Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Karamollaoğlu: Abdullah Gül’ü hain ilan ettiler

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi’ned (AKP) siyaset yapıp artık bu işin böyle gitmeyeceğine inanan ciddi bir kadro bulunduğunu belirtti. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de bunlardan bir tanesi olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, bu kişilerin AKP’de hain ilan edildiğini söyledi.

Karamollaoğlu, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimi’ni kastederek, o dönemde Abdullah Gül’e gittiğini ve gönül rahatlığıyla teklif ettiğini dile getirdi. “O zaman ittifak olsa aday olabilecekti. Böyle olunca, bu arkadaşlarımızda bir çekingenlik ister istemez doğdu.” ifadelerini kullandı.

İSTİFA ETMEDİLER AMA PARTİDEN KOPTULAR

Karamollaoğlu, T24’e konuştu. Karamollaoğlu, “Sadece Abdullah Gül için demiyorum. İktidar partisinin içinde görevi olmayan eski bakanlar, vekiller, belediye başkanları, yüzde 90’dan fazlası AKP’den kopmuş vaziyette. Alenen söylemiyorlar. Belki gidip istifa da etmediler üyelikten ama koptular.” şeklinde konuştu.

SUSMAMALARI, ÇEKİNMEMELERİ GEREKİR

Karamollaoğlu, AKP’den kopanların yaşananları endişe vesilesi görüp susmamaları, çekinmemeleri gerektiğini de dile getirdi. Karamollaoğlu şunları söyledi: “Bu mevkilerde bulunanlar çekinirse başkaları daha çok çekinir. Yanlışlığı gördüklerinde çok açık, net şekilde ifade etmelerine ihtiyaç var. Bu onlar üzerinde de bir güven duygusu oluşturur. Onlar susunca millet tereddüt içinde kalıyor. Belki de destekliyorlar kanaati doğuyor.”

“GÜL İLE SEÇİMDEN SONRA BİR KERE KONUŞTUM”

Seçimlerden sonra Gül’le bir kere konuştuğunu aktaran Karamollaoğlu, “Bazı arkadaşlarla da temaslarımız oldu, olmadı değil ama şu anda onlardan bir talep gelmeyince onları fazla zorlamayı da etik bulmuyorum. Ama çok açık ifade ettim. Kendilerinin bunu aleni yapmaları icap eder, yanlışa yanlış, doğruya doğru demeliler ki topluma bir moral gelsin.” dedi.

“YENİ OLUŞUM ZOR TUTAR”

Karamollaoğlu, bu kadar çekingenlikten sonra yeni bir oluşumun tutmasının zor olduğunu vurguladı. “Onun için biz söyledik. Bizim kapımız herkese açık. Burada siyaset yapabilirler. Büyük bir kesimle bizim temel prensiplerde uyuşabileceğimiz kanaatindeyim.” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, “Bu arkadaşlarımız da Erbakan hocadan kopup AK Parti’de görev aldıkları zaman Erbakan hocanın ortaya koyduğu bütün prensipleri yok farz etmediler. Sadece şu kanaate vurgu yapıyorlardı. Belli çevreler Erbakan hocanın iktidara gelmesini istemiyor. O halde biz harekete geçelim, bir şeyler yapalım. Bunu yaparken de bu çevrelere sempati kurarak, işbirliği yapalım diye yola çıktılar. Ama geldiğimiz nokta ne kadar Milli Görüş’e dönüyoruz deseler de artık AK Parti Milli Görüş’ü terk etti.” dedi.

GÜL VE ARKADAŞLARI SP’YE DAHA YAKIN

Abdullah Gül ve arkadaşlarının şu anda AKP’den ziyade Saadet Partisi’ne daha yakın olduklarını dile getiren Karamollaoğlu, “Her noktada aynı şeyi mi görürüz. Hayır. Mesela Suriye politikasında biz Davutoğlu gibi düşünmüyoruz. O doğru olduğuna inanıyordu, biz tamamen yanlış diyoruz. Aynı konuda ısrarlı mı onu bilmem. Her noktada ille de ittifak edeceğiz diye bir kanaat yok ama temel ilkelerde uzlaşabileceğimizi tahmin ediyorum. Kalkınma dediğinizde Tayyip beyin kalkınma anlayışı Türkiye’yi kalkındırmadı, perişan etti.” şeklinde konuştu.

