Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Özgür Özel’in söz ettiği “güç” tartışılıyor: 15 Temmuz’un neresinde?

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden bir gün önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın 7 saate yakın başbaşa görüştüğü ortaya çıkmıştı.

Özgür Özel’in başlattığı, “AKP’yi de MHP’yi de yöneten güç” tartışması büyüyor. Celal Başlangıç, o gücün izlerinin 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünün neresinde olduğunu sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir süredir dikkat çeken bir tartışmanın içinde. Önce Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Meclis’te yaşadığı 15 Temmuz gerilimiyle gündeme geldi.

ÖZGÜR ÖZEL: AKP’Yİ DE MHP’Yİ DE AYNI GÜÇ İDARE EDİYOR

Ardından, Aydınlık grubu Özgür Özel’i hedef aldı. Bu iki gelişmenin üzerine Özgür Özel, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) de Milliyetçi Hareket Partisi’ni (MHP) de sevk ve idare eden bir gücün varlığından söz etti.

9 Ocak’ta Gazete Duvar’a mülakat veren Özel o gücü şöyle tanımladı:

“Adına askerî vesayet demek doğru değil ama içinde bazı eski ve mevcut asker kişilerin de olduğu, farklı siyasi partilerden siyasi aktörlerin de bulunduğu, belki hiç tanımadığımız aktörlerin olduğu çok ciddi bir vesayet odağının varlığına ve bunun partiler üstü bir şekilde, hatta birden çok partiyi kontrol eder bir şekilde Türkiye siyaseti üzerinde bir vesayet kurulduğuna ben şahsen inanıyorum.

Ben ne siyasetin belirleyicisinin Devlet Bahçeli olduğuna inanıyorum ne de Bahçeli’nin Recep Tayyip Erdoğan’ın veya Erdoğan’ın Bahçeli’nin güdümüne girdiğine inanıyorum. Bir başka mekanizma, bir başka dinamik var. Hepsini birden yönetiyor. Bir başka mekanizma devreye giriyor ve birbirine en ağır hakaret edenleri birbirine dost, ahbap yapabiliyor. Bir yerden birileri düğmeye basıyor. (…) Türkiye siyasetini ne Bahçeli ne de Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor, onların içinde aktör oldukları ancak senaryosu bir başka yerden yazılan daha derin ve daha güçlü bir akıl yönetiyor.”

BAŞLANGIÇ: O GÜCÜ ÖNCE ECEVİT KEŞFETMİŞTİ

Artıgerçek’ten Celal Başlangıç ise konuyu bir adım öteye taşıdı:

“Aslında Özel’in keşfettiği bu güç yeni değil. Parti büyüğü Bülent Ecevit o ‘güç’ün askerî kanadıyla başbakan olduğu 1974 yılında tanışmış, ancak 1990 yılında açıklayabilmişti:

‘Rahmetli Orgeneral Sancar başbakanlığın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için birkaç milyon istedi. Benden istenen miktar örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı. Genelkurmay’dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. ‘Özel Harp Dairesi için istiyoruz’ yanıtı geldi.

Öyle bir resmî dairenin o zamana kadar adını bile duymamıştım… ‘Şimdiye kadar bu dairenin giderleri nereden karşılanıyordu’ diye sordum. O zamana kadar dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle ABD’nin karşıladığı; ancak artık ABD’nin bu parasal katkıyı kestiği, o nedenle Başbakanlık’ın örtülü ödeneğinden para istemek zorunda kalındığı bana bildirildi…

Özel Harp Dairesi’nin nerede bulunduğunu sordum. ‘Amerikan Askeri Yardım Heyeti ile aynı binada’ yanıtını aldım…’ (28 Kasım 1990, Milliyet Gazetesi)

Hatta o dönemin ünlü hikâyesidir. 12 Eylül’den önceki başbakanlığı sırasında bir doğu gezisinde, kendisiyle birlikte olan komutanın Özel Harp Dairesi’nde çalıştığını öğrenir, bilgi almak için sorar:

‘Farz-ı mahal, bu ilçedeki MHP Başkanı aynı zamanda Özel Harp Dairesi’nin sivil uzantısındaki gizli elamanlardan biri olamaz mı?’

