Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Türkiye durgunlukta değil bataklıkta

Ekonomist Atilla Yeşilada, “Türkiye durgunlukta değil, bataklıkta. Kurtulmak için çırpındıkça daha da batıyor. IMF olmadan çıkamaz.” tespitini yaptı.

Hükümetin seçimleri kazanabilmek için ekonominin DNA’sına radyasyon verdiği tespitini yapan ekonomist Atilla Yeşilada, “Türkiye durgunlukta değil, bataklıkta. Kurtulmak için çırpındıkça daha da batıyor. IMF olmadan çıkamaz.” tespitini yaptı.

BOLD – Ekonomist Atilla Yeşilada, yerel seçimler öncesi AKP hükümetinin seçim yatırımlarına dikkat çekerek,  “Yerleşikler manzarayı çaktı, hafiften dövize tüydü, bir de yabancılar tüyerse, doları kimse tutamaz. Zaten bu senaryonun önünü kesmek için Hazine’miz yakında Eskimo pazarında da borçlanacak.” yorumunu yaptı.

HÜKÜMET 100 MİLYAR LİRA ULUFE DAĞITTI

Para Analiz dergisindeki makalesinde, yaklaşan yerel seçimleri ve hükümetin seçim kazanmak için yaptığı hamleleri değerlendiren Yeşilada, “Seçimlere beş hafta kaldı, ocakta Hazine neredeyse 100 milyar TL ulufe dağıtmış topluma, herkesin kredisi yenide yapılandırılmış, ayılana limon, bayılana lavanta, ama AKP-MHP oylarında tık yok.” ifadesini kullandı.

BEKA İTTİFAKI TELAŞTAN TİTRİYOR

Elindeki anket sonuçlarının bu durumu ortaya koyduğunu kaydeden Yeşilada, “Bir, anketler öyle diyor. İki, Başkanım Erdoğan, ‘Anketlere de güvenim kalmadı artık’ diyor. Türkiye’de ankete göre siyaset yapmayı sanat haline getiren bir liderden acıklı bir itiraftır ve her gün kapsamı genişletilen BEKA İttifakı ile birlikte AKP-MHP’nın sandık yolunda telaştan tir tir titrediğinin de oldukça açık bir işaretidir.” diye yazdı.

FİYAT DENETİMİ ESNAFI MAHVETTİ

İstanbul’da hala Binali Yıldırım’ın önde olduğunu ancak AKP’nin bir ay öncesine nazaran ciddi oranda oy kaybettiğini kaydeden Yeşilada, “Bu tanzim satış ve fahiş fiyat teftişi esnafı mahvetti.  Öfke kusuyor. İzmir zaten umutsuz vaka. Nihat Zeybekçi’nin uzun ekonomi bakanlığı döneminde hatırladığınız tek bir icraat varsa, bana konum atın lütfen.” ifadesini kullandı.

AKP – MHP YÜZDE YÜZDE 50’NİN ÇOK ALTINDA KALACAK

Antalya, Mersin, Adana ve Bursa’yı diğer Millet İttifakı’na geçmeye eğilimli kentler olarak tanımlayan Yeşilada, “Öte yanda sadece bir tek anket var, o da Eskişehir de yarışın başa baş gittiğini gösteriyor. En önemlisi, bu seçimde AKP-MHP oyları yüzde 50’nin çok altında kalarak “siyasi meşruiyet” sorunu gündeme gelecek.” yorumunu yaptı.

MARTTA ŞENLİK VAR!

Yeşilada, hükümetin seçimi kazanmak için mart ayında çok ciddi hamleler yapacağı tespitini yaparak, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla, Mart’ta gerçek bir şenlik yaşayacağız. Daha önce tarihin yazmadığı popülizm örnekleri Türkiye’de siftah yapacak. Bunların neler olduğunu öngörmek güç, ama Merkez Bankası (TCMB) munzamları 200-300 baz puan daha indirirse, ya da kamu bankları politika faizinden çok yüksek meblağda borçlanıp bol keseden kredi dağıtırsa, şaşırmam. Son çare olarak banka kredilerinin menkulleştirilip (VIDIMIK haline getirilip) TCMB’ye kakalanması da gündeme gelebilir.”

YABANCI YATIRIMCI ÜRKERSE DOLARI KİMSE TUTAMAZ

Bu tür yöntemlerin zaten Türkiye’de pozisyon almakta tereddüt eden yabancı yatırımcıyı ürküteceği tespitini yapan Yeşilada, bu durumda Moodys’in dediği gibi dış kredilerin çevrilmesinin de zorlaşabileceğini kaydetti.

Yeşilada, “Yerleşikler manzarayı çaktı, hafiften dövize tüydü, bir de yabancılar tüyerse, doları kimse tutamaz. Zaten bu senaryonun önünü kesmek için Hazine’miz yakında Eskimo pazarında da borçlanacak.” dedi.

