Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Leyla Güven açlık grevine devam edecek

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven cezaevinde başlattığı açlık grevinde 69 günü geride bıraktı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Mehmet Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde kardeşi Abdullah Öcalan ile görüştürülmesini tecridin kaldırılması için yeterli bulmadı ve açlık grevine devam edeceğini açıkladı.

HDP’nin 26’ncı dönem milletvekili Selma Irmak ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Sabahat Tuncel de Güven’e destek için süresiz açlık grevine başladı.

LEYLA GÜVEN: TECRİT KALKMIŞ SAYILMAZ

Tutuklu bulunduğu Diyarbakır Kapalı Cezaevi’nde 69 gündür açlık grevine devam eden Güven, “Kimse bizden bu görüşme ile eylemi, grevi sonlandırmamızı beklemesin.” dedi. Güven, Öcalan’ın ağabeyi ile görüşmesine izin verilmesini, “önemli, ancak tecritin kalktığı anlamına gelmez” diye niteledi.

BENZER BİR YÖNTEM 2016’DA DENENMİŞTİ

Güven, 2016 yılında kendisinin de aralarında bulunduğu 50 Kürt siyasetçinin tecridin kalkması için dışarıda açlık grevi başlattığına işaret ederek, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının o dönemde Mehmet Öcalan’ı İmralı’ya görüşmeye gönderdiğini, ancak tecriti kaldırmadığını söyledi. Güven, “Şimdi de benzer bir yöntem denenmiştir.” dedi.

Güven, Öcalan’ın ailesi, avukatları ve siyasi heyetlerle görüşmesine izin verilmesini talep etti: “Demokratik çözümün, kalıcı barışın sağlanması için çabalarını, görüşlerini sürdüreceği şartların oluşturulmalı.”

ZİNDANLARDAN TABUTLAR ÇIKMAYA BAŞLAYINCA

Güven şunları dile getirdi: “Taleplerimiz yasa dışı değil meşrudur. AKP-MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) faşizminin amacı bize bedel ödettirmek ise biz bu bedeli göze alarak greve başladık. Bizler de bu faşist ittifaka, iktidara bir uyarıda bulunmak isteriz. Zindanlardan tabutlar çıkmaya başlarsa sizler de hiçbir şey olmamış gibi yerinizde duramazsınız.”

SAĞLIK DURUMUM GİDEREK KÖTÜLEŞİYOR

Güven sağlık durumu hakkında da bilgi verdi: “Bu durum bende sürekli bir uyku haline sebep oluyor. Yaklaşık 9-10 kilo civarında kaybım var. Yürümekte zorluk çekiyorum, baş ağrılarım yoğunlaştı. Mide bulantıları, yüksek ateş, ışık, koku ve sese karşı hassasiyetim artarken, sıvı alımında zorluk çekme ve su içmemde de azalma var. Tüm bu belirtiler gün geçtikçe artıyor.”

Öcalan ile 2,5 yıl sonra ilk görüşme

IRMAK VE TUNCEL DE AÇLIK GREVİNE BAŞLADI

HDP 26’ncı dönem milletvekili Selma Irmak ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Başkanı Sabahat Tuncel açlık grevine başladı. Irmak ve Tuncel’in avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamaya göre açlık grevi Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle süresiz ve dönüşümsüz olacak.

SÜRESİZ VE DÖNÜŞÜMSÜZ GREV

Irmak ve Tuncel’in, avukatları Bülent Aşa tarafından Kandıra Cezaevi önünde okunan açıklamaları şöyle: “Güven’in talebi bireysel değil, toplumsal bir taleptir. Milyonlarca Kürdün ve demokrasi, barış ve özgürlük isteyen milyonların talebidir. Öcalan’ın kardeşi ile yapmış olduğu yarım saatlik görüşme önemlidir. Ancak bu tecrit ve izolasyon politikasının son bulduğu anlamına gelmemektedir. Mutlak tecrit ve izolasyon politikasının son bulması için bizler de 15 Ocak’tan itibaren süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlıyoruz.”

Politika

AKP’li vekilden Soylu açıklaması: Bakanımız büyük bir tehdit altında korumamız lazım

AKP Milletvekili Orhan Erdem, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soyluyla ilgili iddialarının soruşturulmayacağı mesajını verdi. Erdem, “Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani?” dedi.

BOLD – AKP Konya Milletvekili Orhan Erdem, Konya’da dün gece yerel televizyon kanalında Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarıyla ilgili konuştu.

AKP’li vekil Erdem, “Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır” ifadelerini kullandı.

