Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

ABD, Türkiye’nin Venezuela ile yürüttüğü altın ticaretini mercek altına aldı

ABD iki haftadır Venezuela'da "meşru lider" olarak Guaido'yu kabul ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasi krizde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu desteklediğini açıkladı.

New York (BOLD)- ABD’nin Türkiye-Venezuela arasındaki ticareti mercek altına aldığı ve herhangi bir müeyyidenen ihlal edilmesine karar verilmesi halinde harekete geçebileceği belirtildi.

Reuters’a bilgi veren bir ABD’li yetkili NATO müttefiki Türkiye’nin Venezuela ile yaptığı ticareti incelemeye aldıklarını ifade etti.

900 MİLYON DOLAR DEĞERİNDE VENEZUELA ALTINI GELDİ

ABD, Venezuela’nın altın satışlarını durdurmak için 3 ay önce yeni müeyyideler getirmişti. 2018’de Türkiye, Venezuela’dan 20 tondan fazla altın ithal etti. 1 milyar doları bulan ithalatın 900 milyon doları altın ithalatından teşekkül etti. 

Terör finansmanlarından sorumlu ABD Hazine Bakan Yardımcısı Marshall Bilingslea’nın 1 Şubat Cuma günü Ankara’da Türk hükümeti ile görüşeceği ifade edildi. Görüşmede İran ve Venezuela ile yapılan ticarette Türkiye’nin müeyyideleri ihlal edip etmediğine dair başlıkların ele alınacağı kaydedildi.

TÜRKİYE-VENEZUELA TİCARETİ ABD MÜEYYİDELERİ İHLAL EDİYORSA…

Reuters’a konuşan Amerikalı yetkili, “Türk-Venezuela ticari faaliyetlerinin yapısına bakıyoruz ve müeyyidelerin ihlal edildiğini değerlendirirsek, açıkça harekete geçeceğiz.” dedi.

Aynı kaynak, “Venezuela meselesinde diğer ülkelerle konuştuğumuz gibi Türklerle de konuşup Maduro rejiminin meşruiyetini kabul etmediğimizi belirttik. Ayrıca bu konuda bize katılmalarını istedik, ama bugüne kadar Türkiye’den olumlu bir cevap gelmedi.” diye konuştu.

2018 yılında Venezuela, Türkiye’ye 900 milyon dolar değerinde 23,63 ton altın ihraç etti. Türkiye’nin bu ithalatı yılın ilk 9 ayında gerçekleştirdiği belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun meşruiyetini kaybettiğini, onun yerine Juan Guaido’yu geçici başkan olarak tanıdıklarını duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Maduro’ya destek verdiklerini açıklamıştı. 

John Bolton: Maduro ile iş yapmayın

Ekonomi

Vergi gelirlerinin beşte biri faiz lobisine gidecek

2021 bütçesinde yer alan vergi gelirlerinin yüzde 19,5’i faiz giderlerine harcanacak. Faiz lobisine günde 490 milyon lira ödenecek. Faiz giderleri paylaştırıldığında her vatandaş faiz ödemeleri için gelecek yıl 2 bin 160 lira ödeyecek.

BOLD – Hükumetin hazırladığı 2021 yılı merkezi bütçesine karşı çıkan İyi Parti, bütçeye muhalefet şerhi düştü. Faiz giderlerinin tek başına vergi gelirlerinin yüzde 19,5’ini kapsadığı belirtilen şerhte, “Bu tutar 83 milyon vatandaşımıza paylaştırıldığında her biri bu faiz ödemeleri için günde 6, ayda 180, yılda 2 bin 160 lira ödeyecek” denildi.

EKONOMİ YÖNETİMİ DERİN KARIŞIKLIK İÇERMEKTE

Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen 2021 Bütçesi için İyi Parti’nin şerhi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. İyi Parti’nin 2021 bütçesine ilişkin muhalefet şerhinde Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemine geçiş sonrası bütçe sahibi sorunsalının ortaya çıktığına dikkat çekildi. Şerhte, “Yürütme kadroları ekonominin yönetimiyle ilgili derin bir karışıklık içermektedir. Bu sistemde; ekonomi yönetimi nedir, nasıl işler, ekonomi yönetimi kime aittir, sorumluluğu nedir, bütçeyi kim yapar, kim sunar, kim yürütür gibi sorular hala netliğe kavuşturulmamıştır” denildi.

