Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Dokunulmaz AKP’li milletvekili: Oğlu polisleri sıraya dizdi, kendi adam öldürdü

Oğlu polisleri sıraya dizdi, kendisi Suriyeli bir sığınmacıya çarpıp öldürdü. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’na kimse dokunamıyor.

Türkoğlu, Hatay’ın Dörtyol ilçesinde 13 Mart 2017’de kullandığı araçla motosikletle seyir halinde Suriyeli sığınmacı dört çocuk babası Cihat Kadro’ya çarptı ve ölümüne sebep oldu.

YÜZDE YÜZ KUSURLU

Kaza anında polisler tarafından tutanağa göre Türkoğlu, Kadro’yu güvenli ve yeterli bir mesafeden takip kuralını ihlal ederken Kadro’nun kazada hiçbir kusuru bulunmuyor.

Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın hazırladığı raporda ise, “Yolda doğru nizami seyir eden Kadro’nun aydınlatılması olan yolda arkasından gelen Türkoğlu idaresindeki otomobil tarafından arkadan çarpılmaya maruz kaldığı; kazada oluş şartlarına göre Kadro’nun kusursuz olduğu, Türkoğlu’nun gece vaktinde seyrini yola gereken dikkatini vermeden sürdürdüğü; sevk ve idare hatası göstererek önünde motosikletiyle seyir eden Kadro’ya önlemsizce arkadan çarptığı olayda yüzde 100 kusurlu olduğu.” kaydedildi.

FEZLEKE RAFA KALDIRILDI

Türkoğlu hakkında “taksirle adam öldürme” suçundan fezleke hazırlamıştı. Savcının hazırlamış olduğu iddianame Türkoğlu’nun milletvekili olması sebebiyle davaya dönüştürülmemişti. Fezleke iki yıldır rafta bekliyor.

Kazadan 10 gün sonra ifade veren Türkoğlu, araçla yavaş ilerlediğini, Kadro’nun motosiklet farlarının yanmadığını, bu nedenle de göremediğini, aniden karşısına çıkınca çarptığını ileri sürmüştü.

Türkoğlu, kaza mahallinde tutanak tutan polislerin kendisini haksız gösterdiğini söylemiş ve yapılan keşfe de itiraz ederek yeniden keşif yapılmasını istemişti.

TÜRKÇE BİLMEYEN SURİYELİ KADINA ZORLA İFADE İMZALATTILAR

Kadro’nun eşi Hude Kadro ise, eşinin sabah erken saatlerde işe gittiğini, gece 23:00’da kendisine haber geldiğini söyledi.

Polislerin tercüman eşliğinde evlerine geldiğini belirten Huşe Kadro, şunları söyledi: “Beni eşimin çağırdığını söylediler. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüm. Eşimin öldüğünü orada öğrendim. Orada vekilin yakınları olan birkaç kişi geldi. Eşime arabayla çarptıklarını söyleyip olayı anlattılar. Ama eşimin bin tane kusurunu çıkardılar. Eşimin hatalı olmasından dolayı kendisine çarptıklarını söylediler. Ancak hepsi bahaneydi. Ben cenazemi alıp Suriye’ye götürmek istedim. Ama ona da izin vermediler. Beni Emniyet’te ayrı bir odaya aldılar. Ablam ve oğlumun girmesine izin vermediler. Bana ne yapacağımı sordular. Bende çocuklarıma bakmak için İstanbul’a çalışmaya gideceğimi söyledim. Çünkü Dörtyol’da bir şey yapamazdım. Bana o sıra bir kâğıt imzalattılar. İmzalattıkları kâğıt ifadeymiş. Kendileri hazırladıkları ifadeyi bana imzalattılar.”

“MİLLETVEKİLİ BAŞSAĞLIĞI DAHİ DİLEMEDİ”

Huşe Kadro, milletvekilinin kendisine maddi yönden yardım edeceği sözü verdiğini sözlerine ekleyip, o an ki acıyla ve Türkçe bilmediği için ne yaptığını bilmediğini dile getirdi.

