Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Türkiye tarihinde bir ilk: ABD’ye teknoloji transfer edildi

Tarihte ilk: Türkiye'den ABD'ye teknoloji transferi yapıldı

Erciyes Üniversitesi’nde geliştirilen teknoloji, ABD’de bulunan North Carolina State Üniversitesi tarafından alındı. Bu teknoloji transferi, Türkiye tarihinde bir ilk oldu.

Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Başaran ile Erozyon Araştırma Lideri Prof. Dr. Günay Erpul, Erciyes Teknopark’ın da destekleriyle bir sistem geliştirdi.

Rüzgar Erozyonu Ölçüm Sistemi adı verilen sistem, ABD’nin North Carolina State Üniversitesi tarafından inşaat alanlarındaki toz salınımını ölçme amaçlı kullanılmak üzere alındı. Böylece bir ilk gerçekleşmiş oldu.

Sistem, tozun yoğun olduğu bölgelerde rüzgar erozyonunun doğru şekilde ölçülebilmesini sağlıyor. Kolay kullanıma sahip olan sistem, toprak ölçümünü var olan sistemlerden daha doğru olarak gerçekleştiriyor. Doğruluk oranı yüzde 90’ın üzerinde olan sisteme, uluslararası dergilerde yerini almasının ardından yoğun bir talep geldi. ABD’deki üniversiteye bu sistemden 100 adet gönderildi.

Prof. Dr. Başaran, buluş hakkında şu bilgileri verdi:

“Rüzgar erozyonu özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde Türkiye’de olduğu gibi tarım topraklarının sağlığı, bitki sağlığı, biyoçeşitlilik ve insan sağlığı açısından önemli olaylardan biri. Dönem dönem takip edilmesi gerekiyor. Bunun için de dünyada geliştirilmiş birçok alet var. Özellikle Avrupalı ve Amerikalı araştırmacıların geliştirdiği bu aletlerin etkinlikleri çok yüksek değil.

Pasif tuzaklar olarak isimlendirilen bu aletlere alternatif daha etkin bir alet geliştirmek için 2010 yılında TÜBİTAK’a bir proje sunduk. Bu TÜBİTAK projesi kapsamında Avrupalı ve Amerikalı bilim adamlarının geliştirdiği aletlerden 2 kat daha fazla etkinliğe sahip yeni bir rüzgar erozyon ölçüm sistemi geliştirdik.

Ölçüm sisteminin ilk denemelerini ERASMUS kapsamında Belçika Gent Üniversitesi’nin yapay yağmurlama ve rüzgar erozyonu simülasyon tünellerinde gerçekleştirdik. Yüksek etkinliği yakaladıktan sonra da prototip hazırlıklarına başladık. Sadece TÜBİTAK’tan değil, aynı zamanda özel sektörden de bu anlamda ciddi destek aldık.

Sistemi geliştirdikten ve etkinliklerini belirledikten sonra hazırladığımız bilimsel çalışmayı uluslararası saygın dergilerde yayınladık. Daha sonra dünyanın birçok bölgesinden ilgi gelmeye başladı. Aslında geliştirdiğimiz sistem son derece basit ama aerodinamik yapısı mükemmel özelliklere sahip.

Yüz mikrondan çok daha küçük olan taneciklerin atmosferde süzülürken ya da hareket ederken kolaylıkla yakalanmasını sağlıyor. Bu nedenle de rüzgar erozyonu ölçümlerinin son derece doğru ve nitelikli hesaplanmasına katkıda bulunuyor.

Geliştirdiğimiz sistem, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından özellikle Konya bölgesinde rüzgar erozyonunun izlenmesi konusunda yaklaşık 5 yıldır kullanılıyor. Oldukça başarılı sonuçlar elde edildi.

Sistemimizin özellikle uluslararası literatürde yayınlanmasından sonra ABD North Carolina State Üniversitesi’nden bizim sistemlerimizi kullanmak üzere talep geldi. Yazışmalar sonucunda belki de Türkiye’de ilk defa bir Amerikan üniversitesine Erciyes Üniversitesi tarafından teknoloji transferi yapılmış oldu.

Ürünümüzden 100 adet gönderdik. İhracat yaptık ama ihracattan çok daha önemlisi ilk defa bir Türk üniversitesinden Amerikan üniversitesine teknoloji transferinin yapılmış olmasıdır. Biz bunun önemli bir başarı olduğunu düşünüyoruz. Burada Erciyes Üniversitesi teknoloji geliştirme bölgesinin bize verdiği destek çok büyük.”

