Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Michael Rubin: Türkiye’yi “terör destekçisi” bir devlet olarak tanımlamanın zamanı geldi

ABD eski Başkanı George W. Bush döneminde Beyaz Saray’a ve Pentagon’a danışmanlık yapan Michael Rubin, muhafazakâr eğilimli Washington Examiner haber sitesine yazdığı makalede, “Türkiye’yi ‘terör destekçisi’ bir devlet olarak tanımlamanın zamanı geldi.” dedi.  

RUBİN: TÜRKİYE, EŞ-ŞEBAB’A 600 BİN DOLAR AKTARDI

El-Kaide bağlantılı El-Şebab Kenya’nın başkenti Nairobi’de salı günü bir otele saldırı düzenlemiş ve 21 kişi hayatını kaybetmişti.

Michael Rubin, Türkiye ile El-Kaide bağlantılı El-Şebab arasında bağlantılar bulunduğunu iddia etti.


Çoğu ülke için El-Kaide bağlantılı El-Şebab terör örgütüne yardım etmeyi düşünmenin imkansız olduğunu ifade eden Michael Rubin, “Ancak Türkiye istisna.” dedi.

Kapatılan Today’s Zaman gazetesinin Ankara Temsilcisi Abdullah Bozkurt’un bir yazısından alıntılar yapan Michael Rubin, Türkiye’nin İbrahim Şen aracılığıyla El-Şebab’a 2012 yılında 600 bin dolar aktardığını belirtti.

RUBİN: İNSANİ YARDIM GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA SURİYE’DEKİ RADİKAL GRUPLARA MALZEME GÖNDERİLDİ

Pakistan’da El-Kaide ile bağlantılı olduğu iddiasıyla yakalanan İbrahim Şen’in, bir dönem Türk istihbaratı için Suriye’deki gruplarla ‘irtibat elemanı’ olarak çalıştığını iddia etti.

Rubin, İbrahim Şen ve bağlantılarını ortaya çıkaran polisler ve yargılayan hakim ve savcıların 2014 yılında hükümet tarafından tasfiye edildiğini ifade etti. Mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerde Şen’in Türk istihbaratı ile bağlantılarının ortaya çıktığını kaydetti.

Mahkeme kayıtlarında, İbrahim Şen’in İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (IHH) ve diğer bazı yardım kuruluşları aracılığıyla insani yardım görüntüsü altında Suriye’deki radikal gruplara yardım gönderdiği ortaya çıkmıştı.

Polis, İbrahim Şen ile bağlantılı 3 kişi tespit etmiş ve bu 3 kişinin de IHH’nın çeşitli illerdeki şube yöneticileri olduğu görülmüştü.

Şen ile bu 3 kişi arasındaki ses kayıtlarında, sınırdaki valilerin Suriye’ye giden kamyonları engellediği için ambulans içerisinde gruplara mal gönderdiği ortaya çıkmıştı. 

Michael Rubin, Türkiye’nin El-Kaide’yi aktif şekilde ve İŞİD’i en azından pasif şekilde desteklemesinin ABD’yi Kürtlerle işbirliğine gitmesine neden olduğunu vurguladı.

Ankara’nın Suriye’deki radikal gruplarla işbirliğinin aynı zamanda Türkiye’nin sınır bölgelerine ve kendisine zarar verdiğini kaydetti.

AMERİKALI YETKİLİLERE PAKİSTAN UYARISI

Rubin, Amerikalı yetkililere daha önce Pakistan’ın terör desteğini görmemezlikten geldiğini hatırlatarak “ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffery ve Başkan Trump tıpkı Clinton ve Bush yönetiminin Pakistan’ın terör sponsorluğunu görmezden geldiği gibi Türkiye’nin eylemlerini görmezden gelmeği uygun buluyorlar.”değerlendirmesinde bulundu.

