Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Gül’den Erdoğan’a “Venezuelalı” göndermeler

11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Venezuela örneği üzerinden “popülizm” kavramından ilerleyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a üstü kapalı mesajlar gönderdi.

Gül, popülizmin, adaletin tarafsız ve bağımsız bir şekilde dağıtılmasını, kamudaki şeffaflığı, hesap verebilirliği, hür basını hedef aldığını vurguladı. İktidardakilerin popülizm yapmasının çok tehlikeli olduğunu söyledi.

Son günlerde ismi sıkça yeni bir siyasi oluşumla anılan Abdullah Gül, Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 22’nci Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne katıldı.

Gül, ‘Popülizm’ konusunun ele alındığı Bilge Adamlar Oturumu’nda konuştu. Üstü kapalı bir şekilde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarını eleştirdi.

POPÜLİZM DEMOKRASİYİ ZAYIFLATIYOR

Konuşmasında popülizmin bütün dünyada güncel olduğu kadar, kaygı veren bir konu olduğunu belirten Gül, popülizmin gelişirken sadece liberal demokrasiyi geriletmediğini, aynı zamanda demokrasinin temel ilkelerini ve niteliklerini de çok zayıflattığını söyledi.

HALKLARIN HİSSİYATLARINI İSTİSMAR EDİYOR

Tarihin en kötü popülizminin 2’nci Dünya Savaşı’ndan önce yaşandığını ve bunun çok büyük acılara yol açtığına işaret eden Gül, “Bugün gördüğümüz popülizm, otoriter yönetim şeklinde ortaya çıkıyor. Hepsinin ortak özelliği büyük hayal kırıklığı çeken toplumları ve halkları, öfkelerini, onların hissiyatlarını bilinçli bir şekilde hedef alarak, onların zafiyetlerini istismar etmeye başlaması.” dedi.

GÜL: MUHALEFETTE SÖYLEM SEVİYESİNDE KALIYOR

Gül şunları dile getirdi: “Popülist tarzlar, muhalefetteyken söylem seviyesinde kalır. Tabii çok yıkıcı olur. Bir taraftan kitlelerin hissiyatını ateşlediği için bir şekilde eğitmiş oluyor. Ama iktidardakiler popülizm yaparsa çok daha tehlikeli olur. Çünkü söylemle uygulama birleştiği anda bunun neticeleri gerçekten büyük sıkıntılar getirir ve toplumlara çok büyük zararlar verir.”

POPÜLİZM UZUN VADEDE KAYBETTİRİYOR

Kısa vadede popülizmin netice getirebildiğini anlatan Gül, “Popülist liderler, popülizmi kendisine yöntem kılan siyasi akımlar; uzun vadede herkesle birlikte kaybediyorlar. Popülizmin sürdürülebilirliği söz konusu değil. Popülist olanlar, halka sadece balık verirler ancak ‘balık nasıl tutulur’ öğretmezler. Bir gün balık bittiğinde de o zaman felaketler ortaya çıkar.” şeklinde konuştu.

ADALET, ŞEFFAFLIK VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU

Gül, popülizm, en çok demokrasinin temel niteliklerini hedef alarak çürüttüğünü dile getirdi.

Gül, “Adaletin, tarafsız ve bağımsız bir şekilde dağıtılmasını, kamudaki şeffaflığı, hesap verebilirliği, hür basını; bütün bunları hedef alıyorlar. Bütün bunlar, popülizmin ilerlediği ülkelerde geriliyor. Bunları her kıtada görebiliyoruz. Bunlar temel hak ve özgürlükleri kısıtladığı için; yabancı düşmanlığını göçmenlere karşı düşmanlık, bazı ülkelerde islamofobi, antisemitizm gibi bunları kullanarak sözüm ona çoğunluğun hissiyatına hitap ediyor. Ama çok tehlikeli bir ateşi körüklüyorlar.” ifadelerini kullandı.