Hâlâ çok büyük acı duyduğunu ifade eden Kadro, “Olayın ilk anında da olaydan sonra da milletvekili arayıp başsağlığı dahi dilemedi. Biz geçimimizi eşimin çalışmasıyla sağlıyorduk. O ölünce çalışacak kimsemiz kalmadı. Hep ablam bana yardımcı oldu. Şimdi de ablam ve komşuların yardımıyla ayakta durmaya çalışıyorum.” dedi.

OĞLU POLİSLERİ SIRAYA DİZDİ

Hatay’ın Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde AKP Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun oğlu Kağan Türkoğlu da polisleri sıraya dizmesiyle biliniyor.

Olay Kağan Türkoğlu’nun tartıştığı polis memurlarını sürdüreceğini söylemesi, üniformalarını çıkartmalarını istemesi sonrası meydana gelmişti. Bu sırada Komiser Yardımcısı Murat Emer “Memurlarımla böyle konuşamazsın.” demiş ve Kağan Türkoğlu’nu susturmuştu.

Ertesi gün babası devreye girmiş ve polis memurları ellerine numaralar verilerek Kağan Türkoğlu’nun önünde sıraya dizilmişti. Ertesi gün de komiser Murat Emer görevden alındı.

Bir annenin ömrü yetmedi oğlunun hesabını sormaya

Genel

AKP’li Belediye Meclisi Üyesi Kovid-19 aşısını hangi sıfatla yaptırdı?

AKP’li Belediye Meclis üyesi ve eski Eskişehir Gençlik Kolları Başkanı avukat Fatih Özata, Kovid-19 aşısı olduğunu açıkladı. Sağlık çalışanları ve riskli gruptaki 65 yaş üstü vatandaşlar bile henüz aşı olamamışken Özata’nın hangi unvanıyla aşı yaptırdığı tartışma konusu oldu.

BOLD –  AKP Eskişehir eski Gençlik Kolları Başkanı ve şimdiki dönemde Belediye Meclis Üyesi olan avukat Fatih Özata, instagram hesabında Kovid-19 aşısı olduğunu duyurdu. Özata’nın bu paylaşımı aşıyı hangi sıfatla yaptırdığı tartışmasını ve torpil iddialarını gündeme getirdi.

Türkiye’de aşılama çalışmaları Avrupa ülkelerinden oldukça geç başladı. Henüz sağlık çalışanları ve riskli olan gruplar aşılanmadı. Buna karşın bazı AKP’li isimlerin aşı olduğu iddiası tartışılırken AKP eski Eskişehir Gençlik Kolları Başkanı ve Belediye Meclisi üyesi Fatih Özata sosyal medya hesabından aşı olduğunu açıkladı.

İddiayı sosyal medya hesabından gündeme getiren CHP’li Barış Yarkadaş, “Özata aynı zamanda sağlıkçı değilse; aşıyı nasıl yaptırdı? Gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Umarım mantıklı bir cevabı vardır” ifadelerini kullandı.

 

Yarkadaş’ın paylaşımları üzerine, Özata özel hastanelerin avukatı olduğunu ve bu sıfatla aşı olduğunu açıkladı. Yarkadaş ise “Özata gerçek bir sağlık neferiymiş de haberimiz yokmuş! Veterinerler bile aşı olamazken hastane avukatı oluyor. Fatih Bey’i nöbete de bekliyoruz!” sözleriyle tepki gösterdi.

Okumaya devam et

Genel

AYM cezaevinde işkenceye tazminat cezası verdi: Gardiyanlara yeni soruşturma açılacak

Kırıkkale F Tipi Cezaevinde gardiyanların tutuklu Gökhan Gündüz’ü darp edip kolunu kırdığı görüntüler ortaya çıktı. Anayasa Mahkemesi, Gündüz için 70 bin lira manevi tazminata hükmedip, gardiyanlar hakkında soruşturma açılmasını istedi. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da konuyu Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu.

BOLD – 27 Mayıs 2017’de yaşanan ve cezaevinin güvenlik kameralarına yansıyan olayda, cezaevindeki hak ihlallerini protesto etmek amacıyla kantin önünde oturma eylemi başlatan Gündüz, kafası betona vurularak darp edildi. Ardından kolu bükülerek sürüklendi. Hastaneye kaldırılan Gündüz’ün kolunun kırıldığı tespit edildi.

