Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Akşener, Binali Yıldırım’ın istifası için tarih verdi: 19 Şubat

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Binali Yıldırım’ın Meclis Başkanlığı görevinden, aday listelerinin seçim kurullarına teslim edileceği tarih olan, 19 Şubat’ta ayrılacağına inandığını söyledi.

Akşener yayın hayatına başlayan Türkiyem TV’nin açılış resepsiyonundan önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. İstifa tartışmaları sorulan Akşener, “Binali Bey’e çok büyük yanlış yapıldığını düşünüyorum. Şimdi bizler tecrübeli politikacılarız. Bu ülkede çeşitli görevler yaptık. Kendimi bazen onun yerine koyuyorum; istiskal edildiğini görüyorum” dedi.

HERKESİN ÇEMKİRDİĞİ BİR FİGÜR HALİNE GETİRİLDİ

AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yıldırım’ın başbakanlık yaptığını hatırlatan Akşener, “Çok önemli görevler yaptı 16 yıl içinde ve herkesin çemkirdiği bir figür haline getirilmesi ilginç. Hala umudum şudur ki o tecrübedeki bir şahsın, bir insanın, bir politikacının yani 19 Şubat’ta teslim tarihinde ayrılacağını düşünüyorum. Sözle, davranışla, küçümsenerek yani istiskal edilir. Ben ona tahammül edeceğini sanmıyorum” ifadelerini kullandı.

SANDALYELERİN BEKA MESELESİ VAR

Akşener, MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından yerel seçimlerin bir beka meselesi olarak sunulmasına da değindi. “Valla sandalyelerin bekası var. Türkiye’nin bekası ile yerel seçimlerin alakasını ben kuramıyorum. Çünkü biz muhtar seçeceğiz, biz belde, ilçe ve il belediye başkanlarını seçeceğiz. Her sandık konulduğunda bu kutuplaştırmadan, bu insanların istiskal edilmesinden, insanların bir bölümünün hakarete maruz kalmasından bıktık ve bu dile gerek duymuyoruz” dedi.

MİLLETİMİZ KUTUPLAŞTIRMA DEĞİL HUZUR İSTİYOR

Akşener şunları söyledi: “Bu dil her seferinde sandalyeleri koltukları muhafaza ettirdi. Ama milletimiz bu konuşmadan bıktı, huzur istiyor. Milletimiz geçim derdinde, insanlarımız, gençlerimiz işsizlik derdinde. Şimdi çalışan gazeteciler gününü kutladık.

Kaçınız çalışıyorsunuz kardeşim? Yani borazanı morazanı bir kenara bırakarak soruyorum. Orada çalışanlar da dahil. Gazetecilik yapıp yapmamayı da bir kenara koyuyorum, maaş almaktan söz ediyorum. Kaç kişi çalışabiliyor. Bunları örtmenin yolu iri yarı laf etmektir.”

İŞ BİRLİĞİ GÖRÜŞMELERİ OLUMLU İLERLİYOR

CHP ile yürütülen yerel seçimlerde iş birliği görüşmelerinin olumlu ilerlediğini anlattı. Akşener, “Şu ana kadar güzel mesafe alındığını arkadaşlarımız bana bildirdiler. Bu tabi bir müzakere meselesi, mutlu olan olacaktır, mutsuz olan olacaktır yerelde. İyi Parti bir şehirde, mutlu olacaktır, diğer tarafta CHP mutlu olacaktır; teşkilatlarımız taraftarlarımız açısından söylüyorum bunu” ifadelerini kullandı.

SEÇMEN TAŞIMA İDDİALARINI YARGIYA TAŞIDIK

İyi Parti olarak seçmen taşıma iddialarını takip ettiklerinin altını çizen Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçmen taşıma iddialarını takip ediyoruz. Seçim İşleri Başkanlığımız suç duyurularında bulundu. Bizim tespitlerimiz var. Bugün Başkanlık Divanı’nda ayrıntısı ile bize anlatıldı. Hukuki olarak takibini yapıyoruz. Bunların ortadan kalkması için İyi Parti olarak ne gerekiyorsa yapıyoruz.”

