Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 gazeteci hakkında verilen kararın bozulmasını istedi

Gazeteciler Mehmet Altan, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek, Fevzi Yazıcı ve Tuğrul Özşengül.

Mehmet Altan, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek, Fevzi Yazıcı ve Tuğrul Özşengül sadece haberleri, tweetleri ve televizyon programları ile Zaman’ın reklam filminden hareketle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Avukatların itirazını değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın bozulmasını talep etti.

BOLD- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen askeri darbe girişimin ardından tutuklanan ve “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasına çarptırılan gazetecilerden Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Tuğrul Özşengül hakkında verilen kararın bozulmasını talep etti.

Başsavcılık, “Anayasal düzeni ortadan kaldırma” suçundan hüküm giyen gazetecilerin “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “terör örgütüne üye olma” suçundan yargılanmaları istedi.

6 GAZETECİ “DARBEYE TEŞEBBÜS” ETMEKTEN YARGILANDI

İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi 6 gazeteci hakkında, 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri ve darbe teşebbüsüne yardım etme suçlamasıyla yargılamıştı.

Mahkeme heyeti, 6 gazeteci hakkında “Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs” suçundan 16 Şubat 2018’de “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” verdi.

Mahkeme tüm tepkilere rağmen gazetecilere verdiği cezada hiçbir indirime gitmedi. Mahkemenin verdiği karar yapılan itiraz üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne gönderildi. Bölge İdare Mahkemesi, 2 Ekim 2018’de yerel mahkemenin verdiği kararı onayladı.

İtiraz üzerine dosya Yargıtay’a gönderildi.

YARGITAY BAŞSAVCILIĞI, VERİLEN KARARIN BOZULMASINI İSTEDİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı inceleme doğrultusunda Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Tuğrul Özşengül hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırma” suçundan verilen “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasının bozulmasını talep etti.

Başsavcılık verdiği kararda; Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan ve Ahmet Altan’ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan değil, terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yargılanmaları gerektiğini ifade etti.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Zaman gazetesinin görsel yönetmeni Fevzi Yazıcı, Zaman Marka ve Tanıtım Müdürü Yakup Şimşek ve Samanyoluhaber internet sitesi Yazarı Tuğrul Özşengül hakkında ise “terör örgütüne üye olma” suçundan yargılanması gerektiğini vurguladı.

YARGITAY KARARI BOZARSA NE OLACAK?

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan 6 gazetecinin itirazına Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi bakacak. Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda bozma kararı vermesi durumda dosya tekrar İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek.

26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi, verdiği kararda ısrar etmez ve Yargıtay’ın bozma kararı doğrultusunda tekrar yargılama yapması durumunda Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan ve Ahmet Altan “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlamasıyla 5 ile 10 yıl arasında hapis talebiyle yargılanacak.

Tutuklu kaldıkları süre göz önüne alındığında mahkemenin 3 gazeteci hakkında bu davadan tahliye kararı verebileceği belirtiliyor.

Diğer gazeteciler Fevzi Yazıcı, Yakup Şimşek ve Tuğrul Özşengül hakkında da “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 6 ile 15 yıl arasında ceza talebiyle yargılanacak.

Ahmet Altan: Güçleri beni hapsetmeye yeter hapiste tutmaya değil

Medya

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

ABD’de California Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılacak konferansta Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumu konuşulacak. 5 farklı ülkeden 5 gazeteci, Türkiye’de medyanın yaşadığı çöküşü anlatacak. 

BOLD –  California Üniversitesinin ev sahipliğinde 5 farklı ülkeden 5 gazetecinin katılacağı konferansta Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumu gündeme gelecek.

15 Mayıs Cumartesi günü Türkiye saatiyle 19.00’da yapılacak konferansın başlığı “Türkiye: Gazeteciler için en büyük hapishane” olacak. Toplantıda sürgündeki gazeteciler Ergun Babahan, Abdullah Bozkurt ile ABD’den Bill Tammeus, Güney Afrika’dan Amina Frense ile Yunanistan’dan Thomas Sideris konuşmacı olarak yer alacak.

Türkiye Gazeteciler Sendikasının verilerine göre Türkiye’de halen 43 gazeteci görüşlerinden dolayı cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Onlarca gazeteci ise haberlerinden ya da sosyal medyadaki açıkladığı görüşlerinden dolayı yargılanıyor.

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

Okumaya devam et

Medya

Bir Zamanlar Kıbrıs’ta Rumları öven TRT’ye tepki: Geri zekalı mısınız?

