Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Polis, MİT, mafya ve AKP’li yönetici çete kurup Hizmet Hareketi üyelerini soydu

Bir işadamını kaçırıp çıplak fotoğraflarını çekecek kadar ileri giden çete, cemaat soruşturmaları listelerini önceden alıp trilyonluk şantaj ağı kurdu.

Gürcistan’da Interpol tarafından yakalanan Serkan Kurtuluş’un liderliğini yaptığı suç örgütüne yönelik aralarında eski İzmir İstihbarat Şube Müdürü ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) il başkan yardımcısının da bulunduğu 69 şüpheli hakkında dava açıldı.

İddianameye göre, bazı devlet görevlilerinin mafya ile işbirliği yaparak cemaat soruşturmalarında ismi geçenlere yönelik şantaj ağı kurdukları tespit edildi.

SUÇ ÖRGÜTÜNÜN LİDERİ GÜRCİSTAN’DA YAKALANDI

İzmir’de organize suç örgütü kurarak yaralama, tehdit, şantaj, kundaklama, silahlı saldırı gibi eylemlerle maddi menfaat elde ettiği iddiasıyla hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve geçen yıl haziran ayında Interpol tarafından Gürcistan-Batum’da yakalanan Serkan Kurtuluş’un liderliğini yaptığı suç örgütüne yönelik soruşturma tamamlandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 69 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 524 sayfalık iddianamenin geniş bir kısmı Aydınlık gazetesinde yayınlandı.

İddianamede, liderliğini Serkan Kurtuluş’un yaptığı suç örgütüyle irtibatlı olduğu ileri sürülen eski İzmir İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen ve eski AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş da şüpheliler arasında yer aldı.

Kudret Dikmen’in Hizmet Hareketi’ne yönelik operasyonlarda gözaltına alınacak olan şüphelilerinin listesini önceden Ahmet Kurtuluş aracılığıyla çeteye sızdırdığı, çetenin de “MİT’e çalışıyoruz, devlet arkamızda.” diyerek listede adı bulunan kişilere ulaşıp tehditle para kopardığı iddia edildi.

Emniyet Müdürü Dikmen ve Ahmet Kurtuluş önceki aylarda adli kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardı.

ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ

İddianamede, şüpheli şahısların “suç işlemek amacıyla çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurdukları, yönettikleri ve bu örgüte üye oldukları, bu örgüt kapsamında maddi menfaat elde etme amacı güderek tehdit, hakaret, silahla yaralama, öldürmeye teşebbüs, kurşunlama ve kasten adam öldürme gibi suçları işledikleri” belirtildi.

Örgütün, tehdit ve silahlı tehdit yoluna başvurularak para talep ettiği, bunu da ‘ceza kesmek’ şeklinde ifade ettiği kaydedildi.

MİT VE EMNİYET BAĞLANTILARI

İddianamede, Serkan Kurtuluş’un liderliğini yaptığı iddia edilen örgütle ilgili şu ifadelere yer verildi: “Örgüt mensupları ve lideri mağdurlara karşı iş yapalım tarzında yaklaşım sergileyip, akabinde ‘MİT’ ve ‘Emniyet’ bağlantıları olduğuna inandırıp, korkutucu güçlerinin yardımıyla da haksız bir şekilde para talep etmekte, zorlukla karşılaştıklarında ya da mağdurların ilgisiz ve isteksiz olduklarına kanaat ettiklerinde, bu kez türlü senaryolar ile organize bir şekilde istediklerini alana kadar cebir ve hile kullanmaktadırlar.”

‘BABALAR’ LİSTESİ ÇETEYE SIZDIRILDI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kamuoyunda “Babalar” dosyası olarak bilinen işadamlarına yönelik cemaat soruşturması kapsamında yapılan operasyon listesinin, dönemin İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen tarafından diğer şüpheliler Ahmet Kurtuluş ve Serkan Kurtuluş’a gönderildiği iddia edildi.

Savcı iddianamede, “Çeşitli üst düzey kamu görevlileri ile siyasetçiler arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmalarında haklarında işlem yapılan işadamlarına yönelik menfaat temin saikiyle ve örgütlü hareket edildiği, bir nevi kamuoyundaki tabirle ‘FETÖ Borsası’ olduğu kuşkusu uyanmıştır.” tespitinde bulundu.

