Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’li Özel, Erdoğan ve Bahçeli’yi yöneten derin devletten bahsedince Aydınlık ekibi öfkelendi

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel

“Bazı eski ve mevcut asker kişilerin de olduğu, farklı siyasi aktörlerin de bulunduğu, belki hiç tanımadığımız aktörlerin olduğu çok ciddi bir vesayet odağı”

BOLD- Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaşadığı sert tartışmayla gündeme gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, aynı dönemde Aydınlık gazetisinin ağır eleştirilerine hedef olmuştu. Aydınlık, Hulusi Akar’ı tam cephe savunmuştu.

Özel-Akar tartışması yeni bir safhaya taşındı. Liderliğini Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in yaptığı Aydınlık Grubu ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında “derin devlet” kavgası çıktı.

ÖZGÜR ÖZEL: BİRDEN ÇOK PARTİYİ KONTROL EDEN BİR VESAYET VAR

CHP’li Özgür Özel, Gazeteduvar’dan Özlem Akarsu Çelik’e verdiği mülakatta partiler üstü bir ekipten söz ettti. Ardından Aydınlık grubundan peş peşe tepkiler geldi.

Yeni vesayet sisteminin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarına yön verdiğini belirter Özel, “Adına askeri vesayet demek doğru değil ama içinde bazı eski ve mevcut asker kişilerin de olduğu, farklı siyasi partilerden siyasi aktörlerin de bulunduğu, belki hiç tanımadığımız aktörlerin olduğu çok ciddi bir vesayet odağının varlığına ve bunun partiler üstü bir şekilde, hatta birden çok partiyi kontrol eder bir şekilde Türkiye siyaseti üzerinde bir vesayet kurduğuna ben şahsen inanıyorum.”

Özel’e göre vesayet sisteminde AKP’den bakan ve üst düzey bürokratlar oldduğu gibi “güçlü figürler” diye nitelediği bazı muhalefet partilerinin genel başkanları ile bazı yöneticileri de görev aldı.

TÜRKİYE SİYASETİNİ NE ERDOĞAN NE DE BAHÇELİ YÖNETİYOR

“Ben ne siyasetin belirleyicisinin Devlet Bahçeli olduğuna inanıyorum ne de Bahçeli’nin Recep Tayyip Erdoğan’ın veya Erdoğan’ın Bahçeli’nin güdümüne girdiğine inanıyorum.” diyen Özel, başka bir mekanizmanın mevcudiyetine işaret etti.

Özel, “Bir başka mekanizma devreye giriyor ve birbirine en ağır hakaret edenleri birbirine dost, ahbap yapabiliyor. Son olarak ‘Andımız’ polemiğinde de görülen, birbirine taban tabana zıt iki hareket var, bakış açılarıyla, geçmiş pratikleriyle ve Kürt meselesine yaklaşımlarıyla…” diye konuştu.

Özel AKP ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) müttefik hale getiren güç merkezinin de yeni vesayet sistemi olduğunu belirtti.

Özel, “Birinin millet tanımıyla diğerinin ümmet tanımı birbiriyle çelişmesine rağmen bunları aynı potada eritmeye çalışan ve tabanlarını da buna zorlayan, bunu ellerindeki büyük propaganda makinesiyle yapan bu akılda bir başka güç var. Bir yerden birileri düğmeye basıyor. Devlet Bahçeli, kritik kavşaklarda kritik kararlar vermiştir, U dönüşleri yapmıştır ama Türkiye siyasetini ne Bahçeli ne de Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor; onların içinde aktör oldukları ancak senaryosu bir başka yerden yazılan daha derin ve daha güçlü bir akıl yönetiyor.”