RUBİN: TÜRKİYE LİBYA’DAKİ RADİKAL GRUPLARA SİLAH GÖNDERDİ

Rubin, Libya’ya yönelik Birleşmiş Milletler’in silah ambargosu olmasına rağmen son haftalarda Libya’daki radikal gruplara Türkiye’den gönderilen silahların Libyalı yetkililer tarafından yakalandığını hatırlattı.

Türkiye’nin Nijerya’daki radikal gruplara ve Hamas’a yönelik silah gönderdiğini de ifade eden Michael Rubin, Eş-Şebab’a yardımın bu resmin sadece bir parçası olduğunu yazdı.

Rubin, Amerikan yönetimini bu konuda adım atmaya çağırdı.

Libya’da gündem: Türkiye’den gelen silah yüklü gemiler

Dünya

Alman der Spiegel: Uydu görüntüleri Roselina-A’nın silah kaçakçılığına işaret ediyor

Alman der Spiegel dergisi, Alman askerlerinin aradığı Rosaline-A’dan uzun süredir kuşkulanıldığı, uydu görüntülerinin geminin Libya’ya silah sevkiyatında kullanıldığına işaret ettiğini iddia etti.

BOLD – Der Spiegel dergisi, İrini misyonunda görevli analistlerin geminin daha önce de Libya’nın Mısrata limanında zırhlı askeri araçları boşalttığını uydu görüntüleriyle tespit ettiğini öne sürdü.

Spiegel’in haberinde güvenlik kameralarından elde edilen görüntülere göre, Rosaline-A’nın Kasım ayında demirlediği Ambarlı Limanı’nda da gemiye şüpheli malların yüklendiği iddia edildi. Bunun üzerine de, Libya’ya silah ambargosunu denetlemeyi hedefleyen İrini misyonu komutanlarının gemiyi kontrol etme kararı aldığı belirtildi.

GEMİDEKİ 150 KONTEYNERDEN ÇOK AZI KONTROL EDİLDİ

Haberde, İrini misyonu bünyesindeki Alman fırkateyni Hamburg’da görevli askerlerin geçen Pazar günü Bingazi açıklarında gemiyi durdurarak, arama yapmaya başladığı, ancak Türkiye’nin tepkisi üzerine operasyona son verildiği hatırlatıldı. Alman askerlerin gemide bulunan yaklaşık 150 konteynerden çok azını kontrol edebildiği ve kontrol edilen konteynerlerde silah bulunmadığı belirtildi.

TÜRKİYE’NİN SERT TEPKİSİ ŞÜPHELERİ ARTTIRDI

Spiegel, Türkiye’nin gösterdiği sert tepkinin Avrupa Birliği (AB) diplomatları tarafından gemide yasa dışı mallar bulunduğu yönündeki şüphenin doğru olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirildiğini yazdı. Spiegel’in güvenlik çevrelerinden edindiği bilgilere göre, AB’nin İrini misyonunun uzun zamandır Rosaline-A’yı takip ettiği, geminin sadece bu yıl sekiz kez Türkiye’den Libya’ya gittiği belirtildi.

GEMİ UZUN SÜREDİR TAKİP EDİLİYOR

Alman haber ajansı DPA da AB’nin gizli bir raporuna dayandırdığı haberinde, geminin Libya’ya yasa dışı silah sevkiyatı yaptığından uzun süredir kuşkulanıldığını iddia etti. Haberde, geminin geçen Pazar günü Alman askerleri tarafından aranmasından önce Birleşmiş Milletlerin silah ambargosu uzmanlarının gemiye ilişkin özel bir rapor hazırladığı belirtildi.

AB’nin Mart ayı sonunda kabul ettiği İrini misyonu, Libya’da yasa dışı yollardan silah sevkiyatının yanı sıra petrol ve akaryakıt kaçakçılığını engellemeyi hedefliyor.

