Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Oyunu engellenen Levent Üzümcü: Adaletsizliğe karşı çıkan yok ediliyor

Oyuncu Levent Üzümcü, Türkiye'de doğruyu söyleyen insanlara haksızlık yapıldığını söyledi.

“Anlatılan Senin Hikayendir” adlı oyunu engellenen Levent Üzümcü, Türkiye’de doğruyu söyleyen, gerçeğin peşinden giden, onurlu, fikri ve vicdanı hür olan insanların her zaman haksızlığa uğradığını söyledi.

Kültür ve sanat üzerinde gün geçtikçe artan baskıların son halkasına “Anlatılan Senin Hikayendir” adlı oyununun gösterimi iptal edilen Levent Üzümcü eklendi.

Oyuncunun 3 Aralık’ta Çoruh Üniversitesi’ne bağlı A. Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahnelemeyi planladığı oyununun valilikçe iptal edilmesi sonrasında 10 Ocak’ta İskenderun’da yapılması planlanan oyun gösterimi de baskılar sonucu iptal edildi.

Oyununun iptal edilmesine “En iyi bildikleri şeyi yapıyorlar, insanların ekmeğiyle, aşıyla oynuyorlar” sözleriyle tepki gösteren Üzümcü, sanatçılar üzerindeki baskılar ve Oyuncular Sendikası’ndan neden istifa ettiğine dair MA’ya konuştu.

“ADALETSİZLİĞE KARŞI ÇIKAN YA YOK EDİLİYOR YA DA BİR ŞEYLERE MECBUR BIRAKILIYOR”

Bir baskı ülkesinin kurulmaya çalışıldığını ifade eden Üzümcü, adaletsizliğe karşı çıkan her kesimin bir şekilde ya yok edildiğini ya da bir şeylere mecbur bırakıldığını belirtti.

Böylesi bir tabloda Oyuncular Sendikası’ndan istifa etmesiyle dikkatleri üzerine çeken Üzümcü, sendikaya dair, “Oyuncular Sendikası, kurduğumuz değerlerden çok uzaklaşmış durumda. Bizim sendikayı kurma amacımız çalışma şartlarımızın iyileşmesi ve aynı zamanda çalışma statümüzün ve yapımcılarla olan çalışma ilişkimizin bir sigortalı işçi statüsüne evrilmesiydi. Bunun için çalışma yürüten ilk başkanımız Mehmet Ali Alabora’ydı. Ardından Meltem Cumbul ile süreç devam etti. Bunları düzeltmek için hep çabaladık” değerlendirmelerinde bulundu.

Yeni yönetim kurulunun neredeyse çoğunun dizilerde ve filmlerde oynadığına işaret eden Üzümcü, aldığı istifa kararının nedenlerini ise şöyle açıkladı:

“Bize yapılan haksızlıklar karşısında sendikanın yapması gereken oraya gidip, bize verilen sahnenin neden ve kim tarafından engellendiğini bulup, bunun önüne geçip bir alternatif üretmesidir. Bizim sendikayı kurmaktaki amacımız buydu ama bana yapılan haksızlık ya da bir başka arkadaşımıza yapılan haksızlık ile ilgili en ufak bir açıklamada dahi bulunmuyorlar.

Ben istifa edeceğimi açıkladıktan sonra bir açıklama yaptılar. ‘Kendi çapında açıklamalar yapmıştır. Tiyatrolar kapanmasın, seyirciler tiyatroya gitsin gibisinden’ açıklamalar yaptılar. Bu ilginç bir durumdur. Bir tür amacından uzaklaşmış sarı sendika yolunda ilerleyen bir ekip halini aldılar.”

“EN İYİ BİLDİKLERİ ŞEYİ YAPIYORLAR, İNSANIN EKMEĞİYLE OYNUYORLAR”

Sözlerine, “Aslında yasaklanan ‘Anlatılan senin hikayendir’ oyunu değil, yasaklanan Levent Üzümcü’dür” diyerek devam eden oyuncu, “Ben oyunumda toplumdaki dostluğu, barışı ve kardeşliği anlatmaya çalıştım. Bu oyunu izleyip sevmeyecek ve bundan etkilenmeyecek kimseyi bilmiyorum. Buradaki durum başkadır, ‘Levent Üzümcü para kazanmasın, mesleğini yapmasın’ şeklindedir.

En iyi bildikleri şeyi yapıyorlar. İnsanın ekmeğiyle oynuyorlar. ‘Ya bizdensin ya da ekmeğinle oynarız’ demeye getiriyorlar” dedi.

Üzümcü, sistem ve rejim böyle devam ettikçe Türkiye’de doğruyu söyleyen, gerçeğin peşinden giden, onurlu, aklı, fikri ve vicdanı hür olan insanların ne yazık ki her zaman gadre uğrayacağını ifade etti.

Talebinin adalet olduğunun altını çizen Üzümcü, “Ben demiyorum ki bu parti gitsin başkası gelsin. İnsanlara kim olduğu, hangi mezhepten olduğu, hangi partinin üyesi olduğu üzerinden değil, insan olması üzerinden değer verilsin istiyorum” diye belirtti.

Gündem

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

OHAL döneminde ilan edilen KHK’larla işlerini kaybeden Esra Çapar ve Cennet Kılınç adlı İzmirli 2 kadın öğretmen, iş bulamayınca badana boya işine girdi.

BOLD – 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’lar yüzünden on binlerce insan işsiz kaldı. Ailelerini geçindirmek zorunda olan KHK’lılara yapılan zulümler bununla da bitmedi. Bankalara gelen havalelerini bile çekemeyen KHK’lar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına da işlenen KHK’lı olduklarına dair bilgi notu yüzünden iş bile bulmakta zorlandı.