İŞADAMINI KAÇIRIP ÇIPLAK FOTOĞRAFLARINI ÇEKTİLER

İddianamede, Hizmet Hareketi’ne yönelik gözaltı listesinde bulunan müşteki İ.G.’nin polis süsü verilmiş örgüt üyeleri tarafından kaçırılarak alıkonulduğu, bir süre sonra çıplak fotoğraflarının çekilerek serbest bırakıldığı ve örgüt üyelerinin baskısıyla iki kez zorla para gönderildiği belirtildi.

ŞİFRELER: ‘BİLEZİK’, ‘FAYANS’, ‘ALTIN’, ‘KÖPEK MAMASI’

Örgüt mensuplarının rahatlıkla araç-gereç (silah vb) temin edebildiği iddianamedeki tapelerden de anlaşıldı. Örgüt üyelerinin dinlemeye takılmamak için silahtan bahsederken ‘bilezik’, ‘fayans’, ‘altın’ ve ‘köpek maması’ gibi şifreli kelimeler kullandıkları tespit edildi.

İZMİR İSTİHBARAT ŞUBE MÜDÜRÜ VE AKP BAŞKAN YARDIMCISI İŞİN İÇİNDE

Serkan Kurtuluş’un kız arkadaşı olan şüpheli I.Ş. iddianamede yer alan ifadesinde, Kurtuluş’un Emniyet tarafından korunduğunu iddia etti.

Kurtuluş tarafından sürekli şiddet gördüğünü ve eve hapsedildiğini anlatan I.Ş., şahit olduğu kirli işleri polise anlatması durumunda ailesinin öldürülmesiyle tehdit edildiğini söyledi. I.Ş., Serkan Kurtuluş’un eski AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı olan Ahmet Kurtuluş’un bilgisi dışında bir iş yapmayacağını ve İzmir İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen’le birlikte iş çevirdiklerini öne sürdü.

“KİMSE SERKAN’A KARIŞMIYORDU”

I.Ş., ifadesinde özetle şunları söyledi: “Serkan Kurtuluş bana S.G. isimli gazeteciyi adamlarından L.C. ve yanındaki ismini bilmediğim kişilere darp ettirdiğini anlattı. Ben kendisine ‘Neden böyle bir şey yaptın?’ diye sorduğumda, bana Ahmet Kurtuluş ve O. ailesinden C. O.’nun bu işi yapmasını istediklerini, bu şekilde isim yapacağını, bu olayın kendisine prestij kazandıracağını, hatta bu olaydan önce de kendisine olaya ait kamera görüntülerinin saklanacağı konusunda her türlü planın ve teminatın yapıldığını anlattı. Bu olaydan sonra Serkan Kurtuluş’a sanki bir zırh giydirildi, kimse Serkan’a karışmıyordu. Bu olaydan sonra her şeyi açıkça ortada rahat bir şekilde yapmaya başladı.”

‘POLİSE ‘NEDEN KORUYORSUNUZ’ DEDİM’

“İzmir Organize Şubesi’nin sabit numarasını arayarak, bana kendisini başpolis olarak tanıtan şahısa hitaben ‘Siz bu Serkan Kurtuluş’u niye koruyorsunuz, Serkan Kurtuluş Kudret Dikmen’i avcunun içine almış, ortada bir ateş var herkes yanar, siz zaten Alsancak olayını da kapattınız’ dediğimde başpolis bana ‘Bizle alakası yok, biz Serkan’ı korumadık’ dedi. Ben de ‘Her şey ortaya çıkar görürsünüz’ dedim… Serkan Kurtuluş ortalıkta çok rahat hareket edip, adamlarına eylemler yaptırıyor ancak kendisine kimse dokunmuyordu. Serkan Kurtuluş’u yönlendirenler beyin takımı Ahmet Kurtuluş, Kudret Dikmen ve O. ailesidir. Özellikle de C.O. ile çok görüşür. Hatta Serkan’ın finans kaynağı O. ailesinden C.O.’dur. Ahmet Kurtuluş finans kaynağı sağlayamamış ama onu korumuştur.”

