Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Avrupa Birliği vatandaşı olmanın bedeli 900 bin euro

AB ülkeleri, Altın Vize denilen sistem sayesinde son 10 yılda 25 milyar euro gelir elde etti.

AB, üçüncü ülkelerin zenginlerine para karşılığı vatandaşlık satıyor. AB devletleri kısaca “Altın Vize/Altın Pasaport” olarak adlandırılan sistem sayesinde son 10 yılda 25 milyar euro gelir elde etti. Para ile AB vatandaşı olmanın bedeli ortalama 900 bin euro.

BOLD- Avrupa Birliği (AB) ülkeleri son 10 yıl içinde yüksek miktarda para karşılığı 6 bin kişiye vatandaşlık, yaklaşık 100 bin kişiye ise oturum izni verdi.

Taşınmaz mülk satışı veya yerel bir şirkete yatırım karşılığı gerçekleşen Altın Vize (ikamet)/Altın Pasaport (vatandaşlık) sistemini en çok uygulayan ülkeler sırasıyla İspanya, Macaristan, Letonya, Portekiz, Birleşik Krallık, Yunanistan, Kıbrıs (Rum Kesimi) ve Malta.

DW Türkçe’nin haberine göre, yasal zeminli sistem sayesinde İspanya yılda yaklaşık 1 milyar euro gelir elde ediyor.

KIBRIS’IN GELİRİ 4,8 MİLYAR EURO

Transparency International adlı yolsuzlukla mücadele konusunda referans sivil toplum kuruluşuna göre İspanya’yı sırasıyla Kıbrıs (914 milyon), Portekiz (670 milyon) ve Birleşik Krallık (498 milyon), Macaristan (434 milyon), Yunanistan (250 milyon), Malta (205 milyon) ve Letonya (180 milyon) izliyor.

Kıbrıs Rum Kesimi’nin 2013 yılından bu yana “Kıbrıs Cumhuriyeti” pasaportu pazarlayarak 4 milyar 800 milyon euro gelir kaydettiği belirtiliyor.

ÇİNLİLER VE RUSLAR İLK SIRADA

İstatistiklere göre para karşılığı AB vatandaşlığı veya AB’de oturum izni alanların başında Çinliler ve Ruslar geliyor. Son 5 yılda yaklaşık 7 bin 200 Çinli para karşılığı İspanya’dan ya vatandaşlık ya da oturum aldı.

Yine son 5 yılda Macaristan 5 bin 431, Portekiz ise 3 bin 936 Çin uyrukluya para karşılığı vatandaşlık veya oturum hakkı tanıdı. Letonya 12 bin, İspanya ise 4 bin 700 Rus uyrukluya AB ve dünyanın birçok ülkesi için vizesiz dolaşımın kapılarını açtı.

İstatistikler Yunanistan’ın 308, Portekiz’in 236, Macaristan’ın da 74 Türk uyrukluya para karşılığı vatandaşlık veya oturum izni verdiğini gösteriyor. AB’den para karşılığı vatandaşlık veya oturum izni alanlar arasında ABD vatandaşları da var.

Bu yolla son 5 yılda İspanya’da 4 bin 327, Birleşik Krallık’ta ise 187 ABD vatandaşı vatandaşlık veya oturum aldı.

AB’Lİ OLMANIN BEDELİ 900 BİN EURO

Bir AB ülkesinde para karşılığı vatandaşlık veya oturum almanın bedeli de ülkeden ülkeye değişiyor. Bu alanda AB ortalaması yaklaşık 900 bin euro. Fakat Yunanistan ve Letonya’da 250 bin euro karşılığında oturum izni elde edilebiliyor. Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportunun bedeli yaklaşık 2 milyon euro. Avusturya’da ise duruma göre kimi zaman 10 milyon euro ödemek gerekiyor.

MALTA’NIN TAVRI ELEŞTİRİLİYOR

AB üyesi olduğu 2004 yılından bu yana başta Rus uyruklular olmak üzere çok sayıda üçüncü ülke vatandaşına saydam olmayan şartlarda vatandaşlık veya oturum hakkı tanıdığı belirtilen Malta hakkında ise yeterli veri mevcut değil.

