Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Mutfaktaki yangın eğitime sıçradı

Öğrencilerin en çok kullandığı eğitim malzemelerinde yaşanan fiyat artışı yüzde 108’i buldu.

Son dönemde enflasyonda yaşanan yüksek artışlar bir yandan mutfakta yangına sebep olurken, diğer yandan ailelerin eğitim bütçesini vurdu. Öğrencilerin en çok kullandığı eğitim malzemelerinde yaşanan fiyat artışı yüzde 108’i buldu.

BOLD – Döviz kurundaki aşırı artış ve hemen ardından enflasyonda yaşanan patlama yoksulun mutfağının yanı sıra eğitim bütçesini de sarstı. CHP’nin temel eğitim malzeme fiyatlarındaki değişimi yansıtan çalışmasına göre, öğrencilerin en çok kullandığı eğitim malzemelerinin fiyatı son bir yıl içinde yüzde 25 ile yüzde 108 oranında zamlandı.

EN YÜKSEK ARTIŞ A4 KÂĞIDINDA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın yaptığı temel eğitim malzemeleri enflasyon araştırmasının sonuçları, son dönemde birbiri ardına gelen zamlar ve ekonomide yaşanan krizin çalışanların çocuklarını da olumsuz etkilediğini ortaya koydu.

Öğrencilerin en çok kullandığı 14 temel eğitim araç ve gerecindeki yıllık fiyat değişimini araştıran çalışma sonuçlarına göre, kırtasiye malzemeleri içinde en yüksek fiyat artışı A4 kağıdında yaşandı.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, 2017 yılında 1 top A4 kağıda 12 lira ödeyen veliler, 2018’de aynı miktar ve kalitedeki kağıt için 25 lira ödemek zorunda kaldı. 1 top kağıt fiyatının bir yıl gibi kısa bir sürede 2 kattan fazla artarak yüzde 108,3 oranında zam görmesinde, döviz kurundaki olağanüstü artış ve kağıtta ithalata bağımlılık neden oldu.

EKONOMİK KRİZ BÜTÜN SEKTÖRLERDE HİSSEDİLİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2018 yılında tüketici fiyatları yüzde 20,3 oranında artmıştı. Ancak araştırma sonuçları, temel eğitim malzemelerinden olan kırtasiye ürünlerindeki zamların genel enflasyon oranının çok çok üzerine çıktığını, hatta bazı ürünlerde 5 katı aşan zamlar yaşandığını ortaya koydu.

Araştırmaya göre, enflasyona en yakın zam yüzde 25’le 60 yapraklı defterde görülürken resim defteri yüzde 30, kurşun kalem yüzde 40, silgi ve kalemtraş yüzde 66, beslenme çantası yüzde 86 oranında zamlandı. Araştırma raporunda, ekonomik krizin çalışanlar ile birlikte ailelerini de etkisi altına aldığına işaret edilirken, “Ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz tüm yaşam ihtiyaçları üzerinde etkisini derinden hissettiriyor.” denildi.

İŞTE EĞİTİM ENFLASYONU

OKUL BAŞLANGIÇ MASRAFI 408 LİRA

CHP’nin hazırladığı raporda, zorunlu eğitim araç ve gereçlerine yapılan zamlar yüzünden ailelerin çocukları için çok daha fazla masrafı üstlenmek zorunda kalacakları, bu durumun özellikle dar gelirli aileler üzerinde ciddi baskı yaptığı belirtildi.

Raporda, 2017 yılı eylül ayında ailelerin okul başlangıcı için yaptıkları masrafın ortalama 275 TL’yi bulduğu, buna karşılık 2018’in aynı döneminde bu masrafın 408 liraya çıktığı hesaplandı. Sadece eğitime başlangıç sırasında bir çocuk için yapılan kırtasiye masrafında ortalama yüzde 50’ye varan artış yaşandığına dikkat çekilen araştırmada, halen artarak devam eden fiyat artışlarının asgari ücretle geçinmeye çalışan aileleri çok zor durumda bıraktığına dikkat çekildi.

Enflasyon yükü yine fakirin sırtına kaldı

Ekonomi

Süt ahırda 2,5 markette 8,5 lira: Aradaki farkın sebebi ne?

Süt fiyatları üreticilerin tepkisini çekti. 2 buçuk liraya çiftlikte satamadıkları sütün marketlerde 8 buçuk liraya çıkmasına tepki gösteren süt üreticileri, zamların perakendecilerden kaynaklandığını ileri sürdü.

BOLD – Üreticilerden 2.5 liraya alınan sütün, marketlerde 5 liradan 8.5 liraya kadar çıkması hem üreticiyi hem de tüketiciyi kızdırdı. Maliyetlerin arttığını belirten üreticiler, bu artıştan kendilerine de pay verilmesini talep etti.

