Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Tank-palet fabrikasının satışı durdurulmazsa “gizli bilgiler” Katarlılara geçecek

Türk Harb-İş, özelleştirmeyle Türk Ordu'suna ait gizli bilgilerin özel sektör ve Katarlıların eline geçeceği uyarısı yaptı.

AKP hükümetinin yandaş işadamı Ethem Sancak ile Katar Silahlı Kuvvetleri’ne sattığı, Sakarya’daki tank-palet fabrikasıyla ilgili şayialar bitmiyor. Türk Harb-İş, özelleştirmeyle Türk Ordu’suna ait gizli bilgilerin özel sektör ve Katarlıların eline geçeceği uyarısı yaptı.

BOLD- Türk-İş’e bağlı Türk Harb-İş Sendikası, Sakarya Arifiye’de bulunan 1’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün (Tank-palet fabrikası) özelleştirilmesine karşı Ankara’da geniş katılımla miting yapacak. Mitinge Türk-İş de destek verecek.

Bu arada, özelleştirme sürecine ait şartnamenin çıkması beklenirken, özelleştirmede “altın hisse” de konuşuluyor. Türk Harb-İş Sendikası, “milli güvenliğe ait bilgi ve belgelerin özel şirkete geçeceğine” dikkat çekerek bir an önce yürütmenin durdurulması kararı verilmesini bekliyor.

Sendika, fabrikayı BMC’nin alacağının önceden planlandığına da dikkat çekti.

SAKARYA’DA BÜYÜK PROTESTO MİTİNGİ

Cumhuriyet’in haberine göre, Türk Harb-İş Sendikası genişletilmiş başkanlar kurulu Ankara’da toplandı. Toplantılarda Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle 9 Mart Cumartesi günü, tank-palet fabrikasında çalışan işçilerin eş ve çocuklarının da katılımıyla bir program düzenlenmesi kararlaştırıldı.

Etkinlik fabrikanın bulunduğu Arifiye’de gerçekleştirilecek. Toplantıda ayrıca başkentte seçim yasakları başlamadan önce 16 Mart Cumartesi günü büyük bir miting yapılması kararı alındı.

ÖZELLEŞTİRME ÖNCESİ BMC İLE PROTOKOL YAPILMIŞ

Sendika bir yandan da Danıştay 13’üncü Dava Dairesi Başkanlığı’na özelleştirmenin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açtığı davanın sonucunu bekliyor.

Sendikanın dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanlığı’nın özelleştirme kararı öncesinde Savunma Sanayi Başkanlığı ve BMC arasında “250 Altay Tankı Seri Üretim Sözleşmesi” yapıldığına işaret edildi.

Dilekçede, “Yürütmenin durdurulması kararı verilmezse muhtemel bir dava kabul durumunda milli güvenliğe ait bilgi ve belgelerin ihaleyi kazanan şirkete geçmesi söz konusu olacağından bu bilgilerin yayılma ihtimali gündeme gelecek.” denildi.

Türkiye’nin en stratejik fabrikası Ethem Sancak’a peşkeş çekildi

 

Ekonomi

Yoksul sayısı 2 yılda yüzde 8.4 artarak yüzde 21.3’e yükseldi

AKP’nin aşırı yoksulluğu problem olmaktan çıkardığını açıklamasına karşın rakamlar Türkiye’de yoksulluğun arttığını ortaya koydu. DİSK’in raporuna göre sadece son iki yılda yüzde 8.4 oranında artan yoksul sayısı 17 milyon 207 bin kişiye çıktı.

BOLD – DİSK’in hazırladığı rapor Türkiye’de yoksulluğun tırmanışa geçtiğini ortaya koydu. Son iki yılda pandeminin de etkisiyle yükselen yoksulluk yüzde 8.4 artarak yüzde 21.3 oldu. Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk Meclisteki bütçe görüşmeleri sırasında aşırı yoksulluğun problem olmaktan çıktığını ileri sürmüştü. Ancak rakamlara göre 2017’de 15 milyon 864 bin kişi olan yoksul sayısı ise 2019’da 1 milyon 343 bin artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı.

Kronos’ta yer alan habere göre yoksulluk riski Türkiye’de diğer ülkelere göre yüksek durumda. Dünyada ‘çalışan yoksulluğu’ yüzde 9, Türkiye’de yüzde 14.4’ü buldu. Kadınların yoksulluk riski, erkeklerden fazlayken, her iki çocuktan biri de yoksulluk riski altında.