GÜL’DEN VENEZUELA ÖRNEĞİ

Ekonomik popülizme değinen Gül, bunun en güzel örneğinin bugün Venezuela’da görüldüğünü anlattı.

Gül, “Dünyanın en büyük petrol, gaz ve altın rezervlerine sahip olan bir ülkenin halkı bugün ne kadar acı çekiyor; bütün ülkelerin adeta oyuncağı haline gelmiş. Halbuki böyle bir ülke, dünyanın en müreffeh ülkelerinden birisi olabilirdi. ‘Good goverments’ dediğimiz, sistemin güzel unsurlarını; hukuk, kuvvetler ayrılığı, şeffaflık, hesap verilebilirlik, bütün bunlar uygulanmış olsaydı böyle bir kaynağı olan ülke bugün en zengin, en mutlu ülke olabilirdi.” dedi.

Babacan ismi Aydınlık ekibini rahatsız etti

Politika

AKP’li vekilden Soylu açıklaması: Bakanımız büyük bir tehdit altında korumamız lazım

AKP Milletvekili Orhan Erdem, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soyluyla ilgili iddialarının soruşturulmayacağı mesajını verdi. Erdem, “Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani?” dedi.

BOLD – AKP Konya Milletvekili Orhan Erdem, Konya’da dün gece yerel televizyon kanalında Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarıyla ilgili konuştu.

AKP’li vekil Erdem, “Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır” ifadelerini kullandı.

Gerektiği yerde soruşturma açılacağını belirten Erdem, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız bunlara müsaade etmez. Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani? Bir yerden pis koku geliyorsa bu devletin çok ciddi istihbaratı var. Cumhurbaşkanımıza bunun bilgileri gider. Gerekenler yapılır. Ara ara böyle atraksiyonlar oluyor. Yurt dışına kaçmış biri, her gün bir video yayınlıyor. Çeşitli söylemlerde bulunuyor. Her video yayını yapanın arkasından gidecek olsa istihbaratı, savcısı bir ülkenin demokratik duruşunun ve adaletinin bir anlamı kalmaz. Gereken yapılacaktır, bundan emin olun. 90’lara falan da Türkiye dönmez. Siyasette olanların imtihanı çok zor. Bir adam Türkiye’yi dolandırıyor, kaçıyor bakanlıkta bir fotoğrafı çıkıyor hemen yayınlanıyor. Bunlara bakıp ilişkiler kurarsak olmaz. Bir hesap var, görünüyor.”

ŞU AN KÜÇÜK BİR FOTOĞRAFTAN GÖRÜYORUZ

Türkiye, büyük bir devlet. Sayın Soylu, yaptığı hizmetlerle bu milletin gönlünde bir yer aldı. Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Allah, yardımcısı olsun. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır. Bunlar geçmişte de yaşandı, bugün de yaşanıyor. Geri planını bilmemiz lazım. Biz, şu an küçük bir fotoğraftan görüyoruz. Yarın yetkililer daha geniş açıklamalar yapacaktır. Sayın Soylu, beş paralık adamlarla, işlerle uğraşacak biri değil. Buna da tenezzül etmez. Bir yerlerden menfaatleri kesilenlerin, onlara da sıranın geldiğini anlayanların son çırpınışlarıdır bunlar.”

İstifa krizi gibi olmadı Soylu’ya Bahçeli değil Alaattin Çakıcı kefil oldu

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli: Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pandemide zor durumda kalanlardan helallik istemesi, Cumhur İttifakının ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2015 yılında söylediği “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözlerini gündeme getirdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP teşkilatı ile video konferans üzerinden yaptığı bayramlaşmada, salgın döneminde yalnız bıraktığı esnaf ve çalışanlardan helallik istedi.