EN FAZLA 5.5 LİRA OLMALI

Süt üreticilerinin 2.5 liradan fabrikalara verdiği süt, işlemden geçtikten sonra market raflarında 3.5 katına satışa sunuluyor. Yeni yıl öncesi marketlerde 5 lira civarında satılan sütler, yapılan zamlar sonrası 8 liranın üzerine çıktı. Marketlerin kendi zam oranlarını ekleyerek satış yaptığını belirten süt üreticisi Abdullah Türkmen, “Süt bizden 2 lira 15 kuruşa alınıyor. 40 kuruş da desteği var. Ben üreticiyim ve bende arz oluşmadı. Talep kime göre oluşuyor bilmiyoruz. Fiyatların bu rakamlara ulaşmasında marketlerin kendi zamlarını koymasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Koronavirüs sürecinde kiraları sütten çıkartacaklar. Sütün fiyatı en fazla 5.5 lira olmalıdır. 8 lirayı geçmesi çok tuhaf bir durum” dedi.

YEM MALİYETİNİ DAHİ KARŞILAMIYOR

Süt inekleri için her gün 8 kilo yem verdiğini belirten Türkmen, “Bir çuval yem fiyatının da 120 lira olduğunu düşünürsek, 1 kilo yemin maliyetini çıkartamıyoruz. Aracıların daha fazla para kazandığı ve üreticinin daha fazla zarar ettiği bu dönemde, üreticiye yazık oluyor. Mahalleleri gezerek süt satan arkadaşlarımız da var. Onların da en pahalı sattığı süt 5 liraya ulaşıyor. Bu üreticiden direkt satılıyor” diye konuştu.

 

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Okumaya devam et

Ekonomi

Avrupa ile Türkiye arasındaki alım gücü farkı giderek büyüyor

Türkiye’deki gıda fiyatlarındaki yüksek artış nedeniyle halkın alım gücü giderek düşüyor. 10 gıda ürünü için asgari ücretlinin 20.6 saat çalışması gerekirken aynı ürünler için İngiltere’de 2.27, Almanya’da ise 2.8 saat çalışmak yetiyor.

BOLD – Türkiye’deki gıda fiyatlarında artış yıllık yüzde 20.6’ya ulaştı. Gıda fiyatı artışlarında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nde (OECD) şampiyon olan Türkiye, market alışverişinde de Avrupa’yı geride bıraktı. Türkiye ile Avrupa arasındaki alım gücü farkı giderek artıyor.

MAAŞIN YAKLAŞIK YARISI GIDAYA GİDİYOR

Sözcü’den Nuray Tarhan’ın haberine göre, 10 temel gıda maddesinden oluşan alışveriş için bir Türk vatandaşı 20.6 saat çalışması gerekirken, İngiliz asgari ücretlinin 2.27, Alman’ın ise 2.8 saat çalışması gerekiyor. Ayda 2.826 lira alan Türk asgari ücretli maaşının yüzde 40’ını gıdaya ayırmak zorunda kalırken, İngiltere ve Almanya’daki asgari ücretlilerin ayırdıkları pay ise yüzde 5-10 civarında.

BİR ALMAN 264 KİLO, BİR TÜRK 64 KİLO KIYMA ALABİLİYOR

CHP Genel Başkan Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal, asgari ücretle geçinenler ile Avrupa ülkelerindeki asgari ücretliler arasında alım gücü açısından uçurum olduğunu belirterek, “Bugün Almanya’daki bir asgari ücretli maaşı ile 264 kilo kıyma, 2 bin 640 litre süt veya 13 bin 620 adet yumurta alabiliyorken, ülkemizde asgari ücretle ailesini geçindiren bir kişi Et ve Süt Kurumu’ndan 76 kilo veya marketten 64 kilo kıyma alabiliyor. Aynı şekilde 470 litre süt 3 bin 700 adet yumurta alabiliyor” dedi.

DAR GELİRLİNİN SATIN ALMA GÜCÜ BUHARLAŞIYOR

Ekonomist Dr. Murat Kubilay da kriz ve pandemi döneminde gelir adaletsizliğinin artması, maaşların asgari ücret ve etrafında kümelenmesi sonucu satın alma gücünün düştüğüne dikkat çekti. Halkın gıda satın alma güçlerindeki düşüşte hem arz zayıflığı hem de gelir düşüşünün etkili olduğunu belirten Kubilay, “İthalatla dengelenebilen fiyat artışları, makul fiyatlı zirai üretimin başarılamadığını ve kendi kendine yeterliliğin kısmen yitirildiğine işaret ediyor. Ücretlerdeki reel düşüş de sürüyor. Yüksek gıda fiyatları, nitelikli işlerin karşılığının asgari ücrete indirgenmesi orta ve dar gelirlilerin satın alma gücünü gittikçe buharlaştırıyor” dedi.

