Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gazeteci Nur’dan mektup var: Bu satırları “kaçtı” dedikleri Almanya’dan yazıyorum

Yeni Asya gazetesi muhabiri Nur Ener Kılınç, hakkındaki “kaçtı” iddialarına yazdığı mektup ile cevap verdi.

Cep telefonunda ByLock uygulamasını kullandığı iddiasıyla 375 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan gazeteci Nur Ener Kılınç, Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Kazım Güleçyüz’e “Bu satırları ‘kaçtı’ dedikleri Almanya’dan yazıyorum.” ifadesiyle bir mektup gönderdi.

Gazeteci Nur Ener Kılıç

6 Mart 2017’de tutuklanan gazeteci Kılınç, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde 357 gün tutuklu kaldıktan sonra 20 Şubat 2018’de “adli kontrol şartı” ile tahliye edildi.

KADINLARIN VE MAHPUS BEBEKLERİN HİKÂYELERİNİ KALEME ALDI

Gazeteci Nur, cezaevinde kaldığı süre içerisinde Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanan kadınların ve onlarla birlikte tutsak hayatı yaşan çocukların hikâyelerini kaleme aldı.

Yaşanan zulme ve adaletsizliğe sessiz kalmayan Yeni Asya Gazetesi, Nur’un gönderdiği yazıları “Nur’dan mektup var” başlığı ile yayımladı. İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Nur Ener Kılıç hakkında 7 yıl 5 ay hapis cezası verildi.

Hükümete yakın gazeteler ve Oda TV, gazeteci Nur Ener Kılıç hakkında “itirafçı oldu” ve “kaçtı” şeklinde haberler yaptı. Gazeteci Kılıç söz konusu iddialara bir mektup ile cevap verdi.

Kılıç’ın mektubunu Kazım Güleçyüz şahsi Twitter hesabından paylaştı:

Sevgili Kâzım abi,

Bu satırları, ‘kaçtı’ dedikleri Almanya’dan yazıyorum.

1 Mart 2017 gecesi bir iftira ile gözaltına alınıp tutuklanmıştım.

357 gün tutuklu kaldıktan sonra ev hapsi şartıyla tahliye edildim.

Sonrasında ‘itirafçı’ iftirasına uğradım.

Şimdi de ‘kaçtı’ diyorlar.

Tutuklanmamın iki gerekçesi vardı: Biri bir muhbirin iftirası, diğeri ByLock…

Erzurum’da öğrenci iken telefonuma internetten indirilerek yüklenen programın ByLock olduğunu ancak hapiste anladım.

Bir de muhbirin iftirasında, bana ait olmayan bir hat da benimmiş gibi ihbar edilmiş. Mahkemenin bu gerçeği anlaması tam dokuz ay sürdü.

BEN SAVUNMAMDA ”PROGRAMI NUR’UN telefonuna ben yükledim” diyen kişinin ifadesini doğruladım.

Son duruşmada 7,5 yıl hapse mahkûm edildim.

İtirafçı olsaydım bu cezayı alır mıydım?

İtirafçı olsaydım yurtta yer bulamadığım için kalmak zorunda olduğum öğrenci evinde tanıştığım herkesin ismini verir ve hiç ceza almadan hapisten çıkardım.

Tahliye sonrasında yaşadıklarım da şöyle:

Geçen yıl ev hapsi şartı ile tahliye edildiğimde cezaevinde evlendiğim eşimle birlikte ilgililerin gelip elektronik kelepçe takmasını bekledik, fakat ikamet adresimizde olmamıza rağmen gelen giden olmadı.

Bu konu için ilgili makamları defalarca aradığımız, mahkemeye de sunduğumuz belgeleriyle ortada. Durum öyle trajikomik bir hal aldı ki her gün denetimli serbestlik bürosunu ve ağır ceza mahkemesinin kalemini arayıp “Bize kelepçe takılmadı” diye bilgi veriyor ve “Ne zaman geleceksiniz?” diye soruyorduk.

Ellerinde kelepçe olmadığını belirten yetkili “Bunun kaç bin dolar olduğunu biliyor musunuz?” gibi sözler sarf ederek bizi bir başka yetkiliye bağlıyordu.

Bu şekilde günler günleri kovalarken yoğun stres altında elektronik kelepçenin takılmasını ve 7 sene 6 ay hapis kararının bozulmasını bekledik.

