seçmen listesinde Adalar’daki metruk binalarda ve yıkılmış evlerde kayıtlı seçmenler var.

Örneğin, Büyükada Nizam Mahallesi Albayrak Sokak’ta bulunan metruk bir binada 3 seçmen kaydı bulunuyor. Aynı mahalledeki Çamlıbel Sokak’ta bulunan müstakil bir evin bahçe kapısında yer alan kapı numarasına kayıtlı 16 kişi var.

Müstakil evin ana giriş kapısından ayrı olan ve kullanılmadığı açıkça görülen bahçe kapısına da numara verildiği ve bu adrese de 16 hayali seçmen kaydı yapıldığı görülüyor.

Heybeliada’da ise geçtiğimiz yıllarda çıkan bir yangın sonucu tamamen yıkılmış bir evin adresine 3 “hayali seçmen” kaydedilmiş durumda. Yine Heybeliada’daki Orhan ve Kılavuz isimli sokaklarda bulunan yıkılma tehlikesi altında ve boş durumdaki ahşap binalarda toplam 9 seçmen kaydı var.

AYNI EVDE FARKLI SOYADLARA SAHİP 3 KİŞİ

CHP’nin Adalar’da ortaya çıkardığı hayali seçmen kayıtları bunlarla sınırlı değil. Seçmen listelerini kontrol eden bazı yurttaşlar, kendi evlerine kayıtlı hayali seçmenler olduğunu tespit etti.

1977 yılından beri Heybeliada’da yaşayan 65 yaşındaki Nuri Dağdeviren bunlardan biri. Dağdeviren, YSK’nın internet sitesi üzerinden seçmen listelerini kontrol edince 42 yıldır yaşadığı evde birbirinden farklı soyadlarına sahip 3 farklı kişinin kayıtlı olduğunu gördü.

Dağdeviren, “Her vatandaş gibi internetten kendimin, eşimin ve oğlumun seçmen kaydı olup olmadığını kontrol ettim. Eşim, oğlum ve ben gözükmesi gerekirken 3 tane tanımadığım insan var benim daireme kayıtlı. Antalya Kepez’den, İstanbul Tuzla’dan ve Hatay İskenderun’dan bu 3 kişinin benim evimde yaşadığı gözüküyor.

1977’den beri Heybeliada’da aynı evde yaşıyorum. Bu yaşıma kadar böyle bir şey hiç görmedim. Nereye itiraz etmem, dava açmam gerekiyorsa hepsini yapacağım. Böyle sahte seçmenler başka komşularımızın evinde de gözüküyor. Bu işi çözmek için ne gerekiyorsa sonuna kadar yapacağız” dedi.

SEÇMEN SAYISINDA YÜZDE 6’LIK ARTIŞ

Seçmen listelerine göre Adalar’da 24 Haziran 2018 seçimlerinden bugüne yüzde 6 oranında seçmen artışı söz konusu.

İstanbul’un diğer 38 ilçesinde yüzde 1 – 1,5 oranında seçmen artışı görülürken, Adalar’da görülen yüksek artış, “çok ciddi bir hilenin yapılmak istendiğine” işaret ediyor. 2014 yerel seçimlerinde Adalar’da birinci parti olan CHP ile ikinci parti olan AKP arasında oy farkı da 826 idi.

Gündem

Sadece İstanbul’da bugün bulaşıcı hastalıktan ölen kişi sayısı 211

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Müdürlüğünün verilerine göre, bugün sadece İstanbul’da yaşamını yitiren 435 kişiden 211’inin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybetti.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir süredir mega kentteki bulaşıcı haftalıktan ölümlerdeki artışa dikkat çekiyordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısındaki tepkileri sonrası, İmamoğlu konuyla ilgili şeffaflık vurgusu yaparak bulaşıcı hastalık kaynaklı ölümleri açıklamaya devam edeceklerini söyledi.

İBB Mezarlıklar Müdürlüğü, bugün İstanbul’da yaşamını yitiren 435 kişiden 211’inin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybettiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verileri tablosunda bugün Türkiye genelinde hayatını kaybeden kişi sayısı 161 olarak duyuruldu.

Koronavirüs verilerindeki tırmanış sürüyor: 161 can kaybı 7 bin 381 yeni hasta

 

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs verilerindeki tırmanış sürüyor: 161 can kaybı 7 bin 381 yeni hasta

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre, bugün 161 kişi yaşamını yitirdi, 7 bin 381 kişiye ise yeni hasta tanısı konuldu.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, bugün hayatını kaybeden 161 kişiyle birlikte toplam can kaybı 12 bin 672’ye yükseldi. Son 24 saatte yapılan testler sonucunda ise 7 bin 381 kişiye yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısı konuldu. Böylece toplam hasta sayısı da 460 bin 916’ya yükseldi. Tedavisi bugün tamamlanan 3 bin 678 kişiyle beraber iyileşenlerin sayısı ise 381 bin 569’e yükseldi.

