Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

MİT 6 ay işkence yaptı, vücudundaki yaralar görülmesin diye mahkemeye getirilmedi

Avukat Murat Yılmaz, 8 Mart 2018’de Lübnan’da yakalanarak 13 Mart’ta MİT’e teslim edilen müvekkili Ayten Öztürk'e 28 Ağustos 2018’e kadar Ankara’da bilinmeyen bir merkezde işkence yapıldığını söyledi.

DHKP/C yönetici olmak suçlamasıyla hakkında dava açılan Ayten Öztürk’e, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından 6 ay boyunca işkence yapıldığı ortaya çıktı. 42 kiloya düşen Öztürk’ün vücudunda 898 yara izi tespit edildi.

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan “aranan teröristler” listesinde “turuncu” kategoride yer alırken Lübnan’da yakalanarak Türkiye’ye teslim edilen Ayten Öztürk’ün yargılanmasına başlandı.

ANKARA’DA BİLİNMEYEN BİR MERKEZDE İŞKENCE GÖRDÜ

Öztürk’ün duruşmaya getirilmediği davada avukatı Murat Yılmaz, müvekkilinin 8 Mart 2018’de Lübnan’da yakalanarak 13 Mart’a MİT’e teslim edildiğini belirtti. Yılmaz, “Ayten Öztürk, 28 Ağustos 2018’e kadar Ankara’da bilinmeyen bir merkezde işkence gördü. Savcı ve hâkim, sorgusunda Ayten’in yaralarına bakmak istemedi, gözlerini kaçırdılar.” iddiasında bulundu.

PERSONEL EKSİK, SİSTEM ARIZALI

Ankara 16’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşmasına, tutuklu sanık Ayten Öztürk getirilmedi. Mahkeme heyeti, cezaevi yönetiminin “personel eksikliğini” gerekçe göstererek Öztürk’ü Ankara Adliyesi’ne getirmediğini tutanağa yazdırdı.

Ancak Ayten Öztürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) vasıtasıyla da duruşmaya bağlanamadı. SEBGİS bağlantısının temin edilemediğini iddia eden mahkeme başkanı, savunma makamı adına üç avukat tahdidi koydurdu.

FİLİSTİN ASKISI, FALAKA, ELEKTRİK

Ayten Öztürk’ün avukatı Yılmaz, “Müvekkilimin gözleri bağlandı. Uçakla bilinmeyen bir yere götürüldü. Müvekkilim, polislere teslim esnasında buranın Ankara olduğunu anladı. Müvekkilimin anlatımına göre kendisine 28 Ağustos 2018’e kadar 6 ay boyunca işkence yapıldı. Falakaya yatırıldı, Filistin askısında kaldı, elektrik verildi.” ifadelerini kullandı.

MİT 6 AY SONRA EMNİYETE TESLİM ETTİ

Yılmaz, Ayten Öztürk’ün, Yapracık’ta Terörle Mücadele (TEM) polislerine teslim edildiğini aktardı.

Yılmaz, “Polisler, ‘Biz bir ihbar üzerine Yapracık denilen yere gittik, bir tarlada Ayten Öztürk’ü yanında iki bavulla yakaladık’ diye tutanak tuttular. Bu tutanak gerçeğe aykırıdır. Ayten, ‘Beni, MİT işkence yaptıktan sonra Yapracık’a götürdü, orada siyasi şube polislerine teslim etti’ dedi. Ayten, işkence gördükten sonra 42 kiloya kadar düştü. Ben vücudundaki işkence izlerini gördüm. Ayten, bunu sorguda savcıya da göstermek istedi. Ancak savcı gözlerini kaçırdı. Sorgu hâkimi de işkence izlerine bakmak istemedi.” dedi.

VÜCUDUNDAKİ 898 YARAYI GİZLİYORLAR

Avukat Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı da müvekkilinin duruşmaya getirilmeyerek işkence izlerinin gizlenmeye çalışıldığını belirterek, “Vücudundaki 898 yarayı gördüm. Vücuduna dokunmaya korktum. Islak, kuru yaralar vardı. Ankara’da bir işkence merkezi var. Kontrgerillanın mı MİT’in mi bilmiyoruz.” iddiasında bulundu.

Duruşmaya bitiren mahkeme, Öztürk hakkındaki dosyanın İstanbul’a gönderilmesine ve Öztürk’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi.

OHAL’de askerlere yapılan tecavüz dahil ağır işkenceler raporlaştırıldı

Gündem

KHK zulmüne böyle direniyorlar: İşte İzmir’in ‘Badanacı Ablalar’ı

OHAL döneminde ilan edilen KHK’larla işlerini kaybeden Esra Çapar ve Cennet Kılınç adlı İzmirli 2 kadın öğretmen, iş bulamayınca badana boya işine girdi.

BOLD – 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’lar yüzünden on binlerce insan işsiz kaldı. Ailelerini geçindirmek zorunda olan KHK’lılara yapılan zulümler bununla da bitmedi. Bankalara gelen havalelerini bile çekemeyen KHK’lar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına da işlenen KHK’lı olduklarına dair bilgi notu yüzünden iş bile bulmakta zorlandı.

Tüm bunlara rağmen KHK zulmüyle ezilenler bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir’de ihraç edilen ve iş bulamayan öğretmen Esra Çapar ve Cennet Kılınç, badana işine girdi. Yoğun beden gücü isteyen boya ve badana işlerini başarıyla yapan KHK’lı öğretmenler kendilerine “Badanacı Ablalar” adlı bir de sosyal medya hesabı açtı.

