Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Mücahid Ören dolandırıcılık ve suç örgütünden mahkum oldu, İhlaszedeler hâlâ mağdur

İhlal Finans'ın patronu Mücahid Ören, suç örgütü kurmaktan mahkum olmasına rağmen, İhlaszedelerin mağduriyeti sürüyor.

ABD vatandaşı Mücahid Ören’in mağdur ettiği İhlaszedeler, haklarını aramak için platform kurdu. Platformun başkanı Fatma Şirin, İhlas Holding Başkanı Mücahit Ören’in, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak” suçundan mahkum olmasına rağmen, İhlas Finans’a para yatıran insanların mağduriyetinin devam ettiğini kaydetti.

BOLD- Kamuoyunda “ihlaszedeler” olarak bilinen, İhlas Finans’ta paraları batan mudiler, seslerini duyurmaya çalışıyor. İhlaszedeler Platformu Başkanı Fatma Şirin, Sözcü’den Fatma Vurgun’a yaşadıkları mağduriyeti anlattı.

Fatma Şirin, ABD vatandaşı A. Mücahid Ören’in yönettiği İhlas Holding’in mağdur ettiği sayısız mudilerden biri. Ören’in mağdur ettiği bu isimler bir araya geldi ve “İhlaszedeler Platformu”nu kurdu. Platformun başkanı Fatma Şirin yaşadıklarını şöyle anlattı:

İHLASZEDELER PLATFORMU BAŞKANI ŞİRİN: MÜCAHİT ÖREN SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİDİR

“1995 tarihinde faaliyete geçen İhlas Finans Kurumu A.Ş.’nin yaklaşık 200 bin kişiden bir milyar dolar parayı, mevzuata aykırı olarak İhlas Holding A.Ş. ve diğer organik bağlantı içinde olduğu paravan şirketlerine aktarmış olduğu, ödeme güçlüğüne düştüğü, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından tespit edildi. İhlas Finans’ın, mudilere ait bahse konu paralarını Mücahid Ören ve diğer bir kısım şirket ortakları tarafından İhlas Holding’e ait grup şirketlerine aktardıkları ortaya çıktı. Grubun çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçunu işledikleri de tespit edildi ve Ahmet Mücahit Ören Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkum oldu. Söz konusu ceza Yargıtay 11.Ceza Dairesi’nce de cezalar yönünden onanmıştır.”

“Mudileri hukuken koruyan yasa yürürlükte kalsaydı, tasfiye en geç iki yıl zarfında yapılacaktı.” diyen Şirin gelinin nokta için “Büyük bir hukuk skandalı.” tabirini kullandı.

2001 yılında Uzan ailesine ait İmar Bank’ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğen işaret eden Fatma Şirin, “Ahmet Mücahid Ören tarafından aynı şekilde hortumlanan İhlas Finans’ın tasfiyesi ise TMSF’ye devredilmiş değildir ve bizzat nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş olanlar tarafından yapılmaktadır.” iddiasında bulundu.

İhlazdeler Platformu üyeleri bir arada. (Fotoğraf: Sözcü)

MUDİLERİN PARASINI İHLAS HOLDİNG KULLANIYOR

19 yıldır mağduriyetlerinin giderilmediğini hatırlatan Şirin şunları anlattı:

“Süreç sonu belirsiz bir şekilde sürüyor. 19 yılı geride bıraktık. Sözde tasfiye döneminde, mudilerin bir milyar dolarını Mücahid Ören grup firmalarında sıfır maliyetle kullandı, kullanıyor. Tasfiyede ödemeler 19 yıldır durdurulduğu gibi ödeme sırasını beklemenin de anlamı yok. Bu konuda ilk etapta devlete görev düşmekte. Yetkililer 19 yıldır bunca mağduru ve çekilen çileleri görmezden gelmeyip acilen bu konuda mağdurların iptal edilmiş yasal haklarını iade eden yeni bir yasal düzenleme yapmalıdır.”

İHLASZEDELER NASIL ORTAYA ÇIKTI?

İhlas Grubu’na ait İhlas Finans Kurumu, grup şirketlerine örtülü kaynak aktarımı nedeniyle 2000li yıllarda battı.

2001 yılı şubat ayında BDDK kurumun faaliyetlerine son verdi. 222 bin 298 mudiye, 676 milyon dolar ve 245 milyon euro borcu olduğunu açıklandı. İddialara göre şu anda 60 bine yakın hesabın milyonlarca lira alacağı kaldı.

