Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Alman medyası Maduro’nun niçin devrilemediğini analiz etti

Nicolas Maduro krizin ilk anlarında ABD ile ilişkileri askıya aldığını açıklasa da son mesajlarında diyalog çağrısı var.

Almanya’nın başkenti Berlin’de yayımlanan Neues Deutschland gazetesi, ekonomik krize ve ABD’nin baskısına rağmen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun iktidarı kalmasının sebeplerini analiz etti.

Neues Deutschland gazetesinde yayımlanan haber analize göre, Venezuela’da problem dış ve iç konjonktürdeki eşitlik durumu.

“YENİŞEMEME ORTAMINDA AVRUPA ETKİLİ DEĞİL”

“Venezuela’da iktidar mücadelesinin yenişememe ortamında sürmesi karşısında Avrupa’nın elinden bir şey gelmez.” tespitinde bulunan gazete analizini şöyle sürdürdü:

“Çin ve Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Maduro’yu destekliyor. İki büyük ülkenin de Venezuela’daki ekonomik çıkarlarını gözden çıkarması beklenmemeli. Uluslararası alandaki eşitlik durumuna bir de Venezuela’da iç politikada yenişememe ekleniyor. Ordu Maduro’yu desteklediği sürece Guaido’ya iktidarın yolu açılmaz. Guaido bu sebeple kulis faaliyetleri yürütüyor ve iç güvenlik organlarının onu rahatsız etmediği anlaşılıyor. Hiç olmazsa bu durum anlaşmazlık yüzünden ülkenin iç savaşa sürüklenme ihtimalini azaltıyor. Ama iç savaşın çıkmayacağını da kimse garanti edemez.”

“TAAHHÜT ALTINA GİRMEDEN SONUÇ ALINMAZ”

Süddeutsche Zeitung gazetesi ise Avrupa ülkeleri liderlerinin Venezuela’daki gelişmelere gösterdikleri tepkiye şu satırları ayırıyor:

“Müstehzi bir ifadeyle otokrat Nicolas Maduro’nun Avrupa Birliği’ne (AB) yeni bir nefes verdiği söylenebilir. Fransa, İspanya, Britanya ve Almanya kısa tereddüdün ardından Güney Amerika ülkesindeki iktidar mücadelesinde renklerini belli etti. AB ülkeleri ABD Başkanı Donald Trump’ın aksine taraf tutmayıp Venezuela’da erken seçime gidilmesini talep etti. Kendini demokrasinin öncüsü sayan Avrupa için seçimlerin yenilenmesi vazgeçilmezdir. Ancak Avrupalılar sadece bununla yetinmemeliler. Aksi takdirde talepleri ucuz bir jestten ibaret kalır. Avrupa arabuluculuk girişiminde bulunamaz mı? Seçim talebiyle birlikte işbirliği de teklif edilemez mi? Taahhüt altına girmeden bir şey elde edilemez.”

“İngiltere, Maduro’nun 1,2 milyar dolar değerinde altınına el koydu”

Dünya

ABD’li en üst düzey istihbarat yetkilisi: Çin özgürlüğe karşı en büyük tehdit

ABD’nin en üst düzey istihbarat yetkilisi Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe, Çin’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana demokrasi ve özgürlüğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BOLD – Wall Street Journal gazetesinde bir makale kaleme alan Ratcliffe, Çin’in ABD’nin sırlarını çalarak ve piyasada ABD’li şirketlerin yerini alarak büyüdüğünü belirtti.

RUSYA VE TERÖRLE MÜCADELENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Ratcliffe ayrıca Pekin’in ABD ile bir sürtüşmeye hazırlandığını ve ekonomik, askeri ve teknolojik açılardan dünyaya hükmetmeye niyetli olduğunu belirtti.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve FBI Başkanı Christopher Wray de benzer açıklamalar yapmıştı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ratfcliffe Çin’in ABD istihbarat faaliyetlerinin başlıca odağı olma özelliğini Rusya ve terörle mücadeleden aldığını belirtti.

FİKRİ MÜLKİYET HIRSIZLIĞI

Ratcliffe Çin’in “çal, taklit et ve yerini al” diye tanımladığı bir tür ekonomik casusluğa giriştiğini söyledi ve Çinli bir rüzgar türbini şirketinin ABD’de, Amerikalı bir rakibinden çalmaktan suçlu bulunmasını ve daha sonra bu ürünü dünya çapında satarken, Amerikalı şirketin müşteri kaybedip, işçi çıkartmasını örnek gösterdi.

Ratfcliffe her yıl 500 milyar dolar tutarında fikri mülkiyetin çalındığını savundu.

Son dönemde FBI sık sık araştırmaları çaldıkları gerekçesiyle, Çin vatandaşlarını tutukluyor. Çin’in ayrıca, Harvard Üniversitesi Kimya Fakültesi’nin dekanına ayda 50 bin dolar ödediği ortaya çıkartılmış ve tutuklanmıştı.

