Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Hükümetin kapalı kaldığı her hafta ABD 27 milyar dolar eriyor

ABD'de Trump ile Demokratlar arasındaki duvar krizi sebebiyle federal hükümet 1 aydır kapalı.

ABD Başkanı Trump, Meksika sınırına örülecek duvar için Demokratların çoğunluğa sahip olduğu Kongre’den 5,7 milyar dolar ödenek alamadı. Restleşme yüzünden federal hükümet kapatıldı. 800 bin kamu görevlisi bir aydır maaş alamıyor. Beyaz Saray ekonomistleri kepenk indirmenin haftalık maliyetini çıkardı. 

New York (BOLD)- ABD Kongresi’nde Demokratlar ile Başkan Donald Trump (Cumhuriyetçi) arasında yaşanan “Meksika duvarı için ödenek” tartışmaları ülkede federal çalışmaları durma noktasına getirdi. 

Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi’nin (CEA) revize edilen ekonomik raporunda ‘kepenk kapatmanın’ ülke ekonomisine haftalık maliyeti hakkında çarpıcı bir rakam yer aldı. CEA raporuna göre ABD ekonomisi federal hükümetin kapalı kaldığı her hafta yüzde 0,13 küçülüyor.

EKONOMİ YÜZDE 0,13 KÜÇÜLÜYOR

Gayri safi yurtiçi hasılanın 2018 sonu itibarıyla 21,3 trilyon dolar olduğu dikkate alındığında kepenklerin kapalı her hafta ABD ekonomisi 27 milyar dolar daralıyor.      

Kongre’nin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirten Hassett, “Hükümetin kapalı olduğu her hafta ekonominin büyümesini yüzde 0,13 oranında küçültüyor. Federal çalışanların maaş almamasından dolayı tüketimi azaltıyor. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor.” dedi.

Bu durumun ülke ekonomisine tahmin edilenden daha büyük zarar vereceği belirtildi. Federal hükümet yaklaşık 800 bin çalışanına bir aydır maaş ödemiyor. Bazı federal çalışanların izne ayrılıp uygulama üzerinden araç çağırma sistemi olan UBER gibi şirketlerde şoförlük yapmaya başladığı ifade edildi.

Çalışanların maaş alamadığı için tüketimi azaltması ABD ekonomisinin yüzde 70’ini oluşturan tüketici harcamaları üzerinde baskı oluşturabileceği kaydedildi.

BEYAZ SARAY’DAN EKONOMİ UYARISI  

Beyaz Saray’da görev yapan ekonomi danışmanlarının Başkan Trump’a hükümetin kapalı kalmasının ekonomiye daha büyük zarar vereceğine dair endişelerini dile getirdiği belirtildi.

Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi’nin (CEA) revize edilen ekonomik raporunda ‘kepenk kapatmanın’ ülke ekonomisinde daralmaya yol açabileceği dile getirildi. CEA Başkanı Kevin Hassett, hükümetin kapanmasından Demokratları sorumlu tuttu.

Kongre’nin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirten Hassett, “Hükümetin kapalı olduğu her hafta ekonominin büyümesini yüzde 0,13 oranında küçültüyor. Federal çalışanların maaş almamasından dolayı tüketimi azaltıyor. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor.” dedi.

“Kepenk kapatmanın devam etmesi halinde bunun ekonomiye daha büyük zarar vereceğini” belirten Hassett, hükümetin tekrar açılması ile birlikte bir toparlanma yaşanabileceğine dikkat çekti.

EKONOMİYE OLAN GÜVEN AZALIR 

Bazı ekonomistler siyasilerin bütçe konusunda anlaşamaması durumunda bunun “işletme ve tüketicilerin ekonomiye olan güvenlerine zarar verebileceği” uyarısında bulundu.

Ekonomistler, piyasaların ABD-Çin arasında devam eden ticaret savaşı sebebiyle kaygılı olduğuna işaret ederek, güven eksikliğinin devam etmesi halinde 2008 mali krizinden sonra en büyük büyüme oranını yakalayan ABD ekonomisinin daralabileceğini kaydetti.