İNGİLTERE’DE ÜRÜNLERİN FİYATLARI HEP AYNI

İngiltere’de oturum ve iş kurma danışmanlığı şirketi Plusture’un kurucusu Enis Behar Menda da Londra’da market alışverişinin maaş içindeki payının yüzde 5, en fazla yüzde 10 olduğunu söyledi. Haftalık market alışverişinin 25-35 sterlin (254.5-356 TL) tuttuğunu vurgulayan Menda, “İngiltere’de ortalama yıllık gelir 30 bin 420 sterlin. Benim en çok dikkatimi çeken şey, ürün fiyatlarının hep aynı aralıkta kalması. Salgın döneminde bile fiyatlarda aşırı bir yükselme olmadı. Bu nedenle, aynı marketten hep aynı ürünleri alıyorsanız hiçbir alışverişinizde şaşırmazsınız. Salgında çok uzun süre Türkiye’de kaldığım için pahalılığı net şekilde görebildim” dedi.

Biden’ın yemin töreninde görevli 12 muhafız şüphe üzerine görevden alındı

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Hazine ve Maliye Bakanlığının verilerine göre 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Tarım Bakanlığı 3.3, Gençlik Bakanlığı 4, geçiş garantili köprü ve yolların yükünü taşıyan Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı.

BOLD – Bütçe hesapları tutmayan AKP, açık vermeye devam ediyor. Türkiye’nin bütçesi 2020’de 172.7 milyar lira açık verdi. AKP yeni yıl için açık hedefini ise 139 milyar liradan 239.2 milyar liraya çıkardı.

YENİ YILDA BÜTÇE HEDEFİ 239.2 MİLYAR LİRA AÇIK

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre de geçen yıl toplam 16 bakanlıktan 14’ü Bütçe Yasası ile verilen başlangıç ödeneğini aştı. Cumhuriyet’in haberine göre genel bütçeli toplam 40 kamu idaresinden 25’i harcamalarda başlangıç ödeneğinin üzerine çıktı.

MECLİS’TE KABUL EDİLEN BÜTÇE UYGULANMIYOR

TBMM’ye sunulan ve kabul edilen 2020 Yılı Bütçe Yasası A Cetveli’nde yer alan ödenekler “bütçe başlangıç ödeneği” olarak nitelendiriliyor. Meclis’teki uzun bütçe görüşmeleri yasadaki bu ödenekler üzerinden yapılıyor. İktidar sonrasında bu ödeneklerin yetmeyeceğini anlayınca artışa gidiyor.

Geçen yılın resmi rakamlarına göre 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Gençlik Bakanlığı 4, Tarım Bakanlığı 3.3, ödeme garantili proje bakanlığına dönüşen Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı. Bakanlığın tablosuna göre, içerisinde bakanlıkların da yer aldığı genel bütçeli idarelerden “bütçe başlangıç ödeneğini” aşanların bazıları şöyle:

– MİT Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.1 milyar TL. Harcama: 2.4 milyar TL.

– İletişim Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 368.1 milyon TL. Harcama: 440.2 milyon TL.

– Adalet Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 19.7 milyar TL. Harcama: 23.3 milyar TL.

– Milli Savunma Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 53.8 milyar TL. Harcama: 61.8 milyar TL.

– İçişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 9.6 milyar TL. Harcama: 12.1 milyar TL.

– Jandarma Genel Komutanlığı: Başlangıç ödeneği: 22.9 milyar TL. Harcama: 25.2 milyar TL.

– Emniyet Genel Müdürlüğü: Başlangıç ödeneği: 38.9 milyar TL. Harcama: 40.7 milyar TL.

– Dışişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 4.6 milyar TL. Harcama: 4.7 milyar TL.

– Hazine ve Maliye Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 468.2 milyar TL. Harcama: 482.4 milyar TL.

– Sağlık Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 58.8 milyar TL. Harcama: 64.9 milyar TL.

– Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 3.3 milyar TL. Harcama: 3.5 milyar TL.

– Kültür ve Turizm Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 5.1 milyar TL. Harcama: 5.6 milyar TL.

– Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 125.8 milyar TL. Harcama: 150.2 milyar TL.

– Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 7.9 milyar TL. Harcama: 9.8 milyar TL.

– Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.8 milyar TL. Harcama: 5.7 milyar TL.

– Gençlik ve Spor Bakanlığı: Başlangıç ödeneği. 17.8 milyar TL. Harcama: 21.9 milyar TL.

– Tarım ve Orman Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 40.3 milyar TL. Harcama: 43.6 milyar TL.

– Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 29 milyar TL. Harcama: 58.3 milyar TL.

– Merkezi Yönetim Bütçesi’nde başlangıç ödenekleri toplamı 1.1 trilyon TL iken, toplam harcama da 1.2 trilyon TL’ye ulaştı.

2 BAKANLIK AŞMADI

Toplam 16 bakanlıktan sadece Milli Eğitim ile Ticaret Bakanlığı “bütçe başlangıç ödeneğini” aşmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlangıç ödeneği 125.3 milyar TL’ydi. Harcama 123.2 milyar TL oldu. Ticaret Bakanlığı da 5.7 milyar TL olan bütçe başlangıç ödeneğinin 5.3 milyar TL’sini harcadı. Cumhurbaşkanlığı’nın geçen yılki bütçe başlangıç ödeneği 3.1 milyar TL’ydi. Harcama ise 2.8 milyar TL oldu.

Okumaya devam et

Popular