Komutanın verdiği yanıt nettir:

‘Evet öyledir, ama kendisi çok güvenilir vatansever bir arkadaşımızdır.’

Özel’in yeni keşfettiği bu ‘güç’ o zamandan bu zamana elbette evrilerek, biçim değiştirerek geldi.

Şimdi Özel’in kendi gördüğü kadarıyla tanımladığı bu güç acaba son günlerde nerelerde ‘icrayı sanat’ eylemiştir?

Örneğin 15 Temmuz darbe girişiminin neresinde durmuştur?

HDP’li vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması sırasında Kılıçdaroğlu’nun ‘Anayasaya aykırı ama ‘evet’ diyeceğiz’ diye açıklama yapmasında bu ‘gücün’ bir etkisi olmuş mudur?

24 Haziran seçimlerinin akşamında Kılıçdaroğlu’na, Muharrem İnce’ye, Meral Akşener’e ‘sonucu sessizce kabul etmelerini telkin etmek’ için telefon açtıkları iddia edilenlerin acaba bu ‘güç’le bir bağlantısı var mıydı?

Soruları çoğaltmak mümkün. Ancak biz yine de keşif sahibinin hakkını verelim; bravo Özgür Özel, bu ‘gücü’ gördüğünüz için değil, söyleme cesaretini gösterdiğiniz için bravo!”

CHP’li Özel, Erdoğan ve Bahçeli’yi yöneten derin devletten bahsedince Aydınlık ekibi öfkelendi

Gündem

Tabip odası acı gerçeği açıkladı: Sedye de kalmadı

Türkiye’nin dört bir yanı gibi Adana’da da salgın giderek artıyor. Adana Tabip Odasının verdiği bilgiye göre kentte günlük vaka sayısı iki bini geçerken, hastanelerde boş sedye dahi bulunamıyor. Morglar önünde kuyruklar oluşması dikkat çekti.

BOLD – Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Selahattin Menteş, koronavirüsle ilgili kentte durumun kritik olduğuna dikkat çekerek, hastanelerde boş sedye dahi bulunamadığını söyledi. Menteş, bir an önce en az 14 gün tam kapanmanın zorunlu olduğunu kaydetti.

MORGLAR ÖNÜNDE UZUN KUYRUKLAR OLUŞTURULUYOR

Adana’da günlük hasta sayısının iki bin civarında olduğunu açıklayan Menteş, Kovid-19 kaynaklı vefat sayılarının da hızla artığını ve morglar önünde kuyruklar oluştuğunu söyledi. Adana İl Hıfzıssıhha Kurulu ve İl Pandemi Kurulu’nun işletilmediğini belirten Menteş, “Pandemiye ayrılan bütün yataklar ve yoğun bakım servisleri dolu. Hatta öyle bir noktaya geldik ki Kozan’da, Ceyhan’da boş yatak bulduğumuzdan oraya hasta sevk ediyoruz. Acil serviste sedye bulan hastalar kendini şanslı hissediyorlar. Çünkü boş sedye dahi kalmadı” dedi.

AMELİYATLAR DA YAPILAMIYOR

BirGün’den Yakup Durmuş’a konuşan Menteş, ameliyathanelerin bile yoğun bakım ünitesine dönüştürüldüğünü aktararak, “Bu nedenle ameliyat da yapılamıyor. Sadece ciddi trafik kazası ve bıçaklanma gibi yaralanmalar ameliyata alınabilmekte” dedi. Menteş, hastanelerdeki yoğunluğun azaltılması adına kapatılan hastanelerin de bizzat açılması gerektiğini söyledi. Acil servislerde PCR testi nedeniyle yoğunluk yaşandığını aktaran Menteş, bunu engellemek için süprüntünün kentin belli noktalarında kurulan merkezlerde alınmasını ve hastanelerin meşgul edilmemesini önerdiklerini kaydetti.

 

Gasp ettikleri Naksan’ın plastik fabrikasını yok pahasına satıyorlar

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li 5 belediyenin portal ihalesi yabancıya gitmedi!

İstanbul’da AKP’li 5 ilçe belediyesinin bu yıl içerisinde gerçekleştirdiği vatandaşa hizmet yönetimi portalı kurulumu ihalelerinin hepsini AKP’nin eski İstanbul il yöneticisinin firması aldı. 