Danışmanlık şirketi Pantheon Macroeconomics’in Baş Ekonomisti Ian Shepherson, “Hükümet kapalı kalmaya devam ederse ekonomi ilk çeyrekte yavaşlar, asıl soru ikinci çeyrekte ne olur? Ne kadar uzun sürerse ekonominin toparlanması o kadar uzun sürer.” değerlendirmesinde bulundu.

Economic Outlook Group’un Küresel Baş Ekonomisti Bernard Baumohl hükümetin kapalı kalması ile ilgili, “Bu ekonomik genişlemeyi raydan çıkarma tehdididir.” değerlendirmesinde bulundu.

Baumohl, “federal çalışanların harcamalarını kısıtlaması zaten yavaşlaması planlanan otomotiv ve konut piyasaları için endişe verici” olduğunu belirtti.

FEDERAL ÇALIŞANLARIN YILLIK MAAŞ ORTALAMASI 77 BİN DOLAR

The New York Times gazetesinin analize göre her federal çalışan en az 5 bin dolarlık bir gelirden mahrum kaldı. Bu da federal çalışanlar için günlük yaklaşık 200 milyon dolara tekabül ediyor. Analize göre federal çalışanların yıllık ortalaması 77 bin dolar. Her 5 çalışandan biri yılda 50 bin dolar maaş alıyor.

Çalışanların 1 aydır maaş alamaması tüketici harcamalarını direk etkileyen önemli bir etken olarak gösteriliyor. 

Trump, Demokratlardan Meksika sınırına yapmak istediği duvar için ödenek alamadığı için hükümeti kapalı tutmakta kararlı. 30 gündür kapalı olan hükümet, ABD tarihinin en uzun süreli kapalı hükümet olarak kayıtlara geçti. Bundan önceki en uzun süreli hükümet kapanma vakası (1995-1996) eski başkan Bill Clinton döneminde yaşanmıştı.

FEDERAL ÇALIŞANLAR MAAŞLARINI NE ZAMAN ALACAK?

Siyasilerin anlaşması ile birlikte Başkan Trump’ın hükümeti açması halinde izne çıkarılan kamu çalışanları maaşlarını geri dönük alabilecek. İzne çıkarılmayan temel kamu hizmetlerinde çalışanların da maaşları kesiliyor ama onlar çalışmayı sürdürüyor.

Ordu mensupları ile hava trafik kontrolü, sağlık hizmetlerinin önemli bölümü, afet yardım çalışmaları, elektrik idaresi, cezaevleri, sosyal güvenlik ve diğer kamu yardımları alanında çalışanlar genellikle kapatma dönemlerinde çalışmaya devam ediyor. Fakat birçok diğer kamu faaliyeti sekteye uğruyor.

TRUMP DUVAR İÇİN 5,7 MİLYAR DOLAR İSTİYOR

Başkan Trump, Meksika sınırına inşa etmek istediği duvar için Kongre’den 5,7 milyar dolarlık ek ödenek istiyor. Kongre’deki Demokratlar ise 1,3 milyar dolar seviyesinde bulunan ödeneğin artırılmasına karşı çıkıyor.

ABD Temsilciler Meclis Başkanı Demokrat Nancy Pelosi, Trump’a “hükümeti hemen aç, biz görüşmelere devam ederiz” teklifinde bulunuyor. Trump ise ödeneği almadığı sürece hükümeti açmayacağını ifade ediyor.

ABD’de hükümetin resmen “kapanması” ne anlama geliyor?

BOLD ÖZEL

Adalet tiyatrosu: Sahnede yakalayıp cezaevine attılar!

Tiyatrocu Mustafa Salim, sahnede gösteri yaptığı sırada polisler tarafından gözaltına alındı. Hakime ifade vermeden tutuklanarak cezaevine atıldı. 3.5 ay sonra mahkemeye çıkan Salim, hiç savunma yapmadan tahliye oldu. Salim aylar sonra tekrar gözaltına alındığında ise sinema setindeydi.

