Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Ödev yapmadığı gerekçesiyle dövülerek öldürülen Mertcan’ın karnesi yürek burktu

Hatay’ın İskenderun ilçesinde babası Mehmet Ali Y. Tarafından ödev yapmadığı gerekçesiyle dövülerek öldürülen Mertcan Y., (6) karnesini almaya kimse gitmedi. Türkiye’de dün 18 milyon öğrenci karne heyecanı yaşadı. Gültepe İlkokul 1’inci sınıfa giden Metcan’ın okuluna karnesini almaya ise kimsenin gitmediği öğrenildi. Yürekleri burkan bakışları hafızlarda kazınan Mertcan’ın tüm derslerinin peki olduğu belirtildi.

Hatay’ın İskenderun ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Ali Y., 2 Ocak günü okuldan verilen ödevi yapmadığı gerekçesiyle oğlu Metcan Y.’yi elektrik süpürgesinin demir sopasıyla dövmüştü. Ağır yaralanan Mertcan, eve gelen sağlık ekiplerinin müdahalesi ile İskenderun Devlet Hastanesi’nde yoğun bakıma alınmıştı. Tüm çabalara rağmen Mertcan hayata tutunamayıp aldığı darbeler yüzünden hayata veda etmişti.

Birçok suçtan sabıkası olduğu iddia edilen baba Mehmet Ali Y.’nin ilk ifadesinde oğlu Mertcan’ın yüksek bir yerden düştüğünü söylemişti. Babanın ifadesinden şüphelenen emniyet güçleri, cani babayı gözaltına almıştı. Emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf eden baba Mehmet Ali Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.

KARNESİ SIRASINA BIRAKILDI

Anne Gülisten Özger, 1,5 yıl önce şiddet gördüğü gerekçesiyle eşinden boşandığı ve mahkemenin çocukların velayetini babaya verdiğini söylemişti. Kardeşi Yasin ile birlikte baba Mehmet Ali Y.’nin yanında yaşayan Mertcan’ın dün Gültepe İlkokulu’nda karne heyecanı vardı. Fakat Mertcan’ın sınıfında hüzün hâkimdi. Ödev yapmadığı gerekçesiyle babası tarafından dövülerek öldürülen Mertcan’ın tüm derslerinden peki aldığı öğrenildi. Ayrıca Mert Can’ın karnesini öğretmeninden arkadaşları aldı. Karneyi almaya gelen kimse olmayınca karne sınıftaki Mert’in boş sırasına bırakıldı.

“Param yok, bakamıyorum” notunu yazan anne, çocuğunu AVM’ye bıraktı

Genel

Adalet Bakanı Gül yargıyı uyardı!

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, yargıyı haksız tutuklamalarla ilgili uyardı. Gül, “Açılan davalarda mahkûmiyet oranı yüzde 46,8. Pardon dediğinizde, kusura bakmayın ama haksız yere içerde cezaevinde tutuklu kalan kişinin o günleri geri gelmiyor. Ticari itibarı, maddi kayıpları geri gelmiyor” dedi.

BOLD – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Ceza Hukukunda Alternatif Çözüm Yolları Sempozyumu”nda yargıya uyarılar geldi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yargıda reform mesajı vermesinin ardından Adalet Bakanı Gül de hakim ve savcılara adalet uyarısında bulundu. Anayasa Mahkemesinin uygulanmayan CHP’li Enis Berberoğlu kararına isim vermeden değinen Gül, “Anayasa Mahkemesi karar verip mahkemenin uyar mı oymaz mı gibi bir öngörülebilirliğin olmadığı bir yerde bu anlamda yatırımda hukuk öngörülebilirliğinden bahsetmek mümkün değildir. Anayasa, hukuk uygulanmak için vardır. Hukukun öngörülebilir olması bu anlamda hayati önemdedir” dedi.

ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN

Yargı mensuplarının konjonktüre değil vicdana ve hukuka bakması gerektiğini söyleyen Gül, şöyle konuştu: “Bir dosyada verilen bir kararla ilgili ister kazanan ister kaybeden kim olursa aynı kararı verirdi denebiliyorsa işte orada adalet tecelli etmiştir. Çiftçisi esnafıyla toplumun yargıdan beklediği budur. Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun.

