Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Sinop’ta “nükleer” sevinci: Japonlar projeyi askıya aldı

Japon Mitsubishi firmasının, Sinop'taki nükleer santral ihalesinden çekildiğinin bir kez daha Japon basınında yer alması şehirde sevinçle karşılandı. (Fotoğraf: DHA)

Türkiye’de Sinop nükleer santralinin inşaatından sorumlu olan Mitsubishi firması nükleer santrali yapmaktan vazgeçtiği iddiaları Japon basınında bir kez daha yer aldı.

Japan Times gazetesinin haberine göre nükleer santral inşaatlarında artan maliyetler ve Japon iç piyasasından kaynaklı artan ekonomik baskı, bu kararda etkili oldu. Bu haber Sinop’ta sevinçler karşılandı. 

BOLD– Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan ve çevre örgütleriyle vatandaşların tepkilerine sebep olan “Sinop Nükleer Güç Santrali” hakkında çok önemli iddialar gündeme taşındı.

Japan Times gazetesindeki habere göre, Türkiye’nin anlaşma imzaladığı  Mitsubishi firması, nükleer santrali yapmaktan vazgeçti.

Gazetenin haberinde, “Hitachi’nin İngiltere’deki projeyi durdurma kararıyla birlikte, Mitsubishi Heavy Industries’in Türkiye’deki planından vazgeçtiği bildirildi.” ifadelerine yer verildi.

Oda TV’de yer alan haberde, Dünyada nükleer santralleri kurma yetkinliğine sahip birkaç firmadan biri olan Hitachi’nin Hindistan, Vietnam ve Birleşik Krallık’taki projelerini de askıya aldığı belirtiliyor.

Öte yandan geçen ay BBC Türkçe’den Ilgın Yorulmaz’ın sorularını yanıtlayan Mitsubishi yetkilisi Daisaku İşii, Japonya hükümetinin ve şirketlerinin projeden çekilme niyetinde olduğu iddialarını yalanlamıştı.

MALİYETLER ÇOK ARTTI

Japonya basınına yansıyan bilgilere göre 11 Mart 2011’de Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki kaza ve sızıntı sonrası, yurtiçi-yurtdışı santrallerin inşasında eski güvenlik protokollerinin değiştirilmesi ve yenilerinin eklenmesi, Sinop gibi projelerinin maliyetlerini büyük ölçüde arttırdı.

Mitsubishi, fizibilite çalışmasının detaylarını “ticaret sırrı” sayıyor ve paylaşmıyor.

44 MİLYARLIK MALİYETİ TÜRKİYE KABUL ETMEDİ

Ancak şirketin hesapladığı 2 trilyon yenlik (18 milyar dolar) ilk maliyetin, bu yılın Temmuz ayında sundukları son gözden geçirilmiş maliyet raporunda 5 trilyon yene (44 milyar dolar) çıkmasını, Türkiye’nin kabul etmediği belirtiliyor.

Japon tarafının ise projenin artan maliyetini karşılamak için elektrik fiyatlarını artırmayı teklif ettiği ancak Türk tarafının kamuoyundan gelecek tepkiler nedeniyle buna yanaşmadığı iddia ediliyor.

Bazı çevreler yaz ayında yaşanan Dolar-TL kurundaki dalgalanmaların da Türkiye’deki projeyi sekteye uğratan bir başka faktör olduğunu düşünüyor.

SİNOPLULAR HABERLERİ SEVİNÇLER KARŞILADI

Öte yandan, Sputnik Türkiye’nin haberine göre, Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül ve Sinop halkı nükleer santralden vazgeçildiği haberlerini sevinçle karşıladı.

Başkan Ergül, İnceburun bölgesinde Fransızlarla nükleer güç santrali kuracak Japon şirketin, projeyi askıya aldığına dair Japon medyasında haberlerin yer aldığını belirterek, ” Bu kadar güzel bir doğa parçası olan, cennetin üzerine bir cehennemi koymak gibi nükleer santral sevdasından vazgeçtiklerini duydum. Mutlu oldum. Buna gerekçe olarak ekonomik sebepleri gösteriyorlar.” dedi.

ANLAŞMA 2013TE İMZALANDI

Türkiye’nin en kuzeyi olan Sinop’un İnceburun bölgesinde, Japon ve Fransız iş birliğiyle yapımı planlanan Sinop Nükleer Güç Santrali için 3 Mayıs 2013’te anlaşma imzalandı.

4 aşamalı planlanan 4 bin 480 megavat kurulu güce sahip olacak 20 milyar dolar maliyetli santralin yapımına karşı çıkan Nükleer Karşıtı Platformu üyeleri, yıllarca birçok eylem düzenlenmişti.