Gerektiği yerde soruşturma açılacağını belirten Erdem, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız bunlara müsaade etmez. Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani? Bir yerden pis koku geliyorsa bu devletin çok ciddi istihbaratı var. Cumhurbaşkanımıza bunun bilgileri gider. Gerekenler yapılır. Ara ara böyle atraksiyonlar oluyor. Yurt dışına kaçmış biri, her gün bir video yayınlıyor. Çeşitli söylemlerde bulunuyor. Her video yayını yapanın arkasından gidecek olsa istihbaratı, savcısı bir ülkenin demokratik duruşunun ve adaletinin bir anlamı kalmaz. Gereken yapılacaktır, bundan emin olun. 90’lara falan da Türkiye dönmez. Siyasette olanların imtihanı çok zor. Bir adam Türkiye’yi dolandırıyor, kaçıyor bakanlıkta bir fotoğrafı çıkıyor hemen yayınlanıyor. Bunlara bakıp ilişkiler kurarsak olmaz. Bir hesap var, görünüyor.”

ŞU AN KÜÇÜK BİR FOTOĞRAFTAN GÖRÜYORUZ

Türkiye, büyük bir devlet. Sayın Soylu, yaptığı hizmetlerle bu milletin gönlünde bir yer aldı. Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Allah, yardımcısı olsun. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır. Bunlar geçmişte de yaşandı, bugün de yaşanıyor. Geri planını bilmemiz lazım. Biz, şu an küçük bir fotoğraftan görüyoruz. Yarın yetkililer daha geniş açıklamalar yapacaktır. Sayın Soylu, beş paralık adamlarla, işlerle uğraşacak biri değil. Buna da tenezzül etmez. Bir yerlerden menfaatleri kesilenlerin, onlara da sıranın geldiğini anlayanların son çırpınışlarıdır bunlar.”

İstifa krizi gibi olmadı Soylu’ya Bahçeli değil Alaattin Çakıcı kefil oldu

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli: Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pandemide zor durumda kalanlardan helallik istemesi, Cumhur İttifakının ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2015 yılında söylediği “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözlerini gündeme getirdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP teşkilatı ile video konferans üzerinden yaptığı bayramlaşmada, salgın döneminde yalnız bıraktığı esnaf ve çalışanlardan helallik istedi.

Erdoğan’ın bu talebine tüm kesimlerden tepki gelirken, Twitter’de #HelalEtmiyorum etiketiyle onbinlerce mesaj paylaşıldı. Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” sözlerine mağdur olan her kesimden insan tepki gösterdi. Konu ‘helalleşme’ olunca MHP Lideri Bahçeli’nin 7 Haziran 2015 seçimi sürecinde yaptığı “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözleri akıllara geldi.

DÜNÜ UNUTMAK NE MÜMKÜN

2015 Haziran ayında yapılan genel seçimler öncesinde Twitter’dan yaptığı bir açıklamada Bahçeli, “Acaba huzurun şafağında mıyız, yoksa günbatımında mı? Umuda yelken mi açıyoruz, ya da uçuruma doğru yol mu alıyoruz? Ne derseniz? Önümüzde beliren ufuk çizgisinin kurtuluşun müjdesi olmasını ümit ediyorum. Aksi takdirde toplumsal kuruma, kayma ve kavrulma kaçınılmazdır. Malumunuz, Türkiye tarihi bir seçimden çıktı. 7 Haziran’da milli irade sandıkta sözünü söyledi, mesajını verdi, siyasete istikamet çizdi. Her seçim bir yenilenme ve önümüzdeki yıllar için yepyeni bir sayfa açılması demek. Fakat bu temiz sayfa yazılırken dünü unutmak ne mümkün!” dedi.

TÜRKİYE’NİN KARANLIK BİLANÇOSU ORTADA

Herkesin kendi muhasebesini samimiyetle yapması gerektiğini belirten Bahçeli, “Telaşa kapılmaya lüzum yoktur. Kaygı ve korku tacirlerine fırsat vermeden, kriz ve kaos tetikçilerine göz açtırmadan mesafe alınmalıdır. Hiçbir koltuk, hiçbir makam, hiçbir rütbe ilkelerin, ülkülerin, geçmişteki söz ve sağlam duruşların önüne geçmemelidir, geçemeyecektir. Türkiye’nin 13 yıllık karanlık bilançosu ortadadır. Bu kötü mirasın müsebbipleri adımlarını atarken özeleştiri yapmayı unutmamalıdır. Hesaplaşmadan helalleşme olur mu? Menfaatin çekim gücüne kapılıp da fedakârca yapılan mücadeleler bir kalemde silinir mi?” dedi.

YÜCE EL MAZLUMUN AHINI YERDE BIRAKMAYACAKTIR

“Önümüze bakalım derken geçmişi ihmal edersek ya varlığımızdan ya da haysiyetimizden oluruz. Buna da kimsenin hakkı olmayacaktır” diyen Bahçeli, şunları söylemişti: “Her karanlık gecenin isini bir sabah aydınlığı siler. Her kışı bir bahar izler. Hüzünlü bakışları ferah bir çehreyle kapatacak, yılgın ve umutsuz anıları diri ve heyecanlı bir istikballe örtecek bir iradeye ihtiyaç vardır. Yusuf’u kuyudan çıkaran muhteşem kudret, Yunus’u balığın karnından kıyıya ulaştıran muazzam hikmet doğrunun yanındadır. Musa’yı Firavun’un elinden alıp hükümran yapan yüce el, mazlumun ahını yerde bırakmayacak, sabredeni mutlaka zaferle buluşturacaktır. Meraklanmayın, bugün dünden daha umutlu, bugün dünden daha olumludur.”

