Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Merve Demirel: Kendim ve ailemin can güvenliğinden endişeliyim

Gözaltına alındığı sırada polisin cinsel tacizine maruz kalan Merve Demirel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklamalar sonrası kendisi ve ailesinin can güvenliğinden endişe duyduğunu söyledi.

Merve Demirel, Soylu’nun açıklamaları ardından “Yaşadığımız olayı bıraktım, ailemin başına bir şey gelecek diye endişelenmeye başladım” dedi. Demirel, emniyetin yaptığı açıklamanın ardından ailesinin hedef gösterilmesinden rahatsız olduğunu söyledi.

BU SÖYLEM DAHA KORKUNÇ OLAYLARIN ÖNÜNÜ AÇAR

MA’ya konuşan Demirel, “Bu kabul edilemez bir durum. Bu ülkede içişleri bakanlığını yapan birinin böyle tehditler savurması, sağduyulu düşünmeyen insanlara büyük cesaret verir. Bu söylemlerle çok daha korkunç olayların önünü açıyorlar. Eğer kötü bir şey yaşanırsa bunu nasıl göğüsleyecekler, hesabını nasıl verecekler” diye sordu.

TEK DERDİM AİLEME BİR ZARAR GELMESİ

“Şu an tek derdim aileme, kardeşime söyledikleri şeyler yüzünden bir zarar gelebilir mi” diyen Demirel, yetkililerin yaptığı açıklamaların olayı bağlamından kopardığını söyledi. Demirel, “En son geldiğimiz noktada kendim ve ailem adına can güvenliğimizi düşünüyorum” dedi.

MESELENİN TERÖRLE BİR BAĞLANTISI YOK

Artı Gerçek muhabiri Derya Okatan’ın kendisi ile yaptığı röportaj sonrası gözaltına alınmasına ilişkin de konuşan Demirel, “Gözaltına alındığını öğrenince gerçekten çok üzüldüm. Üstelik terörle mücadele tarafından alındı. Biz meseleyi her zaman taciz üzerinden dillendirdik. Kadınlar üzerinden konuştuk. Meselenin terör ile hiç bir bağlantısı yok. Yaptıkları bütün açıklamalar bunu terörize etmeye çalıştıklarını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

KADININ SUSMASINI BEKLEMEK KORKUNÇ

Türkiye’de tacizin çok yaşanan bir durum olduğunu söyleyen Demirel, “Bu durum karşısında susmayın, annenize anlatın, babanıza anlatın, kadınlar olarak seslerinizi yükseltin denilen ve böyle politikalarla yürütülmeye çalışan bir ülkede kadının susmasını beklemek korkunç bir şey” diye konuştu.

ONURLU YAŞAMAKTAN VAZGEÇEMEYECEĞİZ

Endişeli olduğunu ama onurundan da vazgeçmeyeceğini söyleyen Demirel, Avukat Selçuk Kozağaçlı’nın “Yaşamın kendisi değildir kutsal olan, onurlu hasiyetli yaşamaktır kutsal olan” sözünü hatırlatarak, ekledi: “Biz de böyle yaşamak istediğimiz için maalesef bu üzücü olaylarla karşılaşıyoruz. Yaşam böyle kutsal olduğu için onurlu yaşamaktan vazgeçemeyeceğiz.”

SOYLU “EVLADIMIZA TACİZCİ DİYEN ALÇAKLAR GEREĞİNİ GÖRECEKLER”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bu konuda elimizde öyle bir belge var ki; bu konunun arkasında duranlar ve bizim evladımıza ‘tacizci’ diyen alçaklar gereğini görecektir. Öyle bir belge var elimizde. Ömrümüzde hiç boş konuşmadık. Yanlış işlerin arkasında da durmamak için dua ettik. Ömrü Türkiye’yi satmakla meşgul olan adamların peşine takılanları da kınıyorum. Onlardan korkan, onlardan çekinenlerin tamamını da kınıyorum, yazıklar olsun. Hadi, mahkemede sonuna kadar hesaplaşacağız. O belgeyle beraber ablası DHKP-C, babası FETÖ’den ihraç, kendisi TAYAD’lı. Yani aşırı sol, güya cezaevinde bulunanları savunan derneğin temsilcisi. Ve oraya sürekli eylem için gelmiş. Aynı zamanda kendisi ilahiyat fakültesi öğrencisi. Allah’ını severseniz bu ne perhiz, ne lahana turşusu? Nelerle uğraştığımıza bakar mısınız?” ifadelerini kullanmıştı.

Gündem

Hangi ülkede kaç kişi aşılandı?

Kovid-19 aşısına onay verildiği günden bu yana hangi ülkede kaç aşılama yapıldı. Birinci sırada kim var? Nüfusun yüzde kaçı aşılandı?