Politika

İçişleri Bakanlığından Uludere raporu: Terör örgütü mensubu olduğuna dair bilgi yok

CHP’li Levent Gök, Şırnak Uludere’de TSK bombardımanı sonucu öldürülen 34 vatandaşla ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporunu gündeme getirdi. Raporda, öldürülen 34 vatandaşla ilgili “terör örgütü mensubu olduğuna dair spesifik bilgi bulunmamaktadır” tespitinin yapıldığını belirten Gök, Süleyman Soylu’ya raporla ilgili soruşturma izni verip vermeyeceğini sordu.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Levent Gök, İçişleri Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 28 Aralık 2011’de TSK’ya ait uçakların bombardımanı sonucu 34 vatandaşın hayatını kaybettiği Roboski Katliamı’nı gündeme getirdi.

Mezopotamya Ajansının haberine göre, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a konuyla ilgili sorular sorduğunu ancak Akar’ın “kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde herkesin bildiği bir cümlelik yanıt verdiğini belirten Levent Gök, “Adaleti konuştuğumuz bugünlerde, reform yapacağımızı ifade ettiğimiz bugünlerde, bir ay sonra dokuzuncu yılı dolacak olan Uludere olayında öldürülen 34 yurttaşımızın ve yaralanan 4 yurttaşımızın adalet arayışları hâlâ devam ediyor” ifadesini kullandı.

MÜLKİYE MÜFETTİŞLERİNİN RAPORU

Roboski Katliamı ile ilgili İçişleri Bakanlığı bünyesinde mülkiye müfettişlerinin olayı araştırmak üzere bir rapor hazırladığını kaydeden Gök, şunları söyledi: “O raporda ‘Tespit edilen grubun terör örgütü –yani vurulan kişilerin- mensubu olduğuna dair spesifik bilgi bulunmamaktadır’ diyor mülkiye müfettişlerinin raporunda. Yine, ‘grubun kaçakçı olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu’ ve ‘Top atışlarına rağmen, grubun sınıra doğru ilerlemesi bölücü terör örgütü tavrı değildir’ gibi çok önemli tespitleri içeren bir mülkiye müfettişleri raporu Bakanlığa sunuldu. Şimdi, bu rapor bir araştırma raporu, ön inceleme raporu. Bunun sonuç doğurması için sizin bu raporun bir soruşturma izni raporuna dönüşmesine onay vermeniz gerekiyor.”

TELEFONLA ARAYAN MİT YETKİLİSİ KİM?

Soylu’ya Roboski olayıyla ilgili soruşturma izni verip vermeyeceğini soran Gök, şu soruları yöneltti: “Sayın Bakan, gelinen bu aşamada vicdanınızla baş başa kalarak ön inceleme raporuna yani sonuç doğurmayan bu rapora karşı sonuç doğurması adına bir soruşturma izni vermeyi uygun bulur musunuz ve verecek misiniz? İkinci sorum da: O zamanki İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin –ki Millî Güvenlik Kurulu toplantısında vardı- bu olaydan üç yıl sonra bir açıklama yaptı. Sınırdan geçmekte olduğu farz edilen terör örgütü mensubu Bahoz Erdal’ın ya da Fehman Hüseyin’in vurulacağına dair inançla bu olay yapılmıştı. Sayın İdris Naim Şahin şunu ifade etti: ‘O anda üst düzey MİT görevlisi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri telefonla aranarak Bahoz Erdal’ın hudut hattını geçmekte olduğu bildirilmiştir’ dedi ve bu olay oldu Sayın Bakan. Şimdi, İdris Naim Şahin’in, o günkü İçişleri Bakanı’nın söylediği bu sözden yola çıkarak söylüyorum: Bu üst düzey MİT yetkilisi kimdir? Bu MİT yetkilisi hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?”

“Kürt düşmanı Erdoğan” rencide edici değil

Okumaya devam et

Politika

Babacan: Erdoğan, Bahçeli’ye karşı kendi itibarını bile savunamaz halde

Partisinin Adıyaman Kongresinde konuşan Ali Babacan, Devlet Bahçeli’nin AKP ve Erdoğan üzerinden vesayet kurduğunu iddia ederek, “Büyük ortak itibarını savunamaz halde” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bugün partisinin 1. Olağan Adıyaman İl Kongresine katıldı. Kongrede partililere konuşan Babacan hükumeti ve ittifak ortağı MHP’yi eleştirdi.