YARGI KONJONKTÜRE DEĞİL HUKUKA BAKAR

Bizim yargıçlardan yargı mensuplarından beklediğimiz, şu nasıl bakar, nasıl değerlendirir. Arkadaş, yargı konjonktüre bakmaz, yargı hatıra, birilerinin dediğine bakmaz, yargı vicdanına, hukuka bakar, Anayasa’ya bakar. Bizim beklentimiz budur. Siz vicdanınıza danışın, adalet yerini bulsun. Ne olursa olsun yargı mensuplarını yanında HSK vardır. Hiç kimsenin talimatına, telkinine bakarak değil, dosyaya bakarak, vicdanınıza göre karar verin. 83 milyon huzur içinde geleceğe daha güvenle baksın.”

ADALET EKONOMİK KALKINMANIN OLMAZSA OLMAZIDIR

Ekonomik kalkınmayla hukukun iç içe geçmiş kavramlar olduğunu belirten Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Demokratikleşme ve erişilebilir adalet sistemini insan onurunu yükseltilmesinin bir gereği olarak görüyoruz. Aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal gelişimin olmazsa olmazı olarak görüyoruz. Üreten, insanımıza istihdam oluşturan ekonominin vazgeçilmez unsuru da hukuki öngörülebilirliktir. Ekonomik öngörülebilirlik ile hukuki öngörülebilirlik iç içe geçmiş kavramlardır. İşte yargı reformu belgemiz öngördüğümüz yeni düzenlemelerle ülkemizin önünü açacak, erişilebilir adalet sistemiyle yatırım ortamının iyileşmesine hizmet edecektir. Bugün yaptığımız çalışmaların temel amacı da hukuk devleti ilkesinin tamamıyla hayata geçmesi için gerekli adımların masaya yatırılmasıdır.”

PARDON DEDİĞİNİZDE KAYIPLARI GERİ GELMİYOR

Hukuksuz davalarla ilgili hakim ve savcılara uyarıda bulunan Gül, açılan davaların yarısının beraatle sonuçlandığına dikkat çekti. Gül, şunları söyledi: “2019 yılında savcılıklara gelen fiillerin yüzde 52,7’si hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş. Yani yarıdan fazlası takipsizlik kararıyla sonuçlanmış. Savcılıklara gelen dosyalar var. Bu kadar, 5 milyon dosya var, yarısından fazlası takipsizlikle, yani boşuna yargı sistemi meşgul edilmiş, vatandaş gitmiş gelmiş. Ama savcılık da bu anlamda hakkı teslim etmiş. Açılan davalarda mahkûmiyet oranı yüzde 46,8. Mahkemelerde verilen kararların yüzde 53,2’si beraat, hükmün açıklamasının geri bırakılması gibi kararlar. Yani açılan davaların yarıdan fazlası da yine beraatle ya da başka şekilde sonuçlanmış. Pardon dediğinizde, kusura bakmayın ama haksız yere içerde cezaevinde tutuklu kalan kişinin o günleri geri gelmiyor. Ticari itibarı, maddi kayıpları geri gelmiyor.”

TUTUKLAMALAR İSTİSNA OLMALI

Gül, “Anayasa Mahkemesi kararına uymayanlarla ilgili bir şey yapılacak mı?” sorusuna da şu cevabı verdi:  “Hâkim ve savcılardan beklentimiz kim ne der ne düşünür diye değil dosya hukuk ne der bu konuda bir uygulamanın yapılması. Milyonlarca dosya içerisinde belli dosyalar gündemi meşgul ediyor, bu konuda değerlendirmeye tabi tutuluyor. Asıl olan güncel meselelerden uzak bir şekilde hukukun adaletin tesisi. Verilen tüm kararlar hem Anayasa Mahkemesi hem AİHM ne demiş bu süreci takip eden bir yeni uygulamalarımız var. Bunlarla ilgili de ilave ne olur arayışı içerisindeyiz Bizim için ister yabancı ister yerli, yatırımcı, ister işçi ister çiftçi ne olursa olsun hukuk güvenliğini vatandaş lehine koruyacak; tutuklamaları keyfiliğinden uzak, tutuklaması istisna olarak değerlendiren, hukuk güvenliğini daha da güçlendiren uygulamaların hep beraber arayışlarını sürdüreceğiz.”

Hukuk krizde: Her iki davadan birinde adil yargılanma hakkı ihlal edildi

Okumaya devam et

Genel

Türkiye’ye S-400 yaptırımları gelecek ay oylanacak

ABD’nin ikazlarına rağmen Rusya’dan S-400 alıp denemesini yapan Türkiye’ye yönelik yaptırımları içeren yasa gelecek ay Amerikan Kongresi’nde oylanacak. Çoğunluğun oyuyla onaylanması beklenen yasayı Başkan Trump veto edemeyecek.

