Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Hüda Kaya’ya zulüm bitmiyor: 28 Şubat’ta kızlarına 15 Temmuz’da oğluna

28 Şubat’ta başörtüsü nedeniyle kızlarıyla idamla yargılanan Hüda Kaya’nın oğlu Muhammed Cihad Ebrari’ye, açılan davada 15 ay ceza verildi.

BOLD-6 Kasım 2016’da İstanbul Kadıköy’de HDP’li vekillerin tutuklanması için yapılan kadın eyleminde, eylem alanında olmadığı halde gözaltına alınan ve gözaltında gördüğü işkenceler sırasında omurgası kırılan Cihad Ebrari’ye, açılan davada “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 15 ay ertelemesiz hapis cezası verildi.

“HEM İŞKENCE YAP HEM CEZA VER”

HDP’li Hüda Kaya, kararı, “Hem suçlu hem güçlü olmak tam bugünler içinmiş. Hem işkence yap hem ceza ver. Aynen Soma’da gariban madenciye tekme atıp suç duyurusunda bulunup ceza vermek gibi. Bu şımarık ve kibirli zulümleriyle bizleri susturamayacaklar” diye yorumladı.

ELEŞTİRİLERİ NEDENİYLE HEDEF HALİNE GELDİ

28 Şubat döneminde başörtüsü zulmüne karşı duruşu ile tanınan Hüda Kaya, islami kimliği ve islami referanslarla hükümete yönelik eleştirileri nedeniyle hedef haline geldi. Sosyal medya hesapları hackerlar tarafından ele geçirildi. Tehditler aldı. Hakkında davalar açıldı, gözaltına alındı. Bugün başına gelenler adeta 28 Şubat dönemini bile geride bıraktı.

“TERBİYE EDİLMEYE ÇALIŞILIYORUZ”

Kaya, yaşadıklarını, tüm muhaliflerin sesisin kısılmasına yönelik baskıların bir parçası olarak görüyor. iktidar gücü kullanılarak masum insanlara yapılan zulümlere karşı sesini yükselten herkesin yargı sopası ile terbiye edilmeye çalışıldığı görüşünde:

“İyiden güzelden yana düşünüyorsanız, sosyal medya hesabınızdan ki, kişisel hesaplardır bunlar, birkaç kelimeyle orada düşüncelerinizi belirtmişseniz bundan dolayı bunun bedelini ödetiyorlar size.”

KUTSAL DEĞERLERİ İTİBARSIZLAŞTIRDILAR

28 Şubat’ta başörtüsü yasaklarını protesto ettiği için kızlarıyla beraber idamla yargılanan Hüda Kaya, son dönemde AKP’ye yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Kaya’nın, inançların hiçbir zaman AKP döneminde olduğu kadar itibarsızlaştırılmadığını belirten açıklaması oldukça yankı buldu. Kaya açıklamasında, “İslam inancının her değer her kelime, her kavramı hiç bir dönemde bu kadar itibarsızlaştırılmamıştı, değersizleştirilmemişti. Değerli olan, güzel olan, her şey gibi manevi dünyamıza ait olan kutsal değerler de bu dönemde çürütüldü ve içi boşaltıldı” ifadelerini kullanmıştı.

TEK KİŞİNİN AĞZINDAN ÇIKAN VAHİ KABUL EDİLİR OLDU

Kaya’nın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik “Tek bir kişinin ağzından çıkan yasadan öte, vahi kabul edilir hale geldi” sözleri de gündem olmuştu. Meclis kürsüsünden yaptığı açıklamalar da, AKP’li miletvekillerini bir hayli rahatsız etmiş, kavgalara varan tartışmalar yaşanmıştı.

VAAT ETTİKLERİ HİÇBİR ŞEY GERÇEKLEŞMEDİ

Kaya iktidarın vadettiği ve geldiği yeri şöyle özetlemişti: “Türkiye ne bir yere geldi, ne çağ atladı, ne inançlar, düşünce ve ifade özgürlükleri, insanların kendi kimlikleri ile özgür yaşama dair iktidarın vaat ettiği hiçbir politika gerçekleşmedi. Tüm bu değerleri istismar ederek tüm bu güzellikleri yok ederek, insanı insan yapan bütün o dinamiklerin lime lime çürütüldüğüne şahit olduk ne yazık ki. Binlerce insan zindanlardalar ve bu baskıcı, tekçi zihniyetin politikaları sonucu artık Türkiye’nin her bir tarafındaki cezaevleri tıklım tıklım dolu. Artık insan alacak kapasiteleri kalmamış durumda. Her gün yeni bir cezaevi yapıyorlar ve bunu marifetmiş gibi gururla duyuruyorlar.