Ratcliffe ayrıca, Çinli istihbarat servislerini Huawei gibi teknoloji şirketleri aracılığıyla teknolojik zayıflıklar oluşturmaya çalışmakla suçladı ve Çin teknolojisi kullanan müttefik ülkelerle Amerikan istihbaratının paylaşılmayacağını belirtti.

Ratcliffe ABD’nin elde ettiği istihbarata göre Çin’in “biyolojik olarak artırılmış kabiliyetlere sahip” askerler geliştirmek için askerleri üzerinde testler yaptığını da söyledi.

SİYASİ NÜFUZ EDİNME ÇABALARI

ABD’li yetkili, Çin’in büyük şirketlerdeki sendikaları, yerel politikacılara Çin’e karşı daha yumuşak bir tutum takınma, aksi takdirde sendika üyelerinin oylarını kaybedeceklerini söylemeye teşvik ederek, ABD Kongresi üyeleri ve danışmanları üzerinde “büyük bir nüfuz kampanyası yürüttüğünü” de ifade etti.

Ratcliffe, Çin’in Kongre üyelerini Rusya’ya kıyasla altı, İran’a kıyasla da 12 kez daha sıklıkla hedef aldığını vurguladı.

PEKİN İDDİALARI REDDETTİ

Pekin yönetimi ise Ratcliffe’ın iddialarını reddetti. Dışişleri Bakanı Hua Çunying, Ratcliffe’ın yazısını “yanlış bilgi, siyasi virüs ve yalan yayma girişimi” diye nitelendirerek, “Çin’i karalamak ve Çin tehdidini abartmak üzere tekrarlanan yalan ve dedikodular dışında yeni bir şey söylemiyor. ABD yönetiminin ilgili kurumlarının bir süredir ürettiği yalan manzumelerinden biri” olarak yorumladı.

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

Okumaya devam et

Dünya

Pfizer 2020 aşı üretim hedefini 100 milyondan 50 milyona düşürdü

Almanya merkezli BioNTech ile koronavirüse karşı aşı geliştiren Amerikan ilaç devi Pfizer, 2020 aşı üretim hedefini 100 milyon dozdan 50 milyon doza düşürdü. 2021 için 1 milyar dozdan fazla aşının dağıtılması hedefinde ise değişiklik yapılmadı.

BOLD – Şirket sözcüsü yaptığı açıklamasında aşıların üretimi için gereken büyük ölçekli hammaddenin temin edilmesi süreci olmak üzere birçok etmenin üretimin yavaşlamasında etkili olduğunu belirtti.

Buna karşın sözcü şirketin üretim ölçeğinin artması sürecini tamamladığını ve şirketin hızlı bir tempoyla üretim yaptığını belirtti.

Pfizer’in Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’le birlikte geliştirdiği aşı iki dozdan oluşuyor. Virüse karşı koruma sağlaması için aşılanacak kişiye belirli aralıklarla iki doz aşının verilmesi gerekiyor.

“Taşıyıcı RNA” isimli yeni bir teknolojiye dayandığı belirtilen aşının İngiltere’de kullanımı bu hafta onaylanmış, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) acil onay başvurusu yapılmıştı.

44 bin deneğin katıldığı klinik testlerde aşının Kovid-19 semptomlarını önlemede yüzde 95 başarı sağladığı ortaya çıkmıştı. Aşı 65 yaş üstündekilerde ise yüzde 94 koruma sağlıyor.

Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Dünya

İsrail’den vatandaşlarına Türkiye ve Azerbaycan’ın da olduğu ülkelere seyahat uyarası

İsrail hükumeti, İran’dan gelebilecek saldırı riskine karşı Körfez ülkelerinin yanı sıra Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’a seyahat edilmemesi uyarısında bulundu.

BOLD – İran’da nükleer programın mimarı sayılan fizikçi Muhsin Fahrizade’nin öldürülmesi, Tel Aviv-Tahran hattında yeni gerilime yol açtı. İran, Fahrizade’nin suikastının arkasında İsrail olduğunu savunuyor.

Olayla ilgili yorum yapmayan İsrail, Tahran’dan gelen tehditleri gerekçe göstererek ülkelere seyahat uyarılarını güncelledi.

Ulusal Güvenlik Konseyinden yapılan açıklamada “İranlı yetkililerin tehditleri ile İran’ın farklı ülkelerde düzenlediği terör saldırıları ışığında, İran’ın İsrail hedeflerine bu yolla saldırı düzenleme endişesi doğmuştur” denildi.

Seyahat uyarısında Afrika ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de dahil edildi.

İsrail ve Ermenistan 2020’de en çok silahlanan ülkeler oldu

Okumaya devam et

Popular