Bizimle iletişime geçiniz

Politika

OHAL raporu: KHK’lılar cadı avına maruz kaldı, sivil ölüme mahkûm edildi

OHAL'de 20 bine yakın kadın kermes düzenlediği ya da Bank Asya'ya para yatırdığı gibi akla ziyan gerekçelerle hapse atıldı. 800'e yakın bebek de anneleriyle mahpus.

İki yıl devam eden Olağanüstü Hal (OHAL) rejiminin sebep olduğu mağduriyetler TBMM’de açıklandı. Farklı mesleklerden 135 bin kişi kamudan ihraç edildi. 1.070 şirkete el konuldu. Mağdurlar ve yakınları ekonomik sıkıntı, itibarsızlaştırma, sosyal dışlanma ve psikolojik rahatsızlıklara mahkûm edildi. 

BOLD- Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Gergerlioğlu toplantıda Mağdurlar İçin Adalet Topluluğu’nun OHAL’in ikinci yılında toplumsal maliyetleri ölçmeye yönelik 993 sayfalık araştırma raporunu açıkladı.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, OHAL’in toplumsal maliyeti raporunu TBMM’de açıkladı.

ORTAÇAĞ’DA DA CADININ ÇOCUĞU CADIDIR DENİYORDU

Gergerlioğlu, OHAL döneminde 135 binin üzerinde kişinin ihraç edildiğini, pek çok insanın iş yerleri kapatıldığı için işsiz kaldığını kaydetti.

Gergerlioğlu, “Bugün Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan tam bir cadı avıdır, sivil ölüme mahkum etmektir. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KHK’lı diye Ege Denizi’nde vefat edenler için cenaze aracı vermemesi Ortaçağ’daki anlayışın günümüzde de devam ettiğini gösteriyor. O zaman cadının çocuğu da cadıdır deyip ateşe atılıyordu. Bugün de KHK’lının çocuğu da KHK’lı muamelesi görüyor.” dedi.

EN BÜYÜK PROBLEM EKONOMİK SIKINTI

Mağdur yakınlarının ekonomik sıkıntılara maruz kaldığını belirten Gergerlioğlu, “Mağdurların yüzde 95,3’ü ekonomik sıkıntı yaşıyor. Yüzde 86,6’sı itibarsızlık ve sosyal dışlanma ile karşı karşıya. Yüzde 84,6’sı ile psikolojik sıkıntılarla boğuşuyor.” ifadelerini kullandı.

MAĞDURLARIN YARISI PSİKOLOJİK DESTEK İHTİYACI DUYDU
OHAL raporundan satırbaşları:
  • Mağdur yakınları yaşadıkları mağduriyetler nedeni ile yüzde 53,6 oranında tıbbi/psikolojik destek alma ihtiyacı da hissetmişlerdir. İhtiyaç, sadece mağdurların ‘eşleri’ ile sınırlandırıldığında bu oran yüzde 65,3’ü bulmaktadır. Mağdur eşleri yüzde 67,7’si tıbbi/psikolojik desteğe de ulaşamıyor.
YOKSULLUK, GÖÇ VE DIŞLANMA İLE YÜZLEŞEN ÇOCUKLAR
  • Mağdur yakını olarak araştırmaya katılanların yüzde 49,7’si eşler, yüzde 21,5’i kardeşler, yüzde 9,3 çocuklar ve de yüzde 7,8’i ise anne-babalardır.
  • Anneleri ile birlikte nezarethane/hapishaneyle tanışan; hapsedilmiş ebeveynlerinden ayrılık sorunları yaşayan, biyolojik/koruyucu ailelerinin ellerinden alınma travmaları yaşatılan; yoksulluk, göç, dışlanma sorunları ile yüzleşen, çocuklar var.

Boydak Holding’in de aralarında bulunduğu 1.070 şirket OHAL’de KHK ile TMSF’ye devredildi. Şirketlerin devrinde hukuki tek gerekçe sunulmadığı gibi işadamlarının Hizmet Hareketi’nin devletin onayladığı eğitim faaliyetlerine resmi bağışta bulunması terör suçu sayıldı.