Vatandaş da hakkını arayabilmek için platformu kurdu.

TGRT HABER VE TÜRKİYE GAZETESİ İLE HÜKÜMETİN SESİ OLDU

Mücahid Ören’in yönetim kurulu başkanlığını yaptığı İhlas Holding çatısı altında yer alan TGTR Haber televizyonu, İhlas Haber Ajansı ve Türkiye gazetesi hükümetin güdümünde yayın yapıyor.

Holding, İhlas Yapı şirketi ile Toplu Konut İdaresi’nden (TOKİ) hasılat paylaşımı (İhlas Marmara Evleri, Bizim Evler) ihalelerinin yanısıra Gazi Osmanpaşa ilçesinin kentsel dönüşüm ihalesini kazandı.

12 yıl ceza alan Yargıtay üyesi: Kürsüde olsaydım belki de zulmeden olacaktım, Allah’a hamd olsun ki mazlumum

Ekonomi

Reformlar sözde kaldı: Dolar yine yükselişe geçti

Erdoğan’ın ekonomi ve yargıda reform açıklamalarının ardından 7.52 seviyelerine kadar hızla gerileyen dolar, somut adımlar atılmaması nedeniyle yükselişe geçerek yeniden 8 TL’yi aştı.

BOLD – Türk Lirası, bu hafta dolar karşısında tekrar değer kaybederek 8 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, bu durumu ekonomi ve yargı reformuyla ilgili daha sağlam adımlar attığını görmek istemesine bağlıyor.

YATIRIMCILAR SOMUT ADIM BEKLİYOR

BBC Türkçe’nin haberine göre Türk Lirası, ekonomi yönetiminde yapılan değişiklikler ile ekonomi ve yargı sisteminde yapılması vaat edilen reform açıklamalarının ardından değer kazanmaya başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) piyasaların beklentisi doğrultusunda 475 baz puan faiz artışı yaparak politika faizini yüzde 15’e çekmesi de Türk Lirası varlıklara olumlu yansıdı. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen Türk Lirası, bu hafta dolar karşısında tekrar değer kaybederek 8 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler bu durumu yatırımcıların Erdoğan’ın ekonomi ve yargı reformuyla ilgili daha sağlam adımlar attığını görmek istemesine bağlıyor.

TL YÜZDE 26 DEĞER KAYBETTİ

Dolar/TL kuru, bu ay 8,58 seviyesine çıkarak rekor kırmıştı. TL’nin yılın başından beri dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 26’yı buldu. Diğer yandan Reuters’a konuşan bankacılar, yerellerin salı günü ilk defa 8 seviyesinden dolar satmaya başladığını da kaydetti. Bunun devam etmesi takdirinde dolar/TL kurunun düşmesi beklenebilir. Reuters, dün Türk Lirası’nın yüzde 2 değer kaybederek dolar/TL kurunun tekrar 8’in üzerine çıkmasını yerellerin altın almasına bağladı.

ARINÇ’IN İSTİFASI DA DOLARI YÜKSELTTİ

Türk Lirası, güne Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) aktif rasyo kararının ardından yükselişle başlamıştı. Kararın ardından dolar/TL 7,95’ten 7,84’ün altına kadar gerilerken bankacılık endeksi de yüzde 3 civarında yükseldi. Ancak TL’nin gün içinde tekrar değer kaybederek diğer gelişmekte olan ülke paralarından olumsuz ayrıştığı görüldü. Kimi analistlere göre TL’deki değer kaybında Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa etmesi de rol oynadı. Diğer yandan Türkiye’nin Almanya ve AB ülkeleri ile İrini Harekatı yüzünden siyasi bir gerilim yaşamasının da rol oynamış olabileceği kaydediliyor.

Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan’ın cezası onandı

Okumaya devam et

Ekonomi

DİSK: TÜİK işsizlik gerçeğini gizliyor

TÜİK’in işsizlik gerçeğini gizlediğini öne süren DİSK-AR Uzmanı Deniz Beyazbulut, geniş tanımlı işsiz sayısının 10 milyonu geçtiğini kaydetti. Beyazbulut, salgında iş arayamayanların da TÜİK tarafından işsiz sayılmadığını vurguladı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsiz sayısını 4 milyon 194 bin kişi olarak açıkladı. DİSK-AR Uzmanı Deniz Beyazbulut, TÜİK’in ölçme yöntemlerinin, işsizlik sorunundaki gerçek tabloyu perdelediğine dikkat çekti. TÜİK’in salgının çalışma hayatına getirdiği vahim tabloyu gizlediğini söyledi.