“DERİN DEVLET KUTSAMASI İLE HUKUK GERİ GELMEZ”

Özel sözlerinin devamında daha açık konuşarak doğrudan “derin devlet”i ima etti:

“Maalesef toplumun bazı kesimlerinde şöyle bir derin devlet kutsaması var. ‘Bir derin devlet var ve Türkiye’nin menfaatlerini o derin devlet koruyordur’. Hukukun olmadığı, kişilerin can ve mal güvenliğinin olmadığı, birilerinin devlet adına suç işlediği, birilerine şantaj yapıldığı, birilerinin tehdit edildiği hiçbir devlet uygulaması, adına ne denirse densin meşru değildir ve ülkeye fayda sağlamaz. Bu ülke derin devletten hiçbir zaman fayda görmedi bundan sonra da görmeyecek. Derin devlet güzellemesiyle olmaz bu iş.”

AYDINLIK GRUBUNDAN SERT TEPKİ GELDİ

Aydınlık gazetesi, Özgür Özel’in sözlerini sürmanşete çekerek “Derin Devlet teorisine sarıldı” başlığını attı.

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan ise, “Demek iktidar olsalar yeni Ergenekon-Balyoz dalgaları yaşayacağız. İbretlik.” sözleriyle tartışmaya katıldı. Reyhan, derin devlet teorisinin Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak ve Emre Uslu gibi isimlere ait olduğunu söyledi.

Aydınlık ayrıca, Özel’in sözleri içinde yer alan “Bir muhalefet partisi lideri” iması ile Doğu Perinçek’in kastetmiş olabileceğini belirterek imayı üzerine aldı.

Bir Özel Harekât polisinin “hendek operasyonu” anıları-3

Politika

Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satan Bakan Ruhsar Pekcan’a istifa çağrısı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait şirketin Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığına dair faturalar ortaya çıktı. Bakan Pekcan iddiayla ilgili sessiz kalırken CHP’li Ali Öztunç, Bakan Pekcan’ı istifaya çağırdı.

BOLD – CHP’li Ali Öztunç, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığının ortaya çıktığını belirterek istifa çağrısında bulundu.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait Nanoksia Biyoteknoloji ve Karon Mühendislik firmalarının bakanlık bünyesindeki kurumlara 9 milyon TL değerinde dezenfektan sattığı ileri sürüldü. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “AK Parti yeni bir skandala daha imza attı. Her gün AK Partililerle ilgili yeni yeni skandallar ortaya çıkıyor. Bu defa ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Öztunç, “Yani Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, eşiyle birlikte ortak olduğu şirketten kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satmış. Sanki piyasada bu ürünü başka üreten kimse yokmuş gibi kendi firmasından kendi bakanlığı bu malları satın alıyor. Gerçekten inanılır gibi değil, tam bir skandal. Turizm Bakanı, turizm arazilerini kendi özel şirketine devrediyor. Ticaret Bakanı ise kendi özel şirketinden kendi bakanlığına malzeme satıyor. Bu inanılır gibi değil” dedi.

İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR

CHP’li Öztunç, şunları söyledi: “Yıllar önce Devlet Bakanı Güler İleri, babasının cenazesinin ilanına ilişkin bakanlık bütçesinden ödeme yapıldığı için bakanlıktan istifa etmişti. Şimdi Ruhsar Pekcan’dan istifayı bekliyoruz. Kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyonluk mal satılıyorsa hemen istifa etmesi gerekiyor. Tıpkı eski Devlet Bakanı Güler İleri gibi davranması gerekiyor.”

Erdoğan 5 bin ton altının peşinde

Okumaya devam et

Politika

Anormalleşme süreci: 44 günde koronavirüsten 6.165 ölüm!

Türkiye’de 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar geçen 44 günde 6 bin 165 kişi koronavirüsten öldü. 1 Mart’ta 69 olan günlük ölüm sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı.