DİSK Genel-İş Sendikası, “Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk” raporu hazırladı. Rapora göre, Avrupa ülkeleri içinde gelir eşitsizliğinin en çok olduğu ülke Türkiye oldu. Halk bir yılda 1500 dolar fakirleşti. Her 10 kişiden 7’si borçlu.

“Covid-19 Döneminde Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk” başlıklı raporda yer alan bilgiler şöyle:

– Türkiye, Avrupa’da en yoksul yüzde 20’lik kesim ile en zengin yüzde 20’lik kesim arasındaki gelir farkının en fazla olduğu ülke. Eurostat verilerine göre 2019’da Türkiye’de en zengin kesim en yoksul kesimden 8.3 kat daha fazla kazandı. Araştırmaya göre halk 1 yılda neredeyse 1500 dolar fakirleşti. Türkiye’de kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) son bir yılda 1434 dolar azaldı.

– Kişi başına düşen milli gelir 2019’da 9 bin 150 dolar iken, 2020’de 7 bin 715 dolara indi. Bu rakam AB’de ortalama 43 bin 615 dolar. Gelişen ekonomiler ve gelişmekte olan Avrupa ülkeleri ortalaması ise 26 bin 25 dolar.

– Yoksul sayısı 2 yılda yüzde 8.4 arttı. 2017’de 15 milyon 864 bin kişi olan sayı, 2019’da 1 milyon 343 bin artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı. Yoksulluk oranıysa yüzde 21.3’ü buldu.

– Dünyada çalışan yoksulluğu yüzde 9, Türkiye’de ise yüzde 14.4. Bu sayı 2019’da yarım milyon artarak 3 milyon 999 bin kişiye çıktı. Oran yüzde 14.4’ü buldu. Salgın nedeniyle kısa çalışma ve ücretsiz izin ödeneği alanlar da eklendiğinde sayı 7.7 milyonu aşıyor.

-Yoksul sayısı iki yılda yüzde 8.4 arttı, nüfusun yüzde 71’i borçlandı

– Sosyal korumanın yetersizliği salgın döneminde borçlanmayı artırdı. Her 10 kişiden 7’si borçlu. Gelir eşitsizliği ve yoksulluk nüfusun yüzde 71’ini borçlu hale getirdi. TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yalnızca yüzde 28.9’unun borcu yok.

– 2019’da nüfusun yüzde 33.6’sı iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek ihtiyacını karşılayamadı. Nüfusun yüzde 29.7’si beklenmedik harcamaları için kaynak ayıramadı. Yüzde 19.2’si de ev içinde ısınma ihtiyaçlarını gideremedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Memur-Sen gerçeği gördü: Hayalleri değil gerçekleri konuşalım

AKP hükumetine yakınlığı ile bilinen Memur-Sen Konfederasyonu’nun Genel Başkanı Ali Yalçın, seyyanen zam talebini yineledi. Hükumetin enflasyon hedefinin 10 yıl boyunca tutmadığını hatırlatan Yalçın, “Hayalleri değil, gerçekleri konuşalım” dedi. 

BOLD – Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, memurlara seyyanen zam yapılması çağrısını yineleyerek bu iyileştirmenin Ağustos ayındaki Toplu Sözleşme’den önce yapılması gerektiğini ifade etti. Yalçın, son toplu sözleşmeden bu yana döviz kuru ve gıda fiyatlarındaki artışlara dikkat çekerek memurların alım gücünün düştüğünü kaydetti.

ENFLASYON HEDEFLERİ TUTMADI

Medyascope kanalında Okan Yücel’in sorularını yanıtlayan Yalçın, hedeflenen enflasyon rakamları ile gerçekleşen rakamlar arasındaki farka dikkat çekerek, bu farkın da memurları mağdur ettiğini ve maaşlarda kayba neden olduğunu söyledi. Yalçın, “Hem birinci altı aylık dönemde hem ikinci altı aylık dönemde hükumetin enflasyon tahminleri tutmadı. Aslında biz bunu daha önce de çok net olarak ifade ettik. Merkez Bankası enflasyon hedefleri üzerinden gidiyorsunuz ama bizi o hedefler üzerinden değerlendiriyorsunuz ama Merkez Bankasının hedefleri tutmuyor. En azından beklenti anketi rakamları üzerinden konuşalım demiştik” ifadelerini kullandı.

