Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Ünlü giyim markası Collezione konkordato ilan etti

Türkiye'nin önde gelen giyim markalarından Collezione, konkordato ilan etti. Mahkeme şirkete üç ay geçici mühlet verdi.

Türkiye’nin önde gelen giyim markalarından Collezione, konkordato ilan etti. Mahkeme şirkete üç ay geçici mühlet verdi.

BOLD – Hazır giyim ve perakende sektörünün önde gelen markalarından Collezione’nin sahibi Akyiğit Mağazacılık A.Ş’nin avukatları,  Bakırköy 1’nci Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak konkordato talebinde bulundu.

Akyiğit Mağazacılık A.Ş’nin başvurusunu değerlendiren mahkeme şirkete yönelik 3 aylık geçici mühlet kararı verdi. Mahkeme serbest mali müşavir Haluk Uslu, Burak Huysal ve Ali Fatih Uysal’ı geçici komiser heyeti olarak atadı.

120 MAĞAZASI VAR

Türkiye’nin tanınan şirketleri arasında yer alan Collezione, marka olma yolculuğuna 1987 yılında Bakırköy’de açtığı ilk mağazası ile çıktı. Şirketin Türkiye ve dünyada toplam 120 mağazası bulunuyor.

Markaya ismini veren kelime Collezione, İtalyanca “koleksiyon” anlamına geliyor. Hazır giyim ve tekstil sektörünün Türkiye’de önde gelen isimlerinden kabul edilen Ekrem Akyiğit tarafından kurulan Collezione, daha çok gençlere yönelik tasarımlarıyla öne çıkıyor.

VİTRİN USTASININ MARKA YOLCULUĞU

Ekrem Akyiğit aslen Elazığlı. 5 yaşındayken İstanbul’a geliş ve Kapalıçarşı, Nuruosmaniye civarında yetişmiş. Ekrem Akyiğit kendi hikayesini şöyle anlatıyor.

“Önce çay ocağı işlettim. Sonra bir vitrincinin eleman aradığını duydum. Akşamları, geceleri çalışılıyor, gündüz iş yok. Getirisi yüksek ve bir sanat. Öğrendim ve vitrin mankenleri de yapmaya başladım. Sık sık ‘Ne güzel mağaza yapıyorsun, bir tane de kendine aç’ diyorlardı. 1987’de otomobilimi, gayrimenkulümü, eşimin ziynetlerini sattım ve yıllık peşin kira yatırıp ilk adımı Bakırköy’de attım.

Babam, ben 13 yaşındayken rahmetli oldu. Kalp krizi, daha 48 yaşındaydı. ‘Hadi bakalım sen çay ocağına geç’ dediler. Bir yıl çalıştım. Teyzem eğitimliydi, bu çocuk burada ziyan oluyor diye çıkışınca, daha önce yaptığım vitrincilik işine çırak olarak döndüm.

VAKKO VE BEYMEN’İN VİTRİNLERİNİ YAPTIM

O zamanlar en çok kumaşçılarla konfeksiyoncuların vitrinleri vardı. Galatasaray Lisesi’nden Tünel’e kadar olan kısımda ağırlıklı kumaşçılar, Galatasaray Lisesi’nden Taksim’e kadar olan bölümde konfeksiyoncular, ileride de zücaciyeciler vardı. Vakko sonra Beymen açıldı. Hepsinin vitrinlerini yapardık. Güzel işlerdi. Önce çıraktım, sonra kendi işimi kurdum.

Vitrincilikle birlikte dekor yapmaya başladım. Marangozhane açtım, ev ve mağaza dekorasyonuna girdim. Onun için emek vermeyi işe saygılı olmayı hep çok önemsedim. 18 yıl vitrinciliği böyle yaptım. Acaba benim de bir mağazam olacak mıydı? Bu en büyük hayalimdi. Çünkü vitrinini yaptığım mağazaların her biri çok önemli insanlarındı. Nihayet 1987 yılında Bakırköy’de ilk mağazamızı açtık ve Collezion yolculuğu da başlamış oldu.”

Asırlık giyim devi Çift Geyik Karaca konkordato istedi

 

Ekonomi

Selvi: İş dünyasının yatırım korkusu Erdoğan ile değil kurumlarla ilgili

İş dünyasının artık AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile konuşabildiğini belirten Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, iş adamlarının görüşmelerde yatırım yapmaktan korktuklarını ifade edebildiğini kaydetti.

BOLD – Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında iş dünyasının konuşmama sorununu aştığını ve TOBB’un düzenlediği ekonomi şûrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor” dediklerini aktardı.

İŞ ADAMLARI: ÇEKİNCE SİZDEN DEĞİL, KURUMLARDAN

Selvi, yazısında “İş dünyasının bir sorunu vardı. Konuşmuyorlardı. Ama artık konuşuyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmede ‘İş adamları yatırım yapmaktan korkuyor’ diyebiliyorlar. Erdoğan’ın ‘Ben yatırımları destekleyen bir cumhurbaşkanıyım. Neden yatırım yapmaktan korkuyorlar?’ diye sorması üzerine, ‘Siz yatırımları destekliyorsunuz. Sizden kaynaklanan bir korku yok. Tam aksine, siz teşvik ediyorsunuz. Ama bazı kurumlar iş dünyasının üzerinde Demokles’in kılıcı gibi. Onlardan çekindikleri için yatırım yapmıyorlar’ diyorlar. Erdoğan bunun üzerine, ‘Hazine ve Maliye Bakanı ile Adalet Bakanı sizinle toplantı yapacaklar. Ona göre hazırlığınızı yapın’ diyor.”