‘SÜREKLİ CUMHURBAŞKANINDAN BAHSEDEREK YANINDA OLDUĞU ALGISI YARATIYORDU’

Serkan Kurtuluş’un mesajlarında sürekli Cumhurbaşkanından bahsettiğini, amacının ‘Cumhurbaşkanının yanında olduğu algısı’ yaratmak olduğunu belirten I.Ş., “Güya bu mesajlar ortaya çıktığında Cumhurbaşkanı bu mesajlarından dolayı Serkan hakkında iyimser yaklaşacaktı.” ifadelerini kullandı.

Serkan Kurtuluş, suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’yı cezaevinde ziyaret etmişti.

Serkan Kurtuluş ve emniyet müdürü Kudret Dikmen arasında geçen ‘Whatsapp’ yazışmalarının ekran görüntüleri telefonunda ele geçirilen I.Ş., “Kudret Müdür isimli şahıs ile yapılan yazışmaları ben yapmadım. Bunlar ekran görüntüsüdür. Bunları bana Serkan Kurtuluş Whatsapp’tan gönderdi. Buradaki Kudret Müdür isimli şahıs İzmir İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen isimli şahıstır. Bu yazışmalar Kudret Dikmen ile Serkan Kurtuluş arasında geçen konuşma görüntüleridir. İçeriği sizinde gördüğünüz üzere bayramlaşma mesajlaşmasıdır. Bu görüşmeleri bana Serkan Kurtuluş gönderdi.” dedi.

I.Ş., şöyle devam etti: “Ayakkabıcı olayında Serkan Kurtuluş, cemaatçi olduğunu söyleyip, bu şahıstan 1 trilyon para almak için uğraşıyordu….Ayakkabıcıyı Serkan Kurtuluş kendi ağına almıştı. Bu dönemde FETÖ örgüt üyelerine karşı yapılan operasyonlardan dolayı bu ayakkabıcı da panik halindeydi. Serkan Kurtuluş bana ayakkabıcıyı sözde kurtarmak için Kudret Dikmen’e götürdüğünü, hatta kendisinin aşağıda beklediğini, o kişiye güven vermek için böyle davrandığını anlattı. Ancak bu şahıstan para alamadığı için hırs yapıyordu. Ayakkabıcı denen şahıs bildiğim kadarıyla daha sonra tutuklanarak cezaevine girdi.”

LİSTEYİ EMNİYETTEN ALMIŞLAR

“Bahse konu 60 kişilik listeyi Serkan Kurtuluş bana Whatsapp üzerinden bu listeyi yedeklemek için gönderdi. Serkan Kurtuluş bana bu liste gelmeden evvel bir FETÖ terör örgütü listesi geleceğini, bu listede bulunan şahısları kaldırıp para alacaklarını, bu listenin Kudret Dikmen’den geleceğini söylemişti. Daha sonra Serkan bu ekran görüntüsünü bana attı. Bende kendisine bu listeyi nerden aldın diye tekrar sorduğumda bana Ahmet Kurtuluş tarafından kendisine geldiğini, Ahmet Kurtuluş’a da bu listeyi Kudret Dikmen’in verdiğini söyledi.”

“ADAMIN ÇIPLAK RESİMLERİNİ ÇEKİP BIRAKMIŞLAR”

I.Ş. ifadesinde, Serkan Kurtuluş ve adamları tarafından ‘polisiz’ diyerek kaçırılan şahısla ilgili İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen’e bilgi verildiğini ileri sürdü.

I.Ş.,İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne giderek Kudret Dikmen’le gerçekleştirdiğini iddia ettiği görüşmeyi ifadesinde şöyle aktardı: “Ben odaya girdiğimde içeride kendisi haricinde bir kişi daha vardı. Yanındaki adama çıkmasını söyledi, daha sonra ikimiz odanın içinde kaldık, hatta kapı da açıktı. Kendisine ‘Serkan Kurtuluş’a özenmeyin, göründüğü gibi değil bu adam, ben görüyorum özenenler var, Ahmet Kurtuluş’a söyleyin özenmesin buna, siz suç işliyorsunuz ben mağdur oluyorum’ diyerek bir taraftan da ağlıyordum. Kendisi bana eliyle dudağına götürerek ‘sus sus’ işareti yaptı. Sonra kendisine bu şahsı bırakmaları konusunda yalvardım… Bana git evine dedi.”