Erdoğan’ın bu talebine tüm kesimlerden tepki gelirken, Twitter’de #HelalEtmiyorum etiketiyle onbinlerce mesaj paylaşıldı. Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” sözlerine mağdur olan her kesimden insan tepki gösterdi. Konu ‘helalleşme’ olunca MHP Lideri Bahçeli’nin 7 Haziran 2015 seçimi sürecinde yaptığı “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözleri akıllara geldi.

DÜNÜ UNUTMAK NE MÜMKÜN

2015 Haziran ayında yapılan genel seçimler öncesinde Twitter’dan yaptığı bir açıklamada Bahçeli, “Acaba huzurun şafağında mıyız, yoksa günbatımında mı? Umuda yelken mi açıyoruz, ya da uçuruma doğru yol mu alıyoruz? Ne derseniz? Önümüzde beliren ufuk çizgisinin kurtuluşun müjdesi olmasını ümit ediyorum. Aksi takdirde toplumsal kuruma, kayma ve kavrulma kaçınılmazdır. Malumunuz, Türkiye tarihi bir seçimden çıktı. 7 Haziran’da milli irade sandıkta sözünü söyledi, mesajını verdi, siyasete istikamet çizdi. Her seçim bir yenilenme ve önümüzdeki yıllar için yepyeni bir sayfa açılması demek. Fakat bu temiz sayfa yazılırken dünü unutmak ne mümkün!” dedi.

TÜRKİYE’NİN KARANLIK BİLANÇOSU ORTADA

Herkesin kendi muhasebesini samimiyetle yapması gerektiğini belirten Bahçeli, “Telaşa kapılmaya lüzum yoktur. Kaygı ve korku tacirlerine fırsat vermeden, kriz ve kaos tetikçilerine göz açtırmadan mesafe alınmalıdır. Hiçbir koltuk, hiçbir makam, hiçbir rütbe ilkelerin, ülkülerin, geçmişteki söz ve sağlam duruşların önüne geçmemelidir, geçemeyecektir. Türkiye’nin 13 yıllık karanlık bilançosu ortadadır. Bu kötü mirasın müsebbipleri adımlarını atarken özeleştiri yapmayı unutmamalıdır. Hesaplaşmadan helalleşme olur mu? Menfaatin çekim gücüne kapılıp da fedakârca yapılan mücadeleler bir kalemde silinir mi?” dedi.

YÜCE EL MAZLUMUN AHINI YERDE BIRAKMAYACAKTIR

“Önümüze bakalım derken geçmişi ihmal edersek ya varlığımızdan ya da haysiyetimizden oluruz. Buna da kimsenin hakkı olmayacaktır” diyen Bahçeli, şunları söylemişti: “Her karanlık gecenin isini bir sabah aydınlığı siler. Her kışı bir bahar izler. Hüzünlü bakışları ferah bir çehreyle kapatacak, yılgın ve umutsuz anıları diri ve heyecanlı bir istikballe örtecek bir iradeye ihtiyaç vardır. Yusuf’u kuyudan çıkaran muhteşem kudret, Yunus’u balığın karnından kıyıya ulaştıran muazzam hikmet doğrunun yanındadır. Musa’yı Firavun’un elinden alıp hükümran yapan yüce el, mazlumun ahını yerde bırakmayacak, sabredeni mutlaka zaferle buluşturacaktır. Meraklanmayın, bugün dünden daha umutlu, bugün dünden daha olumludur.”

 

Erdoğan’a ‘helallik’ teklifi

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan Çakıcı göndermesi: Cumhur İttifakının yanında mafya var

kemal kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Alaattin Çakıcı’nın iktidara destek veren açıklaması sonrası konuştu. AKP ve MHP’nin üçüncü ortağının mafya olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, “İttifakın yanında mafya var. Bu gerçek de çıktı ortaya” dedi. Kokain çeken AKP’li Kürşat Ayvatoğlu’nun görüntülerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Kolombiya’da Türkiye’ye gelen 5 ton kokainin üstüne giden var mı?” diye sordu .

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sedat Peker ve Alaattin Çakıcı’nın açıklamaları sonrası başlayan iktidar-mafya birlikteliğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Sözcü Gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Kılıçdaroğlu, AKP-MHP İttifakı’nın üçüncü ortağının mafya olduğunu belirterek, “Bu gerçek çıktı ortaya. Türkiye adeta insan kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu” ifadelerini kullandı.

Sedat Peker’in videosunda anlattığı Kolombiya’da varış yeri Türkiye olan gemide 5 ton kokain yakalandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Türkiye adeta insan kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu. Kolombiya’da bir gemide 5 ton kokain yakalandı. Geminin varış yeri Türkiye. Milyarlarca dolar tutarındaki kokainin parasını kim ödüyor? Türkiye’ye geldiğinde hangi adrese gidecekti, bu uyuşturucu kimlere teslim edilecekti? Bunun üstüne giden var mı, araştıran var mı? Kokain çekerken görüntüleri ortaya çıkan ve AK Parti Genel Merkezi’nde görevli o gence, bunu nereden aldığını, kaç liraya aldığını sorsunlar” dedi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Bugün geldiğimiz nokta, 19 yılda yaratılan ve derinleşerek sürdürülen yanlış ekonomik ve siyasal politikaların sonucudur. Hukukun üstünlüğünün sağlanmadığı, Anayasa ve yasaların askıya alındığı bir ortam, devleti yönetenlerin çıkar amaçlı organize suç örgütleriyle çalıştıkları algısını besler. Ne yazık ki, ülkenin geldiği noktada bu.

MAFYA ÜÇÜNCÜ ORTAK

Devletin, adaletle yönetilmesi gerekir. Hukukun üstünlüğü mantığıyla, bilgiyle, birikimle, erdemle devlet yönetilir. Devlet kin ve öfkeyle yönetilmez. Cumhur ittifakını oluşturan iki parti var. Bir de yanında mafya var. Bu gerçek de çıktı ortaya. Ak Partili yurttaşlarımız da, MHP’li yurttaşlarımız da bunları biliyor ve görüyor. Türkiye adeta insan kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığının merkezi oldu. İnsan kaçakçılığı da, uyuşturucu kaçakçılığı da büyük boyutlarda.

KOKAİN ÇEKEN AKP’DE GÖREVLİ GENCE SORSUNLAR

Kolombiya’da bir gemide 5 ton kokain yakalandı. Geminin varış yeri Türkiye. Milyarlarca dolar tutarındaki kokainin parasını kim ödüyor? Türkiye’ye geldiğinde hangi adrese gidecekti, bu uyuşturucu kimlere teslim edilecekti? Bunun üstüne giden var mı, araştıran var mı? Aynı şekilde Mersin Limanı’nda 615 kilo kokain yakalandı. Kocaeli Dilovası’nda 540 kilo kokain yakalandı. Bunlar nereye, kime gidiyordu? Hiç tartışılmıyor, konuşulmuyor. Siyasi iktidarın bu olayların üzerine gittiği görüldü mü? Kokain çekerken görüntüleri ortaya çıkan ve AK Parti Genel Merkezi’nde görevli o gence, bunu nereden aldığını, kaç liraya aldığını sorsunlar. İktidar sahipleri, o gence nasıl bakıyor? Türkiye böyle yönetilemez. O kadar zavallılar ki, bu olayların üzerine gitmek yerine muhalefeti suçluyorlar. Devleti siz mi yönetiyorsunuz, muhalefet partilerinin genel başkanları mı yönetiyor? Mafya patronlarıyla mücadele etmesi gereken güvenlik güçleri kime bağlı? Hükümet, liyakatsiz kadroları engellerse, güvenlik güçleri tüm bu sorunları aşar.”

Alaattin Çakıcı’dan Sedat Peker’e ‘Cici Süleyman’ çıkışı: En İçişleri Bakanı Soylu’dur

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0