Buna rağmen santral inşaatına başlanmış ve 650 bin ağaç kesilmiş, Sinop’un eşsiz sahillerinde doğaya büyük zararlar verilmişti.

ŞEHİR HALKI KARARA ÇOK SEVİNDİ

Öte yandan kent sakinlerinden Nevzat Çınar, Sinoplu olarak habere çok sevindiğini söyledi. Çınar, “Sinop halkı buna çok sevinecek. Bize getirisi olabilir ama Sinop’a vereceği büyük zarar da önemli. O yüzden yapılmaması çok hayırlı olur. O yüzden de bence hem ülke açısından hem Sinop açısından hayırlısı bu. Çünkü dünya nükleeri bırakıyor, Türkiye nükleere başlıyor.” dedi.

Vatandaşlardan Cengiz Demirel ise santralin yapımından vazgeçildiği haberlerini aldıklarını belirterek, “Türkiye’de dövizde yaşanan artışının maliyeti yükseltmesi gerekçe gösteriliyor diye duyduk. Türkiye’de dövizdeki bu dalgalanmanın hayırlı olduğu tek iş bu oldu. Nükleer santrale ben şiddetle karşıyım. Bu sadece uluslararası nükleer lobinin bir faaliyetidir.” ifadelerini kullandı.

Sinop’ta 650 bin ağaç kesilmişti: Japonlar nükleer santral projesinden çekiliyor

Ekonomi

Araç geçmeyen Osmangazi Köprüsü için dakikada üç asgari ücret ödeniyor

Tam kapanma nedeniyle sokağa çıkma yasağının uygulandığı Türkiye’de dolarla verilen garantiler ise uygulanmaya devam ediyor. Bir saatte 1.666 aracın geçmesi için garanti verilen Osmangazi Köprüsü’ne geçmeyen araçlar için bayramda her dakika 9 bin 500 TL ödeniyor.

BOLD – Tam kapanmada geçilmeyen köprü ve otoyollara geçiş garantisi kapsamında Hazine tarafından milyonlarca liralık ödeme yapılacak. Sadece Osmangazi Köprüsü için vatandaşın cebinden dakikada üç asgari ücretten daha fazla para çıkacak.

GÜNLÜK ÖDEME 18.7 MİLYON LİRA

Ramazan Bayramı’nda salgın dolayısıyla alınan kısıtlamalardan dolayı köprü ve otoyollar boş kaldı. Mücbir sebebe karşın yap-işlet-devret (YİD) modeliyle işletilen otoyol ve köprüler için Hazine milyonlarca liralık garanti ödemesi yapacak. Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprülerine her saat 88 bin 750 dolar, günlük 17 milyon 700 bin lira garanti ödemesi yapılacak.

ARAÇ BAŞINA 35 DOLAR ÖDEME

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, bayram döneminde YİD kapsamında yapılacak ödemelerde en yüksek payı Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin alacağına dikkat çekerek, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne günlük 135 bin araç geçiş garantisi ve garanti ödemesi olarak da araç başına ‘3 dolar artı KDV’ verilecek. Osmangazi Köprüsü için de günlük 40 bin araç geçiş garantisi kapsamında‘35 dolar artı KDV’ ödeme yapılacak. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne dakikada 330 dolar, saat başına 19 bin 750 dolar, günde 474 bin dolar garanti veriliyor” dedi.

KÖPRÜ DURDUĞU YERDE PARA BASIYOR

Akın, Osmangazi Köprüsü’ne verilen garanti kapsamında bir saat içerisinde 1.666 aracın geçmesi gerektiğini belirterek, “Buna göre dakikada 28 aracın geçmesi gerekiyor. Başka bir deyişle dakikada 1.156 dolar (9 bin 500 TL), saat başına 69 bin 384 dolar, bir günde ise 1 milyon 665 bin dolar garanti veriliyor. Güncel döviz kuruna göre 13 milyon 780 bin lira” ifadelerini kullandı.

“BOŞ KÖPRÜLERE DESTEK VERİLMESİN” TALEBİ

Tam kapanma döneminde bugüne kadar kullanılmayan yol ve köprüler için yandaşlara ballı, kaymaklı garantilerin tam gaz ödeneceğini kaydeden Akın, “Vatandaşa hiçbir destek vermeden ve garip yasaklarla mağdur ettiğiniz yeter, hiç olmazsa bayramda boş kalacak otoyol ve köprüler için kamudan garanti ödemesi yapılmasın. Vatandaşa destek vermediniz, bir de onun parasını boş köprülere ve yollara harcamayın” diye konuştu.