HAYALLERİ DEĞİL, GERÇEKLERİ KONUŞALIM

Enflasyon hedeflerinin uzun süreden beri gerçeklerden uzak olduğunun altını çizen Yalçın, “Enflasyon hedefi diye ifade ettiği şeyler 10 yıl boyunca tutmadı. Onun için biz de hayalleri değil gerçekleri konuşalım, enflasyonu ezen bir rakam olsun dedik. Geldiğimiz noktada neden itiraz ettiğimiz neden imzalamadığımız görülmüş oldu” dedi.

YÜZDE 10 İYİLEŞTİRME YAPILMALI

2 yıl önce gerçekleştirilen Toplu Sözleşme’den bu yana ekonomideki dengelerin değiştiğine işaret eden Yalçın, “Memurun alım gücünün düşmesi söz konusu, bunu görmek gerekiyor. Toplu sözleşmeden bu yana dolar kuru artışı yüzde 40’tan fazla. Gıda enflasyonunda açıklanan rakamlar yüzde 19-20 arası. Bu noktada en düşük memur maaşı olan rakamın yüzde 10’u kadar bir seyyanen iyileştirmenin yapılmasını istiyoruz. Enflasyon rakamları arasında fark var. Hedef enflasyon ile gerçek enflasyon tutmuyor bunun faturasını emekçi kesim ödememeli. Memur maaşlarının açlık ve yoksulluk rakamlarının üzerine çıkması gerekiyor” dedi.

Bir kaçırılma vakası daha: Devlet var diyorlar hani ya devlet

Okumaya devam et

Ekonomi

Borçlu belediyelerin bütçeden alacakları pay tırpanlandı

Belediyelerin borçları için bütçelerinden kesinti oranı yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkarıldı. Artık maliye, SGK ve İller Bankası’na borcu olan belediyeler, genel bütçeden ödenen paylarının yüzde 50’sini kullanabilecek. Bu durumun hizmetlerde aksamalara da yol açması bekleniyor. 

BOLD – Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapılan düzenleme uyarınca borçlu belediyelerin genel bütçe paylarından yapılacak kesinti oranı yüzde 40’tan yüzde 50’ye çıkarıldı. Geçmişten kalan borçları olan belediyelerin bütçe paylarından yapılan yüzde 25’lik kesintiye de ilave yüzde 25 kesinti eklendi. Düzenleme ile gelirleri azalacak belediyelerin hizmetlerinde aksamalar olması bekleniyor.

DAHA ÖNCE KESİNTİ YÜZDE 40’TI

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre daha önce ilgili vergi, SGK primi, elektrik, doğalgaz, iç ve dış kredi gibi borçlarını zamanında ödeyemeyen ya da bu borçları için yapılandırma yasalarından yararlanan belediyelerin genel bütçeden aldıkları vergi payı en fazla yüzde 40 kesilebiliyordu. Belediyeler bu kesintiden arta kalan yüzde 60’lık vergi payını Maliye’den alıyordu.

VERGİ GELİR PAYLARI DA AZALDI

Yeni düzenlemeyle borçlarla ilgili yüzde 10’luk bir kesinti daha yapılması hükme bağlandı. Borçlu belediyelerin Maliye’den alabilecekleri vergi payının üst sınırı yüzde 60’tan yüzde 50’ye düşmüş oldu. Aynı şekilde 2010’dan kalan borçları nedeniyle gelirlerinde yüzde 25 kesinti yapılan belediyeler için de yüzde 25 ek kesinti getirildi. Bu belediyelerin vergi gelir payı da yüzde 75’ten yüzde 50’ye düşmüş oldu.

BELEDİYELERİN VERGİ VE KREDİ BORÇLARI BULUNUYOR

Belediyelerin borçlarının en büyük ağırlığını vergi, SGK primi, İller Bankası ve Hazine’ye kredi borçları oluşturuyor. Belediyelerin Hazine’ye 10.6 milyar lira kredi borcu var. Bunun yarısı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde görünürken, Adana, Muğla, Ankara, Bursa ve Antalya da en borçlu belediyeler arasında yer alıyor.

Bir kaçırılma vakası daha: Devlet var diyorlar hani ya devlet

Okumaya devam et

Popular