Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

25 Ocak’ta vizyona girecek filmler

Türkiye sinemalarında bu hafta biri yerli altı film vizyona girecek…

UPSİDE- OLACAK İŞ DEĞİL

Oscar Ödülü adayı Bryan Cranston (Breaking Bad), ünlü oyuncu ve komedyen Kevin Hart ve Oscar Ödüllü Nicole Kidman’ın rol aldığı THE UPSIDE’da yamaç paraşütü kazasından sonra felç kalan zengin işadamı Phillip Lacasse (Cranston) ile eski bir mahkûm olan Dell Scott (Kevin Hart) arasındaki muhteşem dostluk hikâyesi konu alınıyor.

Şartlı tahliye edilmiş ve bir süredir iş arayan eski mahkûm Dell, kendini yanlış iş görüşmesinde bulur. Dell’in saygısız tavırlarından hoşlanan Phillip, personel şefi Yvonne (Nicole Kidman)’in itirazlarına rağmen onu yardımcısı olarak işe alır.

Farklı dünyaları olan Phillip ve Dell, bu süreçte birbirlerinin deneyimlerinden çok şey öğrenirler. Aralarında güçlü bir bağ oluşan bu ikilinin dostlukları keyifli bir hal almaya başlar.

KEFERNAHUM

Kefernahum, 12 yaşındaki Zain’in kısacık hayat hikâyesini anlatıyor.

Ailesinden sadece sevgi gördüğünü, bunun dışında hep ihmal edildiğini söyleyen, nüfusa kayıtlı bile olmayan Zain, Beyrut’un en fakir mahallelerinde bazen tek başına, bazen mülteci bir kadının sıcak kucağında hayat mücadelesini sürdürüyor ve sonunda anne-babasını mahkemeye veriyor.

ZAMAN YOLCULARI (TIME FREAK)

Dehası göz kamaştıran genç bir fizik öğrencisi olan Stillman (Asa Butterfield), kız arkadaşı Debbie’den (Sophie Turner) ayrıldıktan sonra kendisini toparlayamaz. Genç adam ilişkilerini düzeltip yeniden bir araya gelmenin yollarını ararken aklına bir fikir gelir.

Bir zaman makinesi icat etmeyi planlayan Stillman, bu sayede Debbie ile ilişkilerinin başladığı güne geri dönecek ve tüm hatalarını telafi etme imkânı bulabilecektir. Kalbi kırık fizik dehası, zaman makinesini üretip en yakın arkadaşı Evan’ı da yanına alarak zamanda yolculuk yapar.

Stillman’ın eline inanılmaz bir fırsat geçmiştir. Her şeye en baştan başlayan Stillman, geçmişte yaptığı hataları telafi edebilecektir. Ancak bu zaman ve mekân sınırlarını aşan macera, bazı hataların bilim tarafından düzeltilemeyecek kadar büyük olduğunu gösterecektir.

BTS WORLD TOUR: LOVE YOURSELF IN SEUL

BTS WORLD TOUR ‘LOVE YOURSELF’ sırasında Seul Olimpik Stadyumu’nda çekilen bu film, 2018’in en çok ilgi gören konserini dünyanın dört bir yanındaki sinema salonlarında sadece bir günlük bir etkinlik çerçevesinde izleyicilerle buluşturuyor.

Daha önce benzeri görülmemiş uluslararası bir fenomen haline gelen grubun yedi üyesinin dünyadaki başarısını kutlamak üzere fanlarını bir araya getiren bu olay yaratacak etkinlik, ayrıca 26 Ocak’ta ScreenX salonlarında da gösterime sunulacak.

EJDERHANI NASIL EĞİTİRSİN 3: GİZLİ DÜNYA

Artık Astrid’in yanı sıra Berk’in muhtarı ve yöneticisi olan Hıçgıdık, muhteşem derecede karmaşık bir ejderha ütopyası yaratmıştır.

Dişi ejderha Işığın Öfkesi’nin ortaya çıkışı, köylerinin o güne kadar karşılaştığı en karanlık tehlikeyle aynı zamana denk gelince Hıçgıdık ve Dişsiz bildikleri tek yuvayı terk edip sadece efsanede var olduğu düşünülen gizli bir dünyaya yolculuğa çıkarlar.

Ejderha ve binicisi, değer verdikleri her şeyi korumak için birlikte dünyanın ücra köşelerine kadar savaşacaklardır.