Cezaevinde çıplak arama vb. insanlık dışı muamelelerden dolayı psikolojik olarak çok yıpranmıştım.

Tahliye sonrasındaki bekleyişte de sürekli kâbuslar görüyordum.

Doktora gitmek için bile izin alacağımız bir muhatap yoktu karşımızda. Aynı zamanda böbrek hastası olduğum için sıklıkla hastaneye gitmem gerekiyordu, ama yine –kelepçesiz ev hapsinde olduğum için– izin alacağım bir merci yoktu.

Yaşadığımız bu durum bile Türkiye’deki hukukun ve resmî işlerin ne halde olduğunu görmemize yetiyordu.

Adaletin tecelli etmesini beklerken bizimkine benzer dosyalarda cezaların peşpeşe onandığını ve tahliye edilmiş olanların yeniden hapse alındıklarını duymaya başladık.

Siz bu süreçte, Allah razı olsun, bize hep moral ve ümit vermeye çalıştınız, sabır tavsiye ettiniz.

‘Hak yerini bulacak’ dediniz.

Ama biz giderek büyüyen endişelerimizi aşamadık.

Yeniden cezaevine girmeye razı olsam, sabredeyim desem bile orada yaşadıklarım zihnimden gitmiyordu. Yeniden o muamelelere maruz kalmayı göze alamadım.

Eşimle birlikte günler geceler boyu düşündük, tartıştık.

Sonunda yaşamla ölüm arasında bir karar verip Meriç yoluna koyulduk.

Bu zorlu yolculukta mucize eseri hayatta kaldık ve Meriç’i geçebildik.

Şimdi Almanya’da bir mülteci kampındayız.

Başta beni bir baba şefkatiyle sahiplenip savunan siz olmak üzere, tüm Yeni Asya ailesine tekrar tekrar teşekkür ediyor, “Allah razı olsun” diyorum.

Bana o haksızlık ve iftiraları yapanları da Allah’a havale ediyorum.

Ve herkese soruyorum:

Siz evlâdınızın veya eşinizin bu muamelelere maruz kalmasına razı olur ve hele tekrarına göz yumar mıydınız?

Keşke ülkemde güven veren bir hukuk ve adalet olsaydı da bunları yaşamak ve yazmak zorunda kalmasaydım…

O hukuk ve adaletin hâkim olduğu günlere bir an önce erişmek duasıyla.”

Nur Ener Kılınç

Filistin askısından tecavüze mahkeme tutanaklarında Mersin Emniyeti işkenceleri

Gündem

Hüsnü Bayramoğlu koronavirüsten hayatını kaybetti

Süleyman Soylu’nun kendisine şemsiye tuttuğu fotoğrafla gündeme gelen Nur Cemaati Meşveret grubu lideri Hüsnü Bayramoğlu, bir süredir tedavi gördüğü koronavirüse yenik düştü.

BOLD – Said Nursi’nin son yıllarında yanında bulunan Nur Cemaati Meşveret Grubu lideri Hüsnü Bayramoğlu bir süredir koronavirüs tedavisi görüyordu.

Grup üyelerinin, sosyal medyada kendisi için dua istediği Bayramoğlu yaşamını yitirdi. Bayramoğlu’nun ismi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine şemsiye tuttuğu fotoğrafın basına yansıması sonrası gündeme geldi.

Sabah’a verdiği son röportajda Bayramoğlu, Ayasofya’nın açılışıyla ilgili Erdoğan’a övgüler dizerken, Erdoğan’ın Said Nursi’nin 60 yıllık hayalini gerçekleştirdiğini söylemişti.

Bayramoğlu’nun Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler ile olan fotoğrafı da çok konuşulmuştu.

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Okumaya devam et

Gündem

Afiş yasağı da koronavirüsü durduramadı: 26 kat patlama

Koronavirüsten bugün 318 kişi hayatını kaybetti, yapılan testler sonucunda 55 binin üzerinde yeni vaka tespit edildi. Çanakkale’de vaka sayısı geçen hafta göre 26 kat arttı. Hükumetten etkili adımlar beklenirken kaymakamlık ve valiliklerden gelen koronavirüse karşı afiş yasağı da vaka artışlarına çare olamadı.