Türk Patent Enstitüsü’ne başvuru yaptıklarını söyleyen Başaran, ürünün yakın zamanda patentinin alınacağını belirtti. Başaran son olarak, bu sistem sayesinde rüzgar erozyonuyla alakalı çalışmalarda yurt dışından gelecek ekipmanlara para ödenmesi gereksinimini ortadan kaldıracaklarını söyledi.

Prof. Dr. Erpul ise “Rüzgar Erozyonu Ölçüm Sistemi hem Türkiye’deki birçok araştırmada hem de yurt dışındaki araştırmalarda artarak kullanılıyor. Bu doğrultuda geçen yıl hem Avustralya’da hem de ABD’de rüzgar erozyonu ölçüm sistemlerinin araştırmalarda kullanılması konusunda talep aldık. Bizler de gönderiyoruz.

Bu süreçte Erciyes Üniversitesi Teknopark’ın hem tanıtımda hem de bu tür işlerin gerçekleştirilmesinde bizlere çok büyük yardımları dokundu” şeklinde konuştu.

Gündem

İş cinayeti: Kafası pres makinasına sıkışan işçi feci şekilde can verdi

Maraş’ta metal mutfak eşya fabrikasında çalışan Mahmut Doğru’nun kafası pres makinasına sıkıştı. Doğru feci şekilde can verirken, olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı.

BOLD – İş cinayetlerine bir yenisi daha eklendi. Maraş’ta çalıştığı fabrikada kafası pres makinesine sıkışan 41 yaşındaki işçi Mahmut Doğru hayatını kaybetti.

Evrensel’in haberine göre iş cinayeti, Maraş Kavlaklı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir metal mutfak eşya fabrikasında yaşandı. Pres bölümünde çalışan Mahmut Doğru adlı işçi, henüz belirlenemeyen bir nedenle pres makinesine sıkıştı. Olayı gören arkadaşlarının ihbarı üzerine fabrikaya sağlık ekipleri sevk edildi.

Ağır yaralanan Doğru, ilk müdahalesi olay yerinde yapıldıktan sonra ambulansla Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Doğru, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Doğru’nun ölümüyle ilgili soruşturma başlatılırken, soruşturma kapsamında Onikişubat İlçe Jandarma Komutanlığınca 4 kişi gözaltına alındı.

Okumaya devam et

Gündem

TSK’ya ‘ankesör’ operasyonu: 218’i muvazzaf 238 askere gözaltı

Cemaat soruşturmaları kapsamında İzmir merkezli 60 ilde ve KKTC’de yapılan operasyonlarda 238 asker hakkında gözaltı kararı verildi. Ankesörlü telefon gerekçesiyle başlatılan operasyonlarda 160 kişi gözaltına alındı.

BOLD – İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, cemaat soruşturmaları kapsamında yürüttüğü operasyonlarda 218’i muvazzaf 238 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu hakkında gözaltı kararı verildi. 60 ilde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan eş zamanlı operasyonlarda 160 kişi gözaltına alındı.

6 ALBAY VE 3 YARBAY DA GÖZALTI LİSTESİNDE

Hakkında gözaltı kararı verilenlerden 133’ü Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 40’ı Hava Kuvvetleri Komutanlığı, ve 65’i de Jandarma Genel Komutanlığı’na mensup. Soruşturma kapsamında 6 albay, 3 yarbay, 9 binbaşı, 11 yüzbaşı, 18 üsteğmen, 11 teğmen, 167 astsubay ve 13 uzman çavuş hakkında gözaltı kararı var.

SAVCILIK VE TSK BİLGİLERİNİ PAYLAŞTI

Diğer yandan Cumhuriyet’in haberine göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, cemaat soruşturmaları kapsamında kuvvet komutanlıklarıyla “ortak veri paylaşımına” dayalı çalışma başlattı. Kuvvet komutanlıklarında haklarında hizmet hareketi ile iltisaklı olduğu ileri sürülen askeri personele ilişkin kuvvet komutanlıklarında bulunmayan başta ankesörlü/kontörlü sabit hat irtibatı olmak üzere itirafçı ifadesi ve diğer delillerin temin edildiği kaydedildi.

Kuvvet Komutanlıklarıyla yapılan toplantılar neticesinde adli soruşturmaya yeterli verisi olduğu ileri sürülen ve işlem kaydı bulunmayan askeri personel için eş zamanlı yakalama ve gözaltı işlemi başlatıldığı ifade edildi.