BOLD – AKP’nin eski İstanbul il yöneticisi Erkan Gül’ün büyük ortağı olduğu Asist Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Haberleşme firması, bu yıl içerisinde AKP’li belediyelerden 1 milyon 158 bin liralık ihale aldı.

EN BÜYÜK İHALE ZEYTİNBURNU BELEDİYESİ İLE

Sözcü’den Özlem Güvemli’ni haberine göre Erkan Gül, Ümraniye ile 260 bin, Üsküdar ile 195 bin, Eyüpsultan ile 180 bin, Zeytinburnu ile 300 bin ve Esenler Belediyesi ile 223 bin liralık ihale bedeliyle sözleşme imzaladı. Gül, 2005 yılında AKP İstanbul Gençlik Kolları yedek yönetiminde siyasete adımını attı. 2009 – 2015 yılları arasında AKP Pendik Gençlik Kolları Başkanlığı görevini yürüttü. 2015 yılında gerçekleşen AKP İstanbul 5. Olağan Kongresi’nde İl Başkanı olarak seçilen Selim Temurci ile birlikte yönetime girdi. AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.

İŞİN SÜRESİ 15 GÜN

AKP’li Ümraniye Belediyesi, “Vatandaş hizmet yönetimi portalı hizmet alımı” işi için 5 Kasım 2020 tarihinde ihaleye çıktı. İhaleye 3 istekli teklif verdi. 260 bin liralık teklifin sahibi Asist Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Haberleşme Limited Şirketi ihaleyi kazandı. Şirket ile 24 Kasım’da 20 günlük sözleşme imzalandı. İşin süresinin 15 gün olması dikkat çekti.

Gasp ettikleri Naksan’ın plastik fabrikasını yok pahasına satıyorlar

Okumaya devam et

Gündem

İşte ilk koronavirüs aşısı vurulacaklar

Fahrettin Koca başkanlığında aşı gündemiyle toplanan Koronavirüs Bilim Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada koronavirüs aşısı olacakları öncelik sırasına göre dört grupta açıkladı.

BOLD – Dünyadan art arda gelen aşı haberlerinin ardından aşıların ülkelere dağıtımı hız kazandı. Son Kabine toplantısı sonrası AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan 50 milyon doz aşı için anlaşmanın imzalandığını duyurdu. Bu akşam da Koronavirüs Bilim Kurulu Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında aşı gündemiyle toplandı.

Toplantıda, KOVID-19 aşı çalışmalarına ilişkin Türkiye ve dünyadaki gelişmeler, aşının kimlere yapılacağı ve öncelikli gruplar ele alındı. Toplantıya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

İlk aşamada sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlar ile yaşlı, engelli, koruma evlerinde kalanlar gibi toplu ve kalabalık yerlerde yaşayan yetişkinlerin aşılanacağının belirtildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

50 YAŞ ÜZERİ KRİTİK İŞLERDE ÇALIŞANLAR

“İkinci aşamada toplumun işleyişi için gerekli sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan ve kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunan kişiler aşılanacaktır.

50 YAŞ ALTI KRONİK HASTALIĞI OLANLAR

Üçüncü aşama, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunan vatandaşları, genç yetişkinleri, ilk iki grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanları kapsamaktadır.

İLK ÜÇ DIŞINDAKİ HERKES

Dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireyler aşılanacaktır.

Şu anda teminine en yakın olduğumuz üç aşıdan birisi olan, sözleşme imzaladığımız aşı ile ülkemizde geliştirilen aşılardan ilk klinik çalışmalara ulaşan aşı ‘inaktif’ diye bilinen aşılardır.

Ülkemiz standartlarına uygun bulunduğu takdirde erken kullanım izni verilecek, uygulamaya bu aşamadan sonra geçilecek.”

Toplantı sonrası sosyal medya hesabından alınan kararları duyuran Sağlık Bakanı Fahrettin Koca şu mesajı paylaştı: “Ülke olarak aşılama çalışmalarına önceden hazırlıklı olma gayretindeyiz. Bilim Kurulumuz aşılama stratejisi üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Planlamalarımızı yaptık.”

Sağlık Bakanlığı verilerinin elbette doğru olma ihtimali var ama milyarda bir

 

Okumaya devam et

Popular