Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Merkel için yeni uçak siparişi verildi, fiyat 150 milyon euro

Yıllardır kullandığı eski model uçağı bir süre önce arızalanan Almanya Başbakanı Merkel için yeni uçak siparişi verildi.

Eski model uçağı bir süre önce arızalanan Almanya Başbakanı Merkel için yeni uçak siparişi verildi. Ancak teslimat süresini uzatacağı için hükümet uçağının, ilk etapta VIP donanıma sahip olması beklenmiyor.

BOLD- Almanya Savunma Bakanlığı, hükümet filosunu yeniliyor. Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, bakanlar ve hükümet temsilcilerinin uzun mesafe seyahatleri için üç yeni uçak siparişinin verildiğini açıkladı.

Spiegel Online haber portalında yer verilen habere göre, 2019 yılı sonuna kadar doğrudan Airbus’tan A350 model uzun mesafeli bir jet satın alınacak.

Savunma Bakanlığı son aylarda sık sık arızalanarak gündeme gelen daha önceki uçakları Lufthansa’dan satın almıştı.

UÇAKTA ŞİMDİLİK VIP OLMAYACAK

Ancak yeni hükümet uçağının dinlenme ve toplantı kabinleri ile VIP donanımlı hale getirilmesi en az bir yıl daha alacağından hükümet uçağı ilk etapta bu lükse sahip olmayacak.

Yeni uçağın fiyatı yaklaşık 150 milyon euro. VIP donanıma kavuşturulması ve gerekli güvenlik ile iletişim sisteminin kurulması içinse 100 milyon euro daha ödenmesi gerekecek.

UÇAĞI HAVADA ARIZALANMIŞTI

Almanya Başbakanı Angela Merkel, 2018 yılı kasım ayında G20 Zirvesi’ne katılmak üzere Arjantine’e giderken, başbakanlık uçağı arızalanmıştı.

Yaklaşık 20 yaşındaki A340 model “Konrad Adenauer” adlı başbakanlık uçağı Köln/Bonn Havalimanı’na acil iniş yapmak zorunda kalmış, Merkel ertesi gün tarifeli uçakla Buenos Aires’e gitmişti.

CUMHURBAŞKANI ‘DA ÜÇ SAAT UÇAK ARIZASI BEKLEDİ

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de 30 Ocak Çarşamba günü A340 model “Theodor Heuss” adlı hükümet uçağının arızalanması sonucu üç saat Etiyopya’da beklemek zorunda kalmıştı. Uçakta basınç arızası tespit edilmişti.

Airbus A350 en modern ticari uçaklardan biri kabul ediliyor. İki jet mortorlu A350, ortalama 15.000 km’lik menzile sahip.

ERDOĞAN’IN HAVA FİLOSUNDA KAÇ UÇAK VAR?

Ekonomik büyüklükte Almanya’nın çok gerisinde bulunan Türkiye’de, devletin 13 uçak ve 3 helikopterden oluşan VIP hava filosu var.

Ankara Esenboğa Havaliman’ında bulunan VIP uçak hangarında; 2 adet A340-500, 1 adet A330-200, 2 adet A319 ACJ, 1 adet Challenger 850, 3 adet GULFSTREAM G550, 1 adet G450, 2 adet Cesna Ciatiton tip uçaklar bulunuyor.

Hangarda 3 adet de Sikorsky s-92 helikopter var. Katar’dan alınan Boeing 747-8 tip uçak, filonun bu modelde en yeni uçağı. 76 yolcu kapasiteli. Filoda yer alan diğer uçakların özellikleri ise şöyle:

  • TC-ANA: İtalyan Hava Kuvvetleri’nin envanterinde yer alan uçak eski İtalyan Başbakanı Berlusconi tarafından kullanıldı. Türkiye bu uçağı 2005 yılında satın aldı. 36 koltuk kapasiteli, yaklaşık 8 bin kilometre menzilli.
  • TC-TUR: TC-ANA’nın menzili ve yolcu kapasitesi yeterli görülmediği için alınan uçak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014’te seçilip eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den görevi devraldığı sırada Amerika’dan yola çıkarak Türkiye’ye geldi. 90 koltuk kapasiteli, ekstra yakıt tankları ile birlikte 15 bin kilometre menzilli. Eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uçağın toplamda 185 milyon dolara malolduğunu açıklamıştı.
  • TC-CAN: 17 bin 700 kilometre menzilli. Tunus’un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali’den alındı. Uçağın THY’ye maaliyeti 78 milyon dolar. Üzerinde füzesavar da var.
  • TC-DAP ve TC-GOP: Amerikan yapımı iki uçak, İstanbul-Los Angeles arasında duraksız uçabiliyor. Her birinin yolcu kapasitesi 16.
  • TC-ATA ve TC-GAP: Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde alındı. 14 koltuklu. TC-ATA iş jetinin kuyruk ismi daha sonra TC-GVA olarak değiştirildi.
  • TC-LAA ve TC-LAB: Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin kalibrasyon/test uçağı olarak kullanılıyordu. Daha sonra kabinleri 8 koltuklu hale getirildi.