BOLD – Geçen yıl bu zamanlarda Çin’de başlayan Mart 2020’den itibaren de tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgınıyla mücadelede aşılanma aşamasına gelindi. Her ülkenin aşı yapma hızı farklı. Salgından en çok etkilenen ülkeler arasında yer alan İngiltere ve İsrail aşılama konusunda hızlı davranıyor. Avrupa ülkeleri kovid-19’a karşı üretilen aşıları öncelikli olarak yaşlılara ve kronik hastalığı bulunanlara uygulamaya başladı.

Avrupa Birliği İlaç Ajansı Pfizer/BioNTech aşısının kullanımına 21 Aralık’ta onay verdi. Aşının dağıtımını Avrupa Komisyonu koordine etti. Brüksel henüz aşılar geliştirme aşamasında iken birden fazla firma ile Avrupa Birliği’nin 450 milyonluk nüfusuna yetecek kadar aşı için ön sipariş anlaşmaları imzalamıştı. Aşıların ilk partisi ülkelerin nüfuslarına orantılı olarak 26 Aralık’tan itibaren dağıtılmaya başlamıştı.

Euronews‘in haberine göre ülke ülke aşılanma oranları:

TÜRKİYE

Türkiye’de koronavirüs aşısı 14 Ocak’ta yapılmaya başlandı. 23 Ocak tarihi verilerine göre en az 1 milyon 200 bin kişi aşı oldu. Bu ülke nüfusunun yaklaşık 1,4’üne denk geliyor.

İSRAİL

İsrail, aşılama konusunda 22 Ocak tarihi verilerine göre nüfusunun yüzde 39’unu aşıladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkede 22 Ocak tarihi itibariyle 3 milyon 361 bin kişi Covid-19 aşısı oldu.

İNGİLTERE

İngiltere: İngiltere Pfizer ve BioNTech tarafından geliştirilen aşıya onay veren ilk ülke oldu ve aşılamaya 8 Aralık’ta başladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 21 Ocak 2021 itibariyle 5 milyon 850 binden fazla kişiye aşı vuruldu. İngiltere, AstraZeneca ve Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen ikinci aşıya da onay vermişti.

ALMANYA

Almanya’da 21 Ocak tarihi verilerine göre ülkede 1 milyon 500 bin kişi aşı oldu. Ülkenin aşılama oranı şu anda yüzde 1,8 düzeyinde.

DANİMARKA

5,8 milyonluk ülkede 21 Ocak itibariyle 189 binden fazla kişi Covid-19 aşısı oldu. Bu da nüfusun yüzde 3’ünden fazla kısmının aşılandığı anlamına geliyor.

NORVEÇ

Norveç’te 21 Ocak tarihi itibariyle en az 73 bin kişi aşı oldu. Norveç, Pfizer/BioNTech aşısından sipariş etmişti. 5 milyon 300 bin nüfuslu ülkede halkın yüzde 1’inden fazlası aşı oldu.

FİNLANDİYA

Pfizer/BioNTech aşısına onay verilen ülkede 22 Ocak tarihi itibariyle 91 bin kişiye aşı yapıldı. 5,5 milyon nüfuslu ülkede bu nüfusun yüzde 1’65lik bir kısmının aşı olduğu anlamına geliyor.

HOLLANDA

Hollanda’da 22 Ocak tarihi itibariyle nüfusun yüzde 0.79’u aşı oldu. Pfizer/BioNTech aşısını kullanan Hollanda 135 bin kişiyi aşıladı.

İTALYA

Koronavirüs salgınından en fazla etkilenen ülkelerden İtalya’da 22 Ocak tarihli verilere göre yaklaşık 1 milyon 312 bin kişi aşı oldu. 60 milyon nüfuslu ülkede bu halkın yaklaşık yüzde 2’17inin aşı olduğu anlamına geliyor.

FRANSA

Aşılamaya diğer ülkelere göre daha geç başlayan Fransa, 21 Ocak itibariyle 963 bin aşılama yaptı. Aşılama oranı yüzde 1,42 civarında. Yetkililer aşılamaya önümüzdeki günlerde hız verileceğini açıkladı. Fransa, Pfizer/BioNtech’in ardından Moderna aşısına da onay vermişti.

İSPANYA

İspanya’da aşılama verileri 22 Ocak tarihli. Buna göre ülkede 966 bin aşılama yapıldı. Aşılama oranı yüzde 2,5. İspanya Pfizer/BioNTech aşısına onay vermişti.

Okumaya devam et

Gündem

Afyon Cezaevinde koronavirüs alarmı

Afyon Cezaevinde koronavirüs vakaları görülmeye başlandığı iddia edildi. Bir tutuklu yakınının verdiği bilgiye göre mahpuslar revire götürülmüyor, gardiyanlar koğuşlara ilaç atıp gidiyor.