HALKIN SAĞLIĞINI GÖZDEN ÇIKARDINIZ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün ilk kez açıkladığı vaka sayılakrına ilişkin daha önce söylediklerinin doğru çıktığını vurgulayan Babacan: “Dün açıkladıkları rakam, ABD ve Hindistan’ın hemen peşinden üçüncü olduğumuzu gösteriyor. Tabii açıklanan sayılara inanıp inanmamak başka mesele. Açıklama yapmak demek, bir şeyi açıklığa kavuşturmak demektir. Bugüne kadar topluma tam olarak neyi açıkladıklarını bile anlayamadık. Bu sefer de hasta tanımı yeniden yapıldı. “Sadece hastanede yatanlar” denildi. Anlıyoruz ki günlük tablolarda açıkladıkları hasta sayıları da doğru değil” ifadelerini kullandı.

Hükumetin sırf propaganda yapmak için olur olmadık şeylere beka meselesi dediğini hatırlatan Babacan: “Gerçek beka bu milletin sağlığıdır. İnsanımızın sağlığını aylardır tehlikeye attınız. 1 Haziran’dan itibaren neredeyse tek bir önlem almadan hastalığın yayılmasını izlediniz. Ekonomiyi batırdığınız için, halkımızın sağlığını gözden çıkardınız” dedi.

KÜÇÜK ORTAĞIN VESAYETİ

Bahçeli’nin AKP’nin kurucularından Bülent Arınç için sarf ettiği hakarete varan sözleri hatırlatan Babacan konuşmasının devamında şunları söyledi: “Küçük ortak, büyük ortak üzerinde neredeyse vesayet oluşturmuş durumda. Büyük ortağın sorunlarının nasıl çözüleceğini küçük ortak belirliyor. Büyük ortağın kurucularına, büyük ortağın gözü önünde ağza alınmayacak, yakışıksız, seviyesiz ifadeler kullanılıyor. Büyük ortak kendi mensuplarının itibarını bile savunamaz halde. Türkiye siyaseti çok sayıda enteresan olaya şahit olmuştur ama bir siyasi partinin direksiyonuna başka bir partinin genel başkanının geçmesine herhalde ilk defa tanık oluyoruz.”

Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık koronavirüsten hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Politika

Gökçek ve Arınç’ın ‘Parsel parsel’ kavgası sonrası AKP’de neler oldu

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, Ahmet Davutoğlu’yla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ilk kavganın Arınç-Gökçek gerginliği nedeniyle yaşandığını ifade etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın tahliyeleri konusunda ters düşen TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulundaki görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Arınç’ın istifası sonrası, daha önce Ankara’daki arazi rantı suçlaması yüzünden kavgalı olduğu Melih Gökçek, Arınç hakkında bir paylaşımda bulundu. Arınç’ın istifasının yeterli olmadığını söyleyen Gökçek, Arınç’ın cezalandırılması için sosyal medyada da kampanya başlattı.

Son olanlar yıllar önce kameralar önünde yaşanan ‘Parsel Parsel’ kavgasını yeniden gündeme getirdi. Kavganın yaşandığı yıl AKP Genel Başkanı ve Başbakan olan Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinden bir açıklama geldi.

DAVUTOĞLU-ERDOĞAN KAVGASI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ilk kavganın bu olay nedeniyle yaşandığını ifade etti.

Konuk olduğu TV5 yayınındaki programda konuşan Üstün: “Melih Gökçek ile Bülent Arınç arasında yaşanan parsel parsel meselesi partiye çok zarar vermişti. Böyle bir atmosferin ortaya çıkmasından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arınç’ın görevden alınmasını istiyordu. Ahmet Davutoğlu, ‘bu hükümetin Başbakanı benim’ diyerek Bülent Arınç’ı görevden almadı. Davutoğlu bu kadar vefalı biri işte” ifadelerini kullandı.

Borsa İstanbul’un yüzde 10’u artık Katar’ın

Okumaya devam et

Popular