Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Oscarlı Green Book’un hikayesi

‘Zenci Sürücünün Yeşil Rehberi’ 1936-1967 yılları arasında basılan, siyah ailelerin şiddet ve düşmanlık görmeden kullanabileceği otelleri, restoranları, barları ve mola yerlerini listeleyen bir kitaptı. Peki siyah ABD’liler neden kendi ülkelerinde güvenli seyahat için bir rehbere ihtiyaç duyuyordu?

Green Book 2019’da en iyi film Oscar’ını kazandı

SİYAHLAR İÇİN GÜVENLİ YOLCULUK

1962’de siyah caz piyanisti Don Shirley, ABD’nin güney eyaletlerini kapsayan bir turneye çıktı. Şoförü ve koruması Tony Lip adlı bir beyazdı.

Manhattan’tan yola çıkan ikili, ülkedeki ırklar arası gerilimin en üst düzeyde olduğu bir dönemde, ABD’nin en ırkçı bölgelerinde güvenli seyahat için, küçük, yeşil bir kitaba güvenmek zorundaydı.

1936’de 10 sayfalık bir broşür halinde başlayan “The Negro Motorist Green Book – Zenci Sürücünün Yeşil Rehberi”, siyah gezginlere hizmet veren restoran, bar ve mola yerlerini listeliyordu.

Otobüs istasyonlarında siyahlar ve beyazlar için ayrı bekleme salonları vardı

IRK AYRIMI HER YERDE

Filmin geçtiği yıllarda ırk ayrımını öngören Jim Crow yasaları uyarınca, ABD’nin güney eyaletlerinde hâlâ resmen uygulanıyordu. Jim Crow, ABD’nin güneyindeki pamuk tarlalarında çalışan işçilerin söylediği bir şarkıdaki bir karakterdi.

Amerikan İç Savaşı’nın ardından, güney eyaletlerinde kölelik 1860’li yıllarda yasaklansa da, siyah ve beyazları ayıran ve uygulamada siyahları toplumun kenarına iten “ayrı ama eşit” kuralı, yerel ve eyalet düzeyindeki yasalarda yürürlükteydi.

Irk ayrımı döneminde seyahat etmek, her siyah sürücü için zorluklarla doluydu.

Siyah yayıncı Alvin Hall, en iyi ihtimalle beyazların sahip olduğu işletmelerin siyah sürücülerin araçlarını tamir etmeyi reddetmesi ya da otel odası vermemesi nedeniyle, rahatsızlık yaşandığını söylüyor.

Geçen yıl BBC Radyosu’nda yapılan Yeşil Rehber belgeselinde konuşan Hall, en kötü ihtimalle de “yanlış kasabada, yanlış bir bara girerlerse” siyah sürücülerin yaşamlarının tehlike altına girebileceğini vurguluyor.

Siyahlara ayrılmış bir çeşme

SİYAHLAR İÇİN GÜVENLİK REHBERİ

1936’de Victor Hugo Green adlı bir postacı, postacı arkadaşlarından siyah ailelerin kaygı duymadan hizmet alabileceği yerler halkında bilgi istemeyi düşündü.

Yeşil Rehber’de, oteller, restoranlar, barlar ve mola yerleri listeleniyordu. Victor Green’e göre liste “Zenci gezginlerin, zorluklar ve rahatsızlıklar yaşamasını önleyecek bilgiler ” veriyordu.

Tarihçi Gretchen Sulluvan Sorin’e göre, kitap hızla “1950’ler ve 1960’lı yılların başlarında otoyollarda gezen her zencinin kutsal kitabı” oldu.

Alvin Hall, ırk ayrımcılığı dönemindeki Amerika’da seyahat eden siyah Amerikalıların “açık düşmanlık ve fiziksel tehlikeyle” karşı karşıya olduğunu söylüyor ve “Yeşil Rehber, düşmanca ve hoşgörüsüz bir dünyadaki sığınakların ve hoşgörünün kataloğu oldu.” diyor.

Yeşil Rehber, her yıl Nisan ve Mayıs aylarında basılıyordu. Her baskısı 15 bin dolayında satıyordu. Kitabın basımı 1967’ye kadar devam etti.

Kültür

Bilim insanları en korkunç filmi seçti

Bilim insanları, fiziksel reaksiyonları gözleyerek korku filmlerini inceledi. En korkunç filmler listesinin bir numarasında ise sürpriz bir film yer alıyor.

BOLD– Bir grup bilim insanı korku filmleri izleyenlerin gösterdikleri fiziksel tepkileri gözleyerek en korkutucu filmleri sıraladı. İlk sırada sürpriz bir şekilde 2012 yapımı “Sinister” yer aldı.

