Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Antalya’da iki ilçede hortum felaketi: 2 ölü, 11 yaralı

Antalya'da hortum, İzmir'de şiddetli fırtına can ve mal kaybına yol açtı. Antalya'da iki kişi hayatını kaybederken, seralar zarar gördü.

Antalya’da yaşanan hortum felaketinde 2 kişi öldü, 11 kişi yaralandı. Türkiye’nin sera merkezi olarak bilinen Antalya’da, tarım ürünleri büyük hasar gördü, 5 bin dönüm sera kullanılamaz hale geldi.

İzmir’de ise şiddetli fırtına etkiliydi. Evlerin çatılarını uçuran fırtına, yol kenarlarındaki ağaçları kökünden söktü. 

BOLD- Antalya’nın Kumluca ve Finike ilçeleri hortum sonrası savaştan çıkmışa döndü. Denizden sahildeki yerleşim bölgelerine doğru gelen hortumda, evlerin çatıları uçtu, narenciye ağaçları kökünden söküldü, seralar ve tarım alanları büyük hasar gördü.

Hortum felaketinde iki kişi hayatını kaybederken 11 kişi de yaralandı.

ASAT GÖREVLİSİNİ PORTAKAL BAHÇESİNE SAVURDU

Antalya’nın Finike-Kumluca sahil karayolunda çıkan hortum sonucu ölenlerin sayısı 2’ye yükseldi. Finike’de ASAT görevlisi Bayram Demir bina önünde bulunduğu sırada çıkan hortum nedeniyle portakal bahçesine savruldu.

Yapılan aramada portakal bahçesinde yaralı olarak bulunan Demir, sağlık ekipleri tarafından yapılan müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.

Durumu ağır olan Bayram Demir tüm müdahaleye rağmen akşam saatlerinde hayatını kaybetti. 39 yaşında ve 1 çocuk babası Demir’in vefatı hastane bahçesinde bekleyen ailesi ve iş arkadaşlarını üzüntüye boğdu.

Antalya’daki hortum felaketinde, tarım alanları büyük hasar gördü. (Fotoğraflar: DHA)

5 BİN DÖNÜM SERA ZARAR GÖRDÜ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kumluca’da dün meydana gelen hortumdan zarar gören sera ve bahçeleri gezdi.

Çiftçilerle görüşen Pakdemirli, seraları inceledi, daha sonra ilçedeki özel hastanede tedavisi devam eden yaralıları ziyaret etti. Bakan Pakdemirli, hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini ve çiftçinin zararlarını tazmin konusunda çalışma yapıldığını kaydetti.

Hortum sebebiyle Kumluca’da 1.000 dönüm, Finike’de 4.000 dönüm örtü altı tarım sahası hasar gördü.

Bazı narenciye bahçelerinde ise ağaçlar kökünden söküldü.

BAKANDAN FIRTINA UYARISI

Bugün ve yarın için fırtına uyarısı yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Pakdemirli, “Bugün ve yarın en önemlisi. Bundan sonrası için hazırlıklı olmamız lazım. Bugün yine gece saatlerinde 100 kilometrenin üzerinde rüzgar bekleniyor. Yarın öğleden sonra tekrar bekleniyor. Bu anlamda her türlü tedbiri vatandaşımız almalı. Mal kaybı olabilir ama daha önemlisi can kaybı olmaması için vatandaş tedbiri almalı. Açık yerlerde durmasınlar. Araçla seyahat etmesinler. Kapalı yerlerde bulunsunlar.” uyarısını yaptı.

SERİK’TE HORTUM VE FIRTINA TARIM ALANLARINA ZARAR VERDİ

Serik ilçesinde dün etkili olan hortum ve yağışın ardından hasar tespit çalışmaları başladı. Serik Kaymakamı Haluk Şimşek, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık ile Serik İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Çömezoğlu, zarar gören seralarda inceleme yaptı.

Fırtına ve hortum nedeniyle ilçede 30 çiftçiye ait domates, çilek, biber ve salatalık serası zarar gördü. Belek-Kadriye-Kundu Kral Yolu ile bir golf sahasında yaklaşık 50 çam ağacı devrildi. Hortumun söktüğü çam ağaçları yola savruldu.