“Ahmet Kurtuluş ile Serkan Kurtuluş arasında telefon görüşmesinde, Serkan ‘abi daha para almadık ki, nasıl bırakalım’ şeklinde konuşma yapıyordu. Daha sonra öğrendiğim kadarıyla polise gitmemesi için adamın çıplak resimlerini çekip sonra bırakmışlar. Bu görüşmeler olduğunda her zaman megafon açık olurdu. Serkan Kurtuluş o listede yer alan diğer şahısları da almak istiyordu. Hatta bir gün bununla ilgili Ahmet Kurtuluş ile görüşürken Serkan diğerlerini de almak istediğini söylediğinde Ahmet Kurtuluş telefonda gülerek ‘ama suç işlemeyecekmişiz’ diyerek karşılıklı gülüşüyorlardı.”

‘100 BİN DOLAR VERMEM KARŞILIĞINDA AKLANACAĞIM SÖYLENDİ’

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan iş adamı T.K.,Emniyet içerisinde bazı kişilerin Ayakkabıcılar sitesinde kendilerini ‘MİT’çi’, bazen de ‘İstihbaratçı’ olarak tanıtıp esnaftan gözaltı listesinde olduklarını söyleyip para topladıklarını, üç esnaftan bu şekilde para istendiğini kardeşinden duyduğunu anlattı.

İşadamı T.K., 2016 yılında kendisini geçmişte cemaat yemeğine davet eden Y.P.’nin işyerine gelerek ‘Cemaate 8. ayda operasyon yapılacağını, ‘100 bin dolar vermesi halinde aklanacağını’ söylediğini iddia etti. T.K., bir süre sonra Serkan Kurtuluş’un kendisini telefonla arayarak gözaltı listesinin elinde olduğunu, İstihbarat Şube Müdürünün tanıdığı olduğunu, söz konusu listeden kendisini çıkarabileceğini söylediğini ileri sürdü.

Akabinde birlikte Konak’ta bulunan emniyet müdürlüğüne giderek, Kudret Dikmen ile görüştüklerini iddia eden T.K., oradan ayrıldıktan sonra Serkan Kurtuluş’un kendisinden 500 bin TL istediğini, çok olduğunu söyleyince 250 bin TL’ye indiğini belirtti. T.K., parayı vermediği için gözaltına alınıp tutuklandığını belirtti.

SAVCI: BASİT BİR SUÇ ÖRGÜTÜ DEĞİL

İddianamede, şüpheli I. Ş. ile tanık ifadelerinin örtüştüğüne dikkat çekilerek, ortada sadece basit bir suç örgütü yapılanmasının olmadığı belirtildi.

AHMET KURTULUŞ: TÜRKMEN DAĞI İÇİN YARDIMCI OLMAMI İSTEDİLER

Soruşturma kapsamında tutuklu bulunurken geçtiğimiz aylarda adli kontrol şartıyla tahliye edilen şüpheli Ahmet Kurtuluş iddianamede yer alan ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetti. Kurtuluş’un ifadesi özetle şöyle:

“Serkan Kurtuluş isimli şahısla Ak Parti İl Başkan yardımcısı iken 2014 yılında tanıştım. O dönemde mali işlerden sorumluydum. Partiye gelip gitti. Bana birinin vasıtasıyla geldi, ancak kimin vasıtasıyla geldi hatırlamıyorum. Türkmen Dağına toplayacakları yardım ile ilgili grup halinde gelmişlerdi. Partiden Türkmen Dağı için yardımcı olmamı istedi, bu işleri mali işler başkanı olarak ben takip ederdim, o dönem il başkanına anlattım, bu kabul edilmediği için yardım yapılmadan konu kapandı.

“Serkan ile ortak arkadaşlarımızdan biri de C.O’ydu. Hatta Serkan ile beni o tanıştırmış olabilir” diyen Kurtuluş, sorgusunda C.O.’yu nereden tanıdığı sorusunu “Partinin gecelerini C.O.’nun düğün salonunda yapardık” şeklinde yanıtladı.

MİT BÖLGE BAŞKANI İDDİANAMEDE

Savcılıkta, Ahmet Kurtuluş’a dönemin İzmir MİT Bölge Başkanı G.Y. ve MİT görevlisi H.B. ile ilişkisi de soruldu. H.B. isimli şahsın İzmir’de MİT görevlisi olduğunu anlatan Kurtuluş, ailece görüştüklerini ve herhangi bir ticaretinin olmadığını iddia etti. G.Y. için de “Şu an Ankara’da görev yapıyor. Sık görüştüğüm sevdiğim bir abimdir” ifadelerini kullandı.