Almanya’da cumhurbaşkanı ve başbakanın şahsi bilgileri çalındı

 

 

Dünya

İngiltere’de 53 parlamenterden Türkiye’yle ilgili mektup: Kaygı duyuyoruz

İngiltere Parlamentosunda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a Türkiye’deki insan hakkı ihlallerinden kaygı duyduklarını belirten bir mektup gönderdi. Mektupta, siyasetçi ve gazetecilerin cezaevine konması ve İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasının kaygıları büyüttüğü belirtildi. İngiliz hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini gözden geçirmesi istendi.

BOLD – İngiltere Parlamentosu’nda 53 milletvekili, Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a bir mektup yazarak Türkiye’deki gelişmelerden kaygılı olduklarını belirtti.

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, siyasetçilerin ve gazetecilerin cezaevine konması, Kobani davasındaki hukuksuzluğu ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları büyüttüğünü ve Birleşik Krallık hükümetinin Türkiye ile ilişkilerini tekrar gözden geçirmesi gerektirdiğini kaydetti. Dışişleri Bakanı Raab’ın Türkiye’nin demokrasi, insan haklarına saygı ve çoğulculuk çizgisine geri çekilmesi için hükümetin izleyeceği politikaları ilan etmesi istendi.

Muhafazakar Parti Milletvekili Crispin Blunt ve İşçi Partisi Milletvekili Hilary Benn’in öncülüğünde parlamentoda açılan imza kampanyasına şimdiye kadar 53 milletvekili imza attı. İmza atılan metin Dışişleri Bakanı Raab’a gönderildi.

YANLIŞLARIN BİR FATURASI OLMALI

Parlamenterlerin mektubunda, Türkiye’nin Birleşik Krallık ile olan ilişkileri ve NATO üyesi olduğuna dikkat çekilerek, son yıllardaki insan hakları ihlallerinin ve hukuksuzlukların ciddi boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mektupta, gazetecilerin tutuklanması, politikacılara siyaset yapma yasağının getirilmesi, insan hakları savunucularının tutuklanması, HDP gibi yasal bir partinin kapatılmaya çalışılması ve son olarak milletvekilliği düşürülerek cezaevine konulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile İnsan Hakları Derneği Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınmasının büyük yanlışlar olduğu ve bu büyük yanlışların bir faturasının olması gerektiği vurgulanıyor.

DEMOKRASİ CİDDİ TEHDİT ALTINDA

İktidardaki Muhafazakar Partili milletvekillerinin yanı sıra İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Galler, İskoçya gibi parlamento üyelerinin de imzaladığı metinde, “Parlamenterler olarak, başta insan hakları mücadelesinden gelen milletvekilleri olmak üzere, cezaevine milletvekillerinin konulması oldukça kaygı vericidir” denildi. Farklı görüş ve inançlara saygı gösterilmediği ve Türk hükümetinin baskıcı politikaları sonucu demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunun altı çizildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARI KAYGILARIMIZI ARTIRDI

Milletvekilleri, insan hakları ihlalleri, demokrasinin tehdit altında olması, politikacıların ve gazetecilerin tutuklanmasının yanı sıra son olarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kaygıları iyice artırdığını bildirdi. Birleşik Krallık hükümetinin Erdoğan’la ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini isteyen milletvekilleri, hükümetin Erdoğan hükümeti ile olan ilişkilerini her koşulda iyi tutmayacağını kamuoyuna açıklamasını talep etti.