 

Erdoğan’a ‘helallik’ teklifi

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan Çakıcı göndermesi: Cumhur İttifakının yanında mafya var

kemal kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Alaattin Çakıcı’nın iktidara destek veren açıklaması sonrası konuştu. AKP ve MHP’nin üçüncü ortağının mafya olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “İttifakın yanında mafya var. Bu gerçek de çıktı ortaya” dedi. Kokain çeken AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun görüntülerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Kolombiya’da Türkiye’ye gelen 5 ton kokainin üstüne giden var mı?” diye sordu .

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sedat Peker ve Alaattin Çakıcı’nın açıklamaları sonrası başlayan iktidar-mafya birlikteliğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Sözcü Gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Kılıçdaroğlu, AKP-MHP İttifakı’nın üçüncü ortağının mafya olduğunu belirterek, “Bu gerçek çıktı ortaya. Türkiye adeta insan kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu” ifadelerini kullandı.

Sedat Peker’in videosunda anlattığı Kolombiya’da varış yeri Türkiye olan gemide 5 ton kokain yakalandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Türkiye adeta insan kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu. Kolombiya’da bir gemide 5 ton kokain yakalandı. Geminin varış yeri Türkiye. Milyarlarca dolar tutarındaki kokainin parasını kim ödüyor? Türkiye’ye geldiğinde hangi adrese gidecekti, bu uyuşturucu kimlere teslim edilecekti? Bunun üstüne giden var mı, araştıran var mı? Kokain çekerken görüntüleri ortaya çıkan ve AK Parti Genel Merkezi’nde görevli o gence, bunu nereden aldığını, kaç liraya aldığını sorsunlar” dedi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Bugün geldiğimiz nokta, 19 yılda yaratılan ve derinleşerek sürdürülen yanlış ekonomik ve siyasal politikaların sonucudur. Hukukun üstünlüğünün sağlanmadığı, Anayasa ve yasaların askıya alındığı bir ortam, devleti yönetenlerin çıkar amaçlı organize suç örgütleriyle çalıştıkları algısını besler. Ne yazık ki, ülkenin geldiği noktada bu.

MAFYA ÜÇÜNCÜ ORTAK

Devletin, adaletle yönetilmesi gerekir. Hukukun üstünlüğü mantığıyla, bilgiyle, birikimle, erdemle devlet yönetilir. Devlet kin ve öfkeyle yönetilmez. Cumhur ittifakını oluşturan iki parti var. Bir de yanında mafya var. Bu gerçek de çıktı ortaya. Ak Partili yurttaşlarımız da, MHP’li yurttaşlarımız da bunları biliyor ve görüyor. Türkiye adeta insan kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu. İnsan kaçakçılığı da, uyuşturucu kaçakçılığı da büyük boyutlarda.

KOKAİN ÇEKEN AKP’DE GÖREVLİ GENCE SORSUNLAR

Kolombiya’da bir gemide 5 ton kokain yakalandı. Geminin varış yeri Türkiye. Milyarlarca dolar tutarındaki kokainin parasını kim ödüyor? Türkiye’ye geldiğinde hangi adrese gidecekti, bu uyuşturucu kimlere teslim edilecekti? Bunun üstüne giden var mı, araştıran var mı? Aynı şekilde Mersin Limanı’nda 615 kilo kokain yakalandı. Kocaeli Dilovası’nda 540 kilo kokain yakalandı. Bunlar nereye, kime gidiyordu? Hiç tartışılmıyor, konuşulmuyor. Siyasi iktidarın bu olayların üzerine gittiği görüldü mü? Kokain çekerken görüntüleri ortaya çıkan ve AK Parti Genel Merkezi’nde görevli o gence, bunu nereden aldığını, kaç liraya aldığını sorsunlar. İktidar sahipleri, o gence nasıl bakıyor? Türkiye böyle yönetilemez. O kadar zavallılar ki, bu olayların üzerine gitmek yerine muhalefeti suçluyorlar. Devleti siz mi yönetiyorsunuz, muhalefet partilerinin genel başkanları mı yönetiyor? Mafya patronlarıyla mücadele etmesi gereken güvenlik güçleri kime bağlı? Hükümet, liyakatsiz kadroları engellerse, güvenlik güçleri tüm bu sorunları aşar.”

Alaattin Çakıcı’dan Sedat Peker’e ‘Cici Süleyman’ çıkışı: En İçişleri Bakanı Soylu’dur

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0