Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bir general dahil 13 asker, 50 dolarlık küre yokluğundan şehit olmuş

Alçak uçuşlarda güvenliği sağlayan ikaz kürelerinin 180 bin adetinin eksik olduğu öğrenildi.

Tümgeneral Aydoğan Aydın’ın da şehit olduğu helikopter kazasına, “uçuş güvenliği sağlayan 50 dolarlık kürelerin eksikliğinin” sebep olduğu iddia edildi.

2017 yılında Şırnak’ta Cougar tipi helikopter, yüksek gerilim hattına takılarak düşmüş, aralarında Tümgeneral Aydoğan Aydın’ın da bulunduğu 13 asker şehit olmuştu. Kazaya, “uçuş güvenliği sağlayan 50 dolarlık kürelerin eksikliğinin” sebep olduğu iddiası gündeme geldi.

KALKIŞTAN 3 DAKİKA SONRA DÜŞTÜ

Kazayla ilgili detaylar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu’nda konuşuldu. Kalkıştan üç dakika sonra meydana gelen kazanın sebepleri arasında, tellere takılan ışıldak özellikli uyarı kürelerinin bulunmayışı da gösterildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye’de hayati önem taşıyan uyarı kürelerini Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdür Vekili Orhan Kaldırım’a sordu.

TEİAŞ’tan gelen yazılı yanıtta, 67 bin 600 kilometrelik enerji iletim hattında yaklaşık 100 bin ikaz küresi bulunduğu, ancak 180 bin küreye daha ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

“KÜRELERİN YÜZDE 65’İ EKSİK”

Sözcü’den Deniz Ayhan’a konuşan Yavuzyılmaz, “Takılı olması gereken kürelerin yüzde 65’i eksik durumda. Bu askeri hava trafiğinin yanında sivil hava trafiğini de olumsuz etkileyen, kaza ve can kaybı riskini artıran bir durum. Pilotlara yüksek gerilim kablo hattı uyarısını gösteren yeni kürelerin henüz ARGE aşamasında olduğunu da öğreniyoruz. Kazalara tekrar sebebiyet vermemek için derhal bu eksiklik giderilmeli.” dedi.

Yüksek gerilim hatlarına takılan renkli uyarı küreleri uçuş güvenliğine katkıda bulunuyor. Kürelerin fiyatı montaj dahil 50 dolar civarında.

Alüminyumdan imal edilen, ışığı yansıtıcı özelliğe sahip olan bu küreler, helikopter pilotları tarafından gündüz kolaylıkla görülüyor.

Sisli ve kapalı havalarda görülmesi zor olan yüksek gerilim hatları, bu toplar sayesinde çok daha kolay fark ediliyor.

Bakan Turhan’dan garip açıklama: Tren kazalarında TCDD’nin kusuru yok

Gündem

Katar bu sefer at spermi aldı

Türkiye’de birçok sektörden dikkat çeken alımlar yapan Katar’ın saf kan Arap atı spermi de aldığı ortaya çıktı. 3 attan 60 doz dondurulmuş sperma alan Katar’ın, karşılığında ne kadar para verdiği henüz açıklanmadı.

BOLD – Medyadan gayrimenkule, bankadan sanayiye varan kadar birçok sektörde Türkiye’den alım yapan Katar’ın devlet üretim merkezlerinden saf kan Arap atı spermi aldığı da ortaya çıktı. Katar son olarak Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk payını alarak gündeme gelmişti.

Katarlılarla yapılan satışlar bu sefer TBMM KİT Komisyonu’nda tartışıldı. Tartışmalar sırasında Katar’a satılan at spermaları gündeme oturdu. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece’ye sperma satışlarını sordu ve “İhale yapıldı mı, her bir doz kaça satıldı?” diye sordu. Genel Müdür ise sperma üretilip satıldığını belirtti ancak fiyat açıklamadı.

Yavuzyılmaz, “TİGEM’in sahibi olduğu safkan Arap atlarından Turbo’dan 30 doz, Tamerinoğlu ve Ayabakan’dan 15’er dondurulmuş aygır sperması Katar’a satıldı. Katar adı geçince sormak gerekiyor: Bu konuda ihale yapıldı mı? Yapıldıysa bu ihaleye hangi ülkelerden hangi şirketler girdi, ne fiyat verildi. Spermaları satılan Turbo, 2009’da, Ayabakan ise 2008’de Dünya Arap Atı Organizasyonu’nca yılın en iyi atları seçilmişti” dedi.

Sözcü’den Veli Toprak’ın haberine göre; TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece ise at sperması satışı konusundaki sorulara yazılı cevap vereceğini bildirdi. Malatya’daki boğa sperması üretiminde de TİGEM’in piyasada ilk sırada geldiğini belirten Işıkgece şunları söyledi: “Sadece Türkiye’de değil, yüzde 33 payla ve şu anda elimizdeki 1250 başla dünyada da lideriz. 2019 yılında at varlığımız 1126 iken 2020 yılında 1250 oldu. Gelecek seneki hedefimiz de 1455 olacak. Sahalarda koşan atların yüzde 23’ü TİGEM kökenli ve burada dağıtılan ikramiyelerin yüzde 42’si de yine TİGEM’in atlarından kaynaklanıyor.”