Malta bu nedenle özellikle Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından eleştiriliyor. AP geçen yıl aldığı bir kararda Malta’dan bu konuda kendisini “AB değerleriyle uyumlu hale getirmesini” istemişti. 2017 yılında karanlık bir cinayete kurban giden Maltalı gazeteci Daphne Caruana Galizia’nın üzerinde çalıştığı dosyalardan biri de Malta hükümetinin Altın Vize politikasıydı.

ALTIN VİZE PAZARI 20 MİLYAR DOLARA ÇIKACAK

Uzmanlar şu anda dünya genelinde yıllık 13 milyar dolar ile ifade edilen Altın Vize pazarının birkaç yıl içinde 20 milyar dolar düzeyine ulaşacağı öngörüsünde bulunuyor.

Altın Vize’nin en önemli pazarı haline gelen AB ise kurum olarak durumdan endişeli. Bu endişe büyük ölçüde para aklama ve terör risklerinden kaynaklanıyor.

AP ve Avrupa Komisyonu, her ne kadar yasal çerçevede yapılıyor olsa da, Altın Vize uygulamasının birçok AB ülkesinde saydam koşullarda gerçekleşmediği görüşünde.

Avrupa Komisyonu’nun bu alanda AB genelinde müşterek kurallar uygulanması için önümüzdeki haftalarda önerilerde bulunması bekleniyor.

Avrupa’nın para birimi “euro” 20 yaşında

Dünya

Almanya MİT’e çalışan Diyanet ve Ülkücü derneklerin peşini bırakmıyor

Almanya’da MİT’e bilgi toplayan Türk diaspora örgütü UID, Diyanet ve Ülkücü örgütler yeniden gündemde. Kuzey Ren-Vestfalya İçişleri Bakanı Reul, eyaletin MİT’in öncelikli hedefinde olduğunu söyledi.

BOLD – Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti İçişleri Bakanı Herbert Reul, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ve Ülkücü ocak ve derneklerin Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) veri taşıdığını söyledi.

Türk istihbarat örgütü MİT’in Almanya’da yaşayan muhalifleri fişlediğini söyleyen Reul, Almanya ve özellikle de Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinin MİT’in öncelikli hedefinde olduğunu söyledi.

GENİŞ ÇAPLI AĞ

İçişleri Bakanı Reul, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da etki alanı oluşturabilmek için AKP’ye yakınlığıyla bilinen Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), DİTİB ve Ülkücü dernek ve ocakları gibi çeşitli imkanlara sahip olduğunu belirtti. Reul “Bu şahıs ve örgütlerden oluşan geniş çaplı ağ sadece Türk Hükumeti için bilgi toplamıyor, ayrıca istihbarat kurumu MİT’e bilgi taşıma için de kullanılabiliyor” diye konuştu.

ALMANYA MİT’İN ODAK ÜLKESİ

Alman iç istihbarat teşkilatı BfV’nin geçen Temmuz’da yayınlanan yıllık raporunda, Almanya’nın MİT’in odak ülkelerinden biri olduğuna ve Türk istihbaratının odağında PKK, Gülen yapılanması ve muhaliflerin bulunduğuna işaret edildi.

Öte yandan ülkücülüğün Erdoğan Milliyetçiliği olduğunu düşünen bazı Alman siyasetçiler ülkücü dernek ve ocakların kapatılması gerektiğini düşünüyor. DW’ye konuşan İktidarın büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) Federal Meclis İçişleri Komisyonu Üyesi Christoph de Vries de Ülkücülerin yasaklanmasının şart olduğu görüşünde.

Almanya’da Ülkücü Hareket’e yasak geliyor: Erdoğan milliyetçiliğinin bu ülkede yeri yok!

Okumaya devam et

Dünya

Rusya’dan barış gücü açıklaması: Karabağ’da Türkiye ile işbirliği yok

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Dağlık Karabağ’da oluşturulan barış gücünde Türkiye’nin de olacağı iddialarını yalanladı. Peskov Türkiye ile işbirliğinin Karabağ dışında ve Azerbaycan topraklarında olacağını açıkladı.