KALABALIKLARDAN UZAK DURUN

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ağır hasta sayısı ve yeni hasta sayısındaki yükselişe dikkat çekti. Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada: “Bugün tespit edilen 7.381 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız 4.543’e ulaştı. Salgının seyrini değiştirmek elimizde. Aldığımız tedbir ve kısıtlamaların daha iyi ve hızlı netice vermesi için desteğiniz şart. Zorunlu olmadıkça kalabalıklardan uzak durun” dedi.

Canlı yayında annesinin vefat haberini aldı

Okumaya devam et

Gündem

Cumartesi Anneleri’nden Erdoğan’a tepki: Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın!

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda yapılan ve 46 kişinin gözaltına alındığı 700. hafta eylemine dava açılmasıyla ilgili AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Gül’e tepki gösterdi. Açıklamada, “Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın” denildi.

BOLD – Cumartesi Anneleri, 700’ncü hafta eylemi nedeniyle aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 46 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Cumartesi Anneleri’nin Beyoğlu Kaymakamlığı’nca yasaklanan Galatasaray Meydanı’ndaki 700’ncü hafta eylemine polis göz yaşartıcı gaz ve boyalı mermi ile müdahale etmişti. Aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 46 kişi gözaltına alınmıştı. Özellikle kayıp yakınlarına polisin sert müdahalesi büyük tepki toplamıştı. Olaydan sonra Galatasaray Meydanı Cumartesi Anneleri’ne ve tüm etkinliklere kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianamede, gözaltına alınan 46 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Cumartesi Anneleri’nden davaya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Biz Galatasaray’a çıktığımızdan beri 17 iktidar değişti. Ancak iktidarlar değişse de, kayıplarımızla ilgili inkar ve cezasızlık siyaseti hiç değişmedi. Çünkü cezasızlık, ihlalin bir devlet politikası olarak uygulanmasının ortaya çıkardığı sonuçtur ve ihlal rejimi, iktidarlar değişse de değişmeyen bir Türkiye gerçeği olarak varlığını sürdürmektedir. Evrensel hukuk standartlarından uzak bir yargı mekanizması üreten siyasal sistem, kayıplarımızın akıbetinin açığa çıkarılmasını ve bu suçu işleyenlerin hesap vermesini engelliyor. Adında “adalet” sözcüğü bulunan iktidarın son dönem uygulamaları ise adalet isteyen Cumartesi Anneleri’ni yargılama noktasına geldi.

HUKUK VE ADALET REFORMU MÜJDESİ SONRASI DAVA

Savcılık makamı, anayasal hakkımız olan düşünce ve ifade özgürlüğümüzü kullandığımız için hakkımızda dava açılmasını talep etti. İçinde kayıp yakınları, İnsan Hakları Derneği yönetici ve üyelerinin de olduğu 46 kişi hakkında dava açıldı. Dava, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz.” açıklaması ve Adalet Bakanı Gül’ün “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun… Bizim yargıçlardan, yargı mensuplarından beklediğimiz budur” şeklindeki sözlerinin hemen ardından açıldı. 28 Şubat koşullarında bile sürdürdüğümüz 25 yıllık adalet arayışımızın, hukukun bütünüyle devre dışı bırakılarak bir davaya konu olması, Cumartesi Anneleri’ne “sorununuz kabinemin sorunudur” diyen AKP iktidarının “Hukuk ve adalet reformu” müjdesi sonrasında gerçekleşti.

ERDOĞAN VE GÜL’E SESLENDİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Gül’e sesleniyoruz: Demokratik bir devlette, mevcut adaletsizliklere itiraz edenler, hak ve özgürlük talep edenler, düşüncelerini barışçıl yöntemlerle ifade etme imkanı bulmalıdır. Eğer bu imkan yoksa hukuktan, demokrasiden, adaletten, reformdan bahsedilemez. Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmek yerine, sadece siyasi krizleri aşmak için gündeme getirilen reformlardan demokrasi ve adalet çıkmaz. Demokrasi, adalet ve reform gibi kavramları, karşı karşıya kaldığınız açmazları ötelemek için başvurduğunuz hamleler olmaktan çıkarın.

SÖZDE REFORMLARINIZLA BİZİ OYALAMAYIN, ADALET TALEBİMİZİ DUYUN

Önce yargıyı araçsallaştıran siyasetinize son verin. Hak ve adalet arayışını suç sayan zihniyetinizi değiştirin. Cezasızlığa son vererek, adaleti sağlayacak bütünlüklü politikaları hayata geçirin. Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın, toplumun ve bizim adalet talebimizi duyun ve adliyelerin kapılarını artık adalete açın.”

Gökhan Açıkkollu öğretmenin adı Togo’da yaşatılacak

Okumaya devam et

Popular