ÇALIŞMA ÇAĞINDAKİ 62 MİLYONDAN 27 MİLYONU ÇALIŞIYOR

Türkiye’nin 62 milyon civarında çalışma çağında nüfusa sahip bir ülke olmasına rağmen istihdam edilenlerin sayısı 27 milyonda kaldığı ve benzer nüfusa sahip Almanya’da istihdam edilenlerin sayısının 45 milyon olduğu ifade edilerek, üretim artırılmadan işverenlerin yeni istihdam sağlayamayacağından dolayı istihdam teşviklerini üretimin arttırılması yönünde yapılması önerildi.

MİLLİ GELİRDE 16 YIL ÖNCESİNE DÖNÜLDÜ

Bütçede kişi başı milli gelirin 8 bin doların altında kapanacağının yer aldığı hatırlatılan şerhte, “Bu bütçenin bu rakamı arttırmaya yönelik bir içeriğinin olmadığını söylemek gerekir. Hem OVP hem de bu bütçe ‘milletin fakirleştiğini’ itiraf etmektedir. Milli gelirimiz 2006 – 2007 seviyelerine gerilemiş durumdadır. Üstelik bu rakamları dolar enflasyonu ile reelleştirecek olarak 16 yıldan fazla geriye gittiğimiz görülecektir” denildi.

HERKES FAİZ LOBİSİNE HER GÜN 6 LİRA ÖDEYECEK

Faiz giderlerinin geçen yıla oranla ciddi bir artış yaşayarak 180 milyar TL’ye ulaştığı hatırlatılan şerhte, “Faize siyaseten uzak olduğunu her fırsatta dile getiren AK Parti hükumetinin sunduğu bütçede faizin bu kadar yüksek yer kaplıyor olması hayli düşündürücüdür. Yani vergi gelirlerinin beşte biri Sayın Cumhurbaşkanının diline pelesenk olan faiz lobisine gitmektedir. Günde 490 milyon liradan fazla olan bu tutar 83 milyon vatandaşımıza paylaştırıldığında her biri bu faiz ödemeleri için günde 6, ayda 180, yılda 2 bin 160 lira ödeyecektir” dedi.

ŞEHİR HASTANELERİ İSRAFIN EN BÜYÜK ÖRNEĞİ

Hasta garantili şehir hastanelerinin ülkenin bütçesine büyük bir yük oluşturduğu belirtilen şerhte, “Devletin genel bütçesinden daha uygun, daha maliyetli hastaneler yapılması mümkünken şehir hastaneleri büyük bir israfın örneğidir. İktidar partisinin şehir hastanelerinin sözleşmelerinin ticari sır olarak gizlenmesi de ayrı bir konudur. Şehir hastanesi projelerinden vazgeçilerek yüksek kiralama hizmet bedelleriyle bütçeyi yük altından kurtarmak bütçemizin ve en önemlisi ülkemizin geleceğinin lehine olacaktır” denildi.

 

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Ekonomi

Durmuş Yılmaz: 35 yıl çalıştım, eksi rezervi hiçbir zaman görmedim

Merkez Bankası eski Başkanı ve İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, “Merkez Bankası’nda 35 yıl çalıştım, döviz kıtlığını yaşadım ama eksi rezervi hiçbir zaman görmedim. Bu iktidar bunu da becerdi” dedi.

BOLD – Merkez Bankası’nda 35 yıl çalıştığını belirten İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, “Döviz kıtlığını yaşadım, sıfıra yakın döviz rezervini gördüm ama eksi rezervi hiçbir zaman görmedim. Bu iktidar bunu da becerdi, tebrik ediyorum” dedi.