Belediye ekipleri, yollara devrilen ağaçları kesere kaldırdı.

ÇİFTÇİNİN MAHSULÜ TELEF OLDU

Çilek üreticisi Mustafa Mutaf, “Hortum ve fırtınadan seralarımız büyük zarar gördü. Mahsulümüz telef oldu. Çilek hassas bir meyve olduğu için yağmur suyunu gördüğü zaman hemen çürüme yapar. Kısacası alın terimiz, hotum ve fırtınada yok oldu. Zararımız büyük.” dedi.

Köseler Mahallesi’ndeki serası zarar gören Seffat İlişik ise, “Bu sezon bitti, bütün emeklerimiz gitti.” diye konuştu.

Şiddetli fırtına İzmir’de de etkili oldu, ağaçlar yollara devrildi, evlerin çatıları uçtu. (Fotoğraflar: DHA)

İZMİR’İ DE FIRTINA VURDU

İzmir’de bugün (25 Ocak 2019) öğleden sonra başlayan şiddetli rüzgar, saat 18:00’den itibaren etkisini artırarak fırtınaya dönüştü.

Fırtına İzmir kent merkezinde çeşitli ilçelerde ve semtlerde bazı ağaçların, sokak ve caddelere devrilmesine, binaların çatılarının uçmasına, Karabağlar’da Cennetçeşme semtindeki bir caminin minaresinin ise külah bölümünün devrilmesine sebep oldu. Devrilen ağaçlar ile uçan çatılar özellikle araçlara zarar verdi.

VAPUR SEFERLERİ İPTAL EDİLDİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin deniz ulaşımı hizmeti veren kuruluşu İZDENİZ’den yapılan açıklamada, bugün saat 18:15 itibarıyla elverişsiz hava ve deniz şartları sebebiyle arabalı vapur seferleri dahil tüm seferlerin geçici süre iptal edildiği duyuruldu.

İzmir’in Balçova ilçesi İnciraltı bölgesinde saat 18:00 sıralarında bir ağaç yola devrildi. Bu sırada seyir halinde olan 3 araç devrilen ağacın altında kaldı. Araçlarda bulunanlar yara almadan kurtuldu.

FIRTINA HIZI GÜNEY EGE’DE 100 KİLOMETREYİ BULACAK

İzmir Meteoroloji 2’nci Bölge Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşları fırtınaya karşı uyardı. Ege Bölgesi ile Batı Akdeniz’de güney yönlerden rüzgarın saatteki hızının 60 ila 90 kilometreye kadar çıkacağı belirtildi.

Güney Ege’de ise kuvvetli fırtınanın saatteki hızı 100 kilometreyi bulacağı belirtildi.

GÖKTEN ÇAMUR YAĞIYOR

Bu arada, Kuzey Afrika kaynaklı toz taşınımının ise güneybatılı akışlarla birlikte batı kesimlerini etkilediği ifade edildi.

Toz taşınımının yarın akşam saatlerine kadar başta güneybatı kıyıları olmak üzere Marmara, Ege ve Batı Akdeniz’de yer yer etkili olacağı bildirildi.

Toz taşınımı sebebiyle, bu bölgelerde gerçekleşecek yağışların yer yer çamur şeklinde olması beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması çağrısı yapıldı.

Gündem

“20’li yaşlar challenge” uyarısı: Genetik verileriniz tehlikede!

“20’li yaşlar challenge” akımıyla sosyal medyada herkes arşivindeki fotoğrafları paylaşırken Ulaştırma Bakan Yardımcısı Sayan’dan ‘genetik veri’ uyarısı geldi. Sayan, “Bu gibi hassas verilerin hangi sunucularda nasıl tutulduğu, yeterli güvenliğe sahip olup olmadığı tam bir kara kutu” dedi.