Resmi olarak spermaların ne kadara satıldığı açıklanmazken Yarış Dergisi sitesinde yer alan habere göre ise Turnoil Savunma Danışmanlık ve Lojistik A.Ş., Turbo’dan alınan 30 dozluk spermayı Katar’da bulunan Al Galayel Equine Center’a 1 milyon 500 bin liraya sattı.

Okumaya devam et

Gündem

Çorumlunun parası Payitaht Abdülhamit’e gitti, bütçede ampule para kalmadı

Çorum Belediyesinin park ve sokak aydınlatması için bütçe olmadığı gerekçesiyle aydınlatma ihalesini iptal ettiği ortaya çıktı. Sayıştay’ın 2018 raporlarına göre 414 milyon lira borcu olan Çorum Belediyesi, Payitaht Abdülhamit dizisine leblebi tanıtımı için 40 bin lira ödedi .

BOLD –  Çorum leblebisinin yer aldığı sahne için TRT’de yayınlanan Payitaht Abdülhamid dizisine 40 bin TL reklam ücreti ödeyen Çorum Belediyesi, park ve sokak aydınlatması için bütçe olmadığı gerekçesiyle aydınlatma ihalesini iptal etti.

LEBLEBİYE PARA VAR, SOKAK AYDINLATMASINA YOK

Anka’dan Bora Erdin’in haberine göre Sayıştay’ın 2018 yılı raporlarına göre 414 milyon lira borcu olduğu tespit edilen AKP’li Çorum Belediyesi, bütçe yetersizliği gerekçesiyle sokak ve park aydınlatmalarında kullanılacak ampulleri alamadığı için ihaleyi iptal etti. Belediye Şubat ayında sokak, park ve bahçelerin aydınlatması için ampul alımı ihalesine çıktı. İhaleye verilen teklifler ayrılan ödeneğin üzerinde olunca Çorum Belediyesi alımı yapamadı ve 10 Mart 2020’de ihaleyi iptal etmek zorunda kaldı.

“FİYAT ÜZERİNDE YAYGARA YAPTILAR”

Diğer yandan belediyenin teklifi üzerine Payitaht Abdülhamid dizisinin 27 Kasım Cuma akşamı yayınlanan bölümünde Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa ve leblebi sahnesi yer eklendi. Bu sahne için Çorum belediyesinden 40 lira alındı. Olaya tepkiler gelmesi üzerine Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın,”Maalesef takdir ve teşekkür edileceğim yerde fiyat üzerinde yaygara yaptılar. Bizi eleştirenler Abdülhamit’e Kızıl Sultan diyenlerin torunlarıdır” açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

Gündem

Anayasa Mahkemesinden Altan’ın başvurusuna ret: İddiaları soyut!

Anayasa Mahkemesi, gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın hürriyet ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine yönelik bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu. Altan’ın 13 Kasım 2019’da itiraz üzerine yeniden tutuklanmasıyla ilgili başvuruyu görüşen mahkeme, iddiaları soyut bularak hak ihlali olmadığına karar verdi.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM) İkinci Bölümü, tutuklu bulunan gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.

Ahmet Altan, Yargıtay 16 Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılandığı davada, 4 Kasım 2019’da “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası verilerek adli kontrol şartıyla tahliye edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6 Kasım 2019’da tahliye kararına itiraz etmesi üzerine Ahmet Altan, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla 13 Kasım 2019’da tekrar tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklama kararına yaptığı itirazlardan sonuç alamayan Ahmet Altan, 21 Kasım 2019’da AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

Altan’ın avukatları, ‘tutuklama için gereken şartlar bulunmamasına rağmen tekrar tutuklandığı’ gerekçesiyle, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın hürriyetlerinin ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurdu.

SUÇ İSNADINA BAĞLI TUTMA YOK

Bireysel başvuruyu değerlendiren AYM, Altan’ın başvurusunu kabul edilemez buldu. Kararda, Ahmet Altan’ın, “suç isnadına bağlı tutulma” halinin, hakkında ilk derece mahkemesince mahkumiyet hükmüyle birlikte tahliye kararının verildiği 4 Kasım 2019’da sona erdiği kaydedildi. Altan’ın bu tarihten sonraki döneme ilişkin olarak hürriyetinden yoksun kalmasının, “suç isnadına bağlı tutma” değil, “mahkumiyete bağlı tutma” niteliğinde olduğu belirtilen gerekçede, bu nitelikteki bir tutmayla ilgili yapılan bireysel başvuruda suç isnadına bağlı tutmaya ilişkin güvencelerin uygulanmasının mümkün olmadığı savunuldu.

Başvurucunun tutuklanma sürecinin yetkisiz makamlar tarafından başlatılıp neticelendirilmesi ve böylelikle mahkumiyete bağlı tutma kararını veren mercinin bir mahkeme olmadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğu değerlendirilen gerekçeli kararda, bu nedenlerle Altan’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin bir ihlalin bulunmadığı, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez kararı verildiği kaydedildi.

İDDİALAR SOYUTMUŞ

Gerekçede, Altan’ın, tutuklama kararı veren ve bu karara karşı itirazını inceleyen ağır ceza mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddiasıyla ilgili soyut iddialar dile getirdiği belirtilerek, başvurunun bu kısmının da kabul edilemez bulunduğu ifade edildi.

Altan’ın bu kararın ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurması bekleniyor. Ahmet Altan, 23 Eylül 2016 tarihindin itibaren Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Yargıtay’a atanan İrfan Fidan göreve başlamadan AYM’ye aday oldu

Okumaya devam et

Popular