OHAL MAĞDURLARININ İŞSİZLİK ORANI YÜZD 50
  • İşsiz bırakılan KHK/OHAL mağdurları arasında, mevcut (şimdiki) işsizlik oranı yüzde 50’dir.
  • Bir işte çalışanların çoğunluğu sigortasız ve/veya düşük kazançlı işlerde çalışmaktadır. KHK/OHAL Mağduru katılımcılar OHAL mağduriyetleri öncesine göre ortalama aylık (3500 TL) gelirlerinin yüzde 77’sini kaybetmişlerdir (800 TL).
  • Mağdur yakınları da çeşitli sebeplerle yüzde 50 gelir kaybına uğramışlardır.
AİLE VE KOMŞULUK İLİŞKİLERİ ZARAR GÖRDÜ
  • OHAL/KHK süreçleri mağdurların, aile-içi ve yakın akrabalık ilişkilerine önemli ölçüde zararlar vermeleri yanında; komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerine de çok büyük zararlar vermiştir. Ayrıca mağdur aileler arasındaki bölünme, gerilim ve boşanmaları da artırmıştır.
İNTİHAR VAKALARI YAŞANDI
  • OHAL/KHK mağduriyetlerinin getirdiği sağlık sorunları, travmalar veya bunalımlar neticesi ortaya çıkan intihar vakaları oldu. KHK/OHAL mağdurlarının yüzde 95,8’i kentsel alanlarda yaşamaktadır ve yüzde 50’si, 15 Temmuz 2016 sonrasında bulundukları evlerden, mahallelerden ve şehirlerden göç etmek zorunda kalmışlardır.
SİSTEMATİK İŞKENCEYE MARUZ KALDILAR
  • OHAL’de tutuklanan mağdurların büyük bir kısmı nezarethanelerde, hapishanelerde, ‘sistematik işkenceye varan’ hak ihlallerine uğramış ve kötü muameleler görmüştür.
  • OHAL’de gözaltına alınan mağdurların yüzde 79’u ‘iki’ veya daha fazla gün (en fazla 30 güne kadar) gözaltında tutulmuşlardır.

OHAL’de gözaltı ve tutuklamalar Hizmet Hareketi mensupları ile sınırlı kalmadı. AKP’yi eleştiren binlerce kişi gözaltına alındı, hapse atıldı. Ankara Kızılay’da etrafına barikat örülen İnsan Hakları Anıtı, OHAL yasaklarının geldiği boyutu gösteren sembollerden biri oldu.

İŞTE MAĞDURLARIN ANLATTIKLARI

Raporda mağdurların anlattıklarına da yer verildi.

Mağdurlar anlatıyor: Hamile bir gelin gelmişti ve sürekli kusuyordu doktora günlerce götürmediler. Eşimin arkadaşı gözaltında iken düşük yaptı. Psikolojik baskı ve tehdit sebebiyle. Yeni hamile bir bayan düşük yaptı. Bırakın hastaneye götürmeyi, revire bile çıkarmadılar.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 45 KİŞİ KALIYORDU

Mağdurlar anlatıyor: Dilekçeler görmezden geliniyordu. 10-12 kişilik ortak yaşam alanına sahip tek tuvalet ve tek banyolu bir koğuşta ortalama 40-45 kişi kalıyordu. Bu 17 ay için geçerli. Zira sayımız 62’yi de gördü, belki 5-6 ay 50 kişi de kaldık.

Mağdurlar anlatıyor: Kendi imkânlarımızla yaptığımız hobi aletleri dahi elimizden alınıyordu (Sabunluktan satranç takımı, sandalyeden basket potası). Havalandırmaları kafalarına göre kapatıyorlardı.

NAMAZ İÇİN SECCADE VERMEDİLER

Mağdurlar anlatıyor: Namaz için ilk aylar seccadeleri vermediler. Namaz kıldığımız yerleri botları ile kirletiyorlardı. Battaniye üzerinde kılındığı için kavgaya varan tartışmalar oldu. Kışın battaniyelerin bir kısmını aldılar. Yatarken kat kat elbise ile ısınmaya çalışıldı. Zile, ölüm dışında basmanın yasak olduğunu, çok ciddi bir şey olmadan çağrı ziline basarsak işlem yapılacağının söylenmesi. Aramalarda bazı memurların itip kakması, sürekli ezen bir üslupla konuşma. Her zaman acele etmemiz, istenilen kadar çabuk hareket etmezsek aşağılanma.

Hapishanelerde tutuklu ve hükümlüler ciddi insan hakları ihlallerine maruz bırakıldı. 15 kişilik koğuşta 40-50 kişi kalmaya mecbur bırakılıyor.