ADLİ İŞLEM YAPILAMAYANLARA İDARİ İŞLEM

Diğer yandan adli soruşturmaya yeterli veri bulunmayıp idari yönden değerlendirilmesi gereken veriler, idari işlemlerde kullanılması amacıyla ilgili kuvvet komutanlıklarına gönderildi. Bu yöntemle cumhuriyet başsavcılığı koordinesinde kurumlarda bulunan veriler bir araya getirildi.

Bu yöntem yoluyla 13 Ekim ve 8 Aralık 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen operasyonlarda Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na mensup 400’ü muvazzaf 414 asker hakkında işlem yapıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının idari yönden değerlendirilmesi amacıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığına gönderdiği 3 bin 217 dosyasının incelenmesi sonucunda 464 personel ihraç edildi. Diğer dosyaların incelenmesine devam edildiği belirtiliyor.

Okumaya devam et

Gündem

GSS borcu olana koronavirüs tedavisi de yapılmıyor

Genel Sağlık Sigortası borcu olanlara sağlık hizmeti verilmiyor. Aralarında koronavirüs hastalarının da olduğu GSS mağdurları, borçlarını ödeyemedikleri için tedavi edilmeyerek hastane kapısından döndürülüyor.  

BOLD – Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında olup primlerini zamanında ödeyemeyen ve borçlu duruma düşen milyonlarca kişi, artık devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. GSS mağdurları, “Hani sağlık ücretsizdi? Sosyal devlet bu mu?” diye duruma tepki gösterdi.

BORCUNU YAPILANDIRMAYANA SAĞLIK HİZMETİ YOK

BirGün’den Sevgim Denizaltı’nın haberine göre 2020 yılı başlarında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile GSS borcu bulunan yaklaşık 6 milyon kişinin Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler ile kamu üniversite hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinden yılsonuna kadar yararlanabilmesinin önü açılmıştı. Bu süre 31 Aralık’ta sona erdi. Süre bitince de Ağustos 2020 öncesine ait kesinleşmiş tüm prim borçları otomatik olarak yeniden yapılandırıldı; ancak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için koşul getirildi. Buna göre, borcunu yapılandıranlardan ancak ilk taksiti ödeyenler ve bu kişilerin bakmakla yükümlü oldukları sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

800 TL PARA İSTEDİLER, GERİ DÖNDÜM

Borcunu ödeyemeyen, ağustos ayı sonrasında 60 gün ve daha fazla prim borcu olanlar ile bu kişilerin bakmakla yükümlü oldukları kişiler ise artık devletin sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Pandemi sürerken milyonlarca kişi sağlık hizmetinden mahrum bırakılıyor. 3 yıldır işsiz olan astım hastası Serhat Aktan da GSS mağduru. 3 bin lira GSS borcu olan Aktan, “Devlet bana çalışmadığım her gün için GSS borcu çıkartmış. 18’e bölmüyor, taksitlendirmiyor. Sadece nisan ayı sonuna kadar ödememi istiyor. Aksi takdirde icra sopasını gösteriyor” dedi. Geçen hafta şehir hastanesine gide Aktan, hiçbir hizmet alamadan geri döndü. Aktan, “Bir muayene, bir tomografi bir de kan tahlili için 800 TL para istediler, kapıdan geri döndüm” dedi.

EYT’LİLER DE HASTANEYE GİDEMİYOR

GSS mağdurları içinde çok sayıda emeklilikte yaşa takılan (EYT) kişi de bulunuyor. Bu kişiler hem emeklilik hakkından hem de sağlık hakkından mahrum bırakılıyor. EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Gönül Boran, işsiz kalan EYT’li sayısının pandemi sürecinde arttığını belirterek, “Bana her gün 10-15 telefon geliyor bu konuda. ‘Bana iş bulun’ diyen, ‘GSS borcumu ödeyemiyorum, hastaneye gidemiyorum’ diyen… Sesimizi duyurmaya çalışmaktan başka elimizden hiçbir şey gelmiyor. Eminiz ki iktidar sesimizi duyuyor; ama hâlâ duymazlıktan geliyor” dedi. EYT’liler olarak yıllarca çalıştıklarına ve devletten sağlık hizmeti alabilmek için prim yatırdıklarına dikkat çeken Boran, “20-25 yıl prim yatırıyorsunuz; ama işsiz kaldığınız anda GSS kapsamına giriyorsunuz” diye konuştu.

Kovid-19’un ciğerlerinde kalıcı hasar bıraktığı hasta tutuklu yeniden cezaevine gönderildi

Okumaya devam et

Popular