Akdeniz’de Alman askerlerinden silah yüklü Türk gemisine baskın

Türkiye’nin Libya’ya silah gönderdiğine ilişkin görüntüler BBC’de: Türkiye’nin hayalet gemileri

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da naylon poşet yasağı Federal Meclis’ten geçti

Almanya’da market ve mağazalarda naylon poşet sunumuna yasak getiren yasa Federal Meclis’ten geçti. Ülkede naylon poşetler 2016’dan beri parayla satılıyordu.

BOLD – Almanya’da süpermarketlerde naylon poşetlere yasak getiren yasa Federal Meclis’te kabul edildi. Yasaya göre süpermarketler 2022 yılından itibaren, kasalarda verilen 15 ila 50 mikrometre kalınlığındaki standart poşetleri tamamen kaldırmak zorunda olacak.

Çok kullanımlık dayanıklı kalın torbalarla sebze-meyve reyonlarında sunulan ince poşetler yasak kapsamının dışında tutuldu.

Yasak öncesindeki geçiş süreci ise sektörden gelen talepler nedeniyle başlangıçta planlanan altı ay yerine 12 aya uzatıldı.

PLASTİK TÜKETİMİNİN SADECE YÜZDE 1’İ

Uluslararası çevre kuruluşu WWF, naylon poşetlerin Almanya’daki plastik tüketiminin sadece yüzde 1’ini oluşturduğuna işaret ederek yasağın sadece sembolik anlam taşıdığını belirtti.

Almanya’da hükümetle Alman Ticaret Birliği arasında 2016 yılında varılan anlaşmayla market ve mağazalarda naylon poşetlerin ücretlendirilmesi karara bağlanmış, pek çok süpermarket zinciri naylon poşetleri kaldırarak yerine dayanıklı plastik çanta veya bez çantalar sunmaya başlamıştı.

Rus uzmanlardan korona aşısı uyarısı: Garanti yok, her yıl vurulmalı

Okumaya devam et

Dünya

Somali’de özel operasyonlarda görevli kıdemli CIA ajanı öldürüldü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre geçen hafta Somali’deki bir çatışma sırasında özel operasyonlarda görev alan bir CIA ajanı hayatını kaybetti.

BOLD – New York Times gazetesinin haberine göre CIA’in Özel Aktiviteler Merkezi adlı gizli operasyonlar ve paramiliter aktivitelerden sorumlu birimine bağlı kıdemli bir CIA çalışanı çatışmada hayatını kaybetti. CIA içerisindeki bu grup en tehlikeli görevleri yerine getiren birim olarak biliniyor.

CNN haber kanalı da söz konusu CIA görevlisinin, geçtiğimiz hafta hayatını kaybettiğini haber verdi.

ABD’nin Somali’de görevli 700 askeri bulunuyor ve bu askerler Somali ordusunun eğitiminde görev alıyorlar. Somali güçlerine özellikle El Şaab terör örgütüne karşı operasyonlarına yönelik eğitimler veriliyor.

Washington yönetimi bu ayın başında, El Kaide bağlantılı El Şaab örgütünün liderini, kara listeye almıştı. Grup, Ocak ayında Kenya’da 3 Amerikalının ölümüne neden olan bir saldırı gerçekleştirmişti.

El Şaab örgütünün 3 ila 5 bin kadar militanının olduğu sanılıyor. Örgüt Somali’de hükümeti devirmek için saldırılar gerçekleştiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Ocak ayında görevi yeni başkana devretmeden önce, Somali’deki ABD askerlerini de geri çekmeyi düşündüğünü söylemişti.

Başkanlığının ilk günlerinde Trump, Somali’deki askeri operasyonların genişletilmesi konusunda ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a yetki vermişti.

ABD yönetimi tarafından Şubat ayında hazırlanan bir raporda ABD’nin ve diğer Afrika ülkelerinin desteği ve Somali ordusunun çabalarına rağmen El Şaab’ın ülkede güç kazanmaya devam ettiğine dikkat çekilmişti.

Trump: Seçiciler Kurulu onaylarsa Beyaz Saray’ı terk edeceğim

Okumaya devam et

Popular