“BAZEN ÖLMEK İSTİYORUM”

Mağdurlar anlatıyor: Dünyanın berbat bir yer olduğunu düşünüyorum. İnsanların korkunç acımasız çıkarları söz konusu olunca acımasız bencil olduklarını düşünüyorum. Böyle bir dünyada yaşamak istemiyorum. Bazen ölmek istiyorum.

MİT VE POLİS İFADELERİ KARARA GEREKÇE YAPILDI

Mağdurlar anlatıyor: Yargılama laf olsun diye yapıldı. İtirafçıların mahkemedeki beyanları gerekçeli karara geçirilmemiş. Polisteki yanlış ve yanlı beyanları geçmiş. Kesin söylüyorum hâkim ve savcı değil Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis ifadeleri karara gerekçe yapılmış. Hâkim, mahkûm etmeye mahkûm.

Mağdurlar anlatıyor: Gizli tanık beyanlarına dayalı soyut ifadeli suçlamalarla yargılanıyoruz ne yazık ki. OHAL Komisyonu da bu iddianamedeki soyut iddiaları, kes kopyala yapıp başvurumu reddetti.

Mağdurlar anlatıyor: Tamamen yasal olan devletin izin verdiği banka ve sendikadan dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanmaktayım.

TAHLİYE TALEP EDEN SAVCI GÖREVDEN ALINDI

Mağdular anlatıyor: Başkan ve savcı değişti. Eski savcı tahliye talep ettiği için görevden alındığı söyleniyor.

Mağdurlar anlatıyor: Tamamen gündeme göre karar verildiğini düşünüyorum. Seçim vs. gibi olaylar olduğu veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) veya Avrupa’dan yetkililer geldiği zaman gazetelerde TV’lerde güzelleme haberler yaptırılıyor. Geri kalan zamanlarda da oyalama şeklinde vakit öldürüyor.

Gözaltında mide kanaması geçirdi, durumu ağır

Politika

Selçuk Özdağ hastaneden Erdoğan ve Bahçeli’ye meydan okudu

Evinin önünde silahlı sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, hastanede tedavisi sürerken açıklama yaptı. “Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” dedi.

BOLD – Selçuk Özdağ, tedavi gördüğü hastaneden telefonla KRT canlı yayınına bağlandı. Kendisine yönelik saldırıyla ilgili detayları aktaran Özdağ, “Sayın Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’ye sesleniyorum; korkmuyorum, susmayacağım. O gençlere sesleniyorum, kendinizi kullandırmayın. Selçuk Özdağ ancak öldürülürse susar” ifadelerini kullandı. İşte Özdağ’ın açıklaması:

  • Ben Ülkü Ocakları Başkanlığı’nda yıllarca hizmet ettim. Burası orman kanunlarının olduğu Türkiye olmayacak.
  • Bu devam ederse Türkiye için kötü olur. Bundan sonra farklı şeyler söyleyeceğim.
  • Arkadan saldırdılar, yumruklaştık. Silah doğrulttular. Şoförüm silahla çıkınca korkup kaçtılar.
  • Bunlar Türkiye’de iktidarda kalırsa herkese küfür etmeye devam edecekler.
  • Bahçeli’ye sorular sormuştum, MHP yandaşları bana hakaretlerde bulundular.
  • Bahçeli istediğini söyleyecek; biz sorular sorduğumuz zaman bize sopalarla, silahlarla, saldıracaklar.
  • Bu bir hukuk reformu… Doğru hukuk reformu yapacaklar.
  • Ben buradan bunlara oy verenlere sesleniyorum. Dikişler var, elim kırık. Bunlarla boğuşmaktan. Boğuşmamış olsam, biz silahımızı çekmesek ateş etmesek belki de ölmüştüm.
  • Susmayacağım, korkmayacağım. Gençleri de kimse kullanmasın, gençler kullandırtmayın kendinizi. Ben soru sordum ’17-25 Aralık Bahçeli için ne ifade ediyor?’ dedim.
  • Selçuk Özdağ susmaz, Selçuk Özdağ ancak öldürürlerse susar.
  • Aziz millete sesleniyorum, bunların hukuk reformu bu. Kendilerini eleştirenleri susturmanın yolu silah, sopa, hakaret, küfür…
  • Bunları yapıyorlar. Ben 3 dönem milletvekilliği yaptım. Ben 5 sene ülkü ocaklarında çalıştım, 7 sene idamla yargılandım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yaptım.
  • Bu saldırı demokrasi ayıbıdır. Türkiye’yi zorbalar ülkesi yapmayacağız. Burası orman kanunlarının geçerli olduğu bir ülke olmayacak.
  • Sayın Cumhurbaşkanı bu failleri bulun.
  • Ben hayatım boyunca hiçbir zaman korkmadım. Kenan Evren’den de korkmadım. Konuşmaya da devam edeceğim. Farklı şeyler de söyleyeceğim.
  • Arabaya biniyordum, bana arkadan saldırdılar.
  • Onlarla boğuşmaya, yumruklaşmaya başladım. Bana hiçbir şey söylemediler.
  • İki kişi bana silah doğrultmuştu. Şoförüme de silah doğrultmuştu. Şoförüm silahla ateş etmeye başlayınca korktular ve çekildiler.
  • Milletimi uyandırmak istiyorum, uyarmak istiyorum. Aziz milletim uyanın.