BOLD – ABD Kongresi’nin Aralık ayı ortasına kadar yasalaştırmayı öngördüğü 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, Rusya’dan S-400 satın alan ve denemesi de yapan Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını içeriyor. Diplomatik kaynaklar, Amerikan Kongresi’nin her iki kanadında da 3’te 2’lik bir çoğunlukla onaylanması beklenen yasanın Başkan Donald Trump tarafından veto edilemeyeceğine dikkat çekiyor.

KISA VADEDE TÜRKİYE-ABD ARASINDA SORUN YAŞANACAK

BBC Türkçe’nin haberine göre ABD seçimlerinin sonucu Türk-Amerikan ilişkilerinin uzun vadede nasıl şekilleneceğini göstermesi açısından çok önemli olacak. Ancak ABD Kongresi’nde yasalaşmayı bekleyen 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA), iki müttefik arasında hemen kısa vadede yaşanabilecek büyük bir sorunun sinyallerini veriyor. Yaklaşık 740 milyar dolarlık bir bütçeyi içeren yasa, ABD Savunma Bakanlığı’nın 2021 yılı planlaması, dünyaya yayılmış birliklerin stratejik konumlandırmalarının gerçekleştirilmesi gibi yaşamsal öneme sahip maddeleri içeriyor.

TÜRKİYE’YE YAPTIRIM UYGULANACAK

Yasanın 1292 sayılı bölümü ise Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alan Türkiye’ye yaptırım uygulanması çağrısını içeriyor. Cumhuriyetçi ve Demokrat Kongre üyelerinin girişimiyle 2021 Savunma Yasası’na eklenen bölüm, 2017 Ağustos’unda Başkan Donald Trump’ın onayıyla yürürlüğe giren Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası’nın (CAATSA) Türkiye’ye karşı uygulanmasını kapsıyor.

Biden’den ilk açıklama: Tüm Amerikalıların başkanı olacağım

Okumaya devam et

Genel

Trump’ın ruhani danışmanından seçim duası!

Gözler ABD seçimlerinden gelecek sonuca çevrilmişken Başkan Donald Trump’ın ruhani danışmanı Paula White-Cain seçim ayini düzenledi. Dikkat çeken karelerin yaşandığı ayinde ruhani danışman, ‘Zaferin sesini duyuyorum’ dedi.

BOLD – ABD seçimlerinden gelen sonuçlara göre Demokratların adayı Joe Biden, Başkan Donald Trump’ın önünde gidiyor. Gözler sonuçlara çevrilmişken Trump’ın ruhani danışmanı Paula White-Cain, destek için Florida eyaletinde ayin düzenledi.

Ruhani danışman “Zaferin sesini duyuyorum” sözleriyle dikkat çekerken duasında şu sözleri kullandı:

Zafer kazanana kadar saldır

Tanrının zaferi için onları yere çarp

Zaferi duyuyorum cennetin divanında

Zafer, zafer, zafer…

Çarşamba akşamı yapılan dini tören sosyal medyada da en çok paylaşılan görüntüler arasında yer aldı. Ayinde Paula White-Cain duasında özellikle, “Trump’tan seçimi çalmaya çalışan şeytani konfederasyonları” hedef aldı.

PAULA WHITE KİMDİR?

Evanjelist din insanı Paula White-Cain, Beyaz Saray’ın İnanç ve Fırsat Girişimi’nin başına getirilmişti. Donald Trump’ın yönetiminde Evanjelik Danışma Kurulu Başkanı olarak atanan White-Cain, 20 Ocak 2017’de Trump’ın göreve başlama töreninde de ayin düzenlemiş ve bir başkanın yemin töreninde ayin düzenleyen ilk kadın olmuştu.

White-Cain, Trump’ın 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararını desteklemişti. Daha önce de Trump’ın siyasi muhaliflerinin “büyücülükle uğraştığını” iddia eden White-Cain; Cindy Jacobs, Dave Kabul ve Dutch Sheets gibi din insanlarıyla birlikte Tek Sesli Dua Hareketi adında bir hareket başlatmış ve “Trump’ı büyüden korumak için” dua etmişti.

Okumaya devam et

Popular