BOLD – Pandemi karşısında ekonomik tedbirleri alacak gücü olmayan Saray yönetiminin tedbirleri zamanından önce gevşetmesinin faturası ağır oldu. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de mart ayında uygulanan normalleşme sürecinin faturasının ağır olduğunu söyledi. İlgezdi, şunları dile getirdi:

  • Defalarca açıkladık. Bir an önce ekonomik ve sosyal koşulları sağlanmış, gelir güvenceli 28 günlük tam kapanma çağrısı yaptık.
  • Kapanma için gereken kaynağı da hesaplayıp açıkladık. MB’nin kaybolan 128 milyar dolarının 7’de 1’i ile bu kapanmanın finansmanı sağlanabilecekti.
  • 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar olan 44 günde toplam 6 bin 165 vatandaş koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.
  • 1 Mart’ta 69 günlük vefat sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı. Yoğun bakımlarda boş yatak kalmadı.
  • 1 Mart’ta yüzde 7.57 olan test-pozitif vaka oranı 14 Nisan itibarıyla yüzde 20’ye çıktı.
  • İktidarın, tedbirleri kademeli olarak gevşettiği ve “yerinden önlem” olarak adlandırılan döneme geçtiği 1 Mart’ta, günlük 645 hasta sayısı 14 Nisan’da yüzde 434 artarak 2 bin 802’ye ulaştı.

Okumaya devam et

Politika

AKP’nin ‘kayıp 128 milyar dolar’ına CHP’den dijital çözüm

Türkiye’nin dört bir yanına astığı “128 milyar dolar nerede?” afişlerinin vinçlerle sökülmesinin ardından CHP çözümü buldu. Ana muhalefet, iktidara yönelttiği sorusunu bu kez genel merkez binasına, çelik vidalarla sabitlenen dijital dev ekrana yansıttı.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın TBMM’de dalgalandırdığı “128 milyar dolar nerede?” yazılı afiş, CHP Genel Merkezi’nin dijital dev ekranındaki yerini aldı.

CHP, Merkez Bankasının (MB) eritildiğini iddia ettiği 128 milyar dolarlık rezervinin peşini bırakmıyor. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre iktidardan gelen çelişkili yanıtların ardından geçen hafta hazırladığı afişleri parti örgütleri aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına asan CHP, 40’tan fazla kentte engellemelerle karşılaştı. Savcılık ve mülki idare amirlerinin talimatları ile harekete geçen polis ekipleri, önce billboardlar ve ardından CHP’nin il ve ilçe binalarına asılan “128 milyar dolar nerede?” yazılı pankartlar, kiralık vinçlerle bulundukları yerlerden söktü.

İl ve ilçe örgütlerinde yaşanan gelişmelerin ardından CHP, “128 milyar dolar nerede” sorusunu genel merkez binasına taşıdı. Ankara Söğütözü’nde bulunan CHP Genel Merkezi’nin Anadolu Bulvarı’na bakan cephesindeki dijital dev ekrana, “128 milyar dolar nerede” sorusu yansıtıldı. CHP’nin, “iktidarı rahatsız ettiğini” belirttiği soru, genel merkezin çelik konstrüksiyon cephesinde dev vidalarla sabitlenmiş olan dev ekrana yansıtıldı.

SOSYAL MEDYADA ‘128’ PROFİLİ

CHP, sosyal medya paylaşımları ile de gündemde tuttuğu, “128 milyar dolar nerede” sorusunu “kısaltılmış hali” ile profil fotoğraflarına da taşıdı. Partinin iletişim ekibince hazırlanan kırmızı zemin üzerinde beyaz yazılarla “128” ifadesi bulunan görseller CHP’lilerce sosyal medyada profil fotoğrafı olarak kullanılmaya başlandı. CHP Genel Başkan Yardımcıları ve CHP’li milletvekilleri başta olmak üzere, Türkiye genelinde CHP örgütlerinde görev alan parti üyeleri, sosyal medya profil fotoğraflarını “128” ifadesi ile değiştirdi.

İktidarın cevap veremediği soru: 128 milyar dolar nerede?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0