Adalet Sarayları dedikleri zülüm saraylarıdır. Her yerde bunların propagandalarını yaparak, Avrupa’dan da büyük yapıyoruz diyerek övünülüyor. Adliye Sarayları yapıyoruz dedikleri aslında vicdansızlığın, zulmün yasalaştırılması, yasal kılıflara büründürülmeye çalıştıkları bu mekanların ne olduğunu hepimiz yaşayarak görüyoruz ve çok iyi öğreniyoruz.”

BOLD ÖZEL

Tedavisi engellenen kanserli öğretmen hayatını kaybetti

Almanya’da tedavi imkanı yurt dışı yasağı konularak engellenen kimya öğretmeni Gülhan Çolakoğlu yaşamını yitirdi. 3,5 yıldır tedavi gören Çolakoğlu, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Gülhan Çolakoğlu’na Nisan 2017’de kolon kanseri teşhisi konuldu. Kısa süre sonra kanser karaciğerine de yayıldı. Kayseri’de hayata veda eden 45 yaşındaki Çolakoğlu evli ve 2 çocuk annesiydi. Cemaat soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 yıl hapis cezasına çarptırılan Çolakoğlu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyordu. Karar onaylansaydı cezanın infazı için hapse girecekti.

AMELİYAT İÇİN HASTANEDEYKEN EVİ BASILDI

Kapatılan özel dershanelerde çalıştığı, çocuklarını kapatılan okullara gönderdiği ve Bylock kullandığı iddiasıyla örgüt üyesi olmakla yargılanan Çolakoğlu’nun hastalığı eşi Sefer Çolakoğlu hapse girdikten sonra ortaya çıktı. Teşhis konulduktan sonra kemoterapi süreci başlayan Gülhan Çolakoğlu, 4-5 kez ameliyat oldu. Karaciğerinin yüzde 70’i ve böbreküstü bezi alındı.

Ankara’da ameliyat olduktan birkaç gün sonra Kayseri’deki evi polis tarafından basıldı. Hasta haliyle ifade vermeye gitti, buna rağmen ceza verildi ve yurt dışına çıkış yasağı konuldu. Çolakoğlu’nun yurt dışı yasağının kaldırılması için uğraşan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Kanser tedavisi yurt dışında olabilecekken mahkeme yasağı kaldırmamıştı” dedi.

DİLEKÇELERİ DİKKATE ALINMADI

Mart 2020’de Köln’deki onkoloji merkezi Immun Onkologisches Zentrum’dan randevu alınan Gülhan Çolakoğlu, pasaport verilmediği için burada tedavi imkanından faydalanamadı. Pasaport yasağının kaldırılması için Kayseri’deki yerel ve bölge mahkemeleri ile savcılığa defalarca dilekçe veren Çolakoğlu ailesinin talepleri dikkate alınmadı. Aynı süreci Mayıs 2020’de kemik kanserinden ölen Ahmet Burhan Ataç da yaşamıştı. Ataç’ın annesine pasaport verilmediği için tedavide geç kalınmış ve 8 yaşındaki Ahmet ölmüştü.

Gülhan Çolakoğlu’nun eşi Sefer Çolakoğlu ise 11 Kasım 2016’da tutuklandı, 3,5 ay hapis yattıktan sonra tahliye edildi. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan kimya öğretmeni Sefer Çolakoğlu’nun dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Gülhan Çolakoğlu’nun seyahat edebilmesi için hastane tarafından 16 Mart 2020’de verilen rapor. Raporda hastanın 3 ay ömrü kaldığı belirtiliyor.

Sabaha karşı vefat eden Gülhan Çolakoğlu’nun cenazesi bugün öğleden sonra Kayseri Hacılar ilçesi mezarlığına defnedildi.

Cezaevinde ölüme mahkum edilen KHK’lı kanser hastası doğduğu köye defnedildi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yüzde 96 engelli Fatma Cömert’e 6 yıl 3 ay hapis cezası

Doğuştan elleri ve ayakları tutmayan Fatma Cömert, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 28 yaşındaki genç kız, karara inanamadığını söyledi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Yüzde 96 bedensel engelli olarak dünyaya gelen Fatma Cömert, Cemaat soruşturmaları kapsamında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ellerini ve ayaklarını kullanamayan, tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyan Fatma Cömert cezaya tepki gösterdi. Bold Medya’ya konuşan Cömert, “Ben sürekli yatıyorum. Her ihtiyacımı annem karşılıyor. Bana niye ceza verdiler” dedi.