TUTANAK: TUTUKLU KENDİNİ YERE ATTI

Olayla ilgili olarak nöbetçi müdürün de arasında bulunduğu 5 infaz koruma memuru, hakkında tutanak tutuldu.  Tutanakta olay, “Tutuklu koğuş şebekesi girişine getirildiğinde kapının açılması beklenirken kasten kolunun üzerine gelecek şekilde kendisini sertçe yere attı” diye anlatıldı. Memurlar hakkında açılan idari soruşturmadan ceza çıkmadı.

CEZA GARDİYANLARA DEĞİL, TUTUKLUYA VERİLDİ

Koru kırılan Gündüz’e ise marş söylediği için, bir ay haberleşme veya iletişim (mektup) araçlarından yoksun bırakma, onunla eylem yapan 3 arkadaşına da hücreye koyma veya ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezaları verildi.

BAŞSAVCILIK TAKİPSİZLİK VERDİ

Gündüz’ün kolunun kırılmasıyla ilgili Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmadan takipsizlik kararı çıktı. Gündüz’ün avukatı Engin Gökoğlu’nun itirazından sonuç çıkmayınca, olay AYM’ya taşındı.

AYM İŞKENCEYİ GÖRDÜ

Anayasa Mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda tutuklunun kolunun kırılmasını “eziyet” diye değerlendirerek, infaz koruma memurları hakkında yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi. Bu nedenle kararın örneğini Kırıkkale Başsavcılığı’na gönderen AYM, Gökhan Gündüz’e ise 70 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Olayın görüntülerini ise ANKA servis etti.

İŞKENCE ADALET BAKANINA SORULDU

Evrensel’in haberine göre HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde gardiyanların tutuklu Gökhan Gündüz’ü darp etmesini ve kolunu kırmasını Meclis gündemine taşıdı. Soru önergesi veren Gergerlioğlu, olayla ilgili olarak Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e şu soruları yöneltti:

-Kolu kırılan Gündüz’e marş söylediği için, bir ay haberleşme veya iletişim (mektup) araçlarından yoksun bırakma, onunla eylem yapan 3 arkadaşına da hücreye koyma veya ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezaları verildiği ve memurlar hakkında açılan idari soruşturmadan ceza çıkmadığı iddiaları doğru mudur?

-Yüksek Mahkeme’nin belirttiği Gökhan Gündüz’e yönelik işkence iddiasına dair ‘kamera görüntülerinin içeriklerinin ortaya konulamamış’ olmasının nedeni nedir?

-Eğer bu iddialar doğruysa Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı etkili bir soruşturma yürütemediği iddiası doğru mudur?

-Anayasa Mahkemesi’nin tespitine göre, bu işkenceyi uygulayan memurlar hakkında açılmış yeni bir soruşturma var mıdır?

-Açılmış soruşturma varsa hangi aşamadadır? Bu işkenceyi uygulayan memurlar hakkında idari bir yaptırım uygulanmış mıdır?

-Geçmişte Gökhan Gündüz hakkındaki işkence soruşturmasının avukatlığını yapan Engin Gökoğlu’nun da tutuklu bulunduğu Tekirdağ Cezaevi’ndeki görevli memurlar tarafından kolunun kırıldığı iddiaları doğru mudur?

-Eğer bu iddialar doğruysa bu konuda açılmış soruşturma var mıdır? Açılmış soruşturma varsa hangi aşamadadır?

-Son 5 yıl içerisinde, işkence ve kötü muamele iddiasıyla hakkında soruşturma açılan memur sayısı kaçtır?

-Son 5 yıl içerisinde, maruz kaldığı kötü muameleler ve işkenceler sonucunda yaralanma ve sağlık problemleri oluşan kişi sayısı nedir?

Okumaya devam et

Genel

SMA’lı çocuk annesi Mürüvvet Aydar: Çocuğum gözümün önünde ölüyor yardım edin

2 buçuk yaşındaki SMA hastası Havin Ömür Aydar, yaşamak için yardım bekliyor. SGK’nın bazı ilaçları ödemediğini, çok pahalı oldukları için ilaçları alamadıklarını söyleyen anne Mürüvvet Aydar “Çocuğun başında ölmesin diye bekliyorum. Yardım çığlımızı duyun” dedi.