ASLI GİBİDİR

Genç bir kız olan Aslı, yıllardır oyuncu olmanın hayalini kurmaktadır. Ailesine bağlı olan genç kız, onların isteğini geri çevirmeyip ilk üniversitesini onların tercihine göre belirler.

Ancak hayallerinden asla vazgeçmez ve yeniden sınavlara hazırlanıp ikinci üniversite olarak özel bir konservatuvarın oyunculuk bölümünü kazanır.

Hayallerine adım adım yaklaşan Aslı’nın bu başarısı ailesinin tepkisine neden olur. Ailesi, kızlarının oyuncu olmasını istemediği için ona destek olmayacaklarını söyler. Ne olursa olsun konservatuvarda okumaya kararlı olan Aslı, bunun için ne yapacağını düşünürken kendisini hiç bilmediği bir dünyanın içinde bulur.

‘Dublörler Kulübü’ne adımını atan Aslı, burada bir yandan okul için para kazanırken bir yandan da yeteneğini sergileme imkânı bulur. Adeta ikinci yuvası olan ‘Dublörler Kulübü’nde hayatının macerasını yaşayan Aslı’nın yaşamı aşk kapısını çaldığında bambaşka bir hal alır.

91’inci Oscar adayları açıklandı

Okumaya devam et
Reklamlar

Kültür

Warner Bros. 2021’deki tüm filmlerini aynı anda HBO Max’te yayınlayacak

Warner Bros. The Matrix 4, Dune, The Suicide Squad başta olmak üzere 2021’deki tüm yapımlarını vizyona girdikleri gün HBO Max’te yayınlayacak.

BOLD– Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan Warner Bros., birkaç ertelemeden sonra 25 Aralık’ta vizyona gireceği belirtilen Wonder Woman 1984‘un vizyonla aynı gün aynı gün HBO Max‘te de yayınlanacağını duyurmuştu. Fakat, şirketten yapılan son açıklama bu uygulamanın sadece Wonder Woman’le sınırlı kalmayacağını gösterdi.

MATRIX 4, DUNE VE DİĞERLERİ

Warner Bros. Yüksek hasılat beklediği filmlerini pandemi şartlarının zorlamasıyla aynı anda dijitalde yayınlama politikasına Dune ve The Matrix 4 gibi büyük yapımları da dâhil etti. Bu iki yüksek bütçeli filmi dışında beyaz perdeyle aynı anda HBO Max’e gelecek diğer yapımlar ise şöyle:

The Little Things, Judas and the Black Messiah, Tom & Jerry, Godzilla vs. Kong, Mortal Kombat, Those Who Wish Me Dead, The Conjuring: The Devil Made Me Do It, In The Heights, Space Jam: A New Legacy, The Suicide Squad, Reminiscence, Malignant, The Many Saints of Newark, King Richard, Cry Macho.

HBO Max Türkiye’de henüz yayın hayatına başlamadığı için Türkiyeli seyirciler bu filmlerin sinema salonlarında gösterime girmesini beklemek zorunda, salonlar açılabilirse tabi.

SİNEMA SALONLARI İÇİN ZOR GÜNLER

Warner Bros.’un bu kadar geniş ölçüde bir karar almasının sinema salonları açısından ağır sonuçları olacağı aşikâr. Ancak, Tenet’in gişede uğradığı hüsran Warner Bros.’u böyle radikal bir karar almaya itmiş olabilir. Souçta 2020’de işletmecileri rahatlatacak büyük filmlerin hepsi ertelendi ya da dijitale geçti. Bu da birçok sinema salonuna kilit vurulması anlamına geliyor.

Öte yandan WarnerMedia başkanı ve CEO’su Ann Sarnoff ise şirketin bu kararının sadece 2021 için geçerli olduğunu bu durumun 2022 ve sonrasında devam etmemesini umduğunu şu sözlerle dile getirdi:

“Kimse filmlerin beyaz perdeye geri dönmesini bizden daha fazla istemez. Yeni içeriklerimizin sinema deneyiminin can damarı olduğunu biliyoruz, ancak bunu ABD’deki çoğu sinemanın 2021 boyunca muhtemelen düşük kapasiteyle çalışacağı gerçeğiyle dengelemeliyiz. Bu benzersiz bir yıllık planla, ortaklarımıza birinci sınıf filmlerden oluşan istikrarlı bir seçkiyle destek olabilirken, aynı zamanda sinemalara erişimi olmayan veya sinemaya geri dönmeye tam olarak hazır olmayan sinemaseverlere muhteşem 2021 filmlerimizi görme şansı veriyoruz.”