GERGERLİOĞLU: “HANGİ VİCDANA SIĞAR”

Fatma Cömert hakkında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 14 Mayıs 2019’da soruşturma başlatıldı. 24 Eylül 2019’da görülen ilk duruşmaya giden Cömert’e hakim, ‘bir daha duruşmaya gelmesine gerek olmadığını’ söyledi. Bir buçuk yıldır devam eden davanın üçüncü duruşması 5 Kasım 2020 Perşembe günü Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya gelmesi istenmeyen Fatma Cömert’e Bylock kullandığı iddiasıyla 6 yıl 3 ay ceza verildi. Karar, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay tarafından onaylanırsa genç kız cezaevine girecek. Cömert’in durumunu Twitter’dan duyuran ve ailenin sesi olan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu bu karara tepki gösterdi ve Adalet Bakanlığına “Bu hangi vicdana sığar” diye sordu.

“HİÇ BEKLEMİYORDUM”

Her şeye rağmen okumaya çalıştığını ve en son yapılan KPSS sınavına girdiğini belirten Fatma Cömert, “Ellerimi zaten çok zor kullanıyorum. 120 sorudan 40 soruyu 2,5 saate ancak yapabildim. Süre yetmedi. Buna rağmen telefon kullandın, Bylock yükledin diye bana ceza verdiler. Hiç beklemediğim bir şeydi. Hakim ilk mahkemede beni görünce üzülmüş, diğer duruşmalara gelmene gerek yok dedi. Ben de gitmedim. Avukatım aradı. 6 yıl 3 ay ceza verildiğini söyleyince herkes çok şaşırdı.” diye konuştu. Açıköğretim Fakültesi İlahiyat mezunu olan Fatma Cömert, şimdi aynı üniversitenin sosyoloji bölümünü de okuyor.

HER GÜN FİZİK TEDAVİYE GİDİYOR

Her gün rehabilitasyon merkezinde fizik tedavi gören Fatma Cömert’in abisi de verilen karara inanamadıklarını ve kararın bozulacağına inandığını söyledi. Kardeşinin psikolojisinin bu olaydan olumsuz etkilendiğini vurgulayan abi Cömert şöyle devam etti:

“Karara hepimiz çok üzüldük ama onun çok canı sıkıldı. Her gün fizik tedaviye götürüyoruz. Sporunu yapmak istemiyor. Kardeşimi hapse atacaklarına inanmıyorum, akla, vicdana aykırı bir durum. Hapse atmak onu ölüme terk etmektir. Evden dışarı çıkabilecek, bir şeyi yönetecek, bir yapıda bulunacak bir insan değil. El ayak hiçbir şekilde tutmuyor, tekerlekli sandalyeye muhtaç. Başkasının yardımıyla bir odadan bir odaya geçiyor. Tek başına hayatını idame ettiremeyeceği raporunda da yazıyor.”

4 yıldır babasız olan 3 kardeşin annesi gözaltına alındı

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4 yıldır babasız olan 3 kardeşin annesi gözaltına alındı

Ordu Fatsa’da bu sabah yapılan operasyonda gözaltına alınan ev hanımı Jülide Kurşun’un 9 yaşında ikizleri ve 3 yaşında bir oğlu bulunuyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Cemaat soruşturmaları kapsamında Nisan 2017’de tutuklanan Yusuf Ziya Kurşun’un (44) eşi Jülide Kurşun da bu sabah gözaltına alındı. Önce Ordu Emniyet Müdürlüğüne götürülen Kurşun, hakkında Bitlis’te soruşturma açıldığı için Bitlis’e götürülüyor.

Felsefe öğretmeni Yusuf Ziya Kurşun en son Final Dershaneleri’nde çalışıyordu. Hizmet Hareketi’ne yönelik davalarda 2 bin 289 kişi aleyhinde itirafçılık yapan Garson kod adlı gizli tanığın beyanına dayanılarak tutuklanan Yusuf Ziya Kurşun 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yaklaşık 4 yıldır Ordu Cezaevinde bulunan Kurşun’un dosyası Yargıtay tarafından onaylandı. Eşi Jülide Kurşun’un (42) ise henüz neden gözaltına alındığı bilinmiyor.

Hafza, Enes ve Ömer adlı Kurşun kardeşlere şimdilik 74 ve 66 yaşındaki dede ve babaanneleri bakıyor.

Yusuf Ziya Kurşun bir görüş gününde eşi ve çocuklarıyla birlikte… İkiz olan Hafza ve Enes 9, küçük kardeşleri Ömer Selim ise 3 yaşında.

Üç kardeş 23 Nisan 2020’yi evlerinde böyle hazırlanarak kutladı.

Kurşun kardeşler, 74 yaşındaki dedeleri ve 66 yaşındaki babaanneleriyle birlikte şu anda köyde kalıyor.

51 aydır babasız olan 2 kardeşin annesi de tutuklandı

Okumaya devam et

Popular