BOLD – Cezaevlerinden koronavirüs haberleri gelmeye devam ediyor. Afyon Ceza İnfaz Kurumu’nun yeni binasındaki en az bir koğuşta tüm mahpusların tat ve koku kaybı yaşadıkları, revire ve hastaneye götürülmedikleri, memurların koğuşa ilaç atıp gittikleri iddia edildi.

Eşiyle telefon görüşü yaptıktan sonra Bold Medya’ya ulaşan bir tutuklu yakını şunları söyledi: “Eşim Afyon Cezaevi’nde. Tüm koğuş korona olmuş. Doktora götürmüyorlar. Eşim nefes darlığı çekiyor. Hastalığı çok kötü geçiriyor. Tedavi olarak mazgaldan sadece ağrı kesici veriyorlarmış. 10 kişilik yerde 23 kişi kalıyorlar!” 

BİRÇOK İNSAN ÖLDÜ

Türkiye’de koronavirüs salgını başladığı günden bu yana cezaevlerinde birçok insan hayatını kaybetti. Bilinen vakalar şöyle: Bursa Telekom Bölge Müdür Yardımcılığı’ndan emekli olan 49 yaşındaki Hüseyin Özen 14 Kasım 2020’de Bursa H Tipi Cezaevinde hayatını kaybetti. Emekli şoför Kemal Polat (68), 6 Aralık 2020 Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde, polis memuru Veysel Atasoy Kütahya Tavşanlı Cezaevinde, 30 yaşındaki memur Yunus Gökgöz İzmir Buca Cezaevinde, Mehmet Yeter Samsun Bafra Cezaevinde, İsmet Nice İzmir Şakran Cezaevinde yaşamını yitirdi. En son vaka ise 18 Ocak 2021’de Düzce Cezaevinde meydana geldi. Bilecik Barosu’na kayıtlı tutuklu avukat Metin Yücel koğuşta virüs kaparak öldü.

MAHPUSLARA KÖTÜ MUAMELE

Afyon Cezaevinde kaloriferlerin yanmadığı ve mahpuslara kötü muamele yapıldığı da biliniyor. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, eşi Afyon’da kalan bir mahpus yakınından gelen mektubu Twitter hesabından paylaştı. Mektupta “Eşim Afyon 1 No’lu T Kapalı Cezaevi’nde kalıyor bir haftadır kaloriferleri yanmıyor, eşim çok soğukta hasta olmuş, kimse ilgilenmiyor ve kötü muamele görüyorlar ve bu eziyeti çekiyorlar.” ifadeleri yer aldı. 

Tutuklu avukat Metin Yücel korona nedeniyle hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

“Oğlum işkenceyle öldürüldü”

Kırklareli’nde askerlik yaparken intihar ettiği öne sürülen Mustafa Araz’ın otopsi raporu çıktı. Daha önce oğlunun elinin bağlandığını açıklayan baba Hasan Araz, rapora göre oğlunun işkenceyle öldürüldüğünü söyledi.

BOLD – İntihar ettiği ileri sürülen Kürt asker Mustafa Araz’ın otopsi raporunda cinayet izleri ortaya çıktı. Rapora göre Araz’ın vücudunun iç ve dış yüzey ile organlarının birçok yerinde yaralanma ve tahribatlar tespit edildi. Her iki bileğinde de birbirine paralel, yüzeysel cilt kesikleri bulunduğu belirtildi. Baba Hasan Araz raporun açıklanmasıyla birlikte oğlunun işkenceyle öldürüldüğünü söyledi.

“ELİNDE PARALEL ŞEKİLDE İZLER VAR”

Baba Hasan Araz, daha önce askeriyenin kendisine “Oğlun intihar etti” dediğini hatırlatarak, “Otopsi raporunda bilinçli olarak oğlumun nasıl öldüğü belirtilmemiş. Oysaki otopsi raporlarında bu durum belirtilmelidir. Aynı zamanda oğlumu morgda gördüğümde iki elinde bağlanma izleri vardı, bunları daha önce de söylemiştim. Otopsi raporunda da ellerinde paralel bir şekilde izler olduğu belirtiliyor ama bunun nasıl olduğu belirtilmiyor. Bu oğlumun işkence ile öldürüldüğünü kanıtlıyor ama bunun dışında raporda yer alan ifadeler üstünkörü geçiliyor. Bu şekilde olayın üstünü örtmeye çalışıyorlar. Daha önce de oğluma ait olmayan, bir intihar notu ile olaya intihar süsü vermek istediler. Ancak intihar notu da el yazısı da oğluma ait değil. Açık bir şekilde oğlumu öldürdüler ve şimdi de üzerini örtmeye çalışıyorlar. Sorumlular yargılansın istiyorum” diye konuştu.

Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde bulunan 1’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı Hava Savunma Füze Komutanlığı’nda askerlik yapan Kars Kağızman nüfusuna kayıtlı Mustafa Araz (23), 12 Mayıs 2020’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. TSK’dan yapılan açıklamada, Araz’ın 11 Mayıs’ta rahatsızlanması üzerine hastaneye kaldırıldığı, hastaneye gittikten sonra kendisinden haber alınamadığı ve bir gün sonra ise metruk bir alışveriş merkezi binasında intihar ettiği denildi.

Olayın ardından Araz’ın ailesi, çocuklarının kollarından bağlandığını gösteren izler ve vücudunun farklı yerlerinde darp izleri olduğunu fark ederek, Babaeski Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulundu. Soruşturma devam ederken, dosyaya Araz tarafından yazıldığı iddia edilen bir intihar notu eklendi. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü notun Araz’a ait olduğuna karar verdi. Aile avukatı ise söz konusu rapora itiraz etti.

ADLİ TIP RAPORU EKSİK

Soruşturmada şu ana kadar hiçbir ilerleme olmazken, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan otopsi raporu, Babaeski Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen soruşturma dosyasına girdi. Mezopotamya Ajansı’ndan İdris Sayılğan’ın haberine göre, otopsi raporunda Araz’ın vücudunun iç ve dış yüzey ve organlarının birçok yerinde yaralanma ve tahribatlar tespit edilirken, izlerin nedenleri, nasıl oluştuğu, Araz’ın boğuşma yaşayıp yaşamadığı ya da yüksekten düşme durumunun olup olmadığı gibi ölüm nedenini açıklayacak hiçbir değerlendirme yer almadı.

Bu durum, Araz ailesinin oğullarının öldürüldüğü ve cinayetin üzerinin örtülmeye çalışıldığı yönündeki şüphelerini arttırdı. Aile avukatı Cesim Parlak raporun eksik hazırlandığını belirterek itiraz etti. Araz’ın vücudunun birçok yerinde yaralanmalar ve tahribatlar olduğunun belirtildiği raporda, “her iki bilekte birbirine paralel, yüzeysel cilt kesiklerin” olduğu bilgisi kaydedildi. Araz’dan alınan kan, idrar, burun sürüntüsü ve kapalı akciğerde yapılan incelemelerde herhangi bir alkol ve uyuşturucu maddenin bulunmadığına da yer verildi.

Raporun sonuç kısmında ise Araz’ın “beden travmasına bağlı kafatası, klavikula ve kot kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve pnömotoraks sonucu yaşamını yitirdiği” belirtilirken, bunların hangi gerekçeyle yaşandığına dair ise bilgiye yer verilmedi.

Raporun sadece vücuttaki yaralanma ve tahribatlara ilişkin tespitlerle sınırlı kalması üzerine aile avukatı Cesim Parlak, “şüpheli bir şekilde ölü bulunan bir kimsenin ölümünün değerlendirilmesi için son derece yetersiz” olarak tanımladığı rapora itiraz etti. Parlak, rapora ilişkin eksiklikleri sıralayarak, eksikliklerin giderilmesi için hazırladığı raporu Babaeski Cumhuriyet Savcılığı’na sundu.

Parlak, itirazda Araz’ın ölüm anından önce herhangi bir boğuşma yaşayıp yaşamadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığını belirterek, “Ayrıca her ne kadar Mustafa Araz’ın ‘genel beden travmasına bağlı kafatası, klavikula ve kot kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu’ yaşamını kaybettiği belirtilmiş ise vücudundaki iç kanamanın veya kafatası kanamasının bir darbeye bağlı mı, yoksa yüksekten düşme nedeniyle mi meydana geldiği de tespit edilememiştir” ifadesine yer verdi.

Parlak, itiraz raporunda otopsinin amacının ölen kişinin ölüm nedenini ve ölüm mekanizmasını saptamak, ölüm orijinini aydınlatabilecek faktörleri araştırmak, ölüme etkili olabilecek faktörleri araştırmak için gerekli teknik ve laboratuvar incelemesini yapmak ya da yapılabilmesi için örneklemek olarak sıralayarak, söz konusu raporun eksikliklerine dikkati çekti.

Parlak itiraz dilekçesinin devamında şunları belirtti:

“Dış muayene lokalizasyonları, boyutları ve özellikleri tanımlanmalı, akabinde yaraların özellikleri ve vücut boşluklarına uzanan trajeleri bozulmadan diseksiyon sırasında dikkatlice bu trajeler takip edilmeli, hangi alet darbelerinin hangi organlarda ne tür lezyonlar meydana getirmiş olduğu da ayrıntılı bir şekilde belirtmelidir. 30 Eylül 2020 tarihli Adli Tıp Kurumu’nun raporunda Araz’ın özellikle bileklerindeki kesiklerin hangi alet veya aletlerle yapılabileceği dahi belirtilmemiştir.”

Okumaya devam et

Popular