Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Rutkay Aziz Erdoğan’a sordu: Ben mi faşistim, Mozart mı?

Sanatçı Rutkay Aziz

Oyuncu Rutkay Aziz, Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanını Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır.” sözlerine ilişkin, “Faşizmin ne olduğu o zaman tam bilinemiyor. Ben mi faşist oluyorum bu durumda Mozart mı?” diye sordu.

Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanı bir Mozart, bir Beethoven dinlesin. Belki iyi gelir.” sözleri nedeniyle hedef aldığı Rutkay Aziz’den cevap geldi.

AZİZ: BEN İNSANLIK ADINA MOZART’I KORUMAKTAN YANAYIM

Aziz, Erdoğan’ın, “Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan cumhurbaşkanını Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır” sözleri için, “Faşizmin ne olduğu o zaman tam bilinemiyor. Ben mi faşist oluyorum bu durumda Mozart mı oluyor faşist? Böyle bir durum varsa ben insanlık adına Mozart’ı korumaktan yanayım.” dedi.

Oyuncu, aslında Erdoğan’a bir şey önermediğini belirterek şunları söyledi: “Sadece bana Erdoğan’ın Fazıl Say konserine gideceği söylendi, bu konuda ne düşündüğüm soruldu. Ben de ‘Çok iyi olur, Mozart ve Beethowen dinler, iyi gelir’ dedim.”

“KİM ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM İÇİNDEYSE MÜSVEDDE OLUYOR”

Erdoğan’ın sanatçılarla ilgili sık sık ‘müsvedde’ ifadesi kullanmasını da değerlendiren Aziz, “Sanata ve kültür hayatımıza nasıl baktıklarının göstergesidir. Bu Metin’le (Akpınar) başladı Müjdat’la (Gezen), başka arkadaşlarla devam ediyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, Metin’e ve Müjdat’a ‘sanatçı müsveddeleri’ derken aslında ucu açık bir laf ediyor. Yani muhalefette kim varsa, kim eleştirel bir yaklaşım içindeyse bunlar demek ki müsvedde oluyor. Kim müsvedde, kim değil bunu halk zaten belli bir yerde kendisi getirip, koyuyor. Bunun ötesinde daha fazla muhatap tutmanın bir anlamı yoktur kendilerini.” diye konuştu.

Genco Erkal: Türkiye’de padişahlık kuruldu, Saray’da hallediliyor her şey

Gündem

Cezaevinde korona isyanı: Siz yaşatmak nedir bilmez misiniz?

Tutsak Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in kızı Fatma Saadet Yılmazer’in tutuklu olduğu Bakırköy Kadın Cezaevindeki koğuşunun tamamının koronavirüse yakalandığı belirtildi. Koğuştakilerin yüksek ateşle hasta olmasına rağmen revire dahi çıkarılmadığını söyleyen Avukat Sümeyra Bulduk, “İnsanlar canlarıyla uğraşıyorlar. Siz korumak yaşatmak nedir bilmez misiniz” diye sordu.

BOLD – Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde B4 koğuşunun tamamının koronavirüse yakalanmasına rağmen yüksek ateşle yatan tutuklu ve hükümlülere Kovid 19 testi yapılmadığı, revire dahi çıkarılmadığı kaydedildi.

Avukat Sümeyra Bulduk, müvekkili Fatma Saadet Yılmazer’in de tutuklu bulunduğu B4 koğuşunun tamamının koronavirüse yakalandığını ancak koğuştakilere Kovid 19 testi yapılmadığını, revire dahi çıkarılmadıklarını kaydetti. Adalet Bakanlığına tepki gösteren Bulduk, sosyal medya hesabından şunları yazdı: “Bakırköy Cezaevinde müvekkilim Fatma Saadet Yılmazer’in de tutuklu bulunduğu B4 koğuşunun tamamının korona olduğu, yataktan dahi kalkamadıkları, yüksek ateşleri olmasına rağmen test yapılmadığı ve revire dahi çıkarılmadığı söyleniyor. Siz korumak, yaşatmak nedir bilmez misiniz? Suçsuz yere özgürlüğünden mahrum ettiğiniz her insanın sağlığını korumakla yükümlüsünüz. İnsanlar canlarıyla uğraşıyorlar, aileleri ise perişan! Reviriniz ve revir doktorlarınız süs diye durmuyor orada!”

Diyanet lüks tekneden halka sabır ve şükür mesajı yolluyor

Okumaya devam et

Gündem

Lebalep kongreler Türkiye mutasyonunu tetikler mi?

Yeni tip Kovid-19 mutasyonları gündemdeki yerini koruyor. Son olarak ortaya çıkan ve Türkiye’de de görülen Hindistan mutasyonuna aşıların yeterli gelip gelmeyeceği tartışılırken uzmanlardan önümüzdeki dönemde Türkiye mutasyonun da görülmesinin olası olduğu iddiası geldi. Bu iddia akıllara AKP’nin yaptığı lebalep kongreleri akıllara getirdi.