Yaptığı tarihi dizilerdeki çarpıtmaları nedeniyle çok sayıda eleştiri alan TRT’ye bir tepki de Rauf Denktaş’ın eski danışmanlarından Sabahattin İsmail’den geldi. İsmail, eli kanlı, Rum katillerin TRT’de yayınlanan “Bir Zamanlar Kıbrıs” isimli dizide kahraman gibi gösterildiğini öne sürdü.

BOLD – Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, TRT’ye “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi nedeniyle tepki gösterdi. İsmail, dizinin çarpıtmalarla dolu olduğunu öne sürdü.

FRAGMANA TEPKİ GÖSTERDİ

TRT’de yayınlanmaya başlayan “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi, eleştirilere neden oldu. KKTC direnişinde yaşanan bazı çatışmaların, dizide çarptırıldığı yönündeki iddialar diziyi tartışma konusu haline getirdi. KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, dizinin yeni bölüm fragmanına tepki göstererek Twitter’dan paylaşımda bulundu.

“GERİ ZEKALI MISINIZ?”

İsmail, fragmanda Denktaş’ın başına Nikos Sampson tarafından silah tutulduğu gösterilen sahneye ilişkin şunları söyledi: “Geri zekalı mısınız? Samson kim ki Denktaş’ın kafasına silah dayayacak Utanmadan bir de ‘Gerçek bir varoluş hikayesi’ diyorsunuz! Devlet galası bu saçmalıklar için miydi? Bu dizi varoluş mücadelemizi değil, insanları arkadan vuran sivilleri katleden eli kanlı katil Sampson’u aklama ve kahraman yapmak için mi yapıldı? Korkak katil bir yığın yalanla davası için korkmadan mücadele eden Liderimiz Denktaş’ı silahla kaçıran bir kahraman olarak gösteriliyor.”

Kurumlar sefaleti üç maymunu oynayarak gizlemeye çalışıyor

Okumaya devam et

Medya

BirGün bunu da mı görecektik?

Muhalif ve insan haklarına duyarlı olduğu iddiasıyla yayın yapan BirGün gazetesinin, Furkan Vakfı üyelerine camide biber gazlı saldırı haberinde kullandığı ‘gerici’ ifadesi şaşkınlık yarattı.

BOLD – Gaziantep’te itikaf ibadeti geleneğini sürdürmek isteyen Furkan Vakfı üyeleri, dün polis engeliyle karşılaştı. Pandemi bahanesiyle camiyi basan polis, postallarıyla camiye girmeye çalışırken, onlara vakıf üyeleri engel oldu. Botlarını çıkararak tekrar camiye dalan polis, oruçlu cemaatin yüzüne biber gazı sıktı. Müdahale sonrası 50 vakıf üyesi gözaltına alındı. Polisin camide ibadet etmek isteyenlere yönelik sert müdahalesi büyük tepki topladı.

Basında da geniş yer bulan olay BirGün gazetesinde, en az polis baskını kadar tepki çeken bir başlıkla servis edildi. Gazete haberi sosyal medya hesabından: “Camide itikaf yapmak isteyen gerici Furkan Vakfı üyelerine polisten biber gazlı müdahale” olarak duyurdu.

AKP’Yİ BESLEYEN DİL

İnsan hakları konusunda duyarlı olduğu iddiası taşıyan gazeteye HDP’li Hüda Kaya’dan çok sert tepki geldi. Kaya paylaşımında: “Bu nasıl bir muhalefet dilidir? Bu rezil AKP zihniyetini bu dil besliyor. Böyle iktidara bu dil ile mi muhalefet edilir? Gericilik sadece dincilikte yoktur. Her ideolojinin, her yapının bağnazlığı bir gericiliktir” ifadelerini kullandı.

ELİMİZDE BİR ŞEY KALMAZ

CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam da vakıf üyelerine geçmiş olsun dileklerinin ardından BirGün’ün başlığını eleştiren bir paylaşımda bulundu. İslam, “Bir arada yaşamanın, sivil toplumu güçlendirmenin, toplum sözleşmesinin önündeki en büyük engel ideolojik dilin ve kavramların ‘öteki’ye dayatılması. Bu dil gazeteciliği teslim aldığında elimizde ‘Pravda ve Al Ahram’lardan gayrı bir şey kalmaz” dedi.

SAKINCALI DİL

BirGün’ün dilini gazetecilik açısından sakıncalı bulan gazeteci Cünety Akman da, “Birgün’ün “gerici” sıfatını kullandığı o sosyal medya paylaşımı siyaseti boşverelim gazetecilik açısından da hatalı. Başkalarının olası hatası bu hatayı ortadan kaldırmıyor” dedi.

Denize girecek kadar Almancam var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0