‘SERKAN KAYITLI HABER ELEMANI OLARAK KULLANILMADI’

Eski İzmir İstihbarat Şube Müdürü – İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı ve halen Polis Başmüfettişi olan şüpheli Kudret Dikmen ifadesinde şunları söyledi:

“Serkan Kurtuluş’u tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte 2016 yılında, kendisini Alaattin Çakıcı’nın adamı olarak tanıtması, sosyal paylaşım sitelerinde bunu yoğun bir şekilde paylaşması nedeni ile İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde takip etmemiz dolayısı ile tanırım. Yine o dönemin İl Emniyet Müdürünün bilgisi ve talimatı dahilinde kendisi ile görüşüp bilgi ve delil toplama yönünde İstihbarat Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerimiz oldu. Bu doğrultuda 2 kez şubede yüz yüze görüştüm.

Telefonla çok irtibata geçmeye çalıştı. Ancak kesinlikle dışarıda herhangi bir yerde görüşmedim. İlk görüşmemizde dönemin KOM şubesinden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı olan ve 2014 yılına kadar sorumlu olan M.A.Ş. hakkında bilgiler paylaşacağını belirttiği için görüşmüştüm.

Yapmış olduğum görüşmelerden dönemin iktidar partisine yaranma niyeti ile hareket ettiği, bundan güç almaya çalıştığı yönünde izlenim elde ettim. Bu konuda bildikleri ve bundan sonra delil mahiyetinde vereceği bilgiler olması halinde bizimle irtibat kurması gerektiğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdım. Serkan hiç bir dönem kayıtlı haber elemanı olarak kullanılmadı.”

‘DEDİKODU YAPILIYORDU’

Ahmet Kurtuluş’u il başkan yardımcısı sıfatı ile tanıdığını söyleyen Dikmen, “Tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte 2015 yılında tanıştık. Siyasetçi kimliği itibari ile üst düzey çevresi çok fazla olan biriydi. İlk başlarda çok sık olmasa bile sonraki tarihlerde sık sık görüşmeye başladık… Ben İzmir’de o dönem çok yaygın bir şekilde dedikodu yapıldığından bunları duymuştum. O tarihten sonrada Ahmet Kurtuluş ile görüşmedim.”

‘ENVANTERDEKİ SES KAYIT CİHAZININ RESMİNİ GÖNDERDİM’

“2016 yılının Ağustos ayı gibi Serkan beni arayarak emniyet içerisindeki FETÖ yapılanması hakkında önemli bilgilere sahip olan biri var, anlattıkları var, istersem getirebileceğini söyledi. O dönem itibari ile ByLock gibi kesin deliller olmadığı için FETÖ yapılanmasının deşifre edilmesi hayati öneme sahipti. Emniyet Müdürlüğü bünyesinde tüm birimler bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyordu. Serkan bana bu şahsın emniyete konuşmayacağını ancak kendisinin konuşturabileceğini söyleyince ben de şube envanterinde olan ses kayıtları cihazlarından bir tanesinin resmini ona gönderdim. Şahsın sesini kayıt altına alabileceğini söyledim.

Dosyada mevcut Whatsapp yazışmalarında “…Ne kadar alacağın var… Bir Trilyon alırım kesin abi..” şeklindeki ifade sorulan Dikmen, şu yanıtı verdi:

“Benim gibi bir İstihbarat Şube Müdürü Whatsapp yazışmalarında Serkan’ın bu amacı doğrultusunda diyaloğa geçmez. Kaldıki emniyete kadar bu şahsı getirtip Serkan’ın para koparmasına bizzat makamımı kullanarak aracı olmam, dışarıda herhangi bir şekilde irtibata geçilebilirdi….”

SAVCILIK: PARA HAREKETLERİ ORANTILI DEĞİL

İddianamede, şüpheli Kudret Dikmen’e ait hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu geliriyle orantılı bir nakit hareketi olmadığı, menkul ve gayrimenkul hareketlerinin de geliriyle orantılı olmadığı tespitine varıldığı kaydedildi.

Mali bilirkişilerin incelemesi sonucu hazırlanan rapora göre, Kudret Dikmen’in 2010-2018 yılları arasında mal varlığında 681.000 TL artış olduğu saptandı.