Gazze Şeridi’ne kara operasyonu

Okumaya devam et

Ekonomi

Dolar Albayrak seviyesini geçti 

Ramazan bayramı sebebiyle piyasaların kapalı olduğu gün dolar ve euro eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak dönemindeki seviyeyi geçti. Dolar 8,50 liraya ulaşırken euro 10,26 liraya yükseldi.

BOLD – Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak ekonominin başındayken 8,48 liraya ulaşan dolar, rekor tazeledi. Piyasaların kapalı olduğu gün dolar 8,50 lirayı geride bıraktı. Euro ise tarihi seviyeye çıkarak 10,26 lirayı geçti.

ABD ENFLASYONUNUN ETKİSİ

ABD’de enflasyonun yüzde 4,2 ile 13 yılın zirvesine çıkması Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybını hızlandırdı. Piyasaların kapalı olması Borsa İstanbul’daki kaybı yavaşlattı. Analistler, pazartesi günü piyasalar açıldığında Borsa İstanbul’da ciddi kayıplar yaşanacağını tahmin etti.

Damat Berat Albayrak’ın sosyal medya üzerinden istifası öncesinde Merkez Bankasına göre dolar 8,48 lira, euro ise 10 lira seviyesindeydi.

6 Kasım 2020 dolar ve euro

ALTINININ GRAMI 500 LİRA SINIRINDA

Dolardaki yükselişe paralel olarak altının gramı da 498 liraya fırladı. Uluslar arası piyasalarda ons fiyatı 1.840 dolardan 1.825 dolara gerilemesine rağmen doların 8,26 liradan 8,50 liraya yükselmesi sarı metali de yükseltti. 500 TL’nin geçilmesi durumunda altının 550 liraya doğru yol alacağı tahmin ediliyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

“Filistin yansa da İsrail ile ticaret hep tıkırında”

İsrail’in Gazze’ye saldırıları Türkiye ile İsrail arasındaki ticareti yeniden gündeme getirdi. Davos krizi, Mavi Marmara saldırısı sonrası olduğu gibi Kovid-19 salgınında da Türkiye’nin İsrail ile ticareti hep arttı.

BOLD –  Evrensel gazetesi yazarı Bülent Falakaoğlu “Filistin yansa da ticaret hep sağlam: İsrail ile ekonomi hep tıkırında” başlıklı yazısında önemli bir  gerçeği gözler önüne serdi.

İSRAİL İLE TİCARET 4,5 MİLYAR DOLARIN ALTINA HİÇ DÜŞMEDİ

Falakoğlu, “En net biçimde ilişkilerde politik ve diplomatik krizlerin hiç eksik olmadığı 2009-2016 döneminde görüldü. Türkiye ile İsrail arasındaki son 10 yıldaki ticaret verileri dış ticaret hacminin 4.5 milyar doların altına hiç düşmediğini ortaya koyuyor” dedi.

PANDEMİDE 6,5 MİLYAR DOLARA FIRLADI

Kovid-19 salgınında küresel ekonomik krize rağmen Türkiye-İsrail ticaret hacminin 6.5 milyar dolar civarına yükseldiğine işaret eden Falakoğlu, “İthalat, ihracat rekorları kırılır oldu. Ticaret hacminin bugün 6 milyar doları aşması… İsrail’in en çok mal ve hizmet sattığı sekizinci ülkenin Türkiye olması… Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı dokuzuncu ülkenin İsrail olması…” bilgisi verdi.

O İŞGALLERİN ÇİMENTOSUNU KARMAK

Türkiye burjuvazisinin İsrail ile ticaretten fazlasıyla kârlı çıktığını aktaran Falakoğlu, “Türkiye’nin İsrail’e sattığı (ihracat)… İsrail’den aldığının (ithalat) iki katı. Küsuratsız haliyle 4 milyar dolarlık satışa karşılık 2 miyar dolarlık alış. Türkiye hükümeti bu tatlı ticaretin hep koruyucusu, kollayıcısı! Pandemide bile ticaret de koruyuculuk da aynen sürüyor. ‘İsrailli iş insanları koronavirüs sürecinde Türkiye’ye yöneldi’ diye… Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-İsrail İş Konseyi Başkanı İbrahim Sinan Ak övünüyor.  İsrail, Türkiye’ye kimyasal ürünler, plastik ve yakıt satıyor. Kâra bakıldı da… Kimse de İsrail’in işgal ettiği yerlerde ‘İnşaatlar satılan demir ve çimento ile karıldı’ demedi” değerlendirmesi yaptı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0