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan sosyal medya hesabından son günlerde popüler olan “20’li yaşlar challenge” akımıyla kişisel veriler ve yüz ifadelerinin kopyalandığını öne sürdü. Twitter hesabından paylaşımda bulunan Sayan, “Son günlerde popüler olan “20’li yaşlar challenge” ve benzeri akımlara karşı vatandaşlarımıza birkaç uyarıda bulunmak istiyorum” dedi ve şunları kaydetti:

  • Kişisel verileri ve yüz ifadelerini kopyalan bu gibi akımlar, görsel veri işleme alanına zemin hazırlıyor.
  • Mümkün olduğunca dikkatli olmalıyız.
  • Yapay zeka teknolojilerinin çözmeye çalıştığı sorunlardan biri de yaşlanmanın oluşturduğu yüzdeki değişikliklere karşı algoritmalara direnç kazandırmak.
  • Kişinin şimdiki haliyle eski halinin değişiminden, yapay zeka algoritmalarını besleyecek istatistiki veriler oluşturuluyor.
  • Aynı zamanda farklı uygulamalar ve cihazlardan paylaştığımız parmak izi ve yüz taraması gibi verilerimiz, genetik verilerimizi barındırıyor.
  • Bu gibi hassas verilerin hangi sunucularda nasıl tutulduğu, yeterli güvenliğe sahip olup olmadığı tam bir kara kutu.
  • Kişisel verilerimiz; bizi belirli veya belirlenebilir hale getiren, bizi tanımlayan ve bize ait olan bilgilerimiz.
  • Bu sebeple kişisel verilerimizi korurken, özellikle de sosyal medyada paylaşırken daha hassas davranmalıyız.

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde korona isyanı: Siz yaşatmak nedir bilmez misiniz?

Tutsak Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in kızı Fatma Saadet Yılmazer’in tutuklu olduğu Bakırköy Kadın Cezaevindeki koğuşunun tamamının koronavirüse yakalandığı belirtildi. Koğuştakilerin yüksek ateşle hasta olmasına rağmen revire dahi çıkarılmadığını söyleyen Avukat Sümeyra Bulduk, “İnsanlar canlarıyla uğraşıyorlar. Siz korumak yaşatmak nedir bilmez misiniz” diye sordu.

BOLD – Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde B4 koğuşunun tamamının koronavirüse yakalanmasına rağmen yüksek ateşle yatan tutuklu ve hükümlülere Kovid 19 testi yapılmadığı, revire dahi çıkarılmadığı kaydedildi.

Avukat Sümeyra Bulduk, müvekkili Fatma Saadet Yılmazer’in de tutuklu bulunduğu B4 koğuşunun tamamının koronavirüse yakalandığını ancak koğuştakilere Kovid 19 testi yapılmadığını, revire dahi çıkarılmadıklarını kaydetti. Adalet Bakanlığına tepki gösteren Bulduk, sosyal medya hesabından şunları yazdı: “Bakırköy Cezaevinde müvekkilim Fatma Saadet Yılmazer’in de tutuklu bulunduğu B4 koğuşunun tamamının korona olduğu, yataktan dahi kalkamadıkları, yüksek ateşleri olmasına rağmen test yapılmadığı ve revire dahi çıkarılmadığı söyleniyor. Siz korumak, yaşatmak nedir bilmez misiniz? Suçsuz yere özgürlüğünden mahrum ettiğiniz her insanın sağlığını korumakla yükümlüsünüz. İnsanlar canlarıyla uğraşıyorlar, aileleri ise perişan! Reviriniz ve revir doktorlarınız süs diye durmuyor orada!”

Diyanet lüks tekneden halka sabır ve şükür mesajı yolluyor

Okumaya devam et

Gündem

Lebalep kongreler Türkiye mutasyonunu tetikler mi?

Yeni tip Kovid-19 mutasyonları gündemdeki yerini koruyor. Son olarak ortaya çıkan ve Türkiye’de de görülen Hindistan mutasyonuna aşıların yeterli gelip gelmeyeceği tartışılırken uzmanlardan önümüzdeki dönemde Türkiye mutasyonun da görülmesinin olası olduğu iddiası geldi. Bu iddia akıllara AKP’nin yaptığı lebalep kongreleri akıllara getirdi.