CEZAEVLERİNİ ZİYARET EDECEKLER

Birçok eski bakanın da imza attığı mektup dün Dışişleri Bakanı Dominic Raab’a ulaştırıldı ve iki hafta içinde parlamentoda Türkiye konulu bir oturum yapılması istendi. Dışişleri Bakanı Raab’ın iki hafta içinde 53 milletvekilinin mektubuna cevap vermesi bekleniyor. Ayrıca milletvekillerinin oluşturacakları bir heyetle Türkiye ziyaretlerine de başlayacağı, özellikle Doğu Anadolu illerinin yanı sıra bazı cezaevlerinde de incelemelerde bulunacağı belirtildi.

MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER
Ortak mektuba imza koyanların arasında Muhafazakar Parti’nin kıdemli isimlerinden Sir Roger Gale, Andrew Mitchell, Julian Lewis, İşçi Partisinin önde gelen isimlerinden Margaret Beckett, Kate Osamor ve Liberal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Layla Moran gibi isimler de bulunuyor.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

ABD’de federal sağlık yetkilileri, aşılanma sürecini tamamlamış kişilerin çoğu yerde maske takmadan veya sosyal mesafeye uymadan bulunabileceğini açıkladı.

BOLD – Kovid-19 pandemisine karşı 155 milyona yakın vatandaşın aşılandığı ABD’de maske zorunluluğu restoran, müze ve alışveriş noktalarında kaldırılıyor.

ABD Hastalık Koruma ve Önleme Merkezleri Direktörü Dr. Rochelle P. Walensky Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Hepimiz bu anı heyecanla bekliyorduk. Tamamen aşılıysanız pandemi sebebiyle yapmayı bıraktığınız şeyleri tekrar yapmaya başlayabilirsiniz” dedi.

Walensky, “Tam olarak aşılanmış herkes içerideki veya dışarıdaki, büyük veya küçük tüm etkinliklere maske takmadan veya sosyal mesafe uygulamasına uymadan katılabilir” ifadelerini kullandı. CDC Direktörü, aşılı insanların toplu taşımada maske takmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

Aşılanan ABD’liler artık restoran ve kaldırımlarda, müze ve dükkanlarda maske takmak zorunda olmayacak.

Maske zorunluluğunun şartlı olarak kaldırılmasının aynı zamanda hala aşı olmayanları aşı olmaya teşvik etmesi bekleniyor. ABD’de çarşamba günü itibariyle 155 milyon kişi en az bir doz aşı oldu. 119 milyon kişi, yani yaklaşık ülkenin nüfusunun üçte biri tamamen aşılandı.

ABD Başkanı Joe Biden da maskesiz olarak yaptığı konuşmasında aşı yaptırmayı reddeden insanlara da saygı gösterilmesini belirtirken, “Lütfen onlara sevecen ve saygılı bir biçimde yaklaşın” açıklaması yaptı.

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan sezonu açıyor: Aşılanmış turistleri kabul edecek

Yunanistan bu hafta başından itibaren aşılanmış ve testi negatif olan turistleri ülkede ağırlamaya hazırlanıyor. Kovid-19 pandemisinde turizm gelirleri düşen Yunanistan, ekonomisini yeniden canlandırmak istiyor.

BOLD – Yunanistan, 17 Mayıs 2021 itibariyle aşılanmış, Kovid-19 testi negatif çıkan ya da hastalandıktan sonra vücudunda antikor olduğunu gösteren testlere sahip turistleri kabul edecek.

Salgın sürecinde sıkı tedbirler alan ülkede tüm aşılar kabul edilirken, turistlere rastgele testler yapılması da planlanıyor.

Bloomberg’in haberine göre Yunanistan Turizm Bakanı Haris Theoharis, ülkenin turizm açılımıyla ilgili “Hayatımızda öncelikler artık yer değiştirdi” dedi. Theoharis, gerekmesi durumunda sınırların tekrar kapatılacağını kaydetti.

MİLLİ GELİRİN 5’TE 1’İ TURİZMDEN

Ülkede istihdamın yüzde 25’i, milli gelirin ise yaklaşık beşte biri turizm sektöründen geliyor. Turizm özellikle sınırlı ekonomik aktivitenin bulunduğu bölgelerde yerel ekonomiyi destekleyen bir sektör.

Turizm açılımının yanında ülke bölgeler arası seyahat kısıtlaması gibi bazı koronavirüs önlemlerini de kaldırmaya hazırlanıyor.

Bakanlıktan Türkiye’yi aşağılayan skandal video: Keyfini çıkar ben aşılandım

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0