BOLD ÖZEL – Derin Sahne Tiyatrosu’nun Silifke İlçe Emniyet Müdürlüğü için organize edilen  ‘Yarınlara Geç Kalmadan’ oyunu için sahneye çıkan Mustafa Salim, polisler tarafından önce alkışlandı. Sonra aynı polisler tarafından terör suçlaması ile gözaltına alındı. İfade vermek için Emniyete götürülen Mustafa Salim o anları “ Bir arkadaş çağırmış da çay içmeye gidiyormuşuz gibi oldu” sözleri ile anlattı.

SAVCI KIZINCA MAHKEME YERİNE DİREK CEZAEVİNE GÖNDERDİ

Terör örgütü üyesi iddiası ile ifadesi alınan Mustafa Salim gözaltındaki ilk gecesini nezarette geçirdi. Trajik bir güne uyandığını söyleyen Mustafa Salim hakim karşısına bile çıkarılmadan demir parmaklıkların ardına gönderildi. Hiç görmediği hakimin tutuklama kararı ise günler sonra cezaevine gönderildi.

İfadesinde savcı, Salim’e Hizmet Hareketi’ne yakınlığı ile bilinen Canik Başarı Üniversitesine neden gittiğini sordu. Yüzde 100 burs kazandığını belirten Salim, kendini “Savcı Bey! Okulun açılışına zamanın Cumhurbaşkanı, Başbakanı geldi. Ben bu insanlara güvenmeyeceksem kime güveneceğim bu devlette” sözleri ile savundu. Bu sözlerine savcının çok sinirlendiğini anlatan Salim şöyle devam etti:

“Savcı ters ters baktı. İçtiği sigarayı yüzüme üfledi. ‘Sayın savcım kayda değer bana bir şey sorun. Yoksa ben gitmek istiyorum’ deyince vurdu masaya elini. ‘Sen kimsin? Ben savcıyım burada. Çık dışarı! Alın bunu buradan!’ dedi.”

HAKİMİ SONUNDA GÖRDÜ AMA SAVUNMA YAPMASINA İZİN VERİLMEDİ

Mustafa Salim’in cezaevine girmesi gibi tahliye olması da bir hukuk garabetiydi. 3.5 ay sonra tek sayfalık bir iddianame ile bu kez hakim karşısına çıkabildi ama savunma yapmasına yine izin verilmedi. Hakim “Savunmaya gerek yok” diyerek 6 yıl 3 ay ceza verdi. Ardından tahliye etti.

SİNEMA SETİNDE İKİNCİ KEZ GÖZALTINA ALINDI

Mustafa Salim, yarım kalan oyunculuk hayalini tamamlamak için kararlıydı. Kısa film yarışması için Kayseri’ye gitti. Polisler bir kez daha gözaltına aldı. Bu kez sinema filmi yarım kaldı. Sorgusunun ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Salim, hakim ile olan diyaloğunu hayatı boyunca unutamayacağını söyledi. İkinci seferde, telefon görüşmesindeki ifadeleri için gözaltına alındığını belirten Salim “Tahliye olduktan sonra telefonumu dinlemişler. Silifke’deyken bir arkadaşın iddianamesinde suç gerekçesi Kuran-ı Kerim öğreticisi yazıyordu. Telefonda konuşurken bunu bir arkadaşıma söylediğim için beni çağırmışlar. Hakim, ‘Sen ne demek istiyorsun. O zaman bütün imamlar suçlu mu’ diye sordu” cümleleriyle ifade anısını anlattı.