BOLD – Kovid-19’un Hindistan mutasyonunun Türkiye’de de görülmesinin ardından, mutasyonların etkisi ve aşıların yeterli olup olmayacağı tartışmaları gündemdeki yerini koruyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye mutasyonunun da görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Arzu Sayıner, “Salgına karşı mücadelede en önemli silahımız aşı” dedi. Saygıner, vakaların yüzde 10’unun varyant türünün saptanamadığına dikkat çekti:

HER ÇOĞALAN VİRÜS YENİ MUTASYON DEMEK

BirGün’den Berkay Sağol’a konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Sayıner, yeni mutasyonların da ortaya çıkabileceğini, salgına karşı mücadelede en önemli silahın aşı olduğunu vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Kovid-19’un Türkiye mutasyonunun da görülebileceğini belirten Sayıner, “Her ülkenin kendi dinamikleri farklı. Ülkelerin uyguladığı aşılara, tedavi yöntemlerine ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak yeni varyantlar ortaya çıkabilir. O yüzden önümüzdeki dönemde Türkiye mutasyonu görülmesi olası. Virüs çoğaldıkça farklı şekilde mutasyona uğruyor. Her çoğalan virüs yeni mutasyonlar demektir ve yeni sonuçlar ortaya çıkabilir. Virüsün çoğalması engellenirse mutasyonlar durdurulur” dedi.

SAPTANAMAYAN VARYANT VAR

Türkiye’de görülen vakaların yaklaşık yüzde 90 oranında İngiltere varyantı olduğuna dikkat çeken Sayıner, vakaların yüzde 10’unda ise varyantın türünü saptayamadıklarını belirtti. Saygıner, “Türkiye’de yapılan testlerin çoğunluğu virüs var mı yok mu onu saptıyor, bir de İngiltere varyantı mı değil mi onu açıklıyor. Testi pozitif çıkan kişilerin İngiltere varyantı olduğunu saptayamazsak ne olduğunu bilmiyoruz. Bu varyantların anlaşılması için buna ileri düzeyde test yapılması gerekiyor. Hangi oranda başka varyantların olduğunu Sağlık Bakanlığı biliyor. Türkiye’de İngiltere, Brezilya, Güney Afrika bir de Hindistan varyantı var. Dünya genelinde ise şu anda bildirilen yaklaşık 20 civarı varyant var” dedi.

MUTASYONLARIN ETKİLERİ ENDİŞELENDİRİYOR

Varyantlarla ilgili çeşitli endişelerin olduğunu vurgulayan Sayıner, “Varyantlarla ilgili asıl sorduğumuz sorular şunlar: Yayılım hızını nasıl etkileyecek? Daha ağır hasta yapacak mı? Aşıdan kaçacak mı? Bunlar aslında korkularımız. İngiltere varyantı en hızlı yayılan. Türkiye’ye girdi ve 2 ay içinde yüzde 90’lara kadar çıktı. Brezilya ve Güney Afrika varyantlarının ise antikorlardan etkilenme oranı daha az” dedi. Aşı olan kişilerin ağır geçirmese bile tekrar bu varyantlara yakalanabileceğini söyleyen Sayıner, “Hindistan varyantını ise şu anda tam olarak bilmiyoruz; ancak onun da aşıdan kaçtığına dair gözlemlerimiz var. Daha büyük sorun yaratma eğilimi olan varyantlar İngiltere kadar hızlı yayılmıyor” diye konuştu.

DİĞER AŞILAR ÇİN AŞISINDAN DAHA ETKİLİ

Virüse karşı mücadelede en önemli silahın aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sayıner, şunları kaydetti: “Oluşturduğu antikor miktarı nedeniyle mRNA aşıları olan Biontech ve Moderna aşıları güçlü. Sinovac’a göre daha fazla antikor üretiyor ve koruyor. Sputnik V ise daha farklı bir aşı, onunla ilgili açıklanan veri çok az. mRNA aşılarında virüsün çok küçük bir parçası var. Eğer virüsün o parçanın dışında kalan bir mutantı gelirse bu aşılar etkisiz kalabilir. mRNA aşılarının böyle bir riski var; ama bu aşılar şu anda varyantlara karşı koruyor. Sinovac aşısının da koruyuculuğu gayet iyi. Bütün aşılar çok kıymetli. İyiler arasında daha iyi aşılar var.”

4 aylık enflasyon TÜİK’in açıkladığı gibi 5,45 değil yüzde 16.2

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0