YAPILANLAR SUÇ TEŞKİL EDEN BİR İŞ

Sözcü’ye konuşan Yılmaz, döviz rezervinin, çok pahalı bir enstrüman olduğunu ve oluşmasının zaman alacağını belirterek, “Döviz rezervinin niçin eksi olduğuna baktığımızda, teknik olarak söylenecek çok şey var. 55 milyar doları bulacaksınız, alacaksınız, sıfıra geleceksiniz, sıfır döviz rezerviniz olacak, ondan sonra tekrar döviz almaya devam edeceksiniz. Bu, aslında suç teşkil eden bir iş” dedi.

SAYIŞTAY EKSİ REZERVLE İLGİLİ DENETİM YAPMALI

Sayıştay denetimlerinde bazı kurumların yaptıkları işlerde yerindelik denetimi yapmadığını belirten Yılmaz, şöyle konuştu: “Merkez Bankası dövize müdahale ettiğinde, alış veya satış yönünde müdahale ettiğinde ticaret kurallarına aykırı olarak düşükten döviz satabilir, pahalıdan döviz alabilir. Bu, hedeflenen makro ekonomik amaçlarla uyumludur. O makro hedef çerçevesinde yerindelik denetimi yapılmaz. Fakat şu anda karşı karşıya olduğumuz döviz rezervlerinin eksi 55 milyar dolar olması, tamamen yerindelik denetimini yapmayı gerektiren bir husustur. Burada bir suç işlenmiştir.”

İKTİDAR DEĞİŞTİĞİNDE HESAP VERECEKLER

Merkez Bankası’nın rezervlerinin ekside olmasının yerindelik denetimi yapmayı gerektirdiğini vurgulayan Yılmaz, “Merkez Bankası’nın 22 aylık dönemde sattığı 133 milyar doların hiçbiri ‘Merkez Bankası sattı’ diye görünmüyor. Ama döviz satılıyor, Merkez Bankası’nın bilançosunda döviz rezervinin azaldığı görülüyor. Bu döviz nasıl satıldı, kim tarafından satıldı, niçin satıldı, kim bundan yararlandı? Bu kesinlikle iktidar değiştiğinde araştırılacak ve bunların hepsi teker teker mahkemeye verilecek, hesap sorulacaktır” dedi.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Ekonomi

590 bin aile için kış çetin geçecek

Salgın nedeniyle maaşı düşürülen veya işinden olan yüzbinlerce kişi faturalarını ödeyemez hale geldi. Bu durum resmi verilere de yansıdı. Bakanlık verilerine göre 590 bin ailenin doğal gazı, 123 bin ailenin ise elektriği borcundan dolayı kesik.

BOLD – CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın’ın soru önergesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, borcundan dolayı Türkiye genelinde 590 bin ailenin doğal gazı, 123 bin ailenin ise elektriğinin kesik olduğunu bildirdi. Erkan, “Pandemi şartları zaten ağır. İnsanlar gerçekten geçinemiyor. Aileler üşüyor” diye bu duruma tepki gösterdi.

590 BİN AİLENİN DOĞAL GAZI YOK

Anka’nın haberine göre CHP’li Erkan Aydın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e yönelttiği soru önergesiyle Türkiye genelinde kaç abonenin elektriğinin borcundan dolayı kesik olduğu bilgisinin açıklanmasını istedi. Bakanlıktan gelen yanıtı değerlendiren Aydın, “Türkiye genelinde 123 bin ailenin elektrik borcunu ödeyemediği, Bursa da ise 23 bin 500 ailenin elektrik borcundan dolayı elektriği kesilmişti. Dün ise doğal gaz ile ilgili sorduğumuz sorunun cevabı geldi. Türkiye genelinde 590 bin aile, Bursa’da ise 34.000 ailenin doğal gazı kesik” dedi.

“BİR AN ÖNCE ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”

Havaların soğuduğunu, kışın geldiğini belirten Aydın, “Yaz aylarında çok sorun değildi. Buradan yetkilileri uyarıyoruz. Pandemi şartları zaten ağır. Bunun üzerine elektik borcu, doğal gaz borcu eklendiğinde insanlar gerçekten geçinemiyor. Aileler üşüyor. Evin ışıkları kesiliyor. Hükumetinde bir an önce halkın gündeminde dönüp bunlara çözüm üretmesini talep ediyoruz” dedi.

Koronavirüs salgını yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Popular