Mustafa Salim ilk davasından 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. İkinci davası ise devam ediyor.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yüzde 60 engelli Bilal Danış’ı cezaevinde esir tutuyorlar

Cezaevinde iki kez mide kanaması geçiren, 15 gün önce de koronavirüs teşhisi konulan yüzde 60 engelli Bilal Danış’ın cezaevinde yatması gereken süre dolduğu halde tahliye edilmiyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Türkiye cezaevlerinde tahliye hakkı doğduğu halde serbest bırakılmayan birçok mahpus var. 5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nda yapılan son düzenlemeye göre engelli tutuklular cezasının son 3 yılını, diğerleri ise son bir yılını dışarıda geçirmesi gerekiyor.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Kasım 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan yüzde 60 engelli Bilal Danış, Bank Asya hesabı, kapatılan bir etüt merkezinde sigortasının olması ve içeriği olmayan mesajlaşma programı Bylock kullandığı gerekçesiyle 9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

4 yıldır İzmir Şakran 2 No’lu T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Danış’ın cezaevinde kalması gereken süre 20 Kasım 2020’de doldu. Son 3 yılını dışarıda geçirebilmek için dilekçe yazıp cezaevi yönetimine veren Danış’a hala bir cevap verilmedi.

Geçen yıl ekim ayında iki kez üst üste mide kanaması geçiren Bilal Danış, bir kolunu 2010 yılında meydana gelen bir trafik kazasında kaybettiği için hapse girdiğinden bu yana sağlık sorunları yaşıyor. İki kez mide kanaması geçiren, bağırsaklarında da sürekli sancısı ve kanaması olan Danış’ın tedavisi salgın nedeniyle aksadı. İki aydır sağlık kurulu raporu için hastaneye gidip gelen Danış, 13 Kasım 2020’de tek başına kaldığı karantina hücresinde koronavirüse yakalandı.

“BÜTÜN İŞLERİNİ TEK KOLUYLA YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

Cezaevi kampüsünün içindeki hastanede tedavi gören 30 yaşındaki Danış, 8 gün sonra tekrar hapse gönderildi. Şu anda yine tek kişilik koğuşta yaşıyor ve bütün işlerini tek koluyla yapmaya çalışıyor.

Bold Medya’ya konuşan annesi Mukadder Danış, “Tek koluyla bulaşığını, çamaşırını, her şeyini kendisi halletmeye çalışıyor. Geçen cuma görüşe gittik. Eline eldiven geçirmişti. Nasıl yaptın dedim, dişimle dedi. Koğuştayken arkadaşları yardımcı oluyordu. Kantinden aldığı paketleri de dişiyle açıyor. Acaba o yüzden mi virüs kaptı?” dedi.

“KOĞUŞ ARKADAŞLARI İLTİHABI BOŞALTTI”

Oğlunun hapse girdiğinden beri çok çektiğini ifade eden Danış,  “İlk dönemde yerde yatıyordu. Yatağını tuvalet kapısının önüne koymuşlar. Birinin ayağı kayınca oğlumun kırık koluna basabilmiş, kaç zaman onun ağrısını çekti. Sırtında, omurilik üzerinde çıban çıktı. Günlerce onunla uğraştık. En sonunda koğuştaki arkadaşları iğnenin ucuyla iltihabı boşalttılar. Hangi zamandayız? Nelere mecbur kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

1990 doğumlu Bilal Danış, Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’ne devam ederken 2010 yılında geçirdiği trafik kazasında sol kolunu kaybetti. Yüzde 60 engellilik raporu verilen Danış, İzmir Sağlık Müdürlüğünde çalışırken tutuklandı. Danış, hem hakkı olduğu halde tahliye edilmeyerek hem de engelli olmasına, koronavirüse yakalanmasına ve farklı sağlık sorunları yaşamasına rağmen cezaevinde tutularak hak ihlaline uğruyor.