Yaşadıklarını KHK TV’den Sedat Gülkaya’ya anlatan Çapar ve Kılınç “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden olduk. Hayatta kalmak için dışarıda iş aradık ancak KHK’lı olduğumuz için bize iş vermediler. Biz de birlikte boya badana işi yapmaya başladık” dedi.

HERKES BENİ SUÇLU GÖRÜYORDU

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan ve 12 senedir Diyanet İşleri Başkanlığında kadrolu Kuran kursu öğreticiliği yaparken işine son verilen 38 yaşındaki Esra Çapar ‘Badanacı ablalar’ fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “Çocukları ile yalnız yaşayan bir anne olarak çok zorluklar yaşadım. Görevimden ihraç edildiğim için iş başvurusu yaptığım herkes beni suçlu olarak görüyordu ve işe almak istemiyorlardı. Bizler ihraç edildikten sonra suçsuz olmamıza rağmen toplumdan dışlandık. Başvurduğumuz işlere alınmadık. Ama çalışmamız ve bakmamız gereken çocuklarımız vardı bu yüzden de hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıydık. Sonrasında Cennet hocamla tanıştık. Aramızda böyle bir fikir çıktı ve biz bu işi yaparız dedik. ‘Badanacı Ablalar’ böyle ortaya çıkan bir iş oldu bizim için”

“SUÇSUZ YERE HAPİS YATTIM”

17 yıllık öğretmenlik görevinden KHK ile ihraç edilen 45 yaşındaki Cennet Kılınç da şunları kaydetti: “Başkalarının ‘Takipsizlik’ aldığı nedenlerle ben 2 yıl tutukluluk süresi geçirdim. Örgüt yöneticiliği suçlaması ile başlayan davam örgüt üyeliğine indirildi. Sonrasında ise istinaf mahkemesi kararı ile başta 7.5 yıl olan cezam, sadece yardım ve yataklık denilerek 2 yıl 1 aya indirildi. Benim hiçbir terör örgütüyle bir bağlantım yok. Ben şimdi bu 2 yıla da suçsuz yere hapis yattığım için itiraz ettim ve süreç halen daha devam ediyor.”

15 Temmuz’un ayırdığı öğretmen çift: Biri mezarda biri gurbette

 

Okumaya devam et

Gündem

İBB’den Çamlı’yı kızdıracak uyarı: Restorasyon yapın ama Sultanın ardına babanızın adını eklemeyin!

AKP’li Ahmet Hamdi Çamlı’nın restore ettirdiği tarihi çeşmedeki Sultan I. Mahmud’un kitabesine babası Zeki Çamlı’nın adını ekletmesine İBB’den tepki geldi.

BOLD – Osmanlı Sultanı I. Mahmud tarafından 1748 yılında yaptırılan Fatih’de bulunan Vezir Çeşmesi, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı tarafından restore ettirildi.

Tarihi çeşmenin yenilenen kitabesinde ise bir skandala imza atıldığı ortaya çıktı. Çamlı’nın, Osmanlı padişahı I. Mahmud’un isminin yanına babası Zeki Ahmed Çamlı’nın ismini eklettiği ortaya çıktı. Restorasyon sırasında kitabenin 8. sütununa ‘Sahibül hayrat merhum Zeki Ahmed Çamlı’ yazıldığı öğrenildi.

BABANIZIN ADINI YAZAMAZSINIZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) skandal restorasyona tepki geldi. Kültür Varlıklarından sorumlu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, konuyla ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Hangi sosyal statüde olursanız olun tarihi eserlerin imitasyonunu yapmak, kitabesine babamızın adını yazma hakkı vermiyor bize. Hele adını sultandan sonra yazdırmak Osmanlı devrinde olsa infial olurdu. Öyle olsa her restorasyonda Süleymaniye kitabesi okunmaz hale gelirdi. 2018’de tamamlanmış, 1. Mahmud Çeşmesi kitabesi içeriğinin değiştirilmesi ve eklemeler yapılması; Orjinalinde “Ayn-ı dilcûy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” şeklinde biten kitabeye ekleme yapıp “Sahibü’l hayrat merhum Ahmed Zeki Çamlı ruhiçün el fatiha” Şeklinde bitirilmesi! Eğer çalışma tarihi eser restorasyonuysa kitabesinin değiştirilmesi gerekiyor, bölge koruma kurulunun onaylı projesi niye ihlal edildiğinin uygulama sahibi ve kurumuna sorulması gerekiyor. Restorasyon yapmayın demiyoruz yapın ama sultanın adı ardına babanızın adını eklemeyin!”

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir salgında 3. dalgayı yaşıyor

Bilim Kurulu toplantısı sonrası en çok vaka artışının yaşandığı illeri sıralayan Bakan Koca, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi.

BOLD – Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Bakan Koca, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek önemli açıklamalarda bulundu. Koca, koronavirüs vaka sayısında 4 ile dikkat çekti.

Semptom göstermeyen pozitif vaka sayılarının da yeni hasta sayılarıyla birlikte açıklanacağını söyleyen Koca, en çok vaka artışının yaşandığı illeri de sıraladı.

İŞTE O İLLER

Bakan Koca yaptığı açıklamada, “İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir üçüncü zirveyi yaşıyorlar” dedi. Koca açıklamasının devamında koronavirüs vaka sayısında yüzde 50’yi aşan 15 il olduğunu belirterek “Hatay, Adana, Osmaniye, Mersin, Artvin, Edirne, Samsun, Kırklareli, Tokat, Trabzon, Aydın, Muğla, Zonguldak, Ordu, Çanakkale’de yüzde 50 ile yüzde 100 arasında artışlar oldu” dedi.

Sağlık Bakanlığı vaka sayısı inadından vazgeçti: 28 bin 351 yeni vaka tespit edildiği açıklandı

Okumaya devam et

Popular