EKONOMİNİN DNA’SINA RADYASYON VERİLİYOR

Tüm bu alınan ve alınacak önlemlerin, AKP-MHP’ye oy kazandırmayacağı gibi, ekonominin DNA’sına radyasyon vermeye başladığı tespitini yapan Yeşilada, yazısını şöyle bitirdi:

“Bankalar, enerji sektörü, inşaat, gıda tedarik zinciri, özel hastaneler, perişan. Şubatta yayınlanan tüm güven endeksleri “iyimserlik” sınırı olan 100’ün altına kaldı. Sadece artık daha fazla düşmesine imkan olmayan inşaat ve imalat sanayinde bir miktar A/A toparlanma olduğunu göreceksiniz. Burası tüketim ekonomisi. Hane halkı güveni 58’e kadar düşmüş, harcamaz, üretim ve satış da olmaz. Şirket borcunu ödeyemez, bankalarda “sorunlu kredi” birikir. Onlar da yeni kredi veremez.

Yeşilada, “Seçimden sonra ne olacak?” sorusuna şu cevabı veriyor:

“Türkiye durgunlukta değil, bataklıkta. Kurtulmak için çırpındıkça daha da batıyor. IMF olmadan çıkamaz.”

İŞTE SEÇİMDEN SONRAKİ TÜRKİYE MANZARASI

Atilla Yeşilada, seçimden hemen sonraki Türkiye ekonomisi manzarasını da madde madde şöyle sıraladı:

  • Enerjiye zam şart, çünkü tüm enerji şirketleri ya zararda, ya da santralleri kapatıyor.
  • Akaryakıt marjlarına zam şart, çünkü bayiler sapır sapır dökülüyor.
  • Tanzim satış ve fahiş fiyat denetimi bitince, esnaf-tüccar-perakendeci kaybettiği kâr marjının intikamını alacak.
  • Hastane ve tıbbi cihaz üreticileri de ilaç kadar zam alacak, yoksa sağlık hizmetleri duracak.
  • Müteahhit alacaklarının temizlenmesi gerekecek.
  • Hükümet vergi toplayamıyor, KDV-ÖTV indirimlerinin yerini insafsız emlak, kurumlar, tüketim vergisi zamları alacak, sopa zoruyla vergi toplanacak.
  • Trafikten Rekabet Kanunu’nu ihlale kadar her alanda amansız cezalar kesilecek.
  • Kamuya eleman alınmayacak.
  • Birtakım YİD yani mega-projelerde devlet gelir garantisi iptal edip, konsorsiyuma “güle güle” diyecek.
  • Diplomasi kökünden değişecek. Batı’ya iyice yanaşacağız. Bu artık siyasi bir tercih değil ekonomik bir mecburiyet.
  • Piyasa değeri yüzde 50 düşen şirketleri bir tek Batılılar devralabilir. Taze kredi Batı’dan geliyor. Yeni Gümrük Birliği olmazsa, ihracatın nefesi kesilecek.
  • 1 Nisan sabahı bir çağın geride kaldığını, ne hükümet ne de vatandaş ve iş dünyasının yeni çağa hazır olmadığını göreceğiz. Tam anlamıyla güçlünün ayakta kaldığı bir döneme gireceğiz.

Atilla Yeşilada: Ekonomide hiçbir şey iyiye gitmiyor, özür dilerim!

Ekonomi

Piyasalar sakin: Gözler Merkez Bankasının faiz kararında

Piyasalar sakin, güne 7.41 liradan başlayan dolar bir önceki kapanışın yaklaşık yüzde 0.1 altında 7.4080’den seviyelerinde, euro 8.9890’dan, sterlin de 10.1570’ten satılıyor. Piyasalar bugün Merkez Bankasının açıklayacağı faiz kararını bekliyor. 

BOLD – Dolar, bugün açıklanacak Merkez Bankası faiz kararı öncesinde 7.41 liradan işlem görüyor. Dolar/TL, bir önceki kapanışın yaklaşık yüzde 0.1 altında 7.4080’den seviyelerinde, euro/TL 8.9890’dan, sterlin/TL de 10.1570’ten satılıyor.

TÜRKİYE VE AVRUPA MERKEZ BANKALARININ KARARLARI BEKLENİYOR

Piyasalar, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) kararlarını takip edecek. Veri gündeminin yoğun olduğu bugün yurt içinde tüketici güven endeksi ve haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de haftalık işsizlik başvuruları, inşaat izinleri ve konut başlangıçları ile Philadelphia Fed imalat endeksi verilerinin izleneceğini aktaran analistler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve aşılamaya ilişkin gelişmelerin de piyasaların gündeminde olduğunu dile getirdi.

“O peçeteye isimlerimizi değil umutlarımızı yazdık”

Okumaya devam et

Ekonomi

Kamu işletmeleri batıyor: Zarar 13.7 milyar lira

Kamu işletmelerinin zararları Sayıştay raporlarına da yansıyor. 2019 yılında 23 kamu işletmesi zarar ederken, toplam zarar ise yüzde 24 artarak 13.7 milyar TL oldu. En büyük zarar 5.6 milyar TL ile BOTAŞ’ta meydana geldi.