EN ÇOK KORKUTAN FİLMLER

Playtuşu’nun haberine göre Reddit kullanıcıları ile işbirliği yapan bilim insanları, ortalama kalp atış sıklığını korku filmlerindeki değişimlerle birlikte inceledi. Film sırasında en yüksek ve en düşük atış noktalarını gözlemleyen çalışmaya göre listenin bir numarasında 2012’de vizyona giren Ethan Hawke’lı Sinister yer alıyor.

Insidious, The Conjuring, Hereditary, Paranormal Activity gibi türün çok başarılı yapımlarını geride bırakan Sinister’ın ilk sırada olması şaşırtıcı bulundu. Listenin tamamını ve Sinister’ın fragmanını aşağıda bulabilirsiniz.

Okumaya devam et

Kültür

TDK’den Kürtçe ile ilgili taleplere cevap: Sözlük var…

TDK, Kürtçeye ilişkin çalışmaların da yapılması içeren 10 maddelik talep listesinden sadece sözlükle ilgili olana ‘Zaten var’ açıklamasıyla karşılık verdi.

BOLD– Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’na (TDK) Kürtçeyle ilgili çalışmalar yapılması amacıyla yaptığı başvuruya yanıt geldi. Platform Sözcüsü Şerefhan Ciziri’ye iletilen yanıtta 10 maddeden sadece Türkçe-Kürtçe sözlük konusunu yanıtlayan TDK, Kürtçe-Türkçe, Türkçe-Kürtçe Sözlük’ün 2014 yılından bu yana yayınlandığını ifade etmekle yetindi.

KÜRTÇE ÇALIŞMALARI TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNDİ

Yeni Yaşam Gazetesi’nin haberine göre Diyarbakır’da 8 Ocak’ta basın toplantısı düzenleyen Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’ndan Kürtçe ile ilgili 10 maddelik çalışma talebinde bulundu. Türk Dil Kurumu’ndan Diyarbakır’da Kürtçe şubesi açılmasını, Uluslararası Kürtçe Sempozyumunun düzenlenmesini, üç ayda bir “Kürtçe Dil Bilgisi” dergisinin çıkarılmasını ve Kürtçe-Türkçe sözlük yayınlaması gibi talepler içeren açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“PZK (Platforma Zimanê Kurdî-Kürt Dil Platformu) olarak; TDK’nin (Türk Dil Kurumunun) Türkçe için kuruluşundan beri kapsamlı çalışmalar yaptığını bilmekteyiz. Sadece Türkiye Türkleri için değil, dünyada yaşayan Türkler için yaptığınız çalışmaları yakından takıp ediyoruz; fakat buna rağmen devlet yöneticileri tarafından her seferinde ’Cumhuriyetin kurucu unsurları’ olarak ifade edilen Kürtler için şimdiye kadar sadece bir Türkçe – Kürtçe sözlük yayımlamanızı, yeterli görmediğimizi önemle dile getirmek istiyoruz.”

Kürt Dil Platformu’nun bu taleplerine karşılık TDK “Türkçe-Kürtçe, Kürtçe-Türkçe” sözlüğün 2014 yılından bu yana yayınlandığını söylemekle yetinip diğer taleplerle ilgili bir açıklama yapmadı.

Okumaya devam et

Kültür

İstanbul’daki sokak köpeklerini anlatan “Stray” filminden fragman yayınlandı

Elizabeth Lo’nun İstanbul sokaklarını mesken tutan üç sokak köpeğinin peşine takılarak sımsıcak bir hikâye anlattığı Stray filminden ilk fragman yayınlandı.

BOLD– 2016’da yayınlanan Ceyda Torun imzalı Kedi’nin ardından bu kez İstanbul’daki sokak köpekleri sahneye çıkıyor. Elizabeth Lo‘nun ilk uzun metraj belgeseli olan Stray; “Kartal, Nazar ve Zeytin” isimli üç sokak köpeğinin, onları bağrına basan şehrin ve hayatlarından geçtikleri insanların öyküsü…

100 BİN SOKAK KÖPEĞİNİN ÖYKÜSÜ

Bir İstanbul seyahati sırasında Zeytin’le tanıştığını söyleyen Elizabeth Lo, onu takip ettiğinde 100 bini aşkın sokak köpeğin hikâyesine de katılmış olur. Yönetmen Lo, altı boyunca her gün kamerasıyla Zeytin ve arkadaşlarını takip ederken, filmin ortak yapımcıları olan Ceylan Çarhoğlu, Zeynep Köprülü ve Zeynep Aslanoba da şehrin seslerini kaydetmiş.

Dünya prömiyerini geçtiğimiz yılın Tribeca Film Festivali’nde yapan Stray, Londra ve Stockholm gibi festivallerde de boy gösterdi ve Eleştirmenlerin Seçimi Belgesel Ödülleri’nde En İyi İlk Belgesel kategorisinde adaylık kazandı.

Okumaya devam et

Popular