Okumaya devam et

Kültür

11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri başlıyor

11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri, bu yıl 10-17 Aralık arasında çevrimiçi (online) olarak ülke çapında 25 seçme belgeseli izleyiciye sunacak.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından düzenlenen 11. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri, 10-17 Aralık 2020 tarihleri arasında bu kez çevrimiçi olarak tüm Türkiye’de belgesel meraklıları ve insan hakları savunucuları ile buluşuyor.

TOPLANTI VE GÖSTERİ ÖZGÜRLÜĞÜ

İnsan hakları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen ve 11. Kez düzenlenen “İnsan Hakları Belgesel Film Günleri”nin bu yılki teması “toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü” olarak belirlendi. Programda 10’u Türkiye’den 15’i farklı ülkelerden olmak üzere 25 belgesel film ücretsiz olarak gösterilecek.

Birgün’ün haberine göre filmleri izlemek ve programla ilgili duyurulardan haberdar olmak isteyen sinemaseverlerin tihvbelgeselfilm.org adresine girerek e-posta adreslerini içeren bir iletişim formu doldurmaları yeterli olacak.

Festival kapsamındaki filmler, 10 Aralık 2020 saat 10.00 itibarıyla gösterime açılacak ve 17 Aralık 2020 saat 24.00 itibarıyla gösterimden kaldırılacak. Dağıtımcılarla yapılan anlaşma gereği yabancı yapımlar sadece Türkiye’den ve 250 kişilik kontenjan dahilinde izlenebilirken yerli yapımlar için böyle bir sınırlama mevcut değil.

Okumaya devam et

Kültür

Playlist’e göre 2020’nin en iyi 15 korku filmi

Neredeyse tamamını zaten yüksek gerilimle geçirdiğimiz bir yılda buna ne gerek var desek de Playlist, 2020’nin en iyi korku filmlerini seçti.

BOLD– Mart 2020’den beri yıl kimse için iyi geçmiyor. Sinema, icat edildiğinden beri en zor günlerini geçirmekte. Merakla beklenen birçok film ertelendi ya da beyaz perdeye gelemeden dijital platformlarda yayınlandı. Ancak birçok film yine de seyirciyi etkilemeyi başararak yılın en iyileri listelerine girdi.

KORKU DOLU YILIN EN İYİ KORKU FİLMLERİ

The Playlist her yıl sonunda klasik hale gelen listelerini yayınlamaya başladı. Size ulaştıracağımız listelerin ilki yılın en iyi korkuları… 2020 kesmedi biraz da film izleyerek korkalım derseniz işte sizin için yılın en iyi 15 korku filmi…

AFTER MIDNIGHT

İlk kez Tribeca Film Festivali’nde seyirciyle buluşan After Midnight kız arkadaşı Abby’nin ardında şifreli bir not bırakarak kayboluşunu araştırırken bir yandan da akıl sağlığını korumaya çalışan Hank’in yaşadıklarını konu alıyor. Filmin yönetmeni Jeremy Gardner aynı zamanda başrolde.

COLOR OUT OF SPACE

Henüz Stephen King’in annesi ve babası bile ortalarda yokken korku türünün geleceğine yön veren H.P. Lovecraft’tan uyarlanan film, kent yaşamını terk edip ufak bir kasabaya yerleşen bir ailenin, bahçelerine bir meteor düşmesiyle değişen yaşamına odaklanıyor. Asıl sorun ise meteorun uzay zaman üzerindeki tuhaf etkisidir. Richard Stanley’in yönettiği filmin başrolünde Nicholas Cage var.

EXTRA ORDINARY

Mike Ahern ve Enda Loughman ikilisi tarafından yönetilen korku-komedi karışımı Extra Ordinary, Doğaüstü güçlere sahip olmasına rağmen bunları sergilemekten ve bu konudaki yardım isteklerinden sürekli kaçınan Rose’un kızı şeytani bir varlığın etkisi altında olan Martin’e yardım etmeyi kabul etmesiyle gelişen olayları anlatıyor.

HIS HOUSE

Güney Sudan’daki iç savaştan kendilerini zorlukla kurtaran genç bir çift mülteci olarak sığındıkları İngiltere’de kamptan çıkarılarak bir eve yerleştirilir. Mülteciliğin zorlularına bir de evdeki şeytani bir varlık eklendiğinde çift için zorlu bir yaşam başlar. Bu kötülüğü yakından tanıdıkça kendileriyle ve geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekecektir. Film, mültecilik ve ırksal ayrım hakkındaki metaforik anlatım diliyle “Get Out”a yakın bir noktada duruyor.