BOLD – SMA hastası kızı olan Mürüvvet Aydar, kızının tedavisi için yardım çağrısı yaptı. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların çok pahalı olduğunu belirten anne Aydar, SGK’nın bazı ilaçları ödemediğini söyledi. Aydar ayrıca parası ödenen ilaçlar için de sayısız kriter arandığını bunun da ilaçlara ulaşmayı zorlaştırdığını belirtti.

SMA HASTASI ÇOCUĞUN AİLESİ YARDIM BEKLİYOR

Gazete Duvar’dan Ali Vefa Yurdal’ın haberine göre İstanbul’da yaşayan SMA hastası 2,5 yaşındaki Havin Ömür Aydar’ın annesi Mürüvvet Aydar, “Yardım çığlığımızı duysunlar. Kızım gözlerimizin önünde ölüyor” dedi.

YARDIM GECİKİRSE HAVİN’İN HAYATI RİSKE GİRECEK

Mehmet Şirin Aydar ve Mürüvvet Aydar çifti, Türkiye’deki Spinal Muskuler Atrofi (SMA) hastası binlerce çocuktan biri olan kızları 2,5 yaşındaki Havin Ömür Aydar için yardım bekliyor. Kızının 2 kilo daha alması halinde tedavisi için gerekli olan ilacın da önemini yitireceğini söyleyen anne Mürüvvet Aydar şunları anlattı: “Kızım 2,5 yaşında. Hastalığı 2 aylıkken fark edildi, tıbbı genetik testiyle 5 aylıkken SMA hastası olduğu tespit edildi. Biz de her aile gibi ilaç için mücadele ediyoruz. Kızım şimdi 11,5 kilo. Bu ilacı kullanması için 13,5 kilonun altında olması gerekiyor.”

“Kızım gözlerimizin önünde ölüyor” diyen anne Aydar ekonomik şartlardan ve ilaç fiyatlarından dert yandı. Kızının tedavisi için yardım isteyen Aydar “Kızımın şu an hayatta kalması için gereken ilaçlar bile çok pahalı. Öksürme cihazının parasını bile SGK ödemiyor. Bir çocuğum daha var, evin ihtiyaçları var, mutfak masrafları var… Çok zor günler geçiyoruz. Çocuğumuzun bir an önce tedavi olmasını istiyorum. Yardım çığlığımızı duysunlar. Kızım gözlerimizin önünde ölüyor. Bu hastalık ölümcül bir hastalık” ifadelerini kullandı.

İLAÇ BEKLERKEN KALBİ DURDU

Ülkede karşılanan ilaçlar için kriterlere girmenin çok zor olduğunu söyleyen Aydar şöyle devam etti: “SGK’nın karşıladığı ilaçlar için sayısız kriter var. O kriterlere girmek çok uzun sürüyor. Sıra beklerken çocuğun kalbi durdu. Yarın 7. dozunu almak için fizik ve solunum puanlamasına girecek ama büyük ihtimalle alınmayacak. Çocuk 6 cihaza bağlı yaşıyor. Solunumunu cihazla sağlıyor. Yutma yetisini kaybetmiş durumda, karnından tüple besleniyor. Sürekli nabzını kontrol eden cihazlara bağlı. Çocuğun başında ölmesin diye bekliyoruz. Kas sistemi çöktüğü için ağzında biriken tükürüğü bir makine yardımıyla ben çekiyorum.”

6 CİHAZA BAĞLI YAŞIYOR

Kızının vücuduna bağlı olan cihazlarla oyun oynamaya çalıştığını anlatan Aydar, “Bir yatakta sürekli gözetimimizde. Odasının yoğun bakım ünitesinden farkı yok. Odasındaki oyuncakları, kendisine bağlı olan sağlık üniteleri. Onlarla oyun oynamaya çalışıyor. Babası da ilaçları almak için sürekli rapor peşinde koşuyor. SGK ve hastane arasında sürekli mekik dokuyor. Çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak ve raporları toplamak için çalışıyor” dedi.

Okumaya devam et

Popular