Hasta tutuklu Bilal Danış cezaevinde koronavirüs kaptı

Yüzde 60 engelli hasta tutuklu iki kez mide kanaması geçirdi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Tutuklu üsteğmen Silivri’den yazdı: Toplu tıbbi deneye tabi tutulduk 

Silivri Cezaevinde Kovid-19 teşhisi konulan Hava Üsteğmen Yasin Solmaz, plastik torbada verilen isimsiz 12 adet hap ile toplu tıbbi deneye tabi tutulduklarını iddia etti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Mart 2020’de tüm kıtalara yayılan koronavirüs salgını Türkiye’de kısa süre içinde cezaevlerinde de görüldü. Silivri Cezaevinde Mayıs 2020’de 44 mahpus koronavirüse yakalandı. Cezaevi yönetimi tarafından saklanan bu olay medyada gündeme gelince savcılık açıklama yapmak zorunda kaldı.

51 aydır Silivri’de tutulan Yasin Solmaz da koğuşta virüs kapan 44 kişi arasında bulunuyor. O günlerde eşi Şakire Solmaz’la yaptığı telefon görüşmesinde “Bize vebalı gibi davranıyorlar, son görüşmemiz olabilir” diyen üsteğmen, doktor onayı olmayan, reçetesiz, prospektüssüz, kutusuz, tabletsiz, ambalajsız, tamamı açılmış olarak kendilerine plastik bir torbada 12 adet hap verildiğini yazdı. Bu haplarla toplu tıbbi deneye tabi tutulduklarını, toplu ölüme gönderildiklerini söyledi. Cezaevi yönetiminin sistematik ve nitelikli işkenceyle kendilerini öldürmeye çalıştığını iddia etti.

“DİLEKÇEMİ, HAYVAN HAKLARI DERNEKLERİNE GÖNDERİN”

Hava Harp Akademisi 1. sınıfta kurmaylık okurken 15 Temmuz’dan sonra tutuklanıp ardından ihraç edilen Yasin Solmaz, Harp Akademileri Davası’nda 125 kişiyle birlikte yargılandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 28 Ekim 2020’de “Avukat Hanım (Acele)” başlıklı bir dilekçe yazarak avukatına gönderen Solmaz, 5 sayfalık dilekçesinin başta Yargıtay, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Adalet Bakanlığı olmak üzere 13 ayrı kuruma acil gönderilmesini istedi. Solmaz, cezaevinde “hayvandan daha aşağılık bir muameleye tabi tutulduğu için” dilekçesinin tüm illerin hayvan hakları derneklerine gönderilmesini de ironik bir dille belirtti.

“ZALİMANE VE AŞAĞILIK UYGULAMALARLA ÖLÜME MARUZ KALIYORUZ”

Koğuş olarak zalimane ve aşağılık uygulamalar maruz kaldıklarını ifade eden Solmaz, “Yedi hayvanlık bir kafese, bir hayvan daha eklenmez ve barındırılmaz iken 51 aylık tutukluluk süresince 7 kişilik kapasite ve altyapı ile inşa edilen koğuşa 35-45 insan (?) 7 gün/24 saat “Covid-19 Hastası” olarak, izole edilmeden, sosyal mesafe uygulanmadan, acımasız bir şekilde insafsızca hayvandan daha aşağılık bir muamele ile zalimane sıkıştırılarak, aşırı kalabalık yaşama/ölüme maruz bırakılıyoruz.” dedi.

Cezaevlerinde kalabalık koğuşlar, az yemek verilmesi, gece yarısı bile beklenen tuvalet ve banyo sırası, insanların yerde yatmak zorunda kalması, yanmayan kaloriferler gibi birçok sorun olduğu biliniyor. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk  Gergerlioğlu tarafından da defalarca gündem getirilmesine rağmen bu sorunlar bugüne kadar giderilmedi. Geçici çözümlerle mahpuslar susturulmaya çalışıldı.