EMNİYET SORUŞTURMAYA İZİN VERMEMİŞ

İddianamede, söz konusu ifadeler üzerine İstihbarat Daire Başkanlığında görevli Emniyet Müdürü şüpheli Kudret Dikmen hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünden istenen soruşturma izninin 6 Ağustos 2018 tarihinde reddedildiği bilgisi de yer aldı. Soruşturma izni verilmemesi kararına yapılan itiraz üzerine 28 Ağustos 2018’de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Dava Dairesinin kararı üzerine soruşturma izni verildiği ortaya çıktı.

‘OPERASYON BİLGİSİ ÖNCEDEN POLİS TARAFINDAN SIZDIRILDI’

Serkan Kurtuluş’un kurduğu ve yönettiği örgüte yönelik 15 Mayıs 2018 günü yapılan operasyonun polis memuru U.C. tarafından önceden şüphelilere sızdırılarak kaçmalarının sağlandığı da iddialar arasında yer aldı. Adı geçen dört şüpheliden ikisinin halen firari konumda oldukları tespit edildi.

İSTENEN CEZALAR

İddianamede, şüpheli Kudret Dikmen’in “suç örgütü hiyerarşisine girmeden örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme”, “soruşturma gizliliğini ihlal etme”, “kamu kurumu aracılığıyla dolandırıcılığa teşebbüs”, “suçluyu kayırma”,“kişiyi nitelikli hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma”, “suçluyu kayırma”, “haksız mal edinme”, “aklama”, “kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi”, “görevini kötüye kullanma” suçlarından cezalandırılması istendi.

Şüpheli Ahmet Kurtuluş’un ise “suç örgütü hiyerarşisine girmeden örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme”, “soruşturma gizliliğini ihlal”,“kişiyi nitelikli hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma”,“suçluyu kayırma”,“kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi” suçlarını işlediği iddia edildi.

HÂLÂ TÜRKİYE’YE İADE EDİLMEDİ

INTERPOL tarafından yakalanan Serkan Kurtuluş’un bürokratik sebeplerden dolayı hâlâ Türkiye’ye iade edilmediği de ortaya çıktı.

Diktatörlüğün Gizli Orduları-7: 15 Temmuz ve cevapsız kalan sorular…

Gündem

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

OHAL döneminde ilan edilen KHK’larla işlerini kaybeden Esra Çapar ve Cennet Kılınç adlı İzmirli 2 kadın öğretmen, iş bulamayınca badana boya işine girdi.

BOLD – 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’lar yüzünden on binlerce insan işsiz kaldı. Ailelerini geçindirmek zorunda olan KHK’lılara yapılan zulümler bununla da bitmedi. Bankalara gelen havalelerini bile çekemeyen KHK’lar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına da işlenen KHK’lı olduklarına dair bilgi notu yüzünden iş bile bulmakta zorlandı.

Tüm bunlara rağmen KHK zulmüyle ezilenler bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’de ihraç edilen ve iş bulamayan öğretmen Esra Çapar ve Cennet Kılınç, badana işine girdi. Yoğun beden gücü isteyen boya ve badana işlerini başarıyla yapan KHK’lı öğretmenler kendilerine “Badanacı Ablalar” adlı bir de sosyal medya hesabı açtı.

Yaşadıklarını KHK TV’den Sedat Gülkaya’ya anlatan Çapar ve Kılınç “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden olduk. Hayatta kalmak için dışarıda iş aradık ancak KHK’lı olduğumuz için bize iş vermediler. Biz de birlikte boya badana işi yapmaya başladık” dedi.

HERKES BENİ SUÇLU GÖRÜYORDU

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan ve 12 senedir Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu Kuran kursu öğreticiliği yaparken işine son verilen 38 yaşındaki Esra Çapar ‘Badanacı ablalar’ fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Çocukları ile yalnız yaşayan bir anne olarak çok zorluklar yaşadım. Görevimden ihraç edildiğim için iş başvurusu yaptığım herkes beni suçlu olarak görüyordu ve işe almak istemiyorlardı. Bizler ihraç edildikten sonra suçsuz olmamıza rağmen toplumdan dışlandık. Başvurduğumuz işlere alınmadık. Ama çalışmamız ve bakmamız gereken çocuklarımız vardı bu yüzden de hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıydık. Sonrasında Cennet hocamla tanıştık. Aramızda böyle bir fikir çıktı ve biz bu işi yaparız dedik. ‘Badanacı Ablalar’ böyle ortaya çıkan bir iş oldu bizim için”