BOLD –  Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Dağlık Karabağ’da yapılan anlaşmayla ilgili Rus basın mensuplarına açıklamalar yaptı. Türkiye’nin de barış gücü kuvvetlerine dahil edilip edilmediği sorusuna cevap veren Peskov, “Hayır, Türk-Rus barış güçlerinden bahsedilmedi. Bu konu hiçbir zaman ele alınmadı” dedi.

TÜRKİYE’NİN BARIŞ GÜCÜNDEKİ ROLÜ NE OLACAK?

Barış gücü hakkında daha önce bilgi veren Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev “Anlaşmanın 5. Maddesinde tarafların ateşkese uyması denetiminin verimliliğinin artırılması amacıyla barış gücü merkezi oluşturulacağı yazılıyor. Bu merkezde Rus ve Türk askerleri faaliyet gösterecek. Türkiye resmen bu çatışmanın çözümünde ve ateşkese uyulma işinde rol alacaktır” demişti. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise grup toplantısında yaptığı açıklamada “Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan anlaşmasının uygulanmasını gözetmek ve denetlemek üzere bölgede kurulacak ortak barış gücünde Rusya’yla birlikte yer alacak” dedi.

PESKOV: TÜRK-RUS BARIŞ GÜÇLERİNDEN BAHSEDİLMEDİ

Bu sözler Türkiye’nin Dağlık Karabağ’da Rusya ile birlikte barış gücünde görev yapacağı şeklinde yorumlanmıştı. Konuyla ilgili detayları paylaşan Peskov, Azerbaycan’da bir gözlem noktası oluşturulacağını, Türkiye’nin de Dağlık Karabağ’da değil, bu gözlem noktasında yer alacağını açıkladı.

RUS BARIŞ GÜCÜ DAĞLIK KARABAĞ’DA

Diğer yandan Rusya Savunma Bakanlığı, Dağlık Karabağ’a yerleştirilecek Rus barış gücü birliklerinin yola çıktığını duyurdu. Rusya’nın verdiği bilgiye göre İl-76 model askeri kargo uçaklarıyla 1960 asker, 90 zırhlı ve 380 araçtan oluşan Rus barış gücünün Dağlık Karabağ’a gönderildi.

Merkez Askeri Bölgesi’nden 15. motorize birliklerin bölgeye sevk edildiği kaydedilen açıklamada, Rus askeri birliklerinin, tarafların anlaşmalara uyumunu izleyeceği, Dağlık Karabağ’daki temas hattı ve Laçin koridoru boyunca gözlem noktaları kurulmasının planlandığı hatırlatıldı.

Okumaya devam et

Dünya

Bahreyn’de 51 yıldır başbakanlık yapan Selman el-Halife öldü

Bahreyn’de 50 yıl 296 gündür başbakanlık koltuğunda oturan 84 yaşındaki Selman el-Halife hayatını kaybetti. Selman, iki hafta sonra doğum gününü kutlayacaktı.

BOLD – Bahreyn Kraliyet Divanı tarafından yapılan yazılı açıklamada, 1971 yılından bu yana Bahreyn Başbakanı olan Halife bin Selman el-Halife’nin 84 yaşında hayatını kaybettiği duyuruldu.

Selman’ın 85’inci doğum gününe iki hafta kala öldüğü bildirildi. Bahreyn medyası haberinde, “Majesteleri Kral Hamad bin Isa Al Khalifa’nın emriyle Kraliyet Mahkemesi, ABD’nin Mayo Klinik Hastanesinde bu sabah hayatını kaybeden Başbakan Halife bin Selman el-Halife’nin yasını tutuyor” ifadelerine yer verildi.

Bahreyn’in eski hükümdarı Salman’ın ikinci oğlu Prens Halife’nin 24 Kasım 1935’te doğduğu, 1971’te krallığın ilk başbakanı olduğu ve 50 yıl 296 gün ile başbakanlık görevini dünyanın en uzun süreli yapan kişini haline geldi.

Okumaya devam et

Popular