BOLD – Kamu işletmelerinin mali tablolarındaki bozulma sürüyor. Sayıştay raporuna göre zarar bir yılda yüzde 24 artışla 13.7 milyar liraya çıktı. Sayıştay’ın önceki yıllara göre yaklaşık bir ay gecikmeli olarak açıkladığı Kamu İşletmeleri Genel Raporu’na göre, kamu işletmelerinin 2017 yılında 5,7 milyar TL olan dönem zararı 2019’da 13,7 milyar TL’ye çıktı.

EN BÜYÜK ZARAR BOTAŞ’TA

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre raporda ülkenin en önemli stratejik kuruluşlarının da aralarında bulunduğu zarar eden kamu işletmeleri ile zararları şöyle: BOTAŞ 5.6 milyar TL, TCDD 2.5 milyar TL, PTT 1.2 milyar TL, TCDD Taşımacılık 1 milyar TL, Türkiye Şeker Fabrikaları 968 milyon TL, ÇAYKUR 635 milyon TL, TEDAŞ 389 milyon TL, TTK Karadon 381 milyon TL, TTK Kozlu 262 milyon TL, TTK Üzülmez 213 milyon TL, TTK Armutçuk 138 milyon TL, TÜDEMSAŞ 101 milyon TL, TTK Amasra 99 milyon TL, Et ve Süt Kurumu 34 milyon TL, Sümer Holding 30 milyon TL, Türkiye Taşkömürü Kurumu 15 milyon TL, PTT Lojistik 9 milyon TL, RAYSİMAŞ 5 milyon TL, Doğusan 2.8 milyon, Arıcak Turizm ve Ticaret 8 milyon TL, Vakıf İnşaat 2 milyon TL.

KÂRLARI DA YARIYA DÜŞTÜ

Mali kuruluşlar hariç kamu işletmelerinin dönem kârı 2017 yılında 13,6 milyar TL’den 2018 yılında 13,8 milyar TL’ye çıktı, ancak 2019 yılında ise yaklaşık yüzde 50’lik azalmayla 7,6 milyar TL’ye geriledi. Bankalarda, net faiz gelirlerinde artış olmasına rağmen, kredi ve diğer alacaklar değer düşük karşılığı ile diğer faaliyet giderlerindeki yüksek oranlı artış nedeniyle 2019 yılı dönem net kârı önceki yıla göre yüzde 13,4 oranında azalarak 12,1 milyar TL’ye düştü.

Kanser tedavisi gören eski Milletvekili Hatice Kocaman tutuklandı

Okumaya devam et

Ekonomi

Süt ahırda 2,5 markette 8,5 lira: Aradaki farkın sebebi ne?

Süt fiyatları üreticilerin tepkisini çekti. 2 buçuk liraya çiftlikte satamadıkları sütün marketlerde 8 buçuk liraya çıkmasına tepki gösteren süt üreticileri, zamların perakendecilerden kaynaklandığını ileri sürdü.

BOLD – Üreticilerden 2.5 liraya alınan sütün, marketlerde 5 liradan 8.5 liraya kadar çıkması hem üreticiyi hem de tüketiciyi kızdırdı. Maliyetlerin arttığını belirten üreticiler, bu artıştan kendilerine de pay verilmesini talep etti.

EN FAZLA 5.5 LİRA OLMALI

Süt üreticilerinin 2.5 liradan fabrikalara verdiği süt, işlemden geçtikten sonra market raflarında 3.5 katına satışa sunuluyor. Yeni yıl öncesi marketlerde 5 lira civarında satılan sütler, yapılan zamlar sonrası 8 liranın üzerine çıktı. Marketlerin kendi zam oranlarını ekleyerek satış yaptığını belirten süt üreticisi Abdullah Türkmen, “Süt bizden 2 lira 15 kuruşa alınıyor. 40 kuruş da desteği var. Ben üreticiyim ve bende arz oluşmadı. Talep kime göre oluşuyor bilmiyoruz. Fiyatların bu rakamlara ulaşmasında marketlerin kendi zamlarını koymasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Koronavirüs sürecinde kiraları sütten çıkartacaklar. Sütün fiyatı en fazla 5.5 lira olmalıdır. 8 lirayı geçmesi çok tuhaf bir durum” dedi.

YEM MALİYETİNİ DAHİ KARŞILAMIYOR

Süt inekleri için her gün 8 kilo yem verdiğini belirten Türkmen, “Bir çuval yem fiyatının da 120 lira olduğunu düşünürsek, 1 kilo yemin maliyetini çıkartamıyoruz. Aracıların daha fazla para kazandığı ve üreticinin daha fazla zarar ettiği bu dönemde, üreticiye yazık oluyor. Mahalleleri gezerek süt satan arkadaşlarımız da var. Onların da en pahalı sattığı süt 5 liraya ulaşıyor. Bu üreticiden direkt satılıyor” diye konuştu.

 

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Okumaya devam et

Popular