Okumaya devam et

Politika

Tayyip Erdoğan’dan S-400 açıklaması: Asla kabul edemeyiz

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılan Türkiye’nin söz konusu savaş uçakları için çok ciddi ödemeler yaptığı halde hala uçakları teslim alamadığını söyledi. Erdoğan, “NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve Türkiye’nin ABD ile AB ilişkileri konusunda açıklamalar yaptı.

ABD’nin seçilmiş Başkanı Biden’ın görevi devraldıktan sonra S-400 konusunun çözüme kavuşturulacağını umduğunu dile getiren Erdoğan şunları söyledi: “Çok ciddi bir parayı ödediğimiz halde F-35’ler ne yazık ki hala verilmedi. Bu tabii bizim uluslararası diplomaside Amerika’nın bir müttefik ülke olarak bize yaptığı çok ciddi bir yanlıştır. Temenni ederim ki Sayın Biden’ın görevi üstlenmesiyle birlikte görüşmelerimizi yaptıktan sonra, çok daha olumlu adımları atar ve bunları da yoluna koyarız… Biz bir defa kendi savunma noktasındaki adımlarımızı bir yerlerden izin alarak yapamayız. Biz bir NATO ülkesiyiz. NATO ülkesi olarak da NATO’da birlikte olduğumuz ülkelerin bize yön vermesini asla kabul edemeyiz…. Savunma sanayisi konusunda atacağımız adımları hiçbir ülke belirleyemez. Bu tamamıyla bizim alacağımız karara bağlıdır” dedi.

Erdoğan, AB ile ilişkilerle ilgili soruyu yanıtlarken, “Bugüne kadar AB bize verdiği sözleri hiç tutmadı. Şimdi yeni bir sürecin içerisindeyiz” diye konuştu.

Hulusi Akar’dan ABD’ye S-400’ler konusunda diyalog çağrısı

Okumaya devam et

Politika

Gelecek Partili Selçuk Özdağ’a evinin önünde silahlı sopalı saldırı

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, evinin önünde saldırıya uğradı. Saldırganların silahlı ve sopalı olduğu bildirildi. Özdağ’ın çok kan kaybettiği belirtildi.

BOLD – Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci, Twitter hesabında Selçuk Özdağ’a yönelik saldırı düzenlendiğini duyurdu. Selim Temurci, “Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ abimize evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıda bulunulmuştur” dedi. Temurci, “Bu aşağılık saldırıyı şiddetle kınıyor, suçluların bir an önce yakalanarak adaletin önüne çıkarılmasını bekliyoruz. Korkaklarla ve alçaklarla mücadelemiz kesintisiz sürecektir” ifadelerini kullandı. Halk TV’ye konuşan Temurci, “Çok kan kaybettiğini söyledi, şu anda hastanede tedavisi devam ediyor” dedi.

MHP’Lİ YALÇIN HEDEF GÖSTERDİ

Selçuk Özdağ, kısa süre önce kişisel Twitter hesabından MHP hakkında açıklamalarda bulunmuştu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ise açıklamaları ardından Özdağ hakkında sert ifadeler kullanıştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 13 Ocak tarihinde Twitter hesabından yaptığı açıklamalar şöyle:

  • Selçuk Özdağ adında bir siyaset bukalemunu, son sığındığı kapı halktan itibar görmeyince, çareyi milletimizin sevgiyle kucakladığı MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ve teveccühünü esirgemediği partimize çatarak gündeme gelmekte bulmuş.
  • Bu Selçuk Özdağ ne tür bir âdemdir, biraz analiz edelim. Kendisi hasbelkader MHP ve Ülkücü camiada başladığı siyasi hayatına BBP ve Ak Parti ile devam etmiş; ardından İYİ Partili olmuş, son olarak da Gelecek Partisi kurucular kuruluna girmiştir.
  • Ülkücülük; mensubiyet şuuru ve aidiyet hissi gerektiren, siyasi, ideolojik, kültürel ve sosyolojik bir kimliktir. Eğer bir insanın ruhu, seciyesi ve bozuk iskeleti Ülkücü olmanın gerektirdiği vakar ve ağırlığı kaldıramıyorsa Ülkücü olarak kalması zordur.
  • Ülkücülüğün üzerine tarihin, coğrafyanın ve milletin yüklediği ağır görevler; bazı zayıf omuzların çökmesine ve sefil karakterlerin ezilmesine yol açmaktadır.
  • Dayanma gücü, cesaret, sebat ve iman gerektiren Ülkücü kimlik üzerlerine on numara bol gelen “yük elinden katı şikeste vü zâr” tipler, Ülkücü vasfında tutunamayarak derhal kaplarına uygun kimliklere kaçış yapmaktadır.
  • Ülkücülük kalın geldiği için taşıyabilecekleri daha kolay yükler arayan bu gibi gevşekler; siyaset tarihimizde dönek, hain, oportünist, revizyonist, bukalemun, satılmış, satıcı gibi sıfatlarla alınmaktadır.
  • S. Özdağ da Ülkücülükte tutunamadığı, Ülkücü kalamadığı için sicilli dönekler ve bukalemunlar zümresinin ilk sıralarına adını yazdırmıştır.
  • Bu gibiler, siyasetin de toplumun da yüz karası tiplerdir. Kapı kapı gezdikleri, parti parti dolaşıp bir kararda duramadıkları, her kaba girdikleri için de kimse onları inandırıcı bulmamaktadır.
  • Bir siyasetçinin inandırıcılığı, geçmişte sergilediği siyasi tavrın değişip değişmemesine değil; ait olduğu camiaya mensubiyetindeki sağlamlığa, bağlı bulunduğu siyasi partideki istikrar ve samimiyetine bağlıdır.
  • Partilerin de dönemsel siyasi tavırları değişebilir, ancak ilkeleri ve temel hedefleri değişmez. MHP gibi kendini milletine adamış bir partinin ana gayesi, milletin bekasıdır. Bu uğurda öteki partilere karşı tavır değişikliğine gidilmesi, yaklaşımların gözden geçirilmesi mümkündür
  • MHP’nin bulunduğu ideolojik çizgi ve dayandığı siyasi zeminse istikrarlı ve değişmezdir. Bunun içindir ki “Ülkücü MHP’de olur!”. S. Özdağ gibi her kaba girebilen “mayi tabiatlı” politikacıların mayasında cıvıklık, ülke ve millete kendini adamakta atalet ve uyuşukluk vardır.
  • S. Özdağ gibiler, memleketin gerçeklerine göre değil; kendi çıkar ve keyiflerine göre tavır alırlar. Bu hususta da her türlü Makyavelizm’i sergilemekten imtina etmezler.
  • Bu gibi gevşeklerin ne menem tipler olduklarını anlamak için çıktıkları siyasi yolculukta yaşadıkları acı ve sefil sergüzeşte bakmak kâfidir. Fransa tarihinde Talleyrand adında eşine ender rastlanır bir siyasi dönek ve bukalemun vardır.
  • Talleyrand, papazlıkla başladığı siyasi yolculuğunda önce mesleğine ihanet etmiştir. Fransız İhtilalinde ihtilalci olmuş; Direktuvar, Konsüllük ve İmparatorluk dönemlerinin dışişleri bakanlıklarını yürütmüştür.
  • Siyasi hayatının son döneminde de kralcı kesilip murahhaslık, elçilik yapan Talleyrand; kendisini satın alanların hepsini satarak her devirde gemisini yürütmüştür. Talleyrand kılıklı politikacı taslaklarının son örneklerinden biri de işte bu S. Özdağ müptezelidir.

Özdağ, bugün de MHP’nin gazetesi Türkgün’de hedef alındı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başdanışmanı Yıldıray Çiçek, bugünkü köşesinde Özdağ’a sert ifadelerle yanıt verdi.

Okumaya devam et

Popular