TÜİK ESKİ METODOLOJİYİ KULLANIYOR

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Uzmanı Deniz Beyazbulut, TÜİK’in Kovid-19 öncesi yöntemlerle çıkarttığı istatistiklerin gerçek verileri yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in salgın döneminde gerçek işsizlik oranlarında salgın dönemi öncesinde kullandığı metodolojiyi kullanmaya devam ettiğini vurgulayarak Beyazbulut, “Bu yüzden DİSK-AR, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) bu dönemde önerdiği metodolojiyi kullanıyor. Buna göre, Kovid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 2 milyon 159 bin olarak gerçekleşti” dedi.

PANDEMİDE İŞİNİ KAYBEDENLER İŞSİZ SAYILMADI

Ağustos 2020’de revize edilmiş, geniş, tanımlı işsiz ve iş kaybı sayısının Ağustos 2019’a göre 936 bin artarak 10 milyon 513 bine yükseldiğini aktaran Beyazbulut, “Bilindiği üzere pandemiyle birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamaları yaygınlaştı. Bu kişilerde işsiz sayılmadı. Dolayısıyla gerçek tablo TÜİK’in açıkladığı tablonun aksine oldukça vahim. Özellikle pandemiyle birlikte işsizlik artmaya, istihdam azalmaya devam ediyor” dedi.

İŞ ARAYAMADIKLARI İÇİN İŞSİZ KABUL EDİLMEDİLER

TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçilerin iş aramadıkları için işsiz sayılmadıklarını söyleyen Beyazbulut, “İŞKUR’a göre bugüne kadar yaklaşık 3.5 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 2 milyon 45 bin işçi de ücretsiz izin ödeneği aldı. Ancak TÜİK bu işçileri istihdamda kabul ediyor. Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Kovid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar. TÜİK onları da işsiz saymadı” dedi. Beyazbulut, TÜİK’in salgın öncesi işsizlik hesaplama yöntemini kullanarak salgının çalışma hayatına getirdiği vahim tabloyu gizlediğini belirtti.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Ekonomi

Hak aradıkları için gözaltına alınan 109 işçi serbest bırakıldı

İşten atıldıkları için Gebze’den Ankara’ya yürümek isteyen metal işçilerini dar bir alana sıkıştıran polis, işçileri pandemi tedbirlerine uymadıkları için gözaltına aldı. Serbest bırakılan işçiler eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

BOLD – Gebze’den Ankara’ya yürüyüş başlatmak isteyen işten atılan veya ücretsiz izne ayrılan metal işçilerine polis engel oldu. Valiliğin pandemi tedbirleri kararını gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermeyen polis işçilerden 109’unu gözaltına aldı. İşçiler, işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

PANDEMİ GEREKÇESİYLE ENGEL OLUNDU

İşten atılan ve ücretsiz izne çıkarılan Systemair HSK, Özer Elektrik ve Baldur fabrikaları işçileri, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası ile birlikte Gebze’den Ankara’ya doğru yürüyüş başlatmak istedi, ancak polis yürüyüşe engel oldu. Birleşik Metal-İş sendikasının Gebze 1 No’lu Şube binasının önünde bir araya gelen işçilerin yürümesine pandemi gerekçesi ile valilik kararı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. İşçiler, polis tarafından çembere alındı. İşçiler yürüyüşe geçmek istediğinde polisin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. 109 işçi gözaltına alındı.

İŞÇİLER DAR ALANDA TOPLANMA ZORLANIYOR

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, polisin kendilerini sıkışık bir alanda toplanmaya zorladığını, koronavirüs önlemlerini ihlal edenin emniyet güçleri olduğunu söyledi. Serdaroğlu, “Bizim derdimiz polis arkadaşlarla değil. Biz haklıyız şu anda. Biz işten atılan arkadaşlarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. İşverenlere karşı bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Biz haklı olarak yürüyüşümüzü yapmak istiyoruz” diye konuştu.

İŞÇİLER SERBEST BIRAKILDI

Birleşik Metal İş’in, Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Sendika, tazminat haktır; ücretsiz izin zulümdür. Hakları gasp edilen metal ,işçilerinin Ankara yürüyüşüne yapılan polis saldırısında gözaltına alınan 109 kişi serbest bırakıldı. Yarın aynı saatte ve aynı yerde buluşuyoruz… Direne direne kazanacağız” denildi.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Popular