Tüm bunlara rağmen KHK zulmüyle ezilenler bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’de ihraç edilen ve iş bulamayan öğretmen Esra Çapar ve Cennet Kılınç, badana işine girdi. Yoğun beden gücü isteyen boya ve badana işlerini başarıyla yapan KHK’lı öğretmenler kendilerine “Badanacı Ablalar” adlı bir de sosyal medya hesabı açtı.

Yaşadıklarını KHK TV’den Sedat Gülkaya’ya anlatan Çapar ve Kılınç “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden olduk. Hayatta kalmak için dışarıda iş aradık ancak KHK’lı olduğumuz için bize iş vermediler. Biz de birlikte boya badana işi yapmaya başladık” dedi.

HERKES BENİ SUÇLU GÖRÜYORDU

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan ve 12 senedir Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu Kuran kursu öğreticiliği yaparken işine son verilen 38 yaşındaki Esra Çapar ‘Badanacı ablalar’ fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Çocukları ile yalnız yaşayan bir anne olarak çok zorluklar yaşadım. Görevimden ihraç edildiğim için iş başvurusu yaptığım herkes beni suçlu olarak görüyordu ve işe almak istemiyorlardı. Bizler ihraç edildikten sonra suçsuz olmamıza rağmen toplumdan dışlandık. Başvurduğumuz işlere alınmadık. Ama çalışmamız ve bakmamız gereken çocuklarımız vardı bu yüzden de hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıydık. Sonrasında Cennet hocamla tanıştık. Aramızda böyle bir fikir çıktı ve biz bu işi yaparız dedik. ‘Badanacı Ablalar’ böyle ortaya çıkan bir iş oldu bizim için”

“SUÇSUZ YERE HAPİS YATTIM”

17 yıllık öğretmenlik görevinden KHK ile ihraç edilen 45 yaşındaki Cennet Kılınç da şunları kaydetti: “Başkalarının ‘Takipsizlik’ aldığı nedenlerle ben 2 yıl tutukluluk süresi geçirdim. Örgüt yöneticiliği suçlaması ile başlayan davam örgüt üyeliğine indirildi. Sonrasında ise istinaf mahkemesi kararı ile başta 7.5 yıl olan cezam, sadece yardım ve yataklık denilerek 2 yıl 1 aya indirildi. Benim hiçbir terör örgütüyle bir bağlantım yok. Ben şimdi bu 2 yıla da suçsuz yere hapis yattığım için itiraz ettim ve süreç halen daha devam ediyor.”

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

 

Okumaya devam et

Gündem

İBB’den Çamlı’yı kızdıracak uyarı: Restorasyon yapın ama Sultanın ardına babanızın adını eklemeyin!

AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı’nın restore ettirdiği tarihi çeşmedeki Sultan I. Mahmud’un kitabesine babası Zeki Çamlı’nın adını ekletmesine İBB’den tepki geldi.

BOLD – Osmanlı Sultanı I. Mahmud tarafından 1748 yılında yaptırılan Fatih’de bulunan Vezir Çeşmesi, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı tarafından restore ettirildi.

Tarihi çeşmenin yenilenen kitabesinde ise bir skandala imza atıldığı ortaya çıktı. Çamlı’nın, Osmanlı padişahı I. Mahmud’un isminin yanına babası Zeki Ahmed Çamlı’nın ismini eklettiği ortaya çıktı. Restorasyon sırasında kitabenin 8. sütununa ‘Sahibül hayrat merhum Zeki Ahmed Çamlı’ yazıldığı öğrenildi.

BABANIZIN ADINI YAZAMAZSINIZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) skandal restorasyona tepki geldi. Kültür Varlıklarından sorumlu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, konuyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Hangi sosyal statüde olursanız olun tarihi eserlerin imitasyonunu yapmak, kitabesine babamızın adını yazma hakkı vermiyor bize. Hele adını sultandan sonra yazdırmak Osmanlı devrinde olsa infial olurdu. Öyle olsa her restorasyonda Süleymaniye kitabesi okunmaz hale gelirdi. 2018’de tamamlanmış, 1. Mahmud Çeşmesi kitabesi içeriğinin değiştirilmesi ve eklemeler yapılması; Orjinalinde “Ayn-ı dilcûy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” şeklinde biten kitabeye ekleme yapıp “Sahibü’l hayrat merhum Ahmed Zeki Çamlı ruhiçün el fatiha” Şeklinde bitirilmesi! Eğer çalışma tarihi eser restorasyonuysa kitabesinin değiştirilmesi gerekiyor, bölge koruma kurulunun onaylı projesi niye ihlal edildiğinin uygulama sahibi ve kurumuna sorulması gerekiyor. Restorasyon yapmayın demiyoruz yapın ama sultanın adı ardına babanızın adını eklemeyin!”

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir salgında 3. dalgayı yaşıyor

Bilim Kurulu toplantısı sonrası en çok vaka artışının yaşandığı illeri sıralayan Bakan Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi.

BOLD – Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bakan Koca, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek önemli açıklamalarda bulundu. Koca, koronavirüs vaka sayısında 4 ile dikkat çekti.

Semptom göstermeyen pozitif vaka sayılarının da yeni hasta sayılarıyla birlikte açıklanacağını söyleyen Koca, en çok vaka artışının yaşandığı illeri de sıraladı.

İŞTE O İLLER

Bakan Koca yaptığı açıklamada, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi. Koca açıklamasının devamında koronavirüs vaka sayısında yüzde 50’yi aşan 15 il olduğunu belirterek “Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale’de yüzde 50 ile yüzde 100 arasında artışlar oldu” dedi.

Sağlık Bakanlığı vaka sayısı inadından vazgeçti: 28 bin 351 yeni vaka tespit edildiği açıklandı

Okumaya devam et

Popular