Dilekçesinde bu sorunları ayrıntılı bir şekilde kaleme alan Yasin Solmaz, fayanslarından kurtçukların çıktığını, tavandan vıcık vıcık yosunların üzerlerine düştüğünü, salgın varken tamamen hijyenden uzak bir ortamda yaşadıklarını vurguladı. Yaşamaya mecbur bırakıldıkları koğuşun ulusal ve uluslararası yasalar ve sözleşmeler kapsamında suç olduğunu dile getiren Solmaz şöyle devam etti:

“Hemen hemen her gün yedi kişilik karavanca ile 35-45 kişiye bir karavana yemek verilerek, verilen öğünlerin ve beslenmenin çok ciddi yetersiz olduğu, 35-45 kişiye iki tuvalet-banyo ve bir mutfak lavabosunun olduğu sürekli sıra bekleyerek ve ihtiyaç gideremeyerek (sinir harbinin yaşandığı ve krizlere girildiği), tuvalet-banyo-oda kapılarının paslı/talaşlı olduğu (TETANOZ riski yaşattığı), banyo tavanının yosunlu olduğu ve vıcık vıcık üzerimize/vücudumuza düştüğü (MANTAR ve cilt enfeksiyonları yaşattığı), banyo ve zemin fayansları kırık aralıklardan kurtçuk ve parazitlerin çıktığı (Atık Su Bulaşıcı Hastalık riski yaşattığı), daha birçok yapısal sorunların/yetersizliklerin olduğu, tuvalet-banyo-bulaşık-çamaşır-deterjan kokularının (klor, amonyak, ozon…vb. gazların) çok yoğun olduğu, (kimyasal kokulardan kurtulmak isteseniz pislikten/kirlilikten hasta olma riski, yeterince temiz olmaya çalışırsanız kimyasal gaz koklamaktan veya kimyasalla aşırı temastan hasta olma riski yaşandığı), insan ve ihtiyaç sirkülasyonunun sürekli ve çok fazla olması sebebiyle havalandırmanın, zemin temizliğinin, tuvalet-banyo-lavabo temizliğinin, ortam temizliğinin, ve kullanılan tüm malzemelerin kesinlikle steril ve hijyenik olmadığı, her türlü bulaşıcı hastalık riskinin çok yüksek ve iyileşmenin çok zor olduğu ve normale nazaran uzun zaman aldığı, 10 m2’lik tek kişilik odalarda altı kişinin dolap ve ranzalarla sıkıştırıldığı, ya havasızlıktan ya sıcaktan ya soğuktan ya horlamadan yada koğuştaki uğultu/yüksek sesten uyunamadığı, 30 m2’lik ortak alanda 7-10 masa 35-45 sandalye ile insanların sığmadığı, sürekli uğultu ve yüksek TV sesinin olduğu, aşırı kalabalık ortamdan- insanların ihtiyaçlarından ve ruh hallerinden kaynaklı olarak -sürekli- gürültülü, tartışmalı, kavgalı, gerilimli, sürtüşmeli, anlaşmazlıklarla dolu, yıldırıcı, yıpratıcı, çıldırtıcı, intihara sürükleyici, kurumun ve kurum personelinin her türlü ihtiyacı karşılamada yetersiz kaldığı/ karşılamadığı/ karşılayamadığı, acil olmadıkça hiçbir tedavi ve muayenenin yapılmadığı tüm bu şartlarda halen tutuklu bulundurulma Ulusal ve Uluslararası yasalar/sözleşmeler kapsamında HEM SUÇTUR HEM DE HAYATİ TEHLİKE YAŞATMAKTADIR.”

Yasin Solmaz, dilekçesinde ayrıca cezaevi yönetiminin kendisine her türlü maddi ve manevi çok ciddi zararlar ve rahatsızlıklar verdiğini, telafisi, tarifi imkansız derin üzüntü, ızdırap, zulüm, işkence, acılar yaşattığını ve yaşatmaya devam ettiğini de dile getirdi.

YASİN SOLMAZ’IN DİLEKÇESİNİN TAMAMINI YAYINLIYORUZ.

 

(Dilekçenin diğer iki sayfası avukatına özel yazıldığı için bu haberde yer verilmedi.)

 

 

 

Silivri karantinasındaki 3 isim konuştu: “Son görüşmemiz olabilir, bize vebalı gibi davranıyorlar”

Okumaya devam et

Popular