LA LLORONA

Venedik, Sundance ve Tribeca gibi önemli festivallerde gösterilen La Llorona, Guatemala’da yaşanan bir silahlı çatışma sırasında öldürülen Alma ve çocukları ile bu katliamdan sorumlu olarak gösterilen Enrique arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Enrique beraat eder ancak Alma’nın huzursuz ruhunun onu rahat bırakmaya niyeti yoktur.

POSSESSOR

Kadrosunda Andrea Riseborough, Christopher Abbott, Tuppence Middleton, Sean Bean, Rossif Sutherland gibi önemli isimler barındıran Possessor, bilim kurgu-korku türünün iyi örneklerinden. Tasya Vos insanların beynine yerleştirdiği bir tür implantla onları şirketine fayda sağlayacak suikastlarda kullanır. Ancak bu teknoloji Tasya’nın şiddet dolu geçmiin bastırmakta zorlanmasına yol açar ve bir süre kendini kendi kimliğini yok etmekle tehdit eden bir adamın zihninde hapsolmuş bulur.

RELIC

1980’lerin perili ev filmlerini andıran Relic, ailenin en yaşlı üyesi Edna’nın bir süre kaybolduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi geri dönmesinin ardından şiddet dolu birine dönüşmesinin ardındaki şeytani gücü keşfeden Kay ve Sam’in hem kendilerini hem Edna’yı kurtarma çabalarını anlatıyor.

SCARE ME

İlk romanını yazmak için şehitde bir ev kirlayan Fred ile başarılı ama kibirli korku roman yazarı Fanny’nin elektriklerin kesilmesi üzerine birbirlerine korku hikâyeleri anlatmalarıyla başlayan gerilim dolu olayları anlatıyor.

SEA FEVER

Connie Nielsen ve Dougray Scott’ı buluşturan Sea Fever, Batı İrlanda açıklarındaki bir gemi mürettebatının, su kaynaklarında büyüyen bir parazite karşı verdiği akıl almaz hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.

SPREE

Kurt Kunkle (Joe Keery-Stranger Things) çalıştığı şirketin tanıtımını yapıp sosyal medyada viral olmak ister. Ama yaptığı ölümcül plan onu ve çevresini hiç beklemediği bir şekilde etkileyecektir.

THE BEACH HOUSE

İlişkilerinde sorun yaşayan bir çift sükunet arayışıyla ailelerinin deniz kenarındaki evine gider. Fkat davetsiz misafirlerin gelişi hayatlarını alt üst eder. Klasik bir konuya sahip olan film, iyi oyunculukları ve sağlam anlatımıyla birçok eleştirmenden övgü almayı başardı.

THE INVISIBLE MAN

Yılın en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen The Invisible Man, kontrol delisi kocası Adrian’ın ölmesiyle hayatı değişen Cecilia’nın hikâyesini anlatıyor. Hayatını kendi istekleri doğrultusunda yeniden düzenlemeye çalışan Cecilia, açıklanamaz bazı olaylarla karşılaşınca Adrian’ın gerçekten ölüp ölmediği konusunda şüpheye düşer. Leigh Whannell’in yönettiği filmin başrolünde son zamanların dikkat çeken oyuncusu Elisabeth Moss var.

THE LODGE

Riley Keough ve The Hobbit serisiyle tanınan Richard Armitage’in (Thorin) başrolde yer aldığı yapım, evlenmeyi düşündüğü Richard’ın çocuklarıyla bir dağ evinde zaman geçiren Grace’in evin çevresinde bazı garip ve korkutucu olaylara tanık olduktan sonra kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor.

THE PALE DOOR

Korku ve westerni birleştiren The Pale Door, bir tren soygunundan sonra saklanmak için daha önce hiç görmedikleri hayalet bir kasabaya giden bir çetenin, orayı mesken tutan cadılar tarafından ele geçirilmesini anlatıyor.

THE WRETCHED

Ebeveynleri boşandıktan sonra yeni bir yere taşınan bir genç, buradaki komşularının cadı olduğunu anlayınca kendisi ve sevdiklerini korumak için zorlu bir mücadeleye girişir.

Okumaya devam et

Popular