Öğretmenin gündemi geçim derdi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hükumete güvensizlik borç vadelerini kısalttı

Ekonomiye olan güvensizlik giderek artıyor. Bu da kredi vadelerine yansıyor. 2015 yılında iç borç stokunda vade 4,6 yıl iken, geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Vade düşerken borç miktarının üç kat artması tedirginlik oluşturuyor.

BOLD – Merkezi yönetimin borçlarının vadesi kısalıyor ancak borçlar artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ekim ayı verilerine göre merkezi yönetimin borcu 1 trilyon 934 milyar liraya yükseldi. Merkezi yönetimin borçluluk verilerinde vadeye kalan sürelerin azalması ise dikkat çekti. Borç artarken vadenin kısalması dikkat çekti.

GÜVENSİZLİK BORÇ VADESİNİ KISALTIYOR

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre Kovid-19 salgını, ekonomik kriz derken Hazine’nin döviz cinsinden borçları tavan yaptı. Türk Lirası’nın değer kaybı döviz cinsinden borçların maliyetini artırırken ekonomi yönetimine olan güvensizlik de borcun vadesini kısaltıyor. İç borç stokunda 2015 yılında vadeye 4,6 yıl varken aradan geçen 5 yılda borcun vade süresi 2,8 yıla düştü. Dış borçta ise 2015 yılında vadeye kalan süre 9,5 yıl iken bu yıl 8,3 yıla düştü.

5 YILDA BORÇ 3’E KATLANDI

5 yılda merkezi yönetimin borç stoku yaklaşık 3 katına çıktı. 2015 yılında 678 milyar TL olan toplam borç 5 yılda katlanarak 1 trilyon 934 milyara ulaştı. Eylülde 1 trilyon 862 milyar TL olan borç sadece 1 ayda 71,8 milyar lira arttı. Yıl sonunda toplam borç tutarının 2 trilyon lirayı aşması bekleniyor.

Eşimi öldürdüler, sorumlular hakkında hukuki süreç başlatıyoruz

Okumaya devam et

Ekonomi

Kadın işçiler isyanda: Hatice Dursun gibi ölmek istemiyoruz!

Metal İşçisi Hatice Dursun, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Kadın işçiler, Hatice Dursun gibi hasta olduklarında doktora gitmek için izin günlerini beklemek zorunda olduklarını vurguladı.

BOLD – Metal İşçisi Hatice Dursun, Kovid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu dönem işsizlikten daha çok koktuklarını dile getiren kadın işçiler, bu nedenle hasta olsalar bile hastaneye gitmek için izin günlerini beklediklerini kaydetti.

Evrensel’den Ebru Yiğit’in haberine göre Gebze’de bir firmada çalışan Hatice Dursun’un, “ücretinden iki günlük kesinti olacak” diye doktora gitmediği, koronavirüsten hayatını kaybetti. Kendilerinin de Hatice gibi olduklarını belirten kadın işçiler, “İşsiz kalmamak bütün işçilerin en büyük korkusu, hayat pahalılığı içerisinde bir gün bile işsiz kalırsa açlığa mahkum olacak milyonlar var” dedi.

Uzun yıllar metal işçiliği yapan iki çocuk annesi Sevgi ise, “Ben iki çocuk annesiyim, yaşamım boyunca çalışarak geçindim. Hem evimin hem de ekmeğimin savaşını verirken iki çocuk büyüttüm. İşveren çalışırken sırtını sıvazlar ağrıların olur da çalışamaz duruma gelince kapının önüne koyar. Aç kalırsın açıkta kalır kira ödeyemezsin diye hiç düşünmez. Devlete sesleniyorum emek ve ekmek için savaşan biz kadınlar Hatice gibi ölmek istemiyoruz. Hastalıklı değil, sağlıklı bireyler olarak çalışıp emekli olmak istiyoruz” dedi.

İŞ VEYA CAN İKİLEMİNDE BIRAKILDIK

“İş mi can mı” ikileminde bırakıldıklarını söyleyen işsiz olan Funda ise, “Hatice’yi okuyunca bir kez daha utandım, yaşanan her şeyde hepimizin hatası var. Kuruşu hesaplama dönemindeyiz. Ailemizi düşünüp sağlığımızı hiçe saydığımız günleri yaşıyoruz. Her seferinde yeter böyle de olmaz dediğimizde daha kötüsü ile karşılaşıyoruz. Bugün Hatice diye okuduğumuzu yarın bir başka kadının adıyla okumamak için, bunca sömürüye sessiz kalmayalım” dedi.

ÖLECEĞİMİZİ BİLSEK DE YİNE ÇALIŞIRIZ

Ford Otosan’da çalışan bir kadın ise “Yarın öleceğimizi bilsek bile yine çalışırız. İşsizlik hepimizi çok korkutuyor. Şu an çalıştığım fabrikadan kovulmak istemiyorum. Bu yüzden virüsü kapmış olursam ya da temaslı bile olsam ne olacak diye korkuyorum. İşe iki maske takıp öyle geliyorum. İki gün işsiz kalsak neler olacağını biliyoruz. Yukarıdakiler abarttığımızı düşünüyor olabilir, bir gelip kendileri bu hayatı yaşasalar da görsek bir nasıl oluyor” dedi.

Alman Ordusu Türk gemisine neden çıkarma yaptı?

Okumaya devam et

Popular