“SUÇSUZ YERE HAPİS YATTIM”

17 yıllık öğretmenlik görevinden KHK ile ihraç edilen 45 yaşındaki Cennet Kılınç da şunları kaydetti: “Başkalarının ‘Takipsizlik’ aldığı nedenlerle ben 2 yıl tutukluluk süresi geçirdim. Örgüt yöneticiliği suçlaması ile başlayan davam örgüt üyeliğine indirildi. Sonrasında ise istinaf mahkemesi kararı ile başta 7.5 yıl olan cezam, sadece yardım ve yataklık denilerek 2 yıl 1 aya indirildi. Benim hiçbir terör örgütüyle bir bağlantım yok. Ben şimdi bu 2 yıla da suçsuz yere hapis yattığım için itiraz ettim ve süreç halen daha devam ediyor.”

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

 

Okumaya devam et

Gündem

İBB’den Çamlı’yı kızdıracak uyarı: Restorasyon yapın ama Sultanın ardına babanızın adını eklemeyin!

AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı’nın restore ettirdiği tarihi çeşmedeki Sultan I. Mahmud’un kitabesine babası Zeki Çamlı’nın adını ekletmesine İBB’den tepki geldi.

BOLD – Osmanlı Sultanı I. Mahmud tarafından 1748 yılında yaptırılan Fatih’de bulunan Vezir Çeşmesi, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı tarafından restore ettirildi.

Tarihi çeşmenin yenilenen kitabesinde ise bir skandala imza atıldığı ortaya çıktı. Çamlı’nın, Osmanlı padişahı I. Mahmud’un isminin yanına babası Zeki Ahmed Çamlı’nın ismini eklettiği ortaya çıktı. Restorasyon sırasında kitabenin 8. sütununa ‘Sahibül hayrat merhum Zeki Ahmed Çamlı’ yazıldığı öğrenildi.

BABANIZIN ADINI YAZAMAZSINIZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) skandal restorasyona tepki geldi. Kültür Varlıklarından sorumlu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, konuyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Hangi sosyal statüde olursanız olun tarihi eserlerin imitasyonunu yapmak, kitabesine babamızın adını yazma hakkı vermiyor bize. Hele adını sultandan sonra yazdırmak Osmanlı devrinde olsa infial olurdu. Öyle olsa her restorasyonda Süleymaniye kitabesi okunmaz hale gelirdi. 2018’de tamamlanmış, 1. Mahmud Çeşmesi kitabesi içeriğinin değiştirilmesi ve eklemeler yapılması; Orjinalinde “Ayn-ı dilcûy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” şeklinde biten kitabeye ekleme yapıp “Sahibü’l hayrat merhum Ahmed Zeki Çamlı ruhiçün el fatiha” Şeklinde bitirilmesi! Eğer çalışma tarihi eser restorasyonuysa kitabesinin değiştirilmesi gerekiyor, bölge koruma kurulunun onaylı projesi niye ihlal edildiğinin uygulama sahibi ve kurumuna sorulması gerekiyor. Restorasyon yapmayın demiyoruz yapın ama sultanın adı ardına babanızın adını eklemeyin!”

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir salgında 3. dalgayı yaşıyor

Bilim Kurulu toplantısı sonrası en çok vaka artışının yaşandığı illeri sıralayan Bakan Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi.

BOLD – Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bakan Koca, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek önemli açıklamalarda bulundu. Koca, koronavirüs vaka sayısında 4 ile dikkat çekti.

Semptom göstermeyen pozitif vaka sayılarının da yeni hasta sayılarıyla birlikte açıklanacağını söyleyen Koca, en çok vaka artışının yaşandığı illeri de sıraladı.

İŞTE O İLLER

Bakan Koca yaptığı açıklamada, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi. Koca açıklamasının devamında koronavirüs vaka sayısında yüzde 50’yi aşan 15 il olduğunu belirterek “Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale’de yüzde 50 ile yüzde 100 arasında artışlar oldu” dedi.

Sağlık Bakanlığı vaka sayısı inadından vazgeçti: 28 bin 351 yeni vaka tespit edildiği açıklandı

Okumaya devam et

Popular