BOLD – Kovid-19’un Hindistan mutasyonunun Türkiye’de de görülmesinin ardından, mutasyonların etkisi ve aşıların yeterli olup olmayacağı tartışmaları gündemdeki yerini koruyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye mutasyonunun da görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Arzu Sayıner, “Salgına karşı mücadelede en önemli silahımız aşı” dedi. Saygıner, vakaların yüzde 10’unun varyant türünün saptanamadığına dikkat çekti:

HER ÇOĞALAN VİRÜS YENİ MUTASYON DEMEK

BirGün’den Berkay Sağol’a konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Sayıner, yeni mutasyonların da ortaya çıkabileceğini, salgına karşı mücadelede en önemli silahın aşı olduğunu vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Kovid-19’un Türkiye mutasyonunun da görülebileceğini belirten Sayıner, “Her ülkenin kendi dinamikleri farklı. Ülkelerin uyguladığı aşılara, tedavi yöntemlerine ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak yeni varyantlar ortaya çıkabilir. O yüzden önümüzdeki dönemde Türkiye mutasyonu görülmesi olası. Virüs çoğaldıkça farklı şekilde mutasyona uğruyor. Her çoğalan virüs yeni mutasyonlar demektir ve yeni sonuçlar ortaya çıkabilir. Virüsün çoğalması engellenirse mutasyonlar durdurulur” dedi.

SAPTANAMAYAN VARYANT VAR

Türkiye’de görülen vakaların yaklaşık yüzde 90 oranında İngiltere varyantı olduğuna dikkat çeken Sayıner, vakaların yüzde 10’unda ise varyantın türünü saptayamadıklarını belirtti. Saygıner, “Türkiye’de yapılan testlerin çoğunluğu virüs var mı yok mu onu saptıyor, bir de İngiltere varyantı mı değil mi onu açıklıyor. Testi pozitif çıkan kişilerin İngiltere varyantı olduğunu saptayamazsak ne olduğunu bilmiyoruz. Bu varyantların anlaşılması için buna ileri düzeyde test yapılması gerekiyor. Hangi oranda başka varyantların olduğunu Sağlık Bakanlığı biliyor. Türkiye’de İngiltere, Brezilya, Güney Afrika bir de Hindistan varyantı var. Dünya genelinde ise şu anda bildirilen yaklaşık 20 civarı varyant var” dedi.

MUTASYONLARIN ETKİLERİ ENDİŞELENDİRİYOR

Varyantlarla ilgili çeşitli endişelerin olduğunu vurgulayan Sayıner, “Varyantlarla ilgili asıl sorduğumuz sorular şunlar: Yayılım hızını nasıl etkileyecek? Daha ağır hasta yapacak mı? Aşıdan kaçacak mı? Bunlar aslında korkularımız. İngiltere varyantı en hızlı yayılan. Türkiye’ye girdi ve 2 ay içinde yüzde 90’lara kadar çıktı. Brezilya ve Güney Afrika varyantlarının ise antikorlardan etkilenme oranı daha az” dedi. Aşı olan kişilerin ağır geçirmese bile tekrar bu varyantlara yakalanabileceğini söyleyen Sayıner, “Hindistan varyantını ise şu anda tam olarak bilmiyoruz; ancak onun da aşıdan kaçtığına dair gözlemlerimiz var. Daha büyük sorun yaratma eğilimi olan varyantlar İngiltere kadar hızlı yayılmıyor” diye konuştu.

DİĞER AŞILAR ÇİN AŞISINDAN DAHA ETKİLİ

Virüse karşı mücadelede en önemli silahın aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sayıner, şunları kaydetti: “Oluşturduğu antikor miktarı nedeniyle mRNA aşıları olan Biontech ve Moderna aşıları güçlü. Sinovac’a göre daha fazla antikor üretiyor ve koruyor. Sputnik V ise daha farklı bir aşı, onunla ilgili açıklanan veri çok az. mRNA aşılarında virüsün çok küçük bir parçası var. Eğer virüsün o parçanın dışında kalan bir mutantı gelirse bu aşılar etkisiz kalabilir. mRNA aşılarının böyle bir riski var; ama bu aşılar şu anda varyantlara karşı koruyor. Sinovac aşısının da koruyuculuğu gayet iyi. Bütün aşılar çok kıymetli. İyiler arasında daha iyi aşılar var.”

4 aylık enflasyon TÜİK’in açıkladığı gibi 5,45 değil yüzde 16.2

Okumaya devam et

Gündem

Ebru Gündeş ve Reza Zarrab çekişmeli başladı anlaşmalı bitirdi

Şarkıcı Ebru Gündeş ve Reza Zarrab’ın 11 yıllık evliliği resmen sona erdi. Çekişmeli olarak başlayan boşanma davası, anlaşmalı olarak sonuçlandı.

BOLD – Ebru Gündeş geçen ay Bodrum Aile Mahkemesi’ne başvurarak 11 yıllık eşi Reza Zarrab’a evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davası açtı. İkili tek celsede boşandı. 10 yaşındaki Alara’nın velayetini annesine veren mahkeme, Zarrab’ın kızıyla belirli aralıklarla görüşmesine hükmetti.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0