BOLD – Sağlık Bakanlığının açıkladığı koronavirüs verilerine göre, son 24 saatte 318 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi. Yapılan test sonuçlarına göre, 3 bin 101’i semptomlu, 55 bin 802 yeni vaka tespit edildi. Son verilerle birlikte, toplam vaka sayısı 4 milyon 268 bin 447, toplam vefat sayısı 35 bin 926, toplam ağır hasta sayısı 3 bin 275 oldu.

Günlük vaka sayıları gibi haftalık vaka raporu da iç açıcı değil. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı haftalık koronavirüs vaka sayılarına göre, Çanakkale, İstanbul, Yalova, Kırklareli ve Tekirdağ 100 bin kişide en çok Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

Aynı verilere göre Şırnak, Siirt, Van, Şanlıurfa ve Hakkari 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası görülen iller oldu.

ÇANAKKALE DETAYI

Risk haritasında ‘kırmızı’ kategoride yer alan Çanakkale’de vaka sayısı bir haftada her yüz bin kişide 797, 34’ten 962,98’e yükseldi. Haftalık vaka sayısında Türkiye’de birinciliğe yükselen Çanakkale’de vaka sayıları, 8 Şubat’tan günümüze kadar 26 kat artış gösterdi. İllere göre Kovid-19 vaka sayısı her yüz bin kişide İstanbul’da 920,57, Ankara’da 534,14, İzmir’de 351,97 oldu.

Konuyla ilgili paylaşımda bulunan Fahrettin Koca: “İllerimizde bir haftada 100.000 nüfusa karşılık gelen vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini bulabilirsiniz. Kısıtlama ve tedbirler artış hızını düşürmeye başladı. Bu düşüşü hızlı ve kalıcı hale getirmek için birlik olalım” ifadelerini kullandı.

AFİŞ YASAĞI

Vaka artışlarının önlenmesi adına hükumetten etkili adımlar beklenirken Karaman Valiliğinden sonra dün de Edirne Valiliği ve Arnavutköy Kaymakamlığından koronavirüs önlemleri kapsamında afiş asma yasağı geldi. Edirne Valiliğinden konuya ilişkin gönderilen resmi yazıda “Valiliğimiz ve Kaymakamlıklarımızca düzenlenmesi uygun görülenler hariç olmak üzere siyasi parti, sendika. denek vb. sivil toplum kuruluşu binalarına, kendi bayrak, amblem ve logoları dışında her türlü afiş, pankart vb. malzemelerin asılması yasaklanmıştır” denildi.

Bu kapsamda SOL Parti’nin astığı “İstanbul Sözleşmesi” pankartı CHP’nin astığı “128 milyar dolar” pankartı polis tarafından indirildi.

AFİŞ POSTER STİCKER YASAK

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, İstanbul Arnavutköy’de bir ay eylem yasağı kararı alındı. Pandemi nedeniyle getirilen eylem yasakları arasında afiş ve poster asma ile sticker yapıştırma da yer aldı.

Arnavutköy Kaymakamlığı’nın 15 Nisan tarihinde, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesi ve 5442 sayılı il İdaresi Kanunu’nun 32/Ç Maddesine istinaden salgını gerekçe göstererek aldığı kararında söz konusu yasakların, ilçede bulunan meydan, cadde, sokak, yol, park gibi tüm umuma açık alanlarda geçerli olduğu ifade edildi.

Afiş yasağı sosyal medya dalga konusu oldu.

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Okumaya devam et

Gündem

Devlet garantili insan kaçakçılığındaki kilit isim Ersin Kilit: Fatma Şahin’i niye kimse konuşmuyor

Malatya’dan Almanya’ya giden ve dönmeyen 43’ye gri pasaport temin ettiği iddia edilen Ersin Kilit, AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i işaret etti.

BOLD – Devlet garantili insan kaçakçılığı skandalında kilit isim olduğu iddia edilen Ersin Kilit’in adı, Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz’ın köşe yazısından sonra merak konusu oldu. Kişisel yaşamı hakkında, Almanya’da yaşaması dışında veri bulunmayan Kilit’in 2019 yılından bu yana ‘insan kaçakçılığı’ yaptığı ve kişi başı 7 bin 250 Euro karşılığında insanları Almanya’ya yerleştirdiği iddia ediliyor

Mega Kilit GMBTH adına çevre, eğitim ve kültürel inceleme gezisine katılan ve geri dönmeyen 43 kişiye gri pasaport sağladığı iddia edilen Ersin Kilit, Artı TV’de yayınlanan Ahmet Nesin ile Ustura programında konuştu.