“HAPİSTE SUÇSUZ ON BİNLERCE İNSAN VAR”

Şu anda yapılan baskının, 28 Şubat döneminde yapılan baskıdan daha fazla oduğunu belirten Karamollaoğlu, “O gün hiç olmazsa fikrimi rahatça söyleyebiliyordum, hakim karşısına çıkınca da kendimi müdafaa edebiliyordum. Şimdi edemiyorum, bu hakkı vermiyorlar. Olur mu böyle şey? Şimdi bunu söyledim, yazacaksınız, bir sürü adam hakaret edecek. Ama ben bunu böyle hissediyorum. Yanlışsam bu hissiyatımı düzeltin. Şu anda bu memlekette hapiste olup suçu olmayan binlerce, on binlerce insan var, ben buna inanıyorum. Samimi olarak inanıyorum. Koruyamıyorlar.” dedi.

1,5 YIL HAPİSTE TUTUP HÂKİM KARŞISINA ÇIKARIYORLAR

Karamollaoğlu şunları dile getirdi: “Bir defa merhamet denilen davranış ortadan kalktı. Adalet, yerine göre idam kararı da verir, sert cezalar da verir inancımıza göre. Ama bu merhametsizlik değildir. Merhametsizlik bir insanın hakkını savunmayı elinden almakla başlar. Mahkum edeceksiniz ama savunma hakkı vermeyeceksiniz. 1,5 sene hapiste tutup hâkim önüne çıkarmayacaksınız. Allah’tan korkun, olur mu? Hapisten bana mektup yazan hanımlar var, insanlar var, gençler var.”

KARAMOLLAOĞLU: 28 ŞUBAT’TA BU KADAR ENDİŞELENMEDİM

28 Şubat’la mücadele edildiği zaman şartların kendilerini zora soktuğunu ama bu kadar endişelenmediğini ifade eden Karamollaoğlu, “Zulüm vardı, tanklar yürüdü, balans ayarı dediler, asker kalktı… 28 Şubat o kadar basit hadise değil. Asker karşınızda, sermaye karşınızda, sivil toplum örgütleri karşınızda, medya karşınızda. En korkunç tarafı yüksek hakimler karşınızda. Basit bir iş değil. Bu kadar endişelenmedim.

Çünkü bütün bunlara rağmen hakkınızı savunma imkanı vardı. Gazetelerde de bu hakkı görüyorduk. Çıkıp toplantı da yapabiliyorduk. Erbakan hoca istifa etti. Milli eğitim mevzuatını değiştirdiler. 24 saat Meclis’te aralıksız yerimizden kıpırdamadık. Şimdi bunu yapacak imkan var mı? Hemen, ‘hainlerrr’ denir. Bu damgayı yiyorsunuz. Böyle şey olur mu? Bunu göremiyor arkadaşlar. Belli bir kesim de görmek istemiyor.” dedi.

“AKP, Ankara adayı Özhaseki’yi değiştirebilir”

Politika

CHP’li Erdoğdu, AKP’nin ‘Yahudi dostu’ imajı için ABD’deki lobilere verdiği 65 milyon doların belgesini yayınladı

CHP’li Aykut Erdoğdu, AKP hükümetinin ABD’deki Yahudi lobisine devlet bütçesinden 65 milyon dolar rüşvet verdiğini iddia etti. Lobilere yapılan ödemelerin belgesini yayınlayan Erdoğdu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a  “Bu belgeler doğru mu? Hiç utanmanız yok mu? Göreceksiniz cevap vermeyip ölü taklidi yapacak” dedi.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, AKP hükumetinin ABD’deki Yahudi lobilerine 65 milyon dolar rüşvet verdiğini öne sürdü.

Fahrettin Altun’un CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Ramazan Bayramı’nda Kudüs kan ağlarken siz yine ucuz siyasi hesaplarla sosyal medyada boy gösteriyorsunuz. Size de ancak bu yakışır!” paylaşımına alıntılayan CHP’li Aykut Erdoğdu, AKP hükumetinin ABD’de Yahudi lobilerine aktardığı paralara ilişkin belgeleri yayınladı.

Fahrettin Altun’u da etiketleyerek paraların aktarılıp aktarılmadığını soran Erdoğdu, şu paylaşımı yaptı: “1- Hele şuna bir cevap ver… Bu belgeler sizin “Pro Jewish” “Pro Israel” yani “Yahudi Dostu” “İsrail Yanlısı” olduğunuzu ispatlamak için ABD’de lobi şirketleri ile anlaşma yaptığınızı söylüyor… Yapılan anlaşma gereği lobi Şirketleri sizler adına “Yahudi Liderlerle” görüşecek… 2- ABD’de bulunan Lobi Şirketlerine “İsrail Yanlısı” olduğunuzu ispatlasın diye bütçeden toplamda 65 milyon dolar ödemişsiniz… Şimdi soruyorum… Bu belgeler doğru mu? Eğer doğruysa hiç utanmanız yok mu? Göreceksiniz cevap vermeyip ölü taklidi yapacak…”

İsrail’in Gazze saldırılarında 8’i çocuk 26 kişi öldü

Okumaya devam et

Politika

AKP’li vekilden Soylu açıklaması: Bakanımız büyük bir tehdit altında korumamız lazım

AKP Milletvekili Orhan Erdem, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soyluyla ilgili iddialarının soruşturulmayacağı mesajını verdi. Erdem, “Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani?” dedi.

BOLD – AKP Konya Milletvekili Orhan Erdem, Konya’da dün gece yerel televizyon kanalında Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarıyla ilgili konuştu.

AKP’li vekil Erdem, “Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır” ifadelerini kullandı.

Gerektiği yerde soruşturma açılacağını belirten Erdem, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız bunlara müsaade etmez. Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani? Bir yerden pis koku geliyorsa bu devletin çok ciddi istihbaratı var. Cumhurbaşkanımıza bunun bilgileri gider. Gerekenler yapılır. Ara ara böyle atraksiyonlar oluyor. Yurt dışına kaçmış biri, her gün bir video yayınlıyor. Çeşitli söylemlerde bulunuyor. Her video yayını yapanın arkasından gidecek olsa istihbaratı, savcısı bir ülkenin demokratik duruşunun ve adaletinin bir anlamı kalmaz. Gereken yapılacaktır, bundan emin olun. 90’lara falan da Türkiye dönmez. Siyasette olanların imtihanı çok zor. Bir adam Türkiye’yi dolandırıyor, kaçıyor bakanlıkta bir fotoğrafı çıkıyor hemen yayınlanıyor. Bunlara bakıp ilişkiler kurarsak olmaz. Bir hesap var, görünüyor.”

ŞU AN KÜÇÜK BİR FOTOĞRAFTAN GÖRÜYORUZ

Türkiye, büyük bir devlet. Sayın Soylu, yaptığı hizmetlerle bu milletin gönlünde bir yer aldı. Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Allah, yardımcısı olsun. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır. Bunlar geçmişte de yaşandı, bugün de yaşanıyor. Geri planını bilmemiz lazım. Biz, şu an küçük bir fotoğraftan görüyoruz. Yarın yetkililer daha geniş açıklamalar yapacaktır. Sayın Soylu, beş paralık adamlarla, işlerle uğraşacak biri değil. Buna da tenezzül etmez. Bir yerlerden menfaatleri kesilenlerin, onlara da sıranın geldiğini anlayanların son çırpınışlarıdır bunlar.”

İstifa krizi gibi olmadı Soylu’ya Bahçeli değil Alaattin Çakıcı kefil oldu

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli: Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pandemide zor durumda kalanlardan helallik istemesi, Cumhur İttifakının ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2015 yılında söylediği “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözlerini gündeme getirdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP teşkilatı ile video konferans üzerinden yaptığı bayramlaşmada, salgın döneminde yalnız bıraktığı esnaf ve çalışanlardan helallik istedi.

Erdoğan’ın bu talebine tüm kesimlerden tepki gelirken, Twitter’de #HelalEtmiyorum etiketiyle onbinlerce mesaj paylaşıldı. Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” sözlerine mağdur olan her kesimden insan tepki gösterdi. Konu ‘helalleşme’ olunca MHP Lideri Bahçeli’nin 7 Haziran 2015 seçimi sürecinde yaptığı “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözleri akıllara geldi.

DÜNÜ UNUTMAK NE MÜMKÜN

2015 Haziran ayında yapılan genel seçimler öncesinde Twitter’dan yaptığı bir açıklamada Bahçeli, “Acaba huzurun şafağında mıyız, yoksa günbatımında mı? Umuda yelken mi açıyoruz, ya da uçuruma doğru yol mu alıyoruz? Ne derseniz? Önümüzde beliren ufuk çizgisinin kurtuluşun müjdesi olmasını ümit ediyorum. Aksi takdirde toplumsal kuruma, kayma ve kavrulma kaçınılmazdır. Malumunuz, Türkiye tarihi bir seçimden çıktı. 7 Haziran’da milli irade sandıkta sözünü söyledi, mesajını verdi, siyasete istikamet çizdi. Her seçim bir yenilenme ve önümüzdeki yıllar için yepyeni bir sayfa açılması demek. Fakat bu temiz sayfa yazılırken dünü unutmak ne mümkün!” dedi.

TÜRKİYE’NİN KARANLIK BİLANÇOSU ORTADA

Herkesin kendi muhasebesini samimiyetle yapması gerektiğini belirten Bahçeli, “Telaşa kapılmaya lüzum yoktur. Kaygı ve korku tacirlerine fırsat vermeden, kriz ve kaos tetikçilerine göz açtırmadan mesafe alınmalıdır. Hiçbir koltuk, hiçbir makam, hiçbir rütbe ilkelerin, ülkülerin, geçmişteki söz ve sağlam duruşların önüne geçmemelidir, geçemeyecektir. Türkiye’nin 13 yıllık karanlık bilançosu ortadadır. Bu kötü mirasın müsebbipleri adımlarını atarken özeleştiri yapmayı unutmamalıdır. Hesaplaşmadan helalleşme olur mu? Menfaatin çekim gücüne kapılıp da fedakârca yapılan mücadeleler bir kalemde silinir mi?” dedi.

YÜCE EL MAZLUMUN AHINI YERDE BIRAKMAYACAKTIR

“Önümüze bakalım derken geçmişi ihmal edersek ya varlığımızdan ya da haysiyetimizden oluruz. Buna da kimsenin hakkı olmayacaktır” diyen Bahçeli, şunları söylemişti: “Her karanlık gecenin isini bir sabah aydınlığı siler. Her kışı bir bahar izler. Hüzünlü bakışları ferah bir çehreyle kapatacak, yılgın ve umutsuz anıları diri ve heyecanlı bir istikballe örtecek bir iradeye ihtiyaç vardır. Yusuf’u kuyudan çıkaran muhteşem kudret, Yunus’u balığın karnından kıyıya ulaştıran muazzam hikmet doğrunun yanındadır. Musa’yı Firavun’un elinden alıp hükümran yapan yüce el, mazlumun ahını yerde bırakmayacak, sabredeni mutlaka zaferle buluşturacaktır. Meraklanmayın, bugün dünden daha umutlu, bugün dünden daha olumludur.”

 

Erdoğan’a ‘helallik’ teklifi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0