KİMSE FATMA ŞAHİN’İ ARAŞTIRALIM DEMİYOR?

AKP’li Bingöl’ün Servi ilçesi eski Belediye Başkanı Ali Ayrancı’nın adı insan kaçakçılığı skandallıyla anılır oldu. Ahmet Nesin’in “Ali Ayrancı ile nasıl bir ilişki kurdun, daha önceden tanıyor muydun?” sorusuna Ersin Kilit “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i konuşmuyor” yanıtını verdi.

Konunun Ayrancı’dan ziyade Türkiye geneliyle alakalı olduğunu söyleyen Kilit: “Şu an sadece Ali Ayrancı konuşuluyor. Hiç kimse Fatma Şahin’i araştıralım demiyor, eski bakan. Şu an mevcut Antep Belediye Başkanı. Ben bir vatandaş olarak kendi araştırmalarımla bir şeyler öğreniyorsam devlet her türlü öğrenebilir. Bunu öğrenmek istemiyorlar diye düşünüyorum. Resmi kurumlarda bu işi yapan valiler ve belediyeler aynı işlerine devam ediyor. Ama onlar gündemde değil, söz konusu olan Ersin Kilit. Siz resmi iş yaptınız da, Ersin Kilit size davetiye gönderince mi resmiyetsiz oluyor? Sizin göreviniz devam ediyor, neden Ersin Kilit’in hakkında soruşturma açıldı? Kimse bunu sormuyor” dedi.

İki vali yardımcısının görevden alınmasının göz boyama ve olayın üstünün kapatma çabası olduğunu iddia eden kilit: “Belediye başkan yardımcısını veya vali yardımcısını görevden alıyorsunuz neden valiyi görevden almıyorsunuz? İmzayı atan vali ve belediye başkanı, Ersin Kilit değil. Gazeteciler hep aynı şeyi söylüyor. Neden Ersin Kilit’in üzerinde duruyorsunuz? Belediye başkanı dün ‘vatandaşları gönderdik, karşılığında kamyon aldık’ dedi. Urfa Ceylanpınar Belediye Başkanı’nın açıklaması var. Bütün evraklarda valinin, belediyenin, belediye meclis üyelerinin imzası var. Hadi diyelim Ceylanpınar’da öyle, Diyarbakır, Urfa niye böyle? Antep’e ne oldu Fatma Şahin’in üzerinde neden durmuyorlar” ifadelerini kullandı.

AKP’YE ZARAR GELMESİN ANLAYIŞI VAR

Kilit, AKP’li Ayrancı’yla ilişkisi için de şunları kaydetti: “Onların anlattıklarına göre bütün organizasyonu Ali Ayrancı yapmış. Ben Ali Ayrancı veya belediye ile arkadaşlar aracılığı ile tanıştım. Benden böyle bir istekleri oldu. Bizim kültürümüzde misafirperverlik var. Kimse kapımıza geldiği zaman biz sizi almıyoruz diyemeyiz. Benim yaptığım resmi işlemlerle ben gündemdeyim, ama onların yaptığı resmiyetlerle hiç biri gündemde değil. Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın imzası var ama neden onun adı geçmiyor? Çünkü AKP’ye zarar gelmesin, Ersin Kilit’e zarar gelsin anlayışı var.”

İNSANLARI KANDIRAMAZSINIZ

Kilit, konuşmasının devamında hakkında soruşturma ile ilgili: “Şu an elimize gelen resmi bir şey yok. Dün de gözaltına alındığım söylendi, diyecek bir şey bulamıyorum. Dün HaberTürk’te tartışma vardı Elazığ Belediye Başkanı’nın adı geçti hemen üzerini kapattılar. Konuyu değiştirdiler hemen. Neden Elazığ’ın, İzmir’in, Antalya’nın, Antep’in üzerinde durmuyorsunuz? Gelip gidip sürekli Ersin Kilit ve Yeşilyurt diyorsunuz, Ersin Kilit resmi boyutuyla bir davetiye gönderdi. Eğer onların yaptığı suçsa benimki de suç. Valilikler, belediye başkanları görevde olduğu sürece bana suç atılması göz boyamadır. Bu tür şeylerle insanları kandıramazsınız